Yazı Detayı
29 Ocak 2018 - Pazartesi 20:57
 
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Afrin, Suriye'nin kuzey batısında yer alıyor. Afrin’in batısında Hatay, kuzeyinde Kilis, güneyinde ise Suriye’nin önemli şehirlerinden Halep bulunuyor.Tarihi Hititlere, M.Ö. 1000’lere kadar uzanan ve önemli tarihsel kalıntıları barındıran Afrin çok erken dönemde, Kudüs’ün de fethedildiği 637 yılında Müslümanların hâkimiyetine girdi. Osmanlı döneminde Afrin Kilis’e bağlı bir kaza konumundaydı. Afrin'in toplam yüz ölçümünün 3 bin 900 kilometre olduğu biliniyor "Afrin, 1921'in sonuna kadar Türk idaresi hakimiyetinde kaldı" 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması ile Fransızların bölgeyi stratejik görmeleri ve görüşmelerde diretmeleri sonucu, Afrin'in Fransızlara, yani Suriye'ye terk edildi. Fransız birlikleri 1930’lu senelerde Türkiye sınırına yakın bölgelerde sık sık manevralar yapmakta, bu manevraların komuta merkezini Afrin teşkil etmekte idi ve Türkiye bütün bu askerî hareketlilikleri yakından takip etmek zorunda kalıyordu.

            2012’de Afrin’ de hakimiyet sağlayan PYD, 2014 yılı Ocak ayında kanton ilan etti. İdari olarak Halep’e bağlı. Batısından Hatay, kuzeyinden Kilis’e komşu. Güneyi ise Nusra liderliğindeki silahlı gruplar tarafından yönetilen İdlip iline açılıyor. Güney doğusunda İran’ın özel önem gösterdiği Şii nüfusun olduğu beldeler; Zehra ve Nubul bulunuyor. Zehra, Nubul üzerindeki kuşatma 2015 Aralık ayında Suriye ordusu ve İran destekli milis güçlerin operasyonu ile kırılmıştı. Kuşatma boyunca bu iki kasabanın ayakta kalabilmesi için Afrin lojistik üs olarak işlev görmüştü.Afrin, krizle birlikte demografisi değişen bir kent.

            2004 sayımına göre nüfus 172 bin. Afrin merkez nüfusu 36 bin. 2012’de PKK terör örgütünün  sözde özerklik ilan ettiği şehirde 2016’daki bir hesaplamaya göre diğer savaş bölgelerinden kaçan Arap, Türkmen, Kürt, toplam 316 bin kişi bu bölgeye sığındı. Toplam nüfusun 500.000 üzerine çıktığı hesaplanıyor. İlçe merkezi çatışma görmedi. "Güvenli" bölge olması bakımından Halep’teki yıkımdan dolayı şehirdeki sanayinin yüzde 50’si Afrin’e taşındı.Kentin nüfusu 50.000'in üzerindedir.Hatay ve Kilis ile sınırı olan Afrin, sınırdan çıplak gözle bile görülecek kadar yakın bir konumda bulunuyor. Afrin'in sembolü zeytin ağacıdır. Zeytin için önemli bir üretim merkezidir. Zeytinyağı, tekstil ve Halep sabunu kentin yerel sanayilerinden bazılarıdır.

            Zeytin Dalı, bilinenlere göre; Beyaz bir güvercinin Hz. Nuh'un gemisine tufan sonrası canlılık belirtisi olarak, ağzında zeytin dalı ile dönmesi nedeniyle, zeytin yüzyıllardır barışın simgesi kabul ediliyor.

            Cumhurbaşkanlığısosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesaplarından "Zeytin Dalı Harekatı"na ilişkin 10 soruyu cevaplayan bilgi kartları yayınladı.

            "Zeytin Dalı Harekatı nedir?" "Türkiye'nin ulusal güvenliğini korumak amacıyla BM Sözleşmesinin 51'inci maddesi çerçevesinde TSK tarafından Suriye'nin Afrin bölgesindeki PKK/PYD-YPG ve DEAŞ hedeflerine yönelik operasyondur."

            "Türkiye'nin ulusal güvenliği neden tehdit altındadır?" Türkiye'nin 2011'de Suriye'de başlayan iç savaş koşullarından faydalanarak, terör eylemlerini artıran DEAŞ, PKK/PYD/YPG gibi terör örgütlerinin doğrudan hedefinde olduğu  ve Suriye kaynaklı terör saldırılarında 2015-2017 yılları arasında 316 sivilin hayatını kaybettiği hatırlatılarak, son bir yılda ise Suriye sınırından Türkiye'ye 700'den fazla saldırı düzenlendiği,

            "Zeytin Dalı Harekatı'nın amacı nedir?":"Zeytin Dalı Harekatı ile Suriye'nin kuzeyinde ulusal güvenliğe yönelik tehdit oluşturan terör unsurlarının etkisiz hale getirilmesi ve sınır güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Harekat ile Afrin'de yerlerinden edilen mültecilerin anavatanlarına güvenli bir şekilde geri dönüşünün sağlanması hedeflenmektedir."

            "Türkiye, Zeytin Dalı Harekatı'nı kimlere karşı yürütmektedir?" "Harekat, başta PKK/PYD/YPG ve DEAŞ olmak üzere Türkiye'nin ve bölgenin güvenliğini tehdit eden tüm terör unsurlarını hedef almaktadır. Zeytin Dalı Harekatı, herhangi bir dine veya etnik gruba karşı yürütülen bir harekat değildir."

            "Zeytin Dalı Harekatı ne zaman sona erecektir?" "Zeytin Dalı Harekatı kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar, terör kaynaklı güvenlik tehdidi ortadan kalkıncaya kadar devam edecektir. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve terör unsurlarının tam olarak etkisiz hale getirilmesi harekatın nihai hedefleridir."

            "Zeytin Dalı Harekatı'nda siviller zarar görüyor mu?" Harekatta görev alan tüm askeri unsurların, sivillerin zarar görmemesi için faaliyetlerini olağanüstü bir hassasiyetle sürdürdüğü,buna ek olarak da terör örgütlerinin zulmünden kaçarak yerlerinden edilen siviller için Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm kurumlarıyla din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin sahada insani yardım faaliyetlerini sürdürdüğü

            "Zeytin Dalı Harekatı, DEAŞ ile mücadeleyi nasıl etkiler?" DEAŞ'ın, harekatın önemli hedeflerinden biri olduğu vurgulandı.PKK/PYD/YPG ve DEAŞ'ın sanıldığının aksine iş birliği yaptığına işaret edilerek, "Harekat başladıktan sonra Afrin'de PKK/PYD/YPG'nin Türkiye'ye karşı savaşması şartıyla DEAŞ'lı teröristleri serbest bırakması, terör örgütleri arasındaki iş birliğinin önemli bir göstergesidir. Dolayısıyla PYD/YPG ile mücadele, DEAŞ ile mücadeleden bağımsız olarak düşünülmediği gibi harekat, DEAŞ ile mücadeleye de katkı sağlayacaktır." ifadesine yer verildi.

            "Zeytin Dalı Harekatı, Avrupa'nın ve bölgenin güvenliği için ne anlama geliyor?" "Harekat ile NATO'nun güney sınırları korunmaktadır. Terör unsurlarının Avrupa'ya geçişi önlenecek, Suriye'deki hadiselerden dolayı oluşacak düzensiz göçün önüne geçilecektir."

            "Zeytin Dalı Harekatı, Suriye kaynaklı mülteci akınını nasıl etkileyecek?" "Bölgede güven ve istikrarın sağlanması yeni akımları engelleyecek, Suriyeli mültecilerin geri dönüşlerine de olanak sağlayacaktır. Fırat Kalkanı Operasyonu neticesinde 100 binden fazla mülteci Cerablus'a geri dönmüştür. Zeytin Dalı Harekatı sonrasında da Afrin'e 500 bin kadar mültecinin geri döneceği öngörülmektedir." ifadesi kullanıldı.

