HERŞEYE RAĞMEN CHP
Bir partili olarak partimi, yöneticilerini yerden yere vurdum. Siyasi partiler yasasının, sadece CHP de değil, bütün partilerde demokratik işleyişe uygun olmadığı, partilerin iç huzursuzluğuna neden olduğu, halkın iradesini yansıtamadığı, eksikliklerinden dolayı meydana getirdiği sıkıntıların bütün partilerde yaşandığını bilmeme rağmen bir CHP li olarak en ağır eleştirilerle partimi eleştirdim. Yazılarımı okuyan herkes partiden ihraç edileceğimi, yazılarımın çok ağır olduğunu söyledi.
İşin açıkçası bende bunu bekliyordum ama ifade özgürlüğüne ve demokrasiye olan inancım düşüncelerimin ve yaşadıklarımın gizli kalması bize asıl zarar verecek sebepleri oluşturacağını biliyordum. Ancak bu öz eleştirilerle doğruyu bulabilirdik diye düşünüyordum. CHP şeffaf olmalıydı halkıyla açıkça iletişime geçmeliydi bunlar bizim iç meselelerimizdi ama ben bütün Türk halkıyla paylaştım çünkü benim gözümde bütün TÜRK HALKI CHP liydi CHP TÜRKİYE nin kurucu iradesini temsil ediyordu bağımsızlığın halk egemenliğinin çok partili döneme geçişin halkın kendi kendini yönetmesinin ilk temsilcisi kara günlerden aydınlık günlere geçişin mimarı olan bir düşüncenin ürünüydü arada sadece bir iletişim sorunu vardı ve biz bu sorunu çözmeliydik, hak ettiğimiz yere ancak böyle ulaşabilirdik partim beni cezalandırmak yerine anlamaya haklı haksız nedenleri bulmaya ve bu öz eleştirilerden bir sonuç almaya çalıştı. İncelediğimde gördüm ki ne gazetelerde nede televizyonlarda diğer siyasi partilerde bu tip olaylara rastlanmadığıydı bunun bedeli partiden ihraçtı. Koşulsuz bir teslimiyet vardı. Partililer düşüncelerine ters bile olsa yanlışa doğru demek ya da susmak zorundaydılar. Şimdi bütün Türk halkına sormak isterim ben bu eleştirileri AKP için yapsaydım neler olurdu? Yâda siz bir AKP linin partisini eleştirdiğini hiç gördünüz mü bir insanın yada bir partinin bu kadar kusursuz olması mümkün mü? Bir başbakan düşünün hakkında davalar var yargılanamıyor 550 milletvekili haklarındaki 608 adet suç dosyasından yargılanamıyor bir hükümet düşünün buna müsaade etmiyor yine bir hükümet düşünün savcı tutuklanıyor asker tutuklanıyor komutan tutuklanıyor yargılanıyor hala demokrasi yok hukuk işlemiyor yasalar işlemiyor diyor doğru söylüyor ne zaman bu ülkede milletin vekili başbakanı yargılanır dokunulmazlık zırhından kurtulur tutuklanabilirse işte o zaman demokratik laik bir hukuk devleti olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ nin varlığından söz edebiliriz.
Sayın başbakan Tayyip Erdoğan’ın hukuk devletinden anladığı parti kapanacaksa meclis karar vermeli savcılar hâkimler yüksek kurulunu üyelerini de meclis atamalı gazete patronlarına da siz nasıl patronsunuz köşe yazarlarına sahip çıkmıyorsunuz nasıl her kafalarına eseni yazarlar gerekeni yapın yoksa siz sorumlu olursunuz anlamında sözler ifade ediyor ey gazete patronları bütün köşe yazarlarını işten atın her biri yerinede siz yazınki kusursuz bir başbakandan ve her şeyin yolunda olduğundan bahsedin. Yahu her şey yolunda da bu millet mi bozmaya çalışıyor. Barınacak evimiz yiyecek ekmeğimiz çalıştığımız işimiz sağlık güvencemiz çocuklarımız için iyi bir eğitim gelecek güvencesi adil yargılama çocuklarımıza gemi dünürümüze gazete aldıkta şikayet mi ediyoruz Böyle bir tahammülsüzlükle anayasa değiştirecek bir başbakana ve hükümetine bir TÜRK vatandaşı olarak nasıl güvenebilirim dokunulmazlığı kaldıracağız diyerek seçim kazandınız dokunulmazlığı daha fazla garanti altına almaya çalışarak Anayasa yapmaya çalışıyorsunuz bu konuda da en büyük destekçiniz eski adıyla DTP yeni adıyla BDP gerisini TÜRK halkının vicdanına bırakıyorum. Başbakan Erdoğan anayasayı değiştirecekseniz demokrasiden yanaysanız millet vekili dokunulmazlığını ve siyasal partiler yasasını değiştirin en büyük destekçiniz olacağım zaten CHP genel başkanı Deniz Baykal ın açık bir teklifi vardı ikimizin dokunulmazlığı kalksın diyordu bu konuda destek sıkıntısı da çekmezsiniz demokrasinin en büyük savunucusu olduğunuzdan yüce TÜRK MİLLETİ'ne böyle bir hediye vereceğinizden eminim Not ;KENDİN İÇİN NE İSTİYORSAN BENİM İÇİNDE İSTE
Tarih : 01.03.2010 |