Haber Detayı
24 Şubat 2017 - Cuma 20:40
 
Çalgüner: Ankara'da Yerel Siyasetin Reel Sonuçları
Bu hafta aynı zamanda gazetemiz köşe yazarı olan Mimar Tahir Çalgüner ile Ankara'yı ve son yerel ana gündem tartışmaları üzerine bir söyleşi yaptık.
Güncel Haberi
Çalgüner: Ankara'da Yerel Siyasetin Reel Sonuçları

Flaş: Ankara  yerel yönetimleri hakkındaki  düşünceleriniz nedir.?

Çalgüner: 
Ankara büyükşehir belediyesi Gökçek ile özdeşleşmiş bir kurumdur.Gökçek ile ilgili planlama konuları hakkında  konuşmanın bir yararı yok.Kendisini muhatap olarak görmüyorum. Ancak yerel muhalefet açısından CHP 'ye çuvaldızı batırmak gerek.Yenimahalle belediye başkanı  ve  Çankaya belediye başkanları bence yarı muhalefet yapmak üzere kurgulanmışlar.Fethi Yaşar'a ben bir soru sormuştum.Cevabını vermedi? AOÇ kendi belediye sınırlarınız içinde olmasına rağmen Mİmarlar odasının açtığı davaların kaçına müdahil oldunuz? Cevabı onda . Çankaya belediye başkanının adını, görüntüsünü,  ODTÜ yollarında da duymadık. Adamcağızın sanki açtıkları  her davada Gökçek'ten icazet alır gibi bir mahçubiyeti var. Hüsamettin Özkan araya girmeseydi. Belediye başkanı da olamayacaktı.

Flaş: 13 ocak tarihli  "Ankara çevre düzeni  planı"  belediye meclis kararı muhalafetin oyları ile beraber oy birliği ile meclisten geçti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çalgüner:
  CHP üst yönetimi ve üst aklının talimatının, CHP  meclis grubuna ve Doğan Yılmazkaya hazretlerine  tebliği olarak algılıyorum.Yerel muhalafet kurusıkı davalar açıyor adet yerini bulsun diye  ama ana davalar ve meselenin özü söz konusu olduğunda kol kola poz veriyorlar.
   13 ocaklı belediye meclis kararına dava açılması çok önemli.Ancak  sonuç itibariyle oda başkanları da emir kulu. Beni asıl üzen üniversitenin bu konudaki sessizliği.Merkez basın bu konuların üzerine gidemez. Gitse de haberi yayınlatmazlar. Dolayısıyla Ankara'lıların haberi olmuyor. Söz konusu ulaşım ana planı  2038 zımpırtısı ile ilgili olumsuz görüşlerimi son  3 senedir zaten söylüyorum. Plan askıya çıkmış çıkmamış hiç önemli değil. Belediye meclis kararı ile  Ankara'yı ikiye bölen, ruhu  ve bütünselliği alınmış bir ana  planın  çıkmış posasının  askıya takılan  halinden bahsedilir ancak. Güven park olayının altında, AUAP 2038'in  kararları belediye meclisinden CHP grubunun oy birliği ile alındı.Yarın AOÇ  ve ODTÜ içinde buna benzer trajik kararlar  oybirliği ile çıkarsa hiç şaşırmam.Cambaza bak oyunlarının oynanacağı döneme girdik. Merkez basının,  algı teknikleri ile
yapacağı ikircikli haberler ile de bu süreç, toplum üzerinde narkozik etki yapabilir.

Flaş :  Bu çelişki ve kısır döngü nasıl çözülebilir.?

Çalgüner:
  Partili taban ve akil insanlar;  CHP üst aklını kontrol altında tutarak, Meslek camiası ve üniversiteler de;  meslek odalarının yönetimlerini ve uygulamalarını bağımsız eleştirerek bu sorun çözülebilir.

Flaş: Şehir plancıları odasının Kızılay meydanının adının "15 Temmuz" meydanı olarak değiştirilmesi  hakkında meclis kararına açtığı davada mahkemenin yürütmeyi durdurma talebinin reddine ilişkin görüşleriniz nedir?

