Haber Detayı
03 Nisan 2017 - Pazartesi 21:49
 
Fahrettin Yokuş, KPSS'siz Memur Alımına Dikkat Çekti
Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Sendikacılığın temelinin hak, hukuk ve adalet olduğuna vurgu yaptı.
Ekonomi Haberi
Fahrettin Yokuş, KPSS'siz Memur Alımına Dikkat Çekti

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Sendikacılığın temelinin hak, hukuk ve adalet olduğuna vurgu yaparak, “Sendikacılık birinin hakkını ötekine vermek değildir. Çalışanlar arasında ayrımcılık yapmak ya da emeğini ve alın terini pazarlamak insanlık dışıdır. Bu tür sendikamsı yapılar yanlıştadırlar. Emek ve insan düşmanıdır” dedi.

KAMUNUN VAZGEÇİLMEZ İLKELERİ LİYAKAT, KARİYER VE SINIFLANDIRMADIR

Memurlarda çalışma hayatının temelinin liyakat, kariyer ve sınıflandırma olduğunu belirten Yokuş, “bu ilkeler Kamunun vazgeçilmez ilkeleridir. Burada hizmetin verimliliği gözetilmektedir. 15 yıllık AKP iktidarında Devlet yönetiminde, liyakat var mıydı? Adaletli bir yönetim oldu mu? Ayrımcılık yapmayan bürokrat var mıydı? İktidar yandaşı olmayan bürokrat görevini sürdürebildi mi? Sendikal ayrımda ve siyasi ayrımcılıkta sınır tanıdılar mı? Mahkeme kararlarına uydular mı? Bütün bu soruların cevabı elbette “HAYIR” O zaman biz bu gerçekleri bile bile, bir emek örgütü yöneticisi ve bir insan olarak itiraz etmeyecek miyiz? Bakınız Peygamberimiz, “Haksızlık karşısında susanlar, dilsiz şeytanlardır” buyuruyor” dedi.

FETÖ İHANET ŞEBEKESİ KAMUDA NASIL BU KADAR GÜÇLENDİ?

FETÖ Terör Örgütünün kamuda bu kadar güçlenmesinin sebeplerini sıralayan Yokuş, “2002 – 2012 yılları arasında Devletin kapılarının ardına kadar cemaate açılması, Başta MİT olmak üzere, Emniyet, Yargı ve silahlı kuvvetlerdeki liyakat sahibi, yetişmiş devlet yöneticilerinin kumpaslarla tasfiye edilerek, yerlerine FETÖ’nün adamlarının yerleştirilmesi, Devlete memur alımlarının FETÖ’cülere bırakılması, Sınav yolsuzlukları görmezden gelinmesi, Türkiye kamu-Sen olarak, 2010 yılında ortaya çıkardığımız sınav yolsuzluğunun üstünün kapatılması, “Ne istediniz de vermedik?” denilerek, FETÖ’cülere Devlet ihaleleri ve devletin kaynaklarının aktarılması sonunda bu ihanet gerçekleşti” dedi.

MEMURLAR ENFLASYON ALTINDA EZİLİYOR

“Bildiğiniz gibi 2017 yılı için memurlara öngörülen zamlar ilk 6 ay için 3 ikinci 6 ay için ise 4’tür. 2017 yılı Ocak – Mart dönemi 3 aylık resmi enflasyon ise 3,27 olarak gerçekleşmiştir. Bunun anlamı memurlara öngörülen ilk 6 aylık zam, ilk 3 ayda erimiştir. Memurlar cebinden yemeye başlamıştır. Temmuz ayına kadar da maalesef böyle gidecektir.

Hükümet yetkilileri, zam taleplerimize “Biz yetkili sendikayla mutabakata vardık. Farkları Temmuz ayında vereceğiz. Şimdi bir artış yapmamız söz konusu değil” dediler. Bu yıl Ağustos ayında 2018 ve 2019 yılları için tekrar toplu sözleşme masasına oturulacak. Eğer Malum-Sen yine yetkili olursa, elbette memurlar kaybetmeye devam edeceklerdir.”

