Yazı Detayı
19 Ekim 2014 - Pazar 21:42
 
AH BU LİDYALILAR!
Sevda Aksoy
 
 

İnsanlığın babası Adem, ilk keşfetmiş haramı. Yaradanına bir elma sebebine ters düşmüş.

Aslında bu sebepten elmadan çok yasaklar varmış. Kendisine yasak konulması da yaratıcısı da olsa hoşuna gitmezmiş Adem’in. Bugün elmaya yasak koyan yarın yeşil gözlü, uzun bacaklı, iri memeli, bal dudaklı Havva’ya yasak olmak demekmiş belki de. Daha en baştan rest çekmiş Tanrı’ya ve Havva ile yaptığı o ateşli sevişme sahnesinden sonra sürgün edilmiş dünyaya.

İlk böyle başlamış yasaklar, aşklar ve haram. Görevi yaşamak ve üretmek olan insanoğlu hiç durmamış o günden sonra. Çiftleştikçe üremiş, üredikçe, elleri harama gözleri yasağa kaçmış. İlk şeytanı bulduklarında, pardon ateşi; önce korkmuşlar sonrada paranın para olmadığı o günlerde para bulmuş kadar sevinmişler. Öyle çok işlerine yaramış ki ateş, kullandıkça kullanmışlar. Daha sonra ise tapmışlar ateşe,  yaratıcı diye. Kendi buluşuna tapmak ise belki de ilk o günlerde başlamış.

Tarih sürekli halde mucitler yaratmış. Bunun etkin olanları ise Lidyalılarmış. Öyle bir şey bulmuşlar ki, bundan sonraki çağların belki de tek tanrısı olacakmış. Altın ve gümüş sikkelerden sonra parayı bulmaları ile kapitalizminde ilk tohumunu atmış olmuşlar.

Yüzyıllar, buluşlar ve tanrı arayışları ile devam ederken orta çağda kullanılan altın kullanımı alış veriş mantığını  öyle noktalara taşımış ki, saray, köşk, han, hamam satın alabilen insan, insan satın almaya başlamış.. Pazardan elma, armut, üzüm alan akçeli efendi, bunların yanında isterse, sarışın, esmer ya da kumral bir hatun alabilirmiş. Bu kadarla da bitmemiş, isterlerse siyah erkek bir köle alıp, cinsel işlevlerini sonlandırıp ( hadım ) edip, cinsel isteklerinde onları hizmetçi olarak kullanabilirlermiş.

Bundan sonra olacakları belki de Lidyalılar dahi parayı icat ederken düşünmemişlerdir. İnsan parayı icat ederken, para çağın en büyük, en acımasız ve en tehlikeli icadını yaratacakmış. Kapitalizm: çağın gelmiş geçmiş en tehlikeli oyunlarını beraberinde getirmiş. Hani bütün icatlar insan türünün daha iyi yaşaması için icat edilirmiş ya, işte bu tam tersini yaratmış. Kapitalizm'in yarattığı icatlar hem çok tehlikeli hem de önüne geçilmez bir güce sahipmiş. Kısa sürede tüm dünyayı sarmış. Bombalar, füzeler, silahlar ve üstünler yaratmış. En büyük icatı ise önce insana benzeyen robotlar, sonrada insandan robotlar yaratmak olmuş. Yüreği, duygusu, vicdanı olan insanları değiştirip, kendine yani ham maddesi olan paraya tutsak etmiş. İnsan kendi yarattığına o kadar köle olmuş ki, bu uğurda kardeş kardeşi öldürmüş. Devletler devletleri bombalamış. İnsan insanlıktan çıkmış.

Günümüze kadar gelen para, her çağda insanı manevi olarak yoksullaştır iken maddi anlamda güçlüleri daha da güçlü yapmak dışında çokta bir işe yaramamış. Haram ve yasaklar para ile daha da bir doruk noktaya ulaşmış. Orta çağların para karşılığında alınan köleleri bu zamanın gönüllü köleleri olmuşlar. Mesela, kendi kız çocuğunu hem de daha 14'de iken, 60 yaşındaki adama para karşılığı eş olarak satan babalar icat etmiş para. Patron karşısında el etek öpen işçiler, kendi karısını kumar masasında bırakan kocalar. Etini hiç istemediği adama bir telefona yada bir iş karşılığı satan kadınlar. Burjuvalar gelmiş sahneye, az bir paraya çok insan çalıştıran, emeği en dibine kadar sömürenler. Sonracığıma sokaklardan çocuklar çekilmiş, onların yerini bankalar almış. Bankalar çoğaldıkça, onurda insanlıkta, dostlukta, sevgide azalıp bitmiş. Nedense mucitler paraya endeksli olmayan hiç bir şeyi bulamaz olmuşlar.

Son yıllarda sosyal medya denen icatta bunlardan bir tanesi imiş. Aslında doğru kullanıldığında iyiymiş fakat,  insan hangi icadı bu güne kadar doğru kullana bilmiş ki. Sosyal bilginin alışverişi olması gereken bu sistem, tamda görmemişliğin görselliğe dönüştüğü bir sahne olmuş. Erkekler, sanal alemde kadın avına çıkar iken, kadınlar hava atmak için tatilde bikinili fotoğraf paylaşmanın modern olacağı inancına kaptırmış kendini. Kuş sütü eksik olmayan sofralarının resimleyip bir bir paylaşılması ise, cehaletin ve bencilliğin hangi noktada olduğunu göstermekteymiş.

Bundan en kötü etkilenenler ise yine çocuklarmış her zaman ki gibi. Dışarıda top oynaması gereken çocuk, insan kafası ile top oynayan tuhaf yaratıkları izlemekteymiş gün boyunca. Evimizin ortasına kadar giren bu icat çokta hayra alamet gibi görünmüyormuş. Birileri bu icat sayesinde sürekli bizi gözetliyormuş. Ne düşünüyoruz nasıl yaşıyoruz, neler yapıyoruz hepsini bilmekteymiş. Belkide para karşılığı kendimizi deşifre etmenin en saçma yanına tapmışız bizde..

 
Etiketler: AH, LİDYALILAR
Yorumlar
Haber Yazılımı