Çalgüner: 
Dava açmış. Açabilir. Açabiliyorsa, neden 13 Ocak 2017 belediye meclis kararına da dava açmadı.? Aslında işte bunu sorgulamak gerekli.Yani yaptığı ve yapamadığını  birlikte değerlendirmek gerekir. Anlatabildim mi bilemiyorum.? Aslında çok güzel bir örnek verdiniz. Manidar yani.

Flaş: Meslek odalarının izleyecekleri yol haritası nasıl olmalı?

Çalgüner:
  Meslek odası yönetimleri teknik bilgisi yüksek kalibreli ve  tuzu kuru olan insanlardan oluşmalı. Oda yönetimleri hiçbir siyasi partinin yada Bakanlığın arka bahçesi  değildir. Öncelikli olarak teknik ve bilimsel  açıdan hiçbir siyasi parti yerel yönetimleri arasında ayırım gözetmeden Kent halkının yararına olmayan tüm idari eylemlerde hem nahına hem mıhına gerekeni yapabilme özerkliği içinde olmaları gerekli. Kendini özerk ve tarafsız olduğunu  hisseden ve buna uygun davranan insanların yönetime gelmesi; o kurumu zaten özerk yapar. Ayrıca bir özerklik talebleri de olmaz. Açılan davaların kalitesi ve performansı  ise; niceliksel değil, niteliksel  açıdan değerlendirilmelidir. Ankara kentlisinin Kentine ve belediyelerine sahip çıkması ve onlara gözkulak olmasının zamanı artık  gelmiştir. Bu iş böyle gitmez. "Çıkar görünen olanda, Yarar  ise görünmeyendedir. " Toplum ve kamu yararı,  basit çıkarlar uğruna ve sözde  toplum ve kent  adına örselenmemelidir,

Flaş :  İmar Planı Davalarında; "Ara Buluculuk" mu , "Pazarlık" Dönemine mi Girdik ?

Çalgüner: 
Bir Ankara Büyükşehir belediyesi meclis "ANA KARARI"var elimde....iki buçuk sayfanın içine gömülmüş bir cümle var. Alt ölçekli planların üst ölçekli planlara uygunluğuve birlikteliği planlama kademelenmesi içindeki yeri bütüncü planlamanın  ilkedel özüdür. Bir Kentsel makro ölçekli fiziki üst ölçekli planın; Kentiçi (innercity) alanlardaki; "alt ölçekli imar planları ve davaları için belirleyici olmayacağı, Kent dışı, yapılaşmamış (outercity) alanlardaki olası alt ölçekli imar  davaları için geçerli olacağına  dair 13. ocak 2017 tarihli (116 sayılı ) Ankara Büyükşehir Belediyesinin planınbütünlüğü ilkesine  ve imar hukukuna meydan  okuyarak verdiği meclis kararı herkesi şaşırttı. Bu belediye meclis kararı  yargıya götürülmedi.
   Böyle bir kararın uygulamada karşılık bulması; ancak ve ancak şu şekilde olur. Davacı kurum ile belediye  arasındaki dava pazarlığı ile sağlanabilir. Bu bağlamda ; bu  meclis kararı sonrası; meslek  odaları tarafından , açılan ve açılacak  tüm yeni ve eski  alt ölçekli imar davalarını yakın takipe alınması gerekir. Eğer davacı, (meslek odası) dosyadaki herhangi bir alt ölçekli imar konusu ile  ilgili  bir davada, üst ölçekli bir plana referan vermeyecek esastan talepli bir dava dilekçesi  verirse ; davalı tarafta sesini çıkarmazsa (belediye),  Hakim  zaten dosyadaki talebe göre karar verecektir.
   Bir oda başkanının  yakın dönemde basına bir açıklaması olmuştu. Şöyle diyordu: "Belediyeye
yüzlerce dava açtık... bu konudan bizde rahatsızlıkduyoruz." Bu ifadelerin satır aralarını iyi okumak gerekir diye düşünüyorum.
   Eğer taraflar arasında ; "parsel parsel" yada "yarı yarıya" bir dava açma  gizli bir iş bölümü veya  Ankara'yı ikiye bölerek, dava tenzili yapılmış ise;  bunun mesleki açısından etik ol(a)mayacağı ortadadır. Meslek odalarının,  olur olmaz konularda davalar açtığı bilinen bir durumdur. Dava kalitesi ve başarı niteliksel kriterlerle ölçülür yoksa  niceliksel olarak değil.
   Meslek odalarının;   AUAP 2038 / Ankara Çevre düzeni  ana planını bu haliyle yapan ve onaylayan kurumlara ve  müdahillerine dava açıpaçmaması  veya açarsa da;  hangi konuda veözellikle yukarıda bahsettiğim ana endişeye ve
ilgili  meclis kararının bizzat kendisine mi yönelik olur ? Bu sürecin titizlikle takipinin yapılması gerekir.Alt
ölçekli planların  kaderini belirleyecek bu ana  düzenlemeden biran önce dönülmelidir.

