Yazı Detayı
14 Mart 2018 - Çarşamba 00:07
 
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Suriye’nin İdlib kentinde aralarında çocukların da olduğu 100'e yakın kişinin ölümüne, 400 kişinin de yaralanmasına yol açan zehirli gaz saldırısı sonrası Trump yönetimi, Obama’yı suçladı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada “Esed rejiminin çirkin eylemleri, Obama yönetiminin zayıflık ve kararsızlığının bir sonucudur” ifadeleri kullanıldı.

Ancak Trump yönetimi, Obama yönetiminin politikalarını aynen devam ettiriyor. Trump bugüne kadar Esed rejimini engellemediği gerekçesiyle eleştirdiği Obama’dan farklı bir adım atmadı.

2011'den itibaren Esed'in çekilmesi gerektiğini açıkça dile getiren Obama yönetimi, iş bunun gereğini yapmaya geldiğinde tereddüt etti. 21 Ağustos 2012'de ise askeri seçeneği tek bir durumda, ‘kırmızı çizgim’ dediği kimyasal silah kullanımı olursa değerlendireceklerini açıkladı.

Ancak Haziran 2013'te rejim kimyasal silah kullandığında da Esed’e karşı bir adım atmadı. Obama bunun yerine Rusya'nın Suriye'deki kimyasal silahları ülke dışına çıkarma önerisini kabul etti. O tarihten sonra Rusya'nın rejime desteği arttı, Obama yönetiminin odağı zamanla Esed’den IŞİD’le mücadeleye kaydı ve Esed rejiminin manevra alanı genişledi.

Trump’ın muhalifleri desteklemekle eleştirdiği Obama’nın ılımlı muhaliflere olan desteği zaten çok kısıtlıydı. Obama, Suriye’de ABD’ye ortak olarak PKK’nın Suriye kolu olan YPG’yi seçmişti. Bugüne kadar Trump da YPG’ye verilen desteği sürdürdü.

Aslında PYD, ABD’nin Suriye’de destek olduğu tek grup değil fakat Türkiye hem siyaseten hem de kamuoyu olarak bütün dikkatini Suriye’nin kuzeyine yönelttiği için bu ülkenin güneyindeki gelişmeler gözden uzak kalıyor. Yine de burada PYD’ye desteğinin nedenleri üzerinde duralım.

1) Kürt Kartı. Genel olarak ABD için Ortadoğu’da dört devlete yayılmış Kürtler ve Kürt siyaseti üzerinde nüfuz kurmak, bölgesel siyaset içinde önemli avantaj sağlıyor. ABD, bu kartı istediği gibi oynayabiliyor çünkü son aşamada Kürtlerin bölge dışı bir güce ihtiyaç duyduklarının farkında. Geçmişte Türkiye’deki Kürt hareketiyle bağlantısı çok sınırlı ve (PKK’yı terörist örgüt olarak ilan etmişti) Suriye Kürtleriyle hiç bağlantısı yok iken bir tek Irak Kürtlerine angaje olmuştu. Günümüzde Ortadoğu’daki iki ana Kürt hareketinin iki koluyla da Suriye ve Irak üzerinden bağlantılarını güçlendirmiş durumda. Dolayısıyla, Kürt siyaseti üzerinden Suriye, Irak, İran ve Türkiye siyaseti üzerinde değişen ölçülerde etkide bulunma imkanına sahip.

2) Suriye özelinde ise, güneydeki muhaliflerle olan bağlantısı da hesaba katılırsa, hem coğrafi, hem siyasi açıdan Esed rejimini zayıflatmış oluyor. Böylelikle Rusya’nın mutlak bir başarı elde etmesi engellenmiş, kendisine de bir stratejik pay almış oluyor.

3) Türkiye ile Suriye arasında, Ankara’yı çok rahatsız eden bir stratejik hat çekmiş oluyor.

4) ABD, Rusya ve İran’ın müttefiki olan Suriye’nin kuzeyine stratejik olarak yerleşti ve çıkmaya niyeti yok. Geçmişte bu askeri varlığını IŞİD ile savaşma gerekçesiyle açıklıyordu, artık doğrudan ‘İran, Suriye’de bulunduğu sürece biz de olacağız’ şeklindeki bir politikaya çevirdi. Dolayısıyla, Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin denetimindeki bir özerklik ABD’nin burada askeri olarak bulunabilmesi için kaçınılmaz bir gereklilik. ABD böylece Suriye’de kalıcılaşıyor, askeri olarak çok stratejik bir konuma yerleşmiş oluyor.

