Yazı Detayı
11 Ocak 2017 - Çarşamba 17:06
 
BAŞKANLIK SİSTEMİ ve PARLAMENTER SİSTEM
Ümit Cankurtaran
umit.cankurtaran@hotmail.com
 
 

Başkanlık sistemini Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsiyeti üzerinden tartışarak bazı muhalefet partileri tarafından Türkiye’nin bu en önemli gündem maddesini şahsiyet tartışması üzerinden zedelenmek isteniyor. Ülkemizin üzerine had safhada gelindiği ve sürekli önünün kesilmek suretiyle batırılmak istendiği, böyle bir durumda Cumhurbaşkanının yeni anayasayı kendi adına değil milletin adına benimsediğini iyi anlamak gerekiyor.

Böyle bir sistem değişikliğinin ne olduğunu ve ülkemize getirisini incelersek;

Başkanlık Sistemi'nin kuvvetler ayrılığı ilkesinin kesin ve sert bir biçimde uygulandığı, başkanın doğrudan halk tarafından seçildiği ve görevini sürdürmek için parlamentonun güvenoyuna ihtiyaç duymadığı hükümet sisteminin ta kendisidir.

Başkanlık sistemi istikrarlı etkili ve güçlü bir yönetim sağlar. Bu sistemde başkan, parlamenter sistemdeki başbakana göre, karar alırken daha fazla insiyatif kullanabileceğinden etkin bir yönetim sağlar. Başkanlık sistemi gücü başkanın elinde topladığı için yürütme daha güçlüdür. Parlamenter sistemlerde yürütme gücü cumhurbaşkanı ile başbakan arasında paylaştırdığından, yürütmenin gücü azalmaktadır. Başkanlık sisteminde önemli kararların daha hızlı alınır. Bu sistemde başkan, parlamenter sistemdeki başbakan gibi, yasama organı tarafından güvensizlik oyuyla düşürülemeyeceği için, görev süresinin sonuna kadar bu görevde kalır ve böylece istikrarlı bir yönetim sağlanır. Bu istikrar başkanın görev süresinin sabit olmasından da kaynaklanır. Bu sistemde öngörülebilirlik ve hesap sorulabilirlik daha belirgindir. Seçmenlerin tercih ettiği parti seçimi kazanırsa tek başına hükümet olacaktır. Parlamenter sistemlerde koalisyon ihtimali seçmenin arzu etmediği bir siyasi partinin koalisyon yoluyla hükümette yer alması sonucunu doğurabilir.

 Türkiye de parlamenter sistemde uzun yılardan beri istikrarsız ve zayıf hükümetler kurulmuştur şöyle bir bakınca 93 yıllık cumhuriyet tarihimizde 60 dan fazla hükümet kurulmuştur.1970-1980 yılları arasında 13 hükümet, 1989-2002 yılları arasında 11 hükümet  kurulmuştur. Bu şekilde koalisyonların oluşturduğu istikrarsız tablo karşısında parlamenter sistemin, başka ülkelerde rasyonelleştirilmiş parlamentarizm denilen tipleri geliştirmiştir. Bunu gerçekleştirmek için anayasalarda yeni somut düzenlemeler yapma yoluna gidilmiştir. Ne var ki bu sistem de istenilen sonucu vermemiştir. Koalisyonlarda, yönetimin toplumsal uzlaşmayı oluşturmada belli ölçüde katkısı olduğu düşünülse bile genelde birçok ülkede kriz çıkardığı ciddi sorunları çözemediği de bir gerçektir. Koalisyon hükümetleri, parlamenter bir sistemde oldukça önemli sayılan kabile uyumunu, dayanışmasını ve ortak sorumluluk ilkesini zedelemiştir. 

Değişikliğinin bu kadar etkili ve bir ihtiyaç olduğunu siyaset, ekonomi bilimleriyle uğraşan tüm otoriteler kabul ediyor. Türkiye’de en verimli şekilde devletin organizasyon şemasında modern ihtiyaçlara göre yeniden düzenlemeler yapılması, terörün had safhada olduğu (FETÖ-PKK-PYD-DAEŞ)  ve Türkiye’nin üzerine oynanan devirme hamleleri, istikrarsızlaşma, bütünlüğümüz bozma çabalarına karşı kalkınma, büyüme ve karar alma hızını arttıracağı gibi istikrara da katkı sağlayacak. Ülkemizde böyle köklü değişiklikler olurken günün ihtiyaçlarına uygun modellerin gelişmesi ve devletin bu modellere göre evirilmesi kadar doğal ve  meşru ne olabilir..

 
Etiketler: BAŞKANLIK, SİSTEMİ, PARLAMENTER, SİSTEM
Yorumlar
Haber Yazılımı