Yazı Detayı
15 Aralık 2020 - Salı 23:49
 
ALKIŞ DEĞİL! EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ..
Leyla Yargı Mantar
yargimantar@hotmail.com
 
 

Bitiyoruz! dedik duyan yok.

Tükeniyoruz! dedik gören yok.

Ölüyoruz! dedik ciddiye alan yok.

İzinler iptal, istifa ve emeklilik yasak. Düşük maaş, fazla mesai, her gün kaybettikleri arkadaşlarının acısı, üstüne yedikleri dayak cabası. Bizi bizden daha iyi anlayan yok diyeceğim de, dilim varmıyor; çünkü bizi yönettiğini zannedenler de bizi anlamıyor. Önceden üvey evlat muamelesi gördüğünü düşündüğüm sağlık çalışanları şimdilerde gayrı meşru çocuk muamelesi görüyor. Artan iş yükü, eksik personel, aile hasreti, ölüm korkusu ile ayakta kalmaya çalışan sağlık personeli tükendi ama kimse farkında değil. Fark eden fark atar… Bizim Bakanlık takla atıyor.  Dalga geçer gibi…üç maymunu oynuyor. Duymadım!... Görmedim! …Bilmiyorum! …

 

Sağlık çalışanıysan, insan değilsin psikolojisine ittiğiniz sağlıkçıları bitirdiniz. Hani önceden üniversite sınavında en başarılı çocukların tercih ettiği Tıp Fakülteleri bu zeki çocukları doktor olarak mezun eder, bizlerde o doktorlara sağlığımızı emanet ederdik. Şimdi ise hangi zeki çocuk

düşük maaş, fazla mesai, üstüne bir de dayak yemek için Tıp Fakültesini tercih edip doktor olur. Hangi çocuk Fen-Matematik çözerek, bilmem kaç puan alarak Sağlık Bilimleri Fakültesini bitirip sağlıkçı olur. Tebrikler…Sağlığımızı emanet edeceğimiz, tercihi sağlık alanı olacak, geleceğin sağlıkçılarını da bitirdiniz. Bir gün tedavi olacağımız kapasiteli ve kaliteli sağlık çalışanı bulamadığımızda balkonlarımızdan hep birlikte kendimizi alkışlayacağımız günlere az kaldı diye düşünüyorum. Bu arada bizde, bizi bitiren ve sessiz kalan sistemi; sessizce alkışlıyoruz!

 

Yetersiz personelle insan üstünü geçtik, insanlık dışı çalışıyoruz. Aynı zamanda liyakatle değil, sadakatleriyle başımıza getirilen torpilli yöneticiler tarafından mobing görüyoruz. Bir şehirde sayın vali vakaların artmasından dolayı sağlık personelini suçluyor, bazı idareler corona olan personeline “-Neden pozitif oldun, neden korunmadın” diye soruşturma başlatıyor.  Pandemi de herkesin hayatı eve sığdı, sağlıkçıların hayatı ne evine, ne otele sığdı. Herkese esnekleşen mesai saatleri sağlıkçılarda katlanarak artıyor. Yaptığımız işin bedensel yorgunluğu bir tarafa psikolojik olarak hem biz hem ailemiz yıprandı. Bir sağlıkçı platformunda covit-19 testi pozitif çıkan hemşire arkadaşımın küçük çocuğu kapısına gelip “-Anneciğim sen yeter ki iyileş, bir daha nöbete giderken arkandan ağlamayacağım.” diyor. Sözün bittiği, sağlıkçıların tükendiği yerdeyiz!

 

Ve bizler, bu ülkenin haklı ama hakkını alamayan sağlıkçıları olarak diyoruz ki; sağlıkçılara uyguladığınız sağlık politikaları yüzünden bizi görevimizi yapmaktan soğutamadınız. Çünkü bizim mesleğimizin vicdani sorumluğu ve onun verdiği haz hiçbir meslekte yok. Her şeyi bitirdiniz de Allah’tan merhametimizi bitiremediniz. Vicdanımız ve merhametimiz halen var ki bizler bu şartlar altında görevimizi kendi hayatımız pahasına yapıyoruz. Bizler kimsesiz, çaresiz, sahipsiz sizler sessiz... Bu günlerde elbet geçecek. Amaaa…Kurt kışı geçirir de yediği ayazı unutmazmış. Bizler de; ne bu zor günleri unutacağız, ne sessizliğinizi, ne de vermediğiniz haklarımızı. Diyelim ki biz unuttuk, Allah unutmaz. Kimse unutmasın.  Yarın hakkın divanına varınca, Süleyman’dan hakkını alacak karınca!

 
Etiketler: ALKIŞ, DEĞİL!, EMEĞİMİZİN, KARŞILIĞINI, İSTİYORUZ..,
Yorumlar
Haber Yazılımı