            "Zeytin Dalı Harekatı, Türkiye ekonomisini nasıl etkiler?" "Son yıllarda bölgemizde yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen, Türkiye'nin ekonomisi 2017 yılında dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisi olmuştur. Türkiye ekonomisi 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden, Fırat Kalkanı Operasyonundan etkilenmediği gibi, Zeytin Dalı Harekatı'ndan da olumsuz etkilenmemektedir." değerlendirmesi yapıldı.

            Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek ve dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere, 20 Ocak 2018 saat 17.00’den itibaren “Zeytin Dalı Harekâtı başlatılmıştır.Harekât, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmektedir.

            Harekâtın planlama ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzii, silah, araç ve gereçler hedef alınmakta olup, sivil/masum kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir.

         

            “Arap baharı” kapsamında Suriye’de rejim karşıtı gösteriler 15 Mart 2011’de başlamış, Nisan 2011’de ülke çapına yayılmıştır. 550 binden fazla insan öldü, 5,5 milyon Suriyeli ülkelerini terk edip başka ülkelerde  yaşamak zorunda kaldı, 7 milyon kadar Suriyeli ise ülke içerisinde yurtlarını terk edip başka bölgelerde yaşamak zorunda kaldılar. 40’lık yerinden edilmişlik oranıyla Suriyeliler, dünyada şimdiye kadar yerinden edilmiş en büyük topluluk oldu. Akdeniz ve Ege mülteciler için adeta ölüm denizi oldu. Avrupa'ya geçmek isteyen binlerce Suriyeli Ege ve Akdeniz de boğularak can verdi.

            Türkiye yanı başındaki bu ateşe kayıtsız kalmadı. Türkiye, savaşın fitilinin ateşlendiği 2011 yılından günümüze kadar “açık kapı” politikası izleyerek yurtlarını terk etmek zorunda kalan Suriyeli sığınmacılara kapılarını açtı. Suriyeli misafirlerine güvenli geçiş, barınma, beslenme ve tıbbî yardım başta olmak üzere pek çok farklı alanda insanî yardım ve kalkınma destekleri sağlayarak savaş mağdurlarının acılarını bir nebze olsun dindirmek yolunu seçti.

            İçişleri Bakanlığı’na bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün Ekim 2017’de açıkladığı verilere göre, Türkiye’de kayıtlı 3.235.992 Suriyeli bulunuyor. Paylaşılan verilerde 229.954 Suriyelinin Hatay, Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş, Kilis, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Şanlıurfa ve Mardin illerindeki 21 Geçici Konaklama Merkezinde ikamet ettiği görülüyor. Suriyeli sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı illerin başında İstanbul geliyor. Avrupa’daki birçok şehrin toplam nüfusundan fazla olan İstanbul’daki Suriyeli sığınmacı sayısı, Türkiye’nin insanî yardımlara atfettiği önemi ve bölgesinde yaşanan acı verici olaylara ilişkin hassasiyetini gözler önüne seriyor.Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara sunduğu imkânlar eğitim alanını da kapsıyor. Suriyeli gençlerin Türkiye’de kaldıkları süre boyunca eğitimlerinin kesintiye uğramaması ve savaş sonrası Suriye’nin ihtiyaç duyacağı nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, Türkiye’nin en fazla önem gösterdiği hususların başında geliyor.Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) açıkladığı verilere göre, dünya genelinde mültecilerin yükseköğretime erişim oranları 1 iken, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılarda bu oran 15.Türkiye’nin yükseköğretim kurumlarında yaklaşık 2 bin Suriyeli öğrencinin yer aldığı 2013-2014 akademik yılından günümüze kadar gelinen süreçte bu sayı 10 kat artarak 19 bine ulaştı.Türkiye çapında 148 üniversitede kayıtlı 19 bin Suriyeli öğrencinin 15 binden fazlası kısmî veya tam burslu olarak eğitimlerine devam ediyor.

            Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunması, ülkede akan kanın durması ve Suriye halkının meşru taleplerinin karşılanmasına yönelik siyasi dönüşüm sürecinin barışçı şekilde sonuçlandırılması, Suriye’deki gelişmeler karşısında ülkemizin ilk günden bu yana izlediği politikanın temel parametrelerini oluşturmaktadır.Suriye’deki krizin başlangıcından çok önce, gerekli reformları zamanlıca gerçekleştirerek siyasi dönüşüm sürecini sağlıklı şekilde tamamlayabilmesi amacıyla Suriye yönetimine her seviyede ve müteaddit kereler samimi telkinlerde bulunulmuştur. Ancak, tüm bu çabalarımıza rağmen Esad rejimi, halkının meşru taleplerini silah zoruyla bastırmaya çalışarak, ülkeyi gün geçtikçe daha da derinleşen bir bunalıma sürüklemiştir.

            Suriye topraklarından bizim topraklarımıza yönelen saldırılara karşı Türkiye angajman kuralları çerçevesinde karşılık vermektedir.Türkiye, bu çerçevede 24 Ağustos 2016 tarihinde DEAŞ’la Mücadele Küresel Koalisyonu hava unsurlarının da desteğiyle Suriye’de Fırat Kalkanı Harekâtı’nı (FKH) başlatmıştır. Harekât kapsamında, TSK unsurlarının destek verdiği Özgür Suriye Ordusu, 243 yerleşim birimini kapsayan toplam 2.015 km2’lik alanda kontrolü sağlamış, 2.647 DEAŞ mensubunu etkisiz hale getirmiştir.29 Mart 2017 tarihinde başarıyla tamamlandığı ilan edilen Fırat Kalkanı Harekâtı, BM Şartı’nın 51. maddesinden kaynaklanan meşru müdafaa hakkı temelinde yürütülmüştür. Esasen, BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları (1373, 2170, 2178) terörle ve özellikle DEAŞ’la mücadelede ülkelere sorumluluk yüklemektedir.

            Tarih ve  insanlık ve Suriye’deki  zulme şahittir. Başta Batılı ülkeler ve Körfez devletleri olmak üzere refah içerisinde yüzen halkların sergilediği umursamazlık yanında, Türkiye tüm dünyaya insanlık dersi veriyor. Herkesin Suriyelileri bir veba hastalığı gibi görüp resmen  terk ettiği bir anda Türkiye mazisi olan bu milleti hiç yalnız bırakmadı. Hiçbir ülke açıktan ve yiğitçe Türkiye kadar bu halkın yanında durmadı. Özellikle Arap ve İslam Dünyasının, Türkiye hariç bu kadar duyarsız kalmaları ve vurdumduymazlıkları kabul edilir değildir. Başta İslam ülkeleri olmakla beraber tüm dünya hunharca katledilişi adeta bir futbol müsabakası izler gibi seyretmekte.           Suriye'deki savaş bir çok şehri harabeye dönüştürdü. Bir zamanlar insanların gezip alışveriş yaptığı tarihi çarşılar, tedavi oldukları hastaneler ve hatta camiler yerle bir oldu.

            Suriye’de 2017  yılı sonuna kadar en az 25 bin çocuk katledildi. Kimi zaman okullar vuruldu, kimi zaman çocuklar yatağında uyurken öldürüldü. Yüz binlercesi ise gözü dönmüş katillerden saklanacak bir köşe arıyor. Suriye rejimi ve destekçileri katliamlarını sürdürüyor.

