Yazı Detayı
27 Ekim 2013 - Pazar 19:18
 
ALGILADIKLARIMIZ ve MEDYA DENETİMİ
Güner Gümüşay
gunergumusay@mynet.com
 
 

Demokratik toplum; halkın kendisini ilgilendiren konuların yönetiminde gerçek anlamda söz hakkına sahip olması gereken bütündür.

Burada medyanın rolü; Bireylere  nasıl bir dünyada nasıl bir toplumda yaşamayı arzu ettiklerini ve bunun ne tür bir demokrasi anlayışına uygun geleceğini  sorgulatmaktır.

Ama  toplumsal  rızanın oluşturulmasında “Medya Denetimi”  sağlanarak yapılan propaganda ve ikna çalışmaları ile toplum istenildiği gibi yönlendirilmektedir.

Bu propaganda çalışmaları ile barışçıl bir halkı , histerik bir savaş çığırtkancısına,

Emeğiyle zor geçinenleri  başkalarının kazançlarına sevinir hale getiren gevezelere,

Bireyler arasında gözetilmesi gereken fırsat eşitliği yerine, torpili olanların öne geçmesine, vesaire halkın istemeyeceği her şeyi halka kabul ettirmek için gerekli rıza üretimini yapmak mümkün.

Demokrasiyi sadece” çoğunluğun onayını almış olmak” seviyesine indirgemiş  olan muktedirler , Toplum çıkarlarının en iyi yargıcı oldukları iddiasını ortaya atarlar.Akıllarınca da toplumun yanlış kararlarla harekete geçmelerini engellerler ki;kendi bildikleri ya da kendilerine dikte edilen icraatları gerçekleştirebilsinler.

Bunu totaliter rejimlerde uygulamak daha basit ; toplumun başına copu dayar kıpırdarsa patlatırsın. Ama toplum daha özgür ve demokratikse bu gücü kullanamazsın.O zaman medya denetimi sağlar ,propaganda tekniklerini burada kullanarak toplumsal rızayı sağlarsın.

 Yani işin özü Totaliter Rejimlerde cop neyse; Demokrasilerde de propaganda odur. Hem bu daha iyi hem daha bilgece ve hem de kazanç sağlayıcıdır. Böylelikle toplumu oluşturan bireyler ortak çıkarlarını ve geleceğini bir kenara bırakarak peşinize düşer. Siz de yeniden seçimlerde çoğunluğu sağlarsınız. Bu çoğunluğu ileri sürerek istediğinizi ve sizden istenilenleri yaparsınız.

Bu kadar kolay mı?Kolay , Medya denetimi toplumu ve bireyleri yalnızlaştırır.

Bu yalnızlık sonucu her şeyi size iletilen anlam yüklü propaganda mesajlarında ki gibi algılarsınız. Bütün bu ikna çalışmalarının temeli;insanların ayrıştırılması, ayrımlandırılması ve yalnız bırakılmaları üzerinedir.

Kollektif ruh olarak yaşayan Türk Toplumunun bireyselliğe geçirilmesi çalışmalarının başında bu gelmektedir ki; ayrıştırabilsinler, bölebilsinler, yutabilsinler.

İstenen şudur:  İnsanımız televizyon başına oturduğunda; orada yandaş medya ve sermaye  medyasının onun zihnine kazıdığı mesajları anlasın ve ona göre yaşasın. Hayatın bundan ibaret olduğunu zannetsin.  Ve böyle algıda bulunmasını normal karşılasın. Başka şeyler düşünmesin . Başkalarının dahi böyle düşündüğünü sansın.

Halkı başka şeylerle oyalamalı; süper lig maçları, diziler, şiddet ya da duygu yüklü filimler izletmeli. Ya da tek yönlü anlamların içine gizlendiği tartışma programlarının müdavimi yapmalı.Ya da saçma sapan yarışma programları, ile toplumumuzun genel anlayışına ters kültür bombardımanına uğratmalı.

 Batı, AKP ile birlikte algılarımızı  görünmez bir el gibi yönlendirmekte, Toplumumuza ideolojik taarruz da bu yoldan yapılmaktadır.Böylece yer altı ve yer üstü kaynaklarımızın yanı sıra zihinlerimizde ele geçirilmiştir.

