Destici:Siyasetin Üstünde Kuvvet Bulunmamalı
Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Mustafa Destici gazetemizin sorularını cevapladı. BBP Genel Sekreteri Mustafa Destici; Türkiye’nin Asıl Meseleleriyle Kimse İlgilenmiyor.
|
|
Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Mustafa Destici gazetemizin sorularını cevapladı. BBP Genel Sekreteri Mustafa Destici; Türkiye’nin Asıl Meseleleriyle Kimse İlgilenmiyor.
Askerlerin sivil yargıda yargılanması hakkında ne düşünüyorsunuz? Destici: Büyük Birlik Partisi kurulduğundan bu tarafa hep sivil siyasetten yana olmuştur. Siyasetin üstündeki hiçbir kuvvetin bulunmaması Büyük Birlik Partisi’nin kuruluşundan beri savunduğu temel fikirlerden biridir. Bizim TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri)’ya bakışımız aldığımız eğitim ve misyon gereği, TSK’yı göz bebeğimiz olarak görüyoruz. Vatanın savunmasında bugüne kadar göstermiş oldukları kararlılığı fedakârlığı sonuna kadar destekliyoruz ve milletimiz adına teşekkür ediyoruz. Ama TSK, Atatürk’ün vefatından sonra Türk siyasetinde etkin bir rol oynamaya başladı. Darbeler yapıldı, cuntalar kuruldu, muhtıralar, bildiriler verildi. Bütün bunların Türkiye’ye faydalımı, zararlımı olduğuna bakarsak, her yönden zararlı olmuştur. İç ve dış siyasetimizde, ekonomide Türkiye bu dönemlerde hem mağdur olmuştur. Bireysel özgürlüklerinde kısıtlandığı dönemler bu dönemler olmuştur. BBP olarak diyoruz ki terör ve şiddeti savunmadığı sürece her fikir söylenebilmeli bunu kutsal kabul ediyoruz. Ama bir fikir terör ve şiddeti özendiriyorsa her hangi bir siyasi görüş terör ve şiddete bulaşıyorsa bunun tabiî ki önlemi alınmalı. Türkiye’de yapılar var bunların hepsi kanun ve hukuk içerisinde olacak bunları sağlamakta merkezi hükümetin işi siyasi iradenin işi. Bu şu demek değildir siyasi irade eksik bir şey yaparsa bunu asker tamamlar veya bunun eksikliğini ortadan kaldırmak için gerekiyorsa müdahale hakkı var böyle bir şey yok, demokrasilerde böyle şey olmaz. Merkezi hükümet eksik bir şey yapıyorsa halkın iradesiyle düzeltilmesi gerekiyor. Yani Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüne biz harfiyen katılıyoruz bunun üstünde de hiçbir gücü kabul etmiyoruz, milletin iradesine herkes boyun eğmeli. Askere de sivil yargı yolu açılmalı bu kanunlarla düzenlenmeli askerimizi rencide edici tarafları varsa bunlar giderilmeli mutlaka sivil yargı yolu açılmalı. Ama bunlar AB istedi diye değil, Türkiye’nin ihtiyacı olduğu için yapılmalı.
Ama askeri yargı var. Türk kamuoyunda da şöyle bir kanı var, askerler kendi içlerinde bu işi hallediyorlar, dolayısıyla mahşeri vicdanda bu yerini bulmuyor. Vicdanlar tam rahat etmiyor. Herkesin adalet önüne çıkması lazım. Bu sadece asker için değil bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyoruz. Türkiye’de nerdeyse hiç kimseye dokunamıyorsun, hakimlere, savcılara, yüksek bürokrasiye, büyük iş adamlarına şuanda sadece milletvekilleri göz önünde bütün herkesin üstündeki yasal zırhın kalkması lazım herkes adalet önünde eşit olmalı. Bizim parti programımızda da kürsü dokunulmazlığı haricindeki bütün dokunulmazlıkların kaldırılacağı yazılı. Siyasi partiler sistemin alternatifidir. Bizde bir siyasi partiyiz, aynı şeyleri savunuyor olsak ayrı partiler olamayız. Sistemin yanlışlarını söyleyeceğiz eleştireceğiz biz bunları yapıyoruz diye yargılanırsak bu demokratik olmaz. Terör ve şiddeti çağrıştırmadığı sürece hiçbir parti kapatılmamalı, siyaset yapan herkes hür iradesiyle söyleyeceklerini söyleyebilmeli.
Askerlerin siyasi tartışmaların içine çekilmesiyle halkın güvenini kaybediyor mu? Destici: Belli kesimler bunu yapmaya çalışıyor. Özellikle 28 Şubat sürecinden sonra gelen Genel Kurmay başkanları ve kuvvet komutanları bütün herkesim tarafından siyasetin içine çekilmeye çalışıldı ama komutanlar bu tuzağa düşmediler. Hatta şimdiki ve ondan önceki Genel Kurmay başkanları ısrarla biz siyasetin dışında kalacağız dediler. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ana muhalefet partisi eşinin başı kapalı birisini Cumhurbaşkanı seçtirmeyiz propagandasıyla siyaset yapıyor, iktidar da tam karşı propagandayla. Ülkedeki ekonomiyi, işsizliği geçim sıkıntısını hiç kimse konuşmuyor. Eşi başörtülü birisi köşke çıkar mı çıkamaz mı bunlar konuşuluyor. Böylelikle ülkemiz insanını ikiye bölüyorlar.
Mesela şu anda çok önemli bir uygulama getiriliyor “Taşeron İşçilik” nerde ise kölelik düzeni. Eskiden köle pazarları kurulurdu ona benzer bir sistem gideceksin birisine bana on işçi ver diyeceksin, taşeron işçiye aldığının bir kısmını verecek, geri kalanı cebine atacak bunu kimse konuşmuyor. Türkiye’nin 2002 deki 180 milyar dolar olan iç-dış borç toplamı bugün 730 milyar dolar olmuş bunu konuşan var mı? 10 milyon kişi açlık sınırında, 50 milyon kişi yoksulluk sınırının altında 7 milyon işsiz var bunlar konuşulmuyor. Türkiye’de terörle mücadele edilmiyor, edilse koskoca devlet 3-5 çapulcuyu yok edemez mi? Buna gücü yetmez mi? Her anlamda yeter ama asıl meselelerle ilgilenen yok. Sabah uyanıyorsun fotokopi bir belge. Gerçek olup olmadığı anlaşılmıyor. Ertesi gün uyanıyorsun mayınlı araziler ne olacak, hiçbir şey bulamazlarsa Anayasa’yı öne sürüyorlar. Sayın Deniz Baykal, Başbakan birbirlerine giriyor. Dolayısıyla milletin esas meseleleriyle kimse ilgilenmiyor, işin doğrusu bu. Bu yüzdendir ki, milletimiz artık gerçek gündemle siyaset yapan ve gücünü tamamen milletten alan Büyük Birlik Partisini görmeli ve ona destek olmalıdır. Bizim milletin tüm dertlerine çare olacak GÖR (Güvenlik, Özgürlük, Refah) projemizi desteklemelidir. (www.gorprojesi.com)
Kaynak : Haber : Adem Oruç
|