Haber Detayı
30 Ağustos 2015 - Pazar 23:47
 
Zafer Çoktan'dan, CHP ve MHP'ye Suçlama
AK Parti Keçiören ilçe teşkilat başkanı Zafer Çoktan yapılacak olan erken seçim öncesi gazetemize konuşarak merak edilenleri cevapladı.
Keçiören Haberi
Zafer Çoktan'dan, CHP ve MHP'ye Suçlama

AK Partinin yapılacak olan seçimde yeniden tek başına iktidar ve ülke istikrarı yeniden sağlayacağına dikkat çeken Çoktan, muhalefet partilerini de ülke meseleleri noktasında sorumluluk sahibi olmaya davet etti. ÇOKTAN, 1 Kasım 2015 tarihinde vatandaşın yeniden sandık başına gitme sebebinin muhalefet partileri olduğunu işaret ederek, Türkiye’de AK Parti’siz bir hükümet kurulmasının mümkün olmadığını iddia etti.

AK Parti Keçiören İlçe Teşkilat Başkanı Zafer  yaptığı açıklamaya şöyle devam etti. “7 Haziran seçimlerinin ardından hiç bir parti tek başına iktidar şansı bulamadı. AK Parti dışımızdaki hiçbir partinin de bir araya gelmesi ile de koalisyon kurma şansı olmadı. Koalisyon çalışmalarında sayın başbakanın son derece iyi niyetli, halkın vermiş olduğu karar neticesinde toplumun genelini kucaklayan, şimdi ye kadar öyle ya da böyle ortaya çıkmış olan kutuplaşmanın da önüne geçilerek, toplumun nabzının biraz daha düşürülmek adına bütün partilerle samimiyetle koalisyon kurulması yönünde ılımlı çalışmalar yaptığını düşünüyorum.

Özellikle ana muhalefet CHP ve MHP’nin koalisyon kurmamak adına AK Parti’yi yalnızlaştırıp, HDP ile bir araya getirerek buradan siyasi rant elde etmek ve yapılacak en erken seçimde sandalye sayısını artırma hesapları içinde olduğunu düşünüyorum.  Ülkenin kronik meseleleri alakalı ellerini taşın altına koymak istemediklerini görüyoruz.  AK Parti’ nin iktidarı bırakmak istememesi yönünde ciddi bir eleştirileri olmasına rağmen, kendilerinin de iktidar olma yönünde ciddi bir çalışma yapmadıklarını gördük.

BUGÜN ERKEN SEÇİM YAPILIYORSA BUNUN SORUMLUSU CHP VE MHP’DİR

Türkiye’nin şuanda bir erken seçime gitmesinin sorumluları muhalefet partileridir. CHP ve MHP, her iki partinin de yapılan koalisyon çalışmaları noktasında kurulmaması içi öne sürdükleri şartları ve AK Parti’nin hiçbir şekilde kabul edilemez hususları vardı.  Cumhurbaşkanının anayasal sınırları içine çekilmesinden bahsediliyor. AK Parti’nin Cumhurbaşkanına “sen anayasal sınırlarına çekil”diye bir talimat veya telkinde bulunması siyaseten ve ahlaken uygun olmaz.

“İhtilal ile gelen bir cumhurbaşkanın ne kadar yetkisi varsa; mevcut cumhurbaşkanında o kadar yetkisi vardır”

Anayasal sınırlarına çekilen cumhurbaşkanından kastı aslında yetkilerinin çok daha azını kullanan bir cumhurbaşkanından bahsediyoruz. 12 Eylül sonucunda yapılan 1982 anayasası ve bir takım değişiklikler yapılsa da ihtilal sonucunda gelen bir cumhurbaşkanına ne kadar yetki verilmiş ise mevcut cumhurbaşkanının da o kadar yetkisi olduğunu düşünüyorum. Vatana ihanet dışında hiçbir kararının sorgulanmadığı, hiçbir kararın yargıya intikal edilemediği bir cumhurbaşkanından bahsediyoruz. Cumhurbaşkanı ayasal sınırları içine çekilsin deniliyor. Sayın Cumhurbaşkanı da çıkıp dese ki anayasal sınırlar mı istiyorsunuz?

 o zaman bende haklarımı yetkilerimi kullanıyorum derse ülkede daha büyük bir kaos oluşur. Yapılan tehditler, ön şartlar aslında biz sizinle hiçbir şekilde hükümet kurmayacağız. Çözüm sürecinde beraber hareket ettiniz HDP ile hükümet kurun diyerek bunun sonucunda siyasi sonuç elde etme çabaları olduğunu düşünüyorum. AK Parti kanadın da bir koalisyon kurulması ve yeniden seçim yapılmaması yönünde çalışmalar yapıldığını biliyorum.