Algılarımızı ele geçirenler bizim yanlış olanı doğru olarak görmemizi, düşündüğümüzde  tüylerimizi diken diken edecek olayları normal karşılamamızı sağlar. Bütün bu algılardan ve iknalardan kurtulabilenler ise kavgacı,çatışmacı,iş bilmez,halkı anlamaz,demokratik üstünlüğü hazmedemez olarak yaftalanırlar.

AKP’nin kullandığı en büyük propaganda yönteminden birisi de; Halkı yurt dışı maceralar yoluyla kışkırtmaktır. Oraya buraya çatmak, komşularla savaş istemek, çok uzaklarda ki mağdurlara ağlamak  gibi.

Bütün bu medya içeriklerinden gönderilen mesajlarda amaç; halkın kayıtsız, itaatkar ve pasif durumda olmasını sağlamaktır.Bunun en iyi yolu da birisine savaş ilan etmek ve savaşmaktır.İnsanımızı savaşa sürüklemek ve onun savaş değerlerine göre yaşamasını sağlamaktır. Tıpkı Afganistan, Pakistan, Irak, Libya ve Suriye gibi.

Bu da tutmadı; Bizim değerlerimiz ve  çok güçlü kurulmuş , bugünlere gelmiş kurumlarımız, demokrat bir halkımız var. Yandaş medyayla ikna etmeye çalışsanız da Türk Halkının bir vicdanı var. Allah AKP’ nin de gönül gözünü açar inşallah.

Peki  AKP bütün bu yanılsamaları,  gerçekler ve vazgeçilmez doktrinler  olarak halkımıza işlemeyi yine de nasıl başarabildi ? Bunu Medya ve Eğitim sistemine kurdukları hakimiyet ile sağlayabildiler. Ayrıca konforlarını seven,maddi ve mevki kazanımlarını bilim ve akıllarının önüne koyan   aydınlarımızın ve bilim adamlarımızın da payı oldu.

Gelinen noktada; AKP iktidarına duyulan şüpheler  büyüdü ve bir çok tutumlar değişmeye başladı. Bütün bunlar bir buzdağının erimesi kadar yavaş olsa da; hissediliyor .

Bunu en çok  MHP’nin “ Milli Değerleri Koru ve Yaşat” mitinglerinde kalabalıklar ve coşkunun zirve yapmasından da anlamaktayız. Son Samsun Mitinginde de gördük ki  tüm imkansızlıklar, medyada yer verilişte ki kısıtlamalara rağmen yoğun bir ilgi ve katılım vardı meydanda.

 Ülkemizde sermaye gruplarının ve iktidarın sahip olduğu propaganda araçları olan kitle iletişim araçlarını takip ederken biraz da başka televizyon ve gazeteleri de takip edin.

Evet onların tirajları yüksek olmayabilir; her yerde bulamayabilirsiniz, ya da size ulaşamayabilir,imkanları ve haberleri kısıtlıdır, programları daha sıkıcı gelebilir.Ama böyle oldukları için bizdendir sizdendir.Size sizin bilginiz dışında propaganda uygulayan  medya araçlarından başkasına da yönelin.

Fikirlerinize, yaşam biçimlerinize ters olsa da ; onlar ne diyor,nasıl anlatıyor onu da izleyin ve kıyaslayın.Yani  kıt imkanlarla yayın yapabilen  kanalları izleyin, Bengütürk, Halk TV, Ulusal kanalı da izleyin ne kaybedersiniz. En azından onlar ne diyor bilginiz olur. Korkmayın bunlar diğer medya kanalları gibi toplumsal rızanın iknası ya da sermaye gruplarının çıkar davası  peşinde değiller, sadece uğradıkları adaletsizliğe karşı savunma yapmaya ve gerçekleri başka açıdan size iletmeye çalışıyorlar o kadar.

Yine de tavsiyem; yalnızca koltuklarınıza yapışarak aptal kutularına bağlı kalmayın,yalnız olmadığınızı bilin diğer kişileri de keşfedin.Düşüncelerinizi diğer insanlarla karşılaştırın ,kuvvetlendirin.İnandığınız ve düşündüğünüz  şeyler hakkında daha fazlasını öğrenin,insanlarla karşılıklı etkileşime girin korkmayın.Kendinizi yalnız bırakarak;sermaye ve hükümet medyasının propaganda taarruzunda eriyip gitmeyin.Bakın memleketin geldiği durum ortada  daha fazla bu iktidara rıza göstermeyin.Çekin desteğinizi ve rızanızı AKP den.

Buna vakit geçmeden, Yerel Seçimlerde başlayın. Çünkü gitgide büyüyen toplumsal ve ekonomik sorunlar, hatta felaketler gelmekteyken; iktidarda ki hiç kimse bunlarla ilgili  bir şey yapma niyetinde değil.

Onlar var olmak için söz verdikleri kesimlerin ellerine tutuşturdukları  planları uygulamakta. Sağlık, eğitim, işsizlik, artan suç oranı, dolan hapishaneler, toplumsal bozulmalar, toplum vicdanında açılan yaralar için kıllarını kıpırdatmamaktalar.                      

 
Etiketler: ALGILADIKLARIMIZ, MEDYA, DENETİMİ
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mayıs 2017
EMEK
09 Mart 2017
BİR BAVULA SIĞDIRILAN HAYATLAR
07 Ocak 2017
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖZEL TOPLU TAŞIMA ARACI
01 Ocak 2017
MÜTEAHHİT'İN ÖLÜMÜ !..
14 Kasım 2016
ANKARA'NIN TAŞINA BAK!
01 Kasım 2016
LORENZ EĞRİSİ ve PASTA
26 Ekim 2016
FİİLİ DURUM !..
25 Ağustos 2016
MUHALEFET GÖREVE !..
19 Ağustos 2016
BİTTİ Mİ ?
01 Temmuz 2016
ETİMESGUT'UN MARKALARI !
10 Nisan 2016
'MERKEZ' 2 MAYIS'TA MECLİSE GELECEK Mİ?
05 Nisan 2016
ETİMESGUZ TAZİYE ÇADIRLARI
12 Ocak 2016
KANKA'YA "KABUL", ETİMESGUTLUYA "RED"
24 Aralık 2015
"PAMFİLYA'LI" SEN DE KUCAKTASIN ARTIK!
10 Mayıs 2015
DEVLET'E İHTİYAÇ VAR !
27 Ekim 2014
29 EKİM: YAPRAKLAR DÖKÜLÜRKEN
11 Eylül 2014
FESTİVALİN ARDINDAN
29 Ağustos 2014
ETİMESGUT FESTİVALİ BAŞLIYOR
11 Ağustos 2014
NASİP MİŞ!..
08 Ağustos 2014
YA.. NÂSİP !..
30 Temmuz 2014
*FULLER FULLEDİ
18 Mayıs 2014
UMURSAMAYALIM MI ?
21 Mart 2014
CHP'DEN YORULAN SOSYAL DEMOKRATLAR
01 Şubat 2014
MEÇHUL DOSTLAR KİMDEN YANA?
07 Ocak 2014
SİZ NE YAPTINIZ?
28 Aralık 2013
ADAY ADAYLARI ELDE KALDI!
13 Aralık 2013
AKP İKTİDARININ İSTANBUL VURGUSU
29 Kasım 2013
PLASEBO ETKİSİ!
10 Kasım 2013
HANNOVER'DEN MARŞANDİZ'E..
15 Eylül 2013
ÇÖP HASTANELER!
25 Ağustos 2013
DEĞERLİ YALNIZLIĞIM!
04 Ağustos 2013
İKİ SAVUNMA TEK VATAN!
28 Temmuz 2013
Hükümete Rağmen ATO Seçimleri
14 Temmuz 2013
Mücadele PKK İle Değil!
07 Temmuz 2013
BOP'DAN BOK'A ABD
02 Temmuz 2013
ODTÜ'de MEZUNİYET: GURUR ve ÜMİT
17 Haziran 2013
Tarihi Yeniden İhya Etmek
09 Haziran 2013
TOPLUMUN MUHALEFETİ
Haber Yazılımı