ABD’nin PYD’ye verdiği destek Amerikan karar verme sistemi içinde çok tartışılan ve eleştirilen tercihlerden biri. Buna karşı çıkanlar PYD’nin, Türkiye gibi NATO üyesi bir ülkeye tercih edilmesinin rasyonalitesini sorguluyorlar ve PYD’nin yeterince güçlü bir müttefik olmadığını, bu sürecin geleceğinin belirsiz olduğunu, çok maliyet getirdiğini ve Türkiye’yi Rusya’ya yaklaştırdığını savunuyorlar. Ama halihazırda ABD’nin Suriye politikası tahmin edildiğinin aksine uzun vadeli kurgulanmış ve iç tartışmalara ve iktidar değişimine rağmen kendi çizgisinde devam ediyor. PYD’ye destek bunun en önemli ayağını oluşturuyor.

Türkiye'nin YPG ve PYD konusundaki pozisyonu ise net. Türkiye, PYD'nin Suriye'de sadece bugünkü diplomatik ortamlarda bulunmasına karşı değil, uzun vadede Suriye'nin kuzeyinde oluşabilecek PYD kontrolündeki her türlü siyasi oluşumu ya da fiili durumu da tehdit olarak algılıyor. Rusya ise PYD'yi ülkenin geri kalanı üzerinde etki sahibi olmak için bir araç olarak görüyor.

PYD üzerinde asıl etkili olan devletin ABD olduğu açık. Rusya kısa vadede PYD/YPG'yle taktik bir araç olarak sınırlı olarak ilişki kuruyor. Fakat uzun vadede Suriye'nin içinde kurulabilecek dengelere göre bu ilişkiye yön vermek istediğini söyleyebiliriz. Özetle Rusya, YPG'nin askeri bir operasyonla ne Afrin'de sahadan silinmesini ne de ülkenin kuzeydoğusundaki etkinliğinin tamamen sona ermesini istiyor. Son bir yıl içinde Rusya'nın PYD ve YPG ile geliştirdiği ilişki ilerlemediyse bunun en önemli nedeni Türkiye'nin baskısı. Rusya, Türkiye'nin baskısıyla PYD'yi hala diplomatik ve siyasi süreçlere dahil etmiş değil. Fakat Türkiye'nin bulunmadığı bir ortamda, örneğin Suriye'nin içinde, rejim ile PYD arasında Rusya'nın gözetiminde doğrudan bir siyasi müzakere başlarsa Türkiye'nin bunu nasıl engelleyebileceği henüz belli değil.

IŞİD’in temizlenmesi Suriye’de istikrarın sağlanması anlamına gelmediği gibi asıl sorunun da IŞİD olmadığını gösterdi. Bu süreçte ABD’nin PYD’ye yardımı devam ettirmesi, Soçi toplantısı gibi diplomatik girişimlerin artışı, Türkiye’nin Fırat Kalkanı’ndan sonra şimdi de Afrin’e operasyon düzenlemesi ve Menbiç’e gireceğini ilan etmesi ülkede taşların yerine oturmasının zaman alacağını gösteriyor.

ABD dış politika ve güvenlik kurumları Suriye konusunda bir işbölümü yapmış görünüyorlar. İstisnaları olsa da bu paylaşım şöyle işliyor: Pentagon daha çok kuzeyde ve PYD’ye destek olurken, IŞİD ile savaşı üstlenmişti. CIA ise daha çok coğrafi olarak güneyde (ama kuzeyde İdlib ve geçmişte Halep’te de bulunuyorlardı), ılımlı İslamcı muhaliflere destek sağlarken, bunları Esad rejimine ve İran’a bağlı güçlerle savaştırıyordu. Her iki operasyonun da kendisine özgü zorlukları vardı. PYD hiyerarşik, düzenli, coğrafi olarak sınırı belli ve güvenilir bir müttefik olarak sivrilirken, ona verilen silahların bir gün ABD’ye yönelme riski yoktu ama PYD desteği Türkiye’yi rahatsız ediyordu. CIA ise kontrolü zor, disiplini zayıf ve sonrasında ne yapacağı belli olmayan ve tek özelliği rejim karşıtlığı olan gruplarla çalışmak zorundaydı. Dışişleri Bakanlığı ise Cenevre görüşmeleri, bölgedeki müttefiklerle ilişkiler gibi sürecin diplomasi boyutunu yürütmekteydi.

Genelde yapılan yorum ve tartışmalar ABD’nin genel olarak Ortadoğu politikasının ama özelde Suriye politikasının tutarsız olduğu, hatta belli bir politikasızlığın söz konusu olduğu yönünde. Bu tutarsızlık ise şu ana kadar Suriye’nin yarınları için çözümü zora sokmaktadır.

 
Etiketler: ABD'NİN, SURİYE, TUTARSIZLIĞI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
17 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
29 Ocak 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı