Yazı Detayı
27 Ekim 2014 - Pazartesi 01:13
 
29 EKİM: YAPRAKLAR DÖKÜLÜRKEN
Güner Gümüşay
gunergumusay@mynet.com
 
 

    Sonbahar
   Hüzünün ya da yeniden canlanmak için inzivaya çekilmenin mevsimi. Ki bahara çok güçlü ,bol çeşitli ve daha renkli ulaşarak yeni tomurcuklar açabilmek için. İlkbaharda cana gelip çiçek açan sonra meyvesini veren bitkiler tohumlarını toprakla buluşturdular.
   Sonbaharın rengi her yanı kaplarken ,karakışa girmek üzereyiz.
   Tüm ümitler yeni bahara kaldı;karakışı atlatabilenler ilk baharda yeniden fışkıracaklar.
   Şimdi diyorsunuz ki; “Hoca bu ne ,bu nasıl bir yazı ortalık toz duman,gündem çok hızlı ve yoğun sen mevzuya ağaçtan yapraktan giriyorsun.”
   Haklısınız ama ülkemde  olanları gece gündüz canlı yayın olarak izliyorsunuz ; daha üstüne ne yazıp söylemeli?
   Elbette   köşelerinde yazan bizler de; bütün bu olanları daha geniş mecralardan daha değişik kaynaklardan takip ederek;tümünü harmanlayıp özet bir şekilde kendi süzgecimizden geçirerek sizlere iletiyoruz.
   Olaylar,olgular ve yaşananlara kendi penceremden göz atarken aşağıdaki başlıklar ;kara kışa saplanıp kalacağımız sinyalini vermekte.

   21.Yüz Yılın Başat Ülkesi
   *Her yüzyılın ilk 25 yılında o yüzyılın “başatı” olacak ülkelerin ya da ülkenin etkileri ve etkinlikleri vardır.Tarih sürecinde bu böyle olmuştur.
   20.Yüz Yılın başlarında ise bu yüz yıla damga vuracak başat ülkelerin  “Türkleri”  Anadolu ‘dan atma projeleri  M.Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurmaylığında  Türk Milleti tarafından bozulmuştu.
   Osmanlı İmparatorluğu’nun çekildiği muazzam coğrafyalarda ,cetvelle sınırlar çekilirken;Anadolu Misak-ı Milli sınırlarını ,bugün yanıbaşımızda yangın çıkartılan coğrafyalar haricinde korumuştu.
   Türklerin bu ülke topraklarından kovduğu  ilk  işgalci  Edward William Charles Noel ‘di.O zamanlar güneydoğuda İngiliz hükümetinin kürtlerle ilgili planları için bulunan ve  Kürdistan’da coğrafik, etnografik ve diğer bilimsel araştırmalar yapmak üzere gönderilen  bu İngiliz İstihbarat Subayı Mustafa Kemal’in öngörüsü ve yaptırım gücünü kullanmasıyla çareyi kaçmakta bulmuştu.
   Bu topraklarda yaşayan halklar ve doğal kaynaklar üzerindeki  Kapitalist emeller başka bir yüzyıla ertelenirken;Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan Türk Halkı’nın  “Etnik Kimlik ve İnanç Farklılıkları” üzerinden parçalanabilmesi çalışmaları da devam ettirilmiştir.
   Günümüze kadar bu coğrafyadan elini çekmeyen emperyalistler neredeyse emellerine ulaşmak üzere; taa.. o günlerden bu günlere sürdürülen  “İngiliz senaryosu” hâla hayata geçirilmek isteniyor.Hem de kendi hükümetimiz tarafından.Başbakan’ın yabancı ajanslara verdiği mülakatlar bunu teyit etmektedir.
   Ama şu bilinmeli ki; Her ne olursa olsun ,Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunda ki  temelleri sağlam atılan kurum ve kuruluşlarıyla yetiştirdiği değerlerle bölgesinde bu ateşe sokulamayacak bir devlettir.

   TÜRK’ÜN  ATEŞLE İMTİHANI
   *Ateşle imtihan olmuş ve ateş çemberinden kendisini kurtarmış bir milleti tekrar ateşe atmak o kadar kolay olmamalı.Bunun bilincindeki o günlerin kahramanları “Yurtta Sulh,Cihanda Sulh” diye bu milleti bütün badirelerden uzak tutmaya çalışırken; onları pısırıklıkla itham edenler, bugün legal devletlere ( ki onlar komşumuzdur) Batı ve Emperyal amaçlar için saldırgan tutumlar takınmaya başladılar.
    
   YENİ YÜZYILIN YENİ HAÇLI SEFERLERİ
   *1990 da ,henüz yeni yüzyıla girmeden 10 yıl önce de bölgemizdeki işgal parçalanma ve paylaşma planları devreye sokuldu.
   Zihniyetin Haçlı Seferlerinden bir farkı yoktu.İnsanlığın toplayıcılık ve avcılıkla karnını doyurmaktan;yerleşik tarım hayatına geçtiği ve hayvanları evcilleştirdiği;insanlık medeniyetinin ilk tohumlarının atıldığı bu coğrafya ve burada yaşayanlar; Batılılara göre Barbar’dı.Onlara medeniyet ve özgürlük  demokrasi götürülmeliydi.Sonra da tabii ki inançları imanları zayıflatılmalıydı.Onların İslam dininin mücahitleri olmaları ve cihat etmeleri engellenmeliydi.
   Nasıl mı?
   İtibarsızlaştırarak.Medeniyetin beşiği olan bu coğrafyayı barbarlıkla itham ederek.Değerlerini aşağılayarak; hatta Afganistan ve Suriye ‘de denedikleri gibi; İslamın devamı ve yayılması için gerekli olan Mücahitlik ve Cihat kavramlarını “İslamifobi”ye dönüştürerek kendi ve dünya kamuoyunu bütün bu algılarla yanıltarak, kandırarak.
    
    ÇANKAYA’DAN AKSARAY’A
   * Ak Parti Genel Merkezi’nin bulunduğu Söğütözü caddesinin sonlandığı AOÇ Tepelerine Ak Saray konduruldu . Çukurambar’da  ikâmet eden “Yeni Türkiye” ciler ve AKP  Genel Merkezi ile aynı lokasyona oturtulan Ak Saray hizmete girmek üzere.   
   Buranın devasa büyüklüğü,diğer memleketlerin idare merkezleriyle olan kıyaslanması,buraya harcanan  milletin vergi gelirleri, yapılan bu binanın mevzuata aykırılıktan dolayı “mühürlü” olması ve buna rağmen devlet büyüklerinin burayı 29 Ekim resepsiyonunda açacak olması, hatta katılıp katılmayacağı bile düşünülmeden imralı canisinin bu resepsiyona davet edilmesi gerektiği gibi hezeyanlara hiç girmek istemiyorum.
   Asıl mesele  Başkent Ankara’nın “Ak Şehir”e dönüştürülmesi Çankaya Köşkünün “Ak Saray” a evrilmesi ile kentsel ve siyasal dönüşümün son evrelerinin de gerçekleştirilmesidir.  Varsın Ak Plaza larda, Ak Rezidanslarda, Ak Kentlerde huzurlu ve mutlu olanlar gün bugündür desin.Keşke binaları şehirleri sarayları “AK”laştıracağınıza, şu milletin bahtını “AK “ laştırsaydınız!

   SEKRETER ARANIYOR
   •Yönetici Sekreter
   •Ticari Sekreter
   •Tıp
    Sekreteri
   •Hukuk
    Sekreteri
   •Finans  
    Sekreteri
   •Film
    Sekreteri
   •Basın
    Sekreteri
   •Bürotik
    Sekreter
   •Muhasebe Sekreteri
   •Gayri Menkul Sekreteri
   •Teknik Sekreteri
   •Uluslar Arası Organizasyon Sekreteri    
   Yok yok bunlar değil.Bebek Katili  Sekreteri  aranıyormuş Çünkü Yeni bir iş ilanı var bu aralar piyasada ve pek sayın Öcalana “Sekreter” aranıyormuş.Bebek katiline faydalı olacak en iyi sekreteri  bilip de söylemeyen varsa günahı boynuna.

   SURİYELİ YURTSUZLAR
   * Ülkemize sığınmış ,Suriyeli yurtsuzlara acıyorum.Sadece  kadınlarına ve çocuklarına.
Erkeklerine mi?Zerre kadar acımayı bırakın, her gördüğümde şöyle demek istiyorum onlara:”Elbette şartlarını bilemem,savaş kolay bir şey değil.Ama yurdunu bırakıp buralarda rezil olacağına topraklarını savunup da toprağına düşsen daha iyi değil miydi senin için?”
Çok mu acımasızca ve insancıl değil mi?Yoksa bu hasletler sadece biz Türklere mi has?
   Bu yüzden mi yurdumda,Suriye’yi  terk etmiş yaklaşık  500 Bin eli silah tutan Suriyeli erkek varken; Mehmetçiği sürmek için can atarlar Suriye’ye.
    
