Yazı Detayı
10 Haziran 2016 - Cuma 21:57
 
BABA CAN'DIR !
Narin Tenekeci
 
 

Uzaklara dalıp giden bir adam görürsünüz. Hep bir şeyler düşünür, merak eder sorarsınız ama o ne düşündüğünü size değilde sigarasına söyler.

Mutluluğunu, sevincini sizinle paylaşır, derdini üzüntüsünü ise tek dostu olan sigarasına ve bir bardak çayına anlatır. Evlatlarının üzülmesini istemez çünkü o bir babadır.

Babamızın hayatımızda çok önemli bir yeri vardır. Yaşımız ne kadar büyük olursa olsun onların desteğine ihtiyaç duyarız. Varlığı bile bize ayrı bir güven verir.

Babamızın üzülmesine dayanamayız, onlara mutsuzluğu yakıştıramayız. Babanın diğer anlamı Reis olduğu için hep dimdik ayakta duran efsanedirler. Çocuklar için baba koca bir çınar, koca bir dağdır. Baba giderse çınar devrilir, dağ yıkılır.

Söz konusu Baba olunca kitap bile yazsanız anlatamazsınız. Hayatta oldukları sürece kıymetlerini bilelim. …Baba can’dır…

Süleyman ZENGİN tarafından yazılan ve çok duygusal olan bir hikâyeyi sizinle paylaşmak istiyorum. 

Baba Beni Affet 

Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.

Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve

 "Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti... Eşini kaybetmeyi göze alamazdı.

Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası, sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı.

Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hâlâ onu ölürcesine seviyordu.

Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını.

Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı.

Babasına lâzım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can,

- "Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.

 Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı.

Minik Can, sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz?" diye soruyor ama cevap alamıyordu.

Öte yandan; nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu.

Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi.

Sonra diğer malzemeleri taşıdı en son da babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.

Tipi, adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı. Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü.

Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi. O, bu duygular içindeyken babası, yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti, içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu.

Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi, yanaklarını ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terk etti. Arabaya bindiler.

 

Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı, neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu.

Can: "Baba, sen yaşlandığında ben de seni buraya mı getireceğim?" diye sorunca dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı.

Barakaya ulaştığında "Beni affet baba." diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı.

Oğlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptığım için beni affet!" diye hatasını belli ediyordu...

Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...

- "Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın... Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum."

Başta dünyalar iyisi, canım babam olmak üzere bütün babaların “Babalar Günü” kutlu olsun. 

Yazıma son verirken, evlatlarını kaybeden şehit babalarının ve babalarını kaybeden bütün evlatların da babalar gününü kutluyorum.

 

narintenekeci@hotmail.com

 
Etiketler: BABA, CANDIR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Ağustos 2017
HUZUR
29 Mayıs 2017
BENİ AFFET
01 Nisan 2017
ELVEDA KIŞ, MERHABA BAHAR
12 Şubat 2017
SEVGİ ve DOSTLUK GÜNÜ !..
14 Aralık 2016
HAYAT KUM SAATİ GİBİ ..
02 Kasım 2016
EV ALMA KOMŞU AL
21 Temmuz 2016
AYNADAKİ YANSIMA !
15 Mart 2016
MUTLULUĞUN RESMİ !..
03 Aralık 2015
Dr. Şüra BAYKAN’dan İnsanlık Dersi
19 Ekim 2015
SEVDA’NIN DİĞER YÜZÜ
05 Ağustos 2015
ADI YALNIZLIK
11 Haziran 2015
DEĞİŞEN BİZLER MİYİZ YOKSA HAYAT MI?
16 Nisan 2015
GELECEĞİN GÜVENCESİ ÇOCUKLAR !..
09 Şubat 2015
SEVGİLİLER GÜNÜ ..
08 Ocak 2015
AHISKALI TÜRKLERİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
06 Kasım 2014
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ!
25 Eylül 2014
KIRMIZI KARANFİL
23 Ağustos 2014
VEFA BORCU
24 Temmuz 2014
ESKİDEN MEKTUP VARDI!
09 Haziran 2014
YALNIZ BİR ADAMDI !..
23 Mayıs 2014
KURBAN OLAN KÖMÜR KOKAN ELLERE !
06 Mayıs 2014
ANNE KALBİ
20 Nisan 2014
23 NİSAN ONLARIN DA BAYRAMI
21 Mart 2014
TÜRK SOFRASI
04 Mart 2014
ÖZEL BİR KADIN
10 Şubat 2014
MUTLULUĞUN ALTIN ANAHTARI
17 Ocak 2014
KARA GÜL (Halfeti'nin Gülü)
07 Ocak 2014
DİBEK KAHVESİ
23 Aralık 2013
BİR YIL DAHA GEÇTİ
06 Aralık 2013
ADI KALBİMDE SAKLI
19 Kasım 2013
SÜRGÜNDEN KURTULUŞ
14 Kasım 2013
MUTLU YILLAR KARABİBER
29 Ekim 2013
ZAMAN EN DEĞERLİ HAZİNEDİR
22 Ekim 2013
BİR FİNCAN HATIR!
08 Ekim 2013
PENCEREYİ AÇIK TUTUN..
26 Eylül 2013
ÖMÜR DEDİĞİN!
13 Eylül 2013
MEVSİM ARTIK SONBAHAR!
04 Eylül 2013
HAYAT İNCE BİR ÇİZGİDİR
27 Ağustos 2013
BAŞKENTİN ÇOCUKLARI
14 Ağustos 2013
KÜÇÜK BİR ÇOCUĞUN HAYKIRIŞI!
31 Temmuz 2013
KAYBOLAN BAYRAMLAR!
20 Temmuz 2013
Gerçek Dost Kolay Bulunmaz
10 Temmuz 2013
ŞÜKÜR ETMEK HUZUR VERİR
17 Haziran 2013
YAZ GELDİ.. TATİLE ÇIKMA ZAMANI
11 Haziran 2013
ELVEDA KOCA ÇINAR
05 Haziran 2013
HATIRA DEFTERİ
27 Mayıs 2013
Bir Demet Mutluluk
27 Mayıs 2013
Bir Demet Mutluluk
08 Mayıs 2013
Annenin Çocuğuna Sevgisi
Haber Yazılımı