Yazı Detayı
12 Nisan 2014 - Cumartesi 00:48
 
AŞK İLE SOKAKLAR !...
Sevda Aksoy
 
 

   Ülke o dönemler yine çok karışık.. Siyaset dejenere, sokaklar kızıl ateş, sürgünler cezaevleri vurulanlar ölenler.

   Bazen korku sokağa hükmediyor..

   Bazen sokak korkuya, anlatıyor o günlerin tutsaklığını çaresizliğini kadın..

   Birden araya girdim, abla ben bir şeyi çok merak ediyorum, ben yaşamasam da o günleri anlatılardan yaşamış gibiyim.. peki aşk, nasıl yaşanırdı o yıllarda?..

   Tebessüm etti, hınzır dedi salladı başını iki yana... Öyle ya herkes bir şeyler anlatmıştı sokaklara, gözaltılarına, sürgünlere dair.. Ama o dönemin aşklarına dair kimse bir şey anlatmamıştı... Başladı anlatmaya.. Ben pür dikkat dinliyorum.

 

   Yine birgün sokaklar karışık, bir arkadaşımız vuruldu , biz ara sokaklardayız, neden sonra öldüğünü öğrendik. Ertesi gün mahalledeyiz. Cenaze kalkacak. Hüzün alabildiğine. Bir ince karayağız delikanlı duruyor köşede, takıldım kaldımbakışının efsununa.. İşte o günden sonra yer gök aşk… Sokak eylemlerinde karşılaşır olduk, kaç eylem geçti bilmem. Bir kavruk mektup verdim eline.. Aldı koydu cebine.. aradan geçen uzunca bir zaman teşekkür etti. Güzel duygular dedi.. O günden sonra pankart aralarında iki çift göz olduk. Bütün direnişler. Dava daha da bir anlam kazandı aşkla..

   Sevgili dediğin "DEVRİMCİ" olacak ki " SOL " yanında Aşk yaşayasın. İşte o yılların aşk'ı tarif eden sözleri devrimci sevgili. Fakat büyükte bir çelişki vardı..

 

   Dava içine girmiş. Bu örgüte mensup olmuş kişilerin sevgilisi olamazdı.. Olanlar lümpen diye dışlanırdı.. Kaç direniş kaç ay kaç mevsim geldi geçti. Direnişte mahkemede görüşte cenazede karşılaşırdık. Mahçup, birazda kaçarcasına ve neyin yasağı bilinmez yasakcasına bir iki cümle hal hatır ederdik. Özlem dağları taşları tutardı, koca koca şehirler aşk olurdu, büyürdü hasret sokakların ateşinden daha da yakıcı.. Türkülere sığmazdı yürek.. Nazım’ın şiirleri bile çaresiz kalırdı bu sessizlik karşısında.

   Gönül dile darılırdı söyleyemediği için, dil gönüle çok özlediği için.özgürlüktü baş kaldırıştı konuştuğumuz her cümle yaktığımız her ateş..  Neylersin ki bir sevgiliye duyulan özlemi söyleyemezdi.. Öyle çaresizdi ki bu cümleye dil. Yasaktı dava içinde sevmek.. aşk sarılmak öpmek.,

   Çelişki derdim. Kabul edemezdim.. Geçen bir zaman. Gece sokak çatışmasında vuruldu kara yağızım. Sokak sustu. Yer gök dilsiz. Yürek gözsüz ağladı. Devrildi dağ, söndü ateş. Ellerim dizimin üstünde.vurmaya derman yok. Bir defa sarılmadığım. Adını bir kez yüzüne söyleyemediğim. Bir öpüşe kıyamadığım. Davamın esmer yanı.

   Bitti o an hayaller, duyulan özlem, çekilen hasret! Ölüm hepsinden ağır.

  

 

   O günlere dair iki damla yaş indi yanağa.. Sarıldım öptüm aşkın ablasını. Kim bilir o yıllarda kaç kişinin hikayesiydi bu.. Belki de bu yıllarında.. Adaletin kurumsallaşmadığı.. Hukukun güçlünün yanında olduğu bir ülkede değişen sadece isimler şehirler ve takvimdir. Belki de dünden kalma bu hikaye, bugünün sokak aralarında ölenlerin henüz konuşulmamış gerçekleri idi..

 
Etiketler: AŞK, İLE, SOKAKLAR,
Yorumlar
Haber Yazılımı