   APONUN MEZİYETLERİ
   * “Apo kürtlerin lideri”  diyen bir Beşir Atalay
   * “Apo demokrasiye katkı sağlıyor”  diyen bir Metin Metiner
   * “Apo aileden biri diyen” Abdurrahman Dilipak
   * “Apo yaşatmayı seçti” diyen adını anmak istemem bilmem kim ;Sizlerin bildiği ve bu milletin bilmediği bir şey varsa çıkın anlatın millete yok yoksa kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsanız ;Bu millet bunu bir gün sorar diye  bir korkunuzda mı yok.Bu öz güveniniz nereden?
    
   MEHMETCİK “İHRAÇ MALI” MI ?    
   *Cumhurbaşkanı Kâbil’de.Diyor ki: “TSK insanlık dışı saldırılara boyun eğmez.” Elbette eğmez ama kendi sınırları dahilinde PKK lıları bile ellettirmeyip; pasifleştirdiğiniz, Ergenekon, Balyoz, Casusluk ve Fuhuş Davalarıyla itibarını düşürdüğünüz bir TSK’dan üstelik batı için görev beklemek nasıl bir duygu?
   Aslında durum şu:   Batı'nın peyderpey çekildiği Afgan Bataklığına Mehmetçik sürülüyor.Nedenide çok duygusal "Daha Ekonomik".Türk Askeri'nin operasyon maliyeti daha düşük....
   Yüreğiniz yetiyorsa; Ülkemizde konuşlanan Patriot Bataryalarındaki Alman ve Hollanda Subaylarına Ödediğiniz Maaş Kadar;Afgan'da ki Kahramanlarımıza da Maaş Verin de Görelim.
   Ya da Königshaus’u bari mutlu edin.
(Federal Alman Meclisi silahlı kuvvetler raportörü Hellmut  Königshaus ,Türk ordusuna ait kışlalardaki duş ve tuvaletlerin durumunu “çok kötü” olarak nitelendirdi. Königshaus, Kahramanmaraş’ta bulunan Alman askerlerini ziyaretinden sonra askerlerin olumsuz koşullar altında görev yaptığını ifade etti.)

    AÇILIMIN SONU NEDİR?
   *Vatandaş olarak bilmek ve görmek istiyorum;”Açılımın sonucu” nedir?Tamam kürtlerin istekleri belli onlar açıkca hedeflerini koymuş amaçlarına ulaşmak için hükümetten istedikleri herşeyi kopartıyorlar.
Pekiyi de açılımın sonu nedir,hedef nedir,nereye ulaşılacaktır.Açıkca söylesin hükümet sözcüsü bu millete anlatsın açıkca.
   Yeni yapmak istediğiniz anayasa ve yeni bir Türkiye de ; Güneydoğu Anadolu, “özerk bölge” mi, “federal eyalet” mi, yoksa “otonom devlet” ola¬rak mı tanımlanacaktır?
    Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile ilişki¬le¬ri ne olacaktır? Çıkıp anlatın millete. Millet bu bilgiyi hakediyor
    
   ŞEHİT BABASI
   *Bir oğlunu  ve bir yeğenini bu topraklara şehit vermiş,bir dönem şehit aileleri konfederasyonu başkanlığı yapmış olan emekli işçi  Mehmet GENÇER;yaptığı bir basın açıklmasından dolayı 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.Ama Erdoğan ,Gençer’in Şehit Oğlunun son mektubunu mecliste okuyup ağlamıştı.Şimdi ne değişti de Şehit babaları ve ailelerine eziyet ediliyor.

   AMERİKANIN ERMENİ  HALISI
   *ABD , 1915 0laylarının 100 yıldönümünde kullanmak üzere:Ermeni Soykırımını Sembolize Ettiği Söylenen bir  Halıyı deposundan çıkartacakmış.
Vay anasına ne halıymış bu nasıl bir halıymış merak ettim.Ermenilerin topluca katlettikleri  Türk kurbanlarının toplu mezarlarına karşı bir halı;ne halıymış,nasıl halıymış acep bu.
   Aynı süreçte 140 oy beklediğimiz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden 60 oy alabildik.
   ABD Sözcüsü PYD ile ortak istihbarat paylaştığını ve çalıştığını söyledi.
    
   KÜRT PETROLÜNE YENİ ROTA
   Kürt Petrolünün satışı konusunda Bağdat ve Erbil yönetimi  görüş ayrılığının aşıldığını açıkladı.Yani Kürt Petrolünün Bağdat baypas edilerek kendisi üzerinden satılması için diplomatik yatırım yapan Ankara; bir hezimet daha yaşadı.
   Artık olaylar, Erdoğan’ın izlediği  siyasetin temel dayanağı olan doğruluğu ve gerçekliği tek yanlı olarak,yalnızca yaptıklarının sonuçları ile değerlendiren herşeye yalnızca sağladığı fayda açısından bakan politikasının bunları aşamayacağı boyutlara taşınmıştır.

   YSK ERKEN SEÇİM İÇİN HAZIR
   *Yapraklar dökülürken; Yüksek Seçim Kurulu’ndan Erken Seçim için hazırlık çalışmaları başlatıldığı bilgisi geldi.
   Evet yapraklar dökülmeye başladı ve karakışa hazırlanırken heybesi boş olanlar baharın tomurcuklarını açamayacaklar.  

   Cumhuriyet Bayramı’nız Kutlu Olsun…

 
Etiketler: 29, EKİM, YAPRAKLAR, DÖKÜLÜRKEN
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mayıs 2017
EMEK
09 Mart 2017
BİR BAVULA SIĞDIRILAN HAYATLAR
07 Ocak 2017
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖZEL TOPLU TAŞIMA ARACI
01 Ocak 2017
MÜTEAHHİT'İN ÖLÜMÜ !..
14 Kasım 2016
ANKARA'NIN TAŞINA BAK!
01 Kasım 2016
LORENZ EĞRİSİ ve PASTA
26 Ekim 2016
FİİLİ DURUM !..
25 Ağustos 2016
MUHALEFET GÖREVE !..
19 Ağustos 2016
BİTTİ Mİ ?
01 Temmuz 2016
ETİMESGUT'UN MARKALARI !
10 Nisan 2016
'MERKEZ' 2 MAYIS'TA MECLİSE GELECEK Mİ?
05 Nisan 2016
ETİMESGUZ TAZİYE ÇADIRLARI
12 Ocak 2016
KANKA'YA "KABUL", ETİMESGUTLUYA "RED"
24 Aralık 2015
"PAMFİLYA'LI" SEN DE KUCAKTASIN ARTIK!
10 Mayıs 2015
DEVLET'E İHTİYAÇ VAR !
11 Eylül 2014
FESTİVALİN ARDINDAN
29 Ağustos 2014
ETİMESGUT FESTİVALİ BAŞLIYOR
11 Ağustos 2014
NASİP MİŞ!..
08 Ağustos 2014
YA.. NÂSİP !..
30 Temmuz 2014
*FULLER FULLEDİ
18 Mayıs 2014
UMURSAMAYALIM MI ?
21 Mart 2014
CHP'DEN YORULAN SOSYAL DEMOKRATLAR
01 Şubat 2014
MEÇHUL DOSTLAR KİMDEN YANA?
07 Ocak 2014
SİZ NE YAPTINIZ?
28 Aralık 2013
ADAY ADAYLARI ELDE KALDI!
13 Aralık 2013
AKP İKTİDARININ İSTANBUL VURGUSU
29 Kasım 2013
PLASEBO ETKİSİ!
10 Kasım 2013
HANNOVER'DEN MARŞANDİZ'E..
27 Ekim 2013
ALGILADIKLARIMIZ ve MEDYA DENETİMİ
15 Eylül 2013
ÇÖP HASTANELER!
25 Ağustos 2013
DEĞERLİ YALNIZLIĞIM!
04 Ağustos 2013
İKİ SAVUNMA TEK VATAN!
28 Temmuz 2013
Hükümete Rağmen ATO Seçimleri
14 Temmuz 2013
Mücadele PKK İle Değil!
07 Temmuz 2013
BOP'DAN BOK'A ABD
02 Temmuz 2013
ODTÜ'de MEZUNİYET: GURUR ve ÜMİT
17 Haziran 2013
Tarihi Yeniden İhya Etmek
09 Haziran 2013
TOPLUMUN MUHALEFETİ
Haber Yazılımı