Yazı Detayı
23 Ekim 2017 - Pazartesi 11:56
 
AK PARTİ'DE KÖKLÜ DEĞİŞİM HAREKATI
H. Mert Özgentürk
 
 

AK Parti hiçbir siyasi Partide bulunmayan değişim iradesini göstermeye başlamıştır. Daha önceki yazılarımı takip edenler iyi bilir Ak Partinin siyasi kadrolarını Bakanlarını, başkanlarını Bürokratlarını kapsamlı değişiklik yapması gerektiğini bunun evvela ülkemiz sonra Ak parti için elzem olduğunu belirtmiştim.

Değişim Ahmet Davudoğlu'nun gidişiyle başladı. Efgan Ala'lar, Yalçın Akdoğanlar, Beşir Atalaylar, Çözüm süreci aşıkları, Faruk Çelik lerin vb. gidişlerini hep önceden müjdeledim... Bunları yazarken herhangi bir istihbarat kaynağım yok. Sadece Tayyip Erdoğan'ı iyi analiz etmeye çalışıyorum.

Tüm bunlardan sonra Ak Parti Ankara özeline geliyorum. Melih Gökçek sona yaklaştı. Yerine Veysel Tiryaki veya Mustafa Tuna diyorlar. Bu iki isimde zorlama geliyor. Veysel Tiryaki'ni İçişleri Bakanlığı kökenli olmasından dolayı, Bürokratlar hadlerini aşarak destek vermektedirler. Ayrıca Mevcut İl başkan yardımcısı Aynı zamanda Altındağ Belediyesi Meclis Üyesi , Veysel Bey Büyükşehir Belediye Başkanı olursa Altındağ'da yerine ben geçerim diye İl teşkilatını Veysel Tiryaki'ye desteğe yönlendiriyor. Tamamen hesap kitap... yapabilirler hakları... Ama bu davranış şekli samimi değil Tayyip Bey bunu affetmeyecektir.

Veysel Beyin Büyükşehir yasasına zehir zemberek açıklamaları, parti içerisindeki eleştirileri medya üzerinden yapması ister istemez acaba dedirttiriyor. En üzüntü verende yıllarca İmam Hatip li olduğumu sakladım demesi. Bu bende Eski Bakan Zafer Çağlayan'nın ''yıllarca Kürt olduğumu söyleyemedim'' demesini hatırlattı. Sayın Başkan Tayyip Bey hiçbir zaman kendini saklama ihtiyacı duymamıştır. İmam hatipli veya Ateist veya ülkücü veya Ermeni İnsanlar kimliklerini saklamamalıdır. Gerekirse bedel ödemeyi göz önüne almalıdır. Şükrü Karatepe kayseri belediye Başkanı iken dans bile etti yinede kurtulamadı. Takiyye bu dava geleneğinde olmayan bir özelliktir. Ayrıca 15 Temmuz gecesi tepkiyi çok geç verdiği de kulislerde belirtilmektedir.

En güçlü aday en olmayacak adaydır. Tıpkı İstanbul gibi. Tayyip Erdoğan algı yönetimini yemez. Geriye kalan adaylara bakalım Mustafa Tuna, Gazi Şahin, Mustafa Ak, Lokman Ertürk, Gazi Şahin, Mesut Akgül, Bekir Yıldız... Temel kriterler samimiyet, sadakat, temsil zor zamanda davranış şekli ve 15 Temmuz Gecesi ölçü olursa, kim en erken tepki verdi kim can siperane kendini ortaya attı ise ona bakılır. Tüm Ankara da iki isim öne çıkar... Bu isimleri de siz saygıdeğer okuyucular biraz araştırarak bulabilir. Benim tahminim Başkanın adı Mustafa olur soyadını bilemem. Hangisi 15 Temmuz gecesi erken mücadeleye girdiyse belediye imkanlarını Fetö'ye teslim etmediyse o başkan olur.

Melih Bey, Bursa ve Balıkesir ile beraber hareket etmez. CHP ye veya Meral Akşener'e gitmez. Külliyede görev alır tamamen silinmez. Kendi yanlışlarının kurbanı oldu. Başta Oğlunun ATO Başkanlık seçimlerine girmesi çok yıpratıcı oldu. Yani sayın Osman bey de Ahmet bey gibi daha gözlerden uzak hayatı seçseydi yıpranma daha az olurdu.

Kısa zaman içerisinde bürokrasi temizlenmeye başlar. Hatta üst düzey 750 isim belirlenmiş devlet kendini temizliyor. Ülke çok büyük yenileşme harekatına giriyor. Allah yardımcımız olsun. İyilikle Kalın...

 
Etiketler: AK, PARTİ'DE, KÖKLÜ, DEĞİŞİM, HAREKATI,
Yorumlar
Haber Yazılımı