Gündem Flaş Gazetesi
 
Anasayfa
Ankara
Gündem
Siyaset
Özel Haber
Dedi-Kodu Kazanı
Dünya
Kültür-Sanat
Röportaj
Görüntülü Haber
Müzik-Video
Sağlık
Spor
Büyük Tahmin
Okuyucu Diyorki
Altındağ
Ayaş
Çankaya
Çubuk
Gölbaşı
Etimesgut
Eryaman
Elvankent
Keçiören
Mamak
Sincan
Yenimahalle
Yenikent
Pursaklar
Elmadağ
Ekonomi-Para
Evren
Kazan
Linkler
Künye
İletişim

 Çok Okunanlar


 Anket
Anayasa Değişikliğiyle İlgili REFERANDUMDA Oyunuz
Evet
Hayır
Kararsızım
Diğer Anketler


 Haber Bülteni

Günlük haber bültenimize
üye olmak için e-postanızı kaydedin

Ekle Çıkart

 Hava Durumu  



İstek, öneri ve eleştirileriniz için
için TIKLAYINIZ


  Buyurun Cenaze Namazına…
  Volkan Kara volkankara@flasgazetesi.com.tr 


Buyurun Cenaze Namazına…

Bu gün konumuz Sağlık Bakanı

 

Öncelikle Bursa’da ki yangında hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet ve yakınlarına sabırlar dilerim.

 

İhmal mi? Vurdum Duymazlık mı? Organizasyon Bozukluğu mu?

 

Ama şurası kesin; “ özrü kabahatinden büyük” bir olay örneği !

 

Bursa’nın en modern merkezlerinden Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’nin  zeminin iki kat altında bulunan Radyoloji Servisi’ndeki tomografi cihazında elektrik kontağı nedeniyle yangın çıkıyor. Bu yangında 3. katta bulunan Yoğun Bakım ünitesinde 8 yurttaşımız dumanla boğularak vefat ediyor. Aralarında 5 kat olduğu halde. Üstelik 2006 yılında  “ISO 9001-2000 Kalite Belgesi’ alan bir kurum. Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ’ın mensubu olduğu cemaatin ve partinin referansıyla atanan idarecilerin yönettiği bir hastane. Başhekim kim ? Hiç basında ismi geçmiyor. Bakanın arkadaşı ve cemaatinin mensubu..

 

Sağlık Bakanı Prof.Dr.Recep AKDAĞ’ bizzat açıklama yapıyor: “Hayatını kaybeden 8 hastadan 2’ sinin beyin ölümü bekleyen çok ağır hastalar “ olduğu  ifade ediyor. Yani ölmelerinde bir mahsur yok, anlamında… Eleştiriler üzerine bir basın toplantısı daha düzenleyen Sağlık Bakanı; “eleştirilerin haksız olduğunu”  açıklıyor. Vah, vah, vay !

 

Lütfen sağlığımızı emanet ettiğimiz Bakan Recep AKDAĞ ‘ ın demecine bakınız ve  “Buyurun Cenaze Namazına “…  Hipokrat yemini etmiş bir hekim ve devletin bir sorumlu bakanı ! 

 

Bu olay başka bir Ülke’ de olsa Sağlık Bakanı derhal istifa ederdi. Japonya’ da ise Harakiri yapardı….

 

Hastane, akıllı hastaneymiş üstelik. Sevsinler!

 

Bu ülkeye öncelikle, akıllı, kariyerli ve liyakatli yöneticiler lazım.

 

Ama Sağlık Bakanının referansı bunlar değil ki ! Kendi siyasi takımından ve menzili en iyi görebilen şahısları yönetici olarak atadığı ve ne kadar deneyimli, liyakatli sağlık yöneticisi varsa, hepsini bir şekilde saf dışı bıraktığını tüm kamuoyu bilmektedir.

 

Bakanın Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesine bizzat atayarak ve yüzlerce hekimin arasından tercih ettiği Dr.Osman Naci ÇELİK hangi kriterlere göre atamış olduğunu kamuoyuna bir açıklasın bakalım !

 

Sağlık Bakanlığı sağlık sistemini daha kaliteli duruma  getirmek savıyla sözüm ona bir dizi reformlar yaptılar. Günü birlik ve her gün değiştirilen talimat ve genelgelerle sistemi karma karışık hale getirdiler. Katkı payları yılan hikayesine döndü. Önce hekim alımında 65 yaş üst sınırı getirildi. Şimdi de  hekim olarak özel sağlık kuruluşlarında çalışa bilmenin koşulu 65 yaş üzerinde olmak. Gece yatıp, sabah uygulamaya koydukları kararlarla sistem arap sacına dönmüş durumda.

 

Önce özel sağlık kuruluşları teşvik edildi. Ciddi bir kaynak aktarımı gerçekleştikten sonra ve bazı yandaş sağlık şirketleri palazlandıktan sonra;  bu defa, diğer sağlık merkezlerini zora sokan, büyük sağlık şirketlerini koruyan prosedürleri yaşama geçirdiler. Yani kahraman bakkal (sağlık merkezi) süper markete karşı (büyük hastaneler) bir yöntem yürürlüğe konuldu. Kaldı ki ülkemizdeki söz konusu büyük hastanelerin arkasında  yeşil sermayenin ve tarikatların olduğunu bilmeyen yoktur. Ayrıca bu dev sağlık şirketlerinin ortaklarının kimler olduğunu da kamuoyu gayet iyi bilmektedir. Bu bakan,  kimin bakanı ?

 

Bu taşeron firma kim ? Kimi nesi ?

 

Yine yangına dönelim;  bu yangının alt katta taşeron firmanın kurmuş olduğu görüntüleme merkezinden çıktığı söyleniyor.

 

Şimdi burada soruyoruz? Türkiye genelinde, görüntüleme sistemleri başta olmak üzere, hastane otomasyonu, hastane temizliği, hastane güvenliği, mutfak ve yemek hizmetleri ve diğerler hizmet alımları; hangi yandaş şirketlere verilmektedir. Bunlardan kaç tanesi ihale yapılmaksızın bu yandaş şirketlere verildiğini kamuoyuna açıklanmasını bekliyoruz!

 

Ankara’daki büyük sağlık tesislerine sağlık otomasyon sistemi hizmetleri, bu bakanlık döneminde kimlere, nasıl verildiğini, ihale yapılıp yapılmadığını, bu şirketlerin bazılarına Sağlık Bakanlığının  bürokratlarının ortak olduğu iddialarının bulunup bulunmadığını Sayın AKDAĞ kamuoyuna bir açıklasın bakalım.

 

Yoksa biz açıklarız…

 

Bilindiği gibi Sağlık; Toplumun ve bireylerinin bedensel, ruhsal ve çevresel tam bir iyilik durumunun ifadesidir. Bu anlamda, Sağlık Bakanlığı, toplumun sağlığını ciddi şekilde düşünen bir görüntü vermekten uzaktır. 

 

Yanlış bilmiyorsam kendileri çocuk hastalıkları uzmanı, yani  çocuk psikolojisini iyi bilmesi gereken birisi.

 

Hüseyin Üzmez davası ve Sağlık Bakanı

 

Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez davasında Sağlık’ tan sorumlu bir Bakan ve bir baba olarak sergilediği tutum kabul edilemez. Çünkü tacize uğrayan kişi 14 yaşında bir kız çocuğumuz, bu çocuğun bedensel ve ruhsal sağlığına bizzat sahip çıkması gerekirken ve  verilen çelişkili raporlara kendileri bizzat müdahale etmesi gerekirken; Sayın Bakan, suspus olmuştur. Susmak, onaylamak anlamına gelmez mi ?

 

Yeri gelmişken sormak istiyoruz ; Sayın Bakan, Hüseyin Üzmez olayını bir Bakan ve Baba olarak onaylıyor mu ? Bu olaya dinsel mi, yoksa bilimsel mi yaklaşıyor ? Çocuklarımızı bu türden adamlardan korumak için çarşaf-peçe mi giydirmemiz gerekiyor ? Kendi çocuklarının başına maazallah böyle bir olay gelse, tavrı ne olurdu ?

 

Sonuçta; Ülke bir yangın yeri. Yanan yanana. Sağlık Bakanlığı ndan ise simsiyah,  zehirli bir gaz yükseliyor yukarı katlara. Başbakanlık katına varmak üzere. Başbakan Recep, bu bakan Recep’ e artık yol vermelidir. Yoksa boğulan boğulana…

 

Önder Atatürk ne demiş : “ BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ ”

 

Hangi Hekime ? ? ? Her halde Recep AKDAĞ ‘a değil !!!

 

Tarih : 28.05.2009

:: Yazarın Diğer Yazıları
  Yeni Yamyamlar 07.05.2009 
  İ.Melih Gökçek'in Hal ve Gidişi 17.03.2009 
  Karayalçın Nereye Koşuyor 27.02.2009 
  Kimler bizi yönetiyor 20.02.2009 
Filiz POYRAZ
Cümle-i Divit (2) 
İbrahim KESKİN
Türk Toplumu İkiye Bölündü 
Ömer ERBAŞ
Kılıçdaroğlu'nun Kadınları 
Nevzat Laleli
Referandumda Ne Diyelim? (2) 
Narin TENEKECİ
Kaybolan Bayramlar 
Mehmet ÖZMEN
ARTIK KENDİME AKP’ Yİ ÖRNEK ALIYORUM!  
Ali Bilir
12 EYLÜL 
Nuriye TUNA
İmkan Varken! 
Yaşar ÖZDEMİR
Aferin Sincan Belediyesi! 
Nergiz ÖZDEMİR
Aşk'a Cesaret! 
TÜM YAZARLARIMIZ




 Dünden Kalan
Mitinge Gitmedi Diye İşinden Kovulmuş
Ankaralıları MOBESE Kamera Gerdi
Referandum Öncesi İlginç Olaylar!
Öğrenciler Bu Habere Çok Sevinecek
Ankara Su Tasarrufuna Alıştı
Ankara Valiliği'nde Bayramlaşma Yapıldı
Miting Rekoru Kılıçdaroğlu'nda
Devlet Kurumlarına Güven Azaldı
Sınavlar ÖSYM'den Alınıyor
Şekil Değiştiren İnsansız Uçak
Gazetecilere Gri Pasaport
Bahçeli, Bayramda Partililere Seslendi
KPSS'de Dört Kişi Tutuklandı
Bayramınız Kutlu Olsun
Hayır Diyen CHP’liye Dayak
 Döviz Kurları
Dolar $ Euro €
Alış 1.5129 1.9272
Satış 1.5022 1.9166

Bizimle Çalışmak İster misiniz? | Künye | E-posta: bilgi@flasgazetesi.com.tr
Teknik Destek Turna Medya
Anasayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle

Copyright © 2005-2009 Flaş Gazetesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz!
Flaş Gazetesi basın ahlak ilkelerine uymaya söz vermiştir.
229 kişi şu an sitemizde haber okuyor...
Sitemiz Cihan Haber Ajansı üyesidir.