Yazı Detayı
12 Aralık 2016 - Pazartesi 21:33
 
ATLANTİS ŞEHRİ !
Tülay Sözeri
 
 

Google’un son teknolojisi “Google Ocean” tarafından çekilen bir görüntüyle, 12 bin yıl once kaybolduğu söylenen Atlantis şehrinin izine rastlanıldığı iddia ediliyor. Platon’un eski Mısırlıların Atlantis miraslarına ilişkin inançlarını da kapsayan ‘Critias’ ve ‘Timaeus’ diyalogları, Platon’un, ‘Timaeus’ adlı diyalog kitabında piramitlerin kaynağı olduğu öne sürülen efsanevi Atlantis kıtasıyla ilgili verdiği bilgiler Atlantis konusuyla ilgilenenlerin çıkış noktaları olmaya devam ediyor.

Platon’un ‘Critias’ söylevine göre Atlantis bir Tsunami dalgası yüzünden yok olmuştu. Platon’un anlatımına göre Atlantis’te yüksek ve görkemli dağlar, göller, nehirler, yemyeşil ovalar, zengin ormanlar vardı. Ancak Atlantis uygarlığı, M.Ö. 500 senesinde Atina’yı fethetmeye çalışırken bir gecede okyanusa gömüldü.

Dünyanın geçmişi 3 milyar yıl öncesine dayanıyor. Bu rakam şu an bizim algılarımıza gore , hayal edilemeyecek kadar büyük bir rakam olsa da aslında bu süre evrenin yaşıyla karşılaştırıldığında bir göz kırpması kadar kısa bir zaman dilimi.

Bu sürede, ne kadar büyük uygarlıkların yaşadığını, bu uygarlıkların zamanı gelince sahnelerden nasıl da aynı hızla geri çekildiğini, savaşları, yenilgileri, büyük zaferleri yaşayan insanoğlunun gözkamaştırıcı gelişmesinin ardından, çöküş süreçlerini gözünüzün önüne bir getirin sevgili okurlar. !

Dünya, bildiğimiz tanıdığımız bütün hayat biçimlerine, hayat dediğimiz varoluş çeşitlerine kucak açan, 500 milyon kilometre genişliğinde, 2000 yukarıya 1000 aşağıya olmak üzere 3000 metrelik dikine bir düzleme yayılmış, topu topu 12 bin kilometre kalınlığında, tasarlanması imkansız olan uzay boşluğunda salınıp duran bir küre.

Hakikatte kapkaranlık bir evrenin ortasında, bomboş uzayda salınıp duran yitik bir küreciğin sadece ipince bir tabakasına yayılmış, minicik bir ışık, ısı ve hayat. Bizim yaşama alanımız bu işte, insan tiyatrosunun oynadığı alan, sadece bu kadar.

Her şey ne kadar sıradışı, ne kadar izafi değil mi? İnsanlık tarihinin görkemli geçmişi, bir gecede okyanusa gömülen Atlantis şehrinin kalıntıları , aradan geçen 12 bin yıla rağmen yüreğimizi ağzımıza getiriyor. Çünkü geçmiş geleceğimize yön veriyor, geçmiş hayallerimizi kışkırtıyor, geçmiş, yeryüzüne yolu düşen her insan da derin izler bırakıyor.

Varoluşumuzu bin bir sigortaya dayandıran ürkek yapımızı görünce, istikrarlı, kalıcı, olağan ve güvenilir ortamlardaki rahatlığımıza şöyle bir dokununca ,açığa çıkan duygular, olağandışı durumların bizim için ne kadar kabullenemez olduğunu ispatlıyor.

Dünyanın varlığı bile, pamuk ipliğine bağlıyken, en zengin uygarlıklar bir gecede yok oluyorken, hayattan beklediğimiz garantinin, alışkanlıklar dediğimiz güvenli alanların, büyük kazançların, hiç bir anlamı olmadığını görmek, herhangi bir duruma bel bağlamadan, varoluşumuzun izafiliğini kabullenmek, sahip olduğunuz her şeyi bir anda, gönüllü olarak bırakıvermek, haydi itiraf edin, ne kadar ürkütücü geliyor değil mi?

 
Etiketler: ATLANTİS, ŞEHRİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı