CHP Elmadağ Kongresi Yapıldı
Önder Sav'' CHP'ye mensup hiçbir arkadaşımız ne arbedenin yaradılışında ne de katılımında bulunmuştur'' dedi.
|
|
CHP Genel Sekreteri Önder Sav, TBMM'de milletvekilleri arasında yaşanan kavga ile ilgili olarak, ''CHP'ye mensup hiçbir arkadaşımız ne arbedenin yaradılışında ne de katılımında bulunmuştur'' dedi.
CHP Elmadağ İlçe Kongresi'ne, Genel Sekreter Sav'ın yanı sıra CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, milletvekilleri Tekin Bingöl ve Nesrin Baytok, Ankara İl Başkanı Ali Yıldızlı ile çeşitli ilçelerin teşkilat başkanları katıldı.
Önder Sav, Elmadağ Halk Eğitim Merkezi'nde düzenlenen ilçe kongresine gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, geçtiğimiz hafta içinde TBMM Genel Kurulu'nda çıkan kavgayı değerlendirmesini istemesi üzerine Sav, bunların ''hoş şeyler olmadığını'' söyledi. Sav, şöyle konuştu:
''Zaman zaman TBMM'de çeşitli partilere mensup milletvekili arkadaşlarımız, kürsüde hatip konuşurken aşağıdan müdahale ederler. Oysa kürsüde söz ve düşünce özgürlüğü vardır. Buna herkesin saygı duyması lazım. Öncelikle buna yasal iktidarı elinde bulunduran partiye mensup milletvekili arkadaşlarımızın dikkat etmesi lazım.
Meclis'te yaşanan arbedede, CHP'ye mensup hiçbir arkadaşımız ne arbedenin yaradılışında ne de katılımında bulunmuştur. CHP'liler her zamanki olgunluklarıyla Meclis'teki çalışmalara katkı vermeye devam etmişlerdir.''
TBMM'de bunun dışında da şeyler yaşanabildiğini ifade eden Sav, ''Başka şeyler de yaşandı. TBMM'yi yöneten Meclis Başkan Vekili ile ilgili olarak siyasal iktidarın önde gelen bakanlarından birinin hiç tasvip edilmeyecek, terbiye sınırlarını aşan tutumları da gündemde yer aldı maalesef. Ama bunları Türk demokrasisi aşacak'' diye konuştu.
''SİYASAL İKTİDAR SÜRATLİ BİR DÜŞÜŞ SÜRECİ İÇİNDE''
Sav, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada ise bugün Ankara'da 25. ve son ilçe kongresinin yapıldığını anımsatarak, ''İnanıyorum ki bu kongremiz, CHP'nin muhalefette olduğu son kongre olacaktır'' dedi.
Elmadağ'ın, CHP'nin Ankara politikasında önemli yeri olan ilçelerinden biri olduğunu vurgulayan Sav, ''Elmadağ, oyunu CHP'den esirgemeyen bir ilçemizdir, ancak 2'si yerel 2'si genel olmak üzere son 4 seçimde partimizin oylarında kırılma yaşandı. Seçmen dokusundaki farklılıklar da bu sonucu doğurdu. Geçmişi bileceğiz, sıkıntıları belirleyeceğiz ama geleceğe bakacağız. Çok fazla bir zaman kalmadı. 2011'in en geç Temmuz ayında genel seçim yaşanacak. Siyasal iktidar süratli bir düşüş süreci içinde. Artık iktidarın, yükseliş çizgisi yakalama olanağı yoktur. CHP'nin de yükselme süreci devam etmektedir'' diye konuştu.
Sav, Türkiye'nin iç ve dış kaynaklı sıkıntılarla boğuştuğunu, işsizlik oranlarının arttığını, ekonomik verilerin kötü olduğunu ileri sürerek, çiftçinin, esnafın ve memurun önemli sorunları olduğuna dikkati çekti.
AK Parti Hükümeti döneminde yapılan özelleştirmeleri de eleştiren Sav, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Hesapsız kitapsızca, acımasız bir özelleştirme yapıldı bu ülkede. Bu vahşi özelleştirmenin sonuçlarını yıllar geçtikten sonra işçilerimiz bedel ödeyerek görmektedirler. Et-Balık Kurumu kombinelerinden 18'i 'özelleştirme' adı altında satıldı, kapatıldı. O yıllarda Türkiye'deki et piyasasının yüzde 60'ını sağlayan kuruluşlardı bunlar. Süt Endüstrisi Kurumu satıldı, 32 işletmesi birden özelleştirildi. Sümer Holding, Tekel, KÖYTAŞ bir bir satıldı. Daha niceleri... Şimdi Tekel'in durumunu, Türkiye ibretle izliyor. Bunun faturasını Kızılay'da Türk-İş Binası'nda günlerdir grev yapan TEKEL işçileri çekiyor. Birikimleri sokağa atılmak istenen TEKEL işçileri, haklarını alabilmek için mücadele ediyorlar. Tarihin hiçbir döneminde haksızlar galip gelmemiştir. Bu mücadeleyi de haksızlar kaybedecek, haklılar kazanacaktır, TEKEL işçisi kazanacaktır.''