VERGİ DİLİMLERİ YENİDEN DÜZENLENMELİDİR

“Hükümet yetkilileri şu cümleyi sürekli olarak tekrarlarlar; “Biz memurlarımızı enflasyona ezdirmeyiz.” Bu kocaman bir yalandır. Çünkü resmi enflasyon kadar verilen zam aslında sıfır zam demektir. Kaldı ki, memurların tüketim ürünlerine baktığımızda, bu ürünlere resmi enflasyonun çok üstünde artışlar yapılmıştır.

İkinci olarak, her yıl memurların tamamına yakını vergi dilimlerinin yüksekliği nedeniyle, yıl içinde bir üst vergi dilimine giriyor. Böyle olunca da ücretlerimiz düşüyor. Aldığımız maaşlara göre; 15 vergi kesilirken 20’ye, 20 kesilirken 27’ye çıkıyor. Böylece enflasyona da ezilmiş oluyoruz. Çünkü resmi enflasyon artışını net almıyoruz. Vergi dilimleri eksiltiyor.

İŞ GÜVENCEMİZ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

“Bilindiği üzere AKP, iktidara geldiği günden beri, memur güvencesini kaldırmak istediğini söylüyor. Hatta FETÖ ihanetinin sebeplerinden birini de buna dayandırıyor. Eğer kamuda liyakat olsaydı, ayrımcılık olmasaydı, cemaate devlet kapıları ardına kadar açılmasaydı, bu ihanet kalkışması olabilir miydi?

Biz de diyoruz ki, ihanete liyakatsizlik sebep oldu. Ayrımcılık ve kumpaslarla yetişmiş, vatansever memurlar tasfiye edildiği için başımıza bu bela geldi. Eğer güvence kalkarsa ne olur? Bugün OHAL dolayısıyla yaşadıklarımızın birkaç misli olur. Bugün birinin iftirası ve hatta imzasız mektubuyla, memurlar sorgusuz sualsiz işinden oluyor. Güvence giderse, devlet memurluğu ve devlet kavramı yok olur.

Devlet, parti devletine dönüşür.  Devletin hafızası ve devlette devamlılık esası ortadan kalkar. İktidarlarla gelen, iktidarlarla giden memur olur. Ülkeye, milletimize ve memurlarımıza da ihanet edilmiş olur. Hak, hukuk ortadan kalkar, partizanlık iyice devlete yerleşir.”

PERFORMANS SİSTEMİ KABUL EDİLEBİLİR BİR SİSTEM DEĞİLDİR

“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, referandumdan sonra memurlara performans ölçme getirmek için başlattıkları çalışmaları sonuçlandıracaklarını söyledi. İki yıl üst üste olumsuz sicil alanların iş akitlerinin sonlandıracaklarını da sözlerine ekledi. Memurlara hangi objektif kriterlere göre puan verilecek. En önemlisi bu puanı iktidar tarafından atanan yandaş amirlerin verecek olması, memurlarda derin bir endişe yaratmıştır. Biz performans sistemine sonuna kadar karşıyız.”

KPSS’SİZ MEMUR ALIMI, KAMUDA LİYAKAT SİSTEMİNİ ÇÖKERTECEK

Yokuş, “Hükümet yetkilileri, ‘biz artık KPSS’siz öğretmen alacağız, polis alacağız’ diyorlar. Hatta merkezi yerleştirme olan “B grubu memurları sınavsız alacağız ve yerleştireceğiz” diyorlar. Açıkça diyorlar ki, biz yandaşlarımızı, candaşlarımızı Devlete alacağız. Diğerleri bu ülkenin çocuğu değil sanki? 

Zaten devlete taşeronları yandaşlardan alıyorsunuz. Sözlü sınavlarda her türlü kayırmacılığı ve adaletsizliği yapıyorsunuz. Şimdi de KPSS’ye gerek yok. Yani devleti, parti devletine dönüştüreceksiniz. Sizin adamınız olmayanlar “ağızlarıyla kuş tutsa devlete giremeyecek, memur olamayacak..!” Buna itiraz etmeyen insan olabilir mi?” dedi.

Kaynak: Editör: Flas Gazetesi
Etiketler: Fahrettin, Yokuş,, KPSS'siz, Memur, Alımına, Dikkat, Çekti,
Yorumlar
Haber Yazılımı