 

AK PARTİ YENİDEN TEK BAŞINA İKTİDARA GELECEK

 7 Haziran seçimlerinin ardından yaşanan süreç sonucunda görülen şudur ki; Türkiye’nin mevcut konjektürde AK Parti’siz bir hükümet kurmasının imkânı yok. Muhalefet partilerinin bu noktada şapkalarını önlerine koyup,  bu konuyu ülke meselesi olarak görüp kişisel meselelerini bir kenara bırakmalıdırlar.  Vatandaşımızın da merak konusu olan, yapılacak olan seçimde AK Partisiz, tek başına veya koalisyon, bu seçim sonuçlarında da da tek başına iktidar olmadığını varsayalım ki; biz tek başına iktidar olacağını düşünüyoruz Sandıktan aynı sonuç çıkmaz. Şuan da yapılan kamuoyu çalışmalarında AK Parti’ nin tek başına iktidar olacağı kaçınılmaz görünüyor. Özellikle muhalefet kanadının şunu bilmesi lazım ki bu ülkede hala her iki kişinden birisi 13 yıllık iktidarı kabullenmiş, hizmetleri beğenmiş, benimsemiş ki hala AK Parti’ye oy veriyor. Yaptığı hizmetleri saymak günler alır.  Seçmenimizin bu ülkenin AK Parti’siz yönetilemeyeceğini bilmesi lazım. Bu zamana kadar ki gelinen başarıda en önemli etkenin tek başına bir iktidar ve istikrar olduğunu düşünüyorum. Daha düne kadar üç, beş milyar dolar borç almak için IMF kapısında yatarken şimdi yanı başımızda ekonomik kriz içinde olan Yunanistan’a ekonomik destek verebilecek, dış borcunu bitirmiş, bundan 20 sene önce hayal gelen yatırımları ve hizmetleri yapmış bir iktidardan bahsediyoruz.  Bunun en önemli sebebi de tek başına istikrarlı bir hükümet olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar koalisyon ihtimali görüşülmüş olsa bile tarihsel bir gerçektende bahsetmek lazım.

Bu zaman kadar gelen hiç bir koalisyonun gerçek manada, ciddi hizmet götürebildiğini de görmüş değiliz. Koalisyonlardan yana  ülkemizin yüzü hiç görmedi.  Tam aksine hükümet kurma ortalamasını bir yıla kadar düşürdüler. Şimdiye kadar gördüğüm tüm koalisyon hükümetleri iç didişmeyle vakit  geçirdi. Tek başına bir iktidarın niyeti de halis olduktan sonra ülkemiz, Ankara ve Keçiören için hayırlı olduğunu düşünüyorum.

 

KEÇİÖREN’DE BİRİNCİYİZ

ÇOKTAN Erken seçim keyfi değil, anayasal bir zorunluluktur”

 1 Kasım 2015 tarihinde gerçekleştirilecek olan erken seçimin anayasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çeken başkan Çoktan “Yaşanan süreç neticesinde kaçınılmaz anayasal zorunluluk olan erken seçim sürecine de girdik. Geçici hükümetin keyfi bir uygulama olmadığını, anayasal zorunluluk nedeniyle seçim hükümeti kurulduğunu söyleyebilirim. Anayasa hükümleri gereğince yeni bir hükümet kuruldu ve Türkiye yeniden seçim yapılacak.  Bu süreçte partimizin, Cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın, milletvekillerimizin devlet adamlığı ve kucaklayıcı tavırları neticesinde AK Parti’nin tek başına iktidar olacak oy oranını yakalayacağını düşünüyoruz.

 

KEÇİÖREN’DE MHP ÇÖZÜLÜYOR MU?

 

Keçiören bölgesinde gerek ilçe teşkilatımıza gerek şahsen, gerek telefonlarla ve alanda mahalle teşkilatlarımıza yapılan müracaatlarda özellikle orta saha seçmeninin bir kısmının mevcut durumdan pişman olduğunu görüyoruz. Daha önce Keçiören ölçeğinde kısmi de olsa CHP,  HDP ve MHP oy vermiş seçmende AK Parti’ye doğru ciddi bir kayma olduğu ve özellikle MHP seçmeninin ciddi manada pişman olduğunu ve tercihini istikrardan yana kullanacağı ifadelerini alıyoruz. Keçiören bölgesinde oyumuzun artırılması içinde elimizden gelen çalışmaları yapıyoruz. Keçiören olarak 633 bin seçmeni olan bir ilçeyiz.  MHP tabanından ilk günlerde daha fazla olmasına karşılık hala her gün 5- ile 10 kişi sadece ilçe teşkilatımıza gelerek üye olan vatandaşlarımız var.  Keçiören’ de 51 mahallemiz var her mahallemizde mahalle teşkilatlarımız var. Teşkilatlarımıza bu anlamda bireysel başvuru yapan vatandaşlarımız var. Keçiören’ de 872 bin nüfusun, 633 bin nüfusun tamamı bizim için AK Parti’ye oy verebilecek potansiyelde insanlardır diye hedeflememiz gerekiyor bu noktada 872 bin insanımızın hepsini kucaklayacak çalışmalar yapıyoruz. % 41 ülke geneli olmasına rağmen Keçiören de ikinci bölgede % 47’ yi aşkın bir oy aldık. Bunu nasıl daha yukarılara çıkarabiliriz bunun gayreti içindeyiz”şeklinde konuştu.

HABER-RÖPORTAJ: AYSUN YILMAZ BENLİ

Kaynak: Editör: Flas Gazetesi
Etiketler: AK, Parti, Keçiören, ilçe, teşkilat, başkanı, Zafer, Çoktan, yapılacak, olan, er
Yorumlar
Haber Yazılımı