''ULUS BÜTÜNLÜĞÜNE TERS''
Sav, hükümetin Türkiye'nin Ulusal Egemenlik Politikası'na da ters hareket ettiğini öne sürerek, şunları söyledi:
''Ulus bütünlüğüne ters, bizim Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak kazanım ve birikimlerimize ters bir politika bu siyasal iktidar tarafından bir bir gündeme getirilmeye başlandı. Dışımızdan güdümlenen pek çok dikta ile bu siyasal iktidarı belli alanlarda kendilerinin isteği doğrultusunda düşünmeye sevk etmişlerdir. Bu yapılanmalar, bu siyasal iktidara bazı şeyleri emreder duruma gelmiştir.
'Ermeni Soykırımını tanı' diyen zihniyet, 'Kıbrıs'ta limanlarını Rum gemilerine aç' diyen zihniyet, 'Kıbrıs Rum Yönetimini tanı' diyen zihniyet, dozajı artırarak, 'Türkiye'de mezhep azınlık Aleviler, etnik azınlık Kürtler vardır' diyerek milli bütünlüğümüze de tasallut etmeye kadar işi vardırmışlardır. Bizim için vazgeçilmez olan 'Lozan'ı masaya yatırın' diktasına kadar işi vardırmışlardır. Çaresizliklerinden dolayıdır ki Irak'ta Türk askerinin başına çuval geçirilirken sesleri çıkmamıştır.''
Türkiye'nin mayınlı arazileriyle ilgili olarak da değerlendirme yapan Sav, ''Gece yarısı, yabancı şirketlere peşkeş çekme yasasını çıkarmışlar. CHP'nin girişimiyle konu Anayasa Mahkemesi'ne götürülmüş ve engellenmiştir'' dedi.
ERGENEKON DAVASI
Sav, Ergenekon Davası ile ilgili olarak da ''Üzülüyoruz ki, o mahkemede bir yılı aşkın süredir henüz yargıç huzuruna çıkarılmamış insanların, tutuklamanın uzun sürmesi nedeniyle yaşamlarında sıkıntılar başlamıştır. Bu insanların yaşamlarını daha fazla karartmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Artık tutukluluk bir tedbir olmaktan çıkmış, bir mahkumiyete dönüşmeye başlamıştır. Elbet bir gün, Ergenekon'dan dolayı yok yere eziyet çeken aydınlarımız, gazetecilerimiz, değerli komutanlar, sizler gibi bu ülkenin hür olarak Türkiye sokaklarında başları dik olarak gezeceklerdir'' diye konuştu.
Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturmada gelinen noktayı eleştiren Sav, ''Ergenekon Davası'nda işleri çabuklaştırmak için uğraşanlar, Deniz Feneri Davası'nda ise elleri kolları bağlı seyir halindeler. Türkiye'de hala Deniz Feneri Davası'nın yargılanması başlayamamıştır'' eleştirisinde bulundu.
Milletvekillerinin dokunulmazlığının da kaldırılmasını talep ettiklerini hatırlatan Sav, hakkında yargı kararı bulanan milletvekillerinin mahkemelerde yargılanmasının yolunun açılması gerektiğini ifade etti.
Kongreden ayrılırken de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sav, ''Mustafa Sarıgül'ün kurmakta olduğu partinin, CHP'ye alternatif olacağı şeklindeki söylemlerin'' anımsatılması üzerine, ''Öyle bir emare toplumdan ve CHP tabanından almıyoruz. Biz başkasının işiyle de meşgul değiliz. Kendi işimizle meşgulüz. Biz iktidar yolunda emin adımlarla ilerliyoruz'' dedi.
''Deniz Baykal, 'Osman Durmuş'un, Meclis'teki konuşmasına katılmadığını' bildirdi. Sizin bu konuda düşünceniz nedir?'' sorusuna ise Sav, ''Parlamento içinde bu tür şeyler sık sık oluyor. Tasvip edip etmemek bizim harcımız değil'' yanıtını verdi.
|