Flaş:  Son olarak belediyede onaylanan " Ankara ulaşım ana planı 2038 " planı hakkındaki görüşleriniz nedir?

Çalgüner:
  Birbirinden bağımsız ve çalışmanın ana amacı ve bütününden kopuk plan odaklı olmayan analiz  ve anakitik etüd kitapçıklarından, bir senteze ve oradan da bir “ ana plana” gitmesi olanaksızdır. Aslında çalışmanın bu temel sorunu; çalışmanın bir “hatası” veya olası "eksikliği" olarak hafife alınamayacak kadar vahimlikte bir “mesleki ve bilimsel” SKANDAL dır.

   Daha en başında; “olmazsa olmaz” koşullarını yerine getiremeyen "AUAP 2038" çalışmasının gümlediği ve kendisini “yok hükmüne” soktuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu açıdan şubat 2017 tarihinde askıya çıkan  somut verilere dayanmayan, 100.000 ölçekli " ANA PLANI" üzerinden şurası iyi olmuş burası kötü olmuş türünden bir polemiğe girmek gibi bir hatayı da şahsım adına yapmam.
   Gelinen bu noktadan sora Planı ve detaylarını ve teferruatlarını eleştirmek kamuoyunun kafasını bulandırmaktan başka bir şey ifade etmez. İşin esası ve özü gereği başarısızlığa mahkum bir planı ciddiye almak gibi bir gereksiz bir sürecin ANKARA'ya ve kentlisine vereceği bir yarar yoktur.Zaman kaybıdır. "Meslek adamı sorumluluğu ve akademik duyarlılığım gereği; ilgililere bir öneride bulunuyorum: Bir planı yapan da onaylayan kadar hukuki ve teknik açıdan sorumluluk altındadır. Dolayısıyla yapanın da, (müelliflerinin de) Onaylayan kurumun da yanına kar kalmaması açısından; Üniversite proje şubesinin, ilgili çalışma ve paftalarını “üniversite çalışmasıdır” şeklinde bir ibare ile belediyeye tesliminden önce Noter'e onaylatması çağrısında bulunmuştum.Yapıldı mı? bilmiyorum.
   Tek bilinen şey; 13 ocak 2017 tarihli belediye meclis kararı ile, Ankara çevre düzeni planı 2038 bağlamında, AUAP 2038 planının onaylanıp yürürlüğe girdiğidir.Bundan sonrası analitkk etüdler plan raporu(notları) ve planın kendisinin tümünün yargıya taşınmasıdır.Belediye meclis kararında yer alan; Ana planın uygulama yönteminde; kentsel alan ve kentsel alan dışı alanlarda farklılık olacaktır hükmünü de yargıya götürmek şartıyla...!!. tabiiki de yani.

Flaş: Teşekkürler Tahir hocam çok yararlı bir yerel ve reel bir söyleşi oldu.
Çalgüner:
Ben teşkkür ederim.

Kaynak: Editör: İbrahim Keskin
Etiketler: Çalgüner:, Ankara'da, Yerel, Siyasetin, Reel, Sonuçları,
Yorumlar
Haber Yazılımı