             Terör örgütü PKK/YPG’nin Kobani’den Akdeniz’e kadar oluşturmayı planladığı terör koridoru, Türkiye’nin milli güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve bekasını tehdit eder konuma gelmiştir. Afrin, Halep’e bağlı Türkiye’nin Hatay ve Kilis illerine komşu bir ilçedir.Afrin Harekâtı’nı akamete uğratmak ve Münbiç harekâtını önlemek için uluslar arası güçler her türlü hileye başvurmaktalar.’Zeytin Dalı  Harekâtı’’ Kürt kardeşlerimize karşı değil sınırımızda terör koridoru oluşturmaya çalışan, ABD ve Batı emperyalizminin ve siyonizminin gönüllü kölelerine, taşeronlarına ve kan emicilerine karşıdır.Bu ülkenin tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kadar Kürt kardeşlerimize el uzatan, gönül açan, gerekirse baldıran zehrini içecek bir lider gelmedi. Terör örgütü PKK/PYD ve YPG, Kürt kardeşlerimizin değil, kim ne kadar çok para verirse onun savaşçılarıdır.Afrin Harekâtı meşrudur. Meşruiyetin kaynağı uluslararası hukuktan doğan haklılığımızdır. Bizim kapı komşumuzdaki güvenlik problemlerine müdahil olmamızı eleştiren ülkelerin Suriye’ye sınırı bile yok. On bin kilometre öteden gelen Amerika, Kürtleri kullanıyor. İşi bitince hatırlamak bile istemeyecektir. Türkiye’nin kendi sınırlarını koruma girişimi  meşrudur.

            Şanlı Ordumuz ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleri Afrin şehir merkezine doğru ilerlerken iyi ve hızlı bir koordinasyon ile yerel unsurlar işbirliğinde terör örgütü PKK’nın tuzaklarına ve oyunlarına düşmeden bu harekâtı Allah’ın izni, yardımı ve muzafferiyetiyle sonuçlandıracaktır.Türkiye, Afrin Harekâtı ile terör örgütü PKK’nın Amanos dağlarından sızarak gerçekleştirecekleri muhtemel bombalı eylemlere ve Kuzey terör koridorunun Akdeniz’e bağlanmasına, silah ve mühimmat girmesine engel olacaktır.

            Sonuç itibariyle, kimsenin hiç kuşkusu olmasın ki Türkiye bu coğrafyada belirleyici güçtür. “Ben olmadan bu bölgede bir şey yapamazsınız” demektedir. Afrin’de terör unsurları temizlenecek ve bölgedeki nüfus sahibi ülkelerle terör örgütü PKK ve PYD/YPG’nin bağları kopartılacak yahut zayıflatılacaktır. Sonra bu toprakların gerçek sahipleri olan; Arap, Kürt, Türkmen ve diğer unsurlara huzur ve güven içinde yaşamak üzere teslim edilecektir.

            Türkiye, her dönemde Suriye halkının yanında kararlılıkla durmayı sürdürmekte, Suriye’nin ulusal birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasını temel hedefleri arasında muhafaza etmektedir.

            .Afrin Harekâtı’ndan sonra hedef , Münbiç harekâtıdır inşallah. 

                                                                                              Dr.İmbat MUĞLU

 
Etiketler: AFRİN, "Zeytin, Dalı, Harekatı",
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Haziran 2019
KARDEŞLİK!
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
18 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
ORTADOĞU'DA OLMANIN BEDELİ
30 Mart 2019
KOD ADI: GOLAN
18 Mart 2019
Dünya Tarihini Değiştiren Savunmanın Adıdır ÇANAKKALE
08 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
15 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
01 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !..
28 Ocak 2019
TÜRKİYE - SURİYE İLİŞKİLERİ
17 Ocak 2019
ABD'nin Suriye Tutarsızlığı
29 Aralık 2018
Tarihin En Beyaz Günü SARIKAMIŞ !
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR !..
29 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
20 Ekim 2018
İNSANLIK DÜŞMANI PKK'NIN KATİL YÜZÜ !..
30 Eylül 2018
KADİM ŞEHİR CİZRE
21 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
14 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
29 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER?
20 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE..
04 Ağustos 2018
TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
25 Temmuz 2018
AYŞE TATİLDEN BİR DAHA DÖNMEDİ !..
25 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
11 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK'NIN BİRLİK TEMELİ
27 Haziran 2018
NEDEN DEVAM ?
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
17 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
14 Mart 2018
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı