301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
06 Mart 2014 - Perşembe 02:35
 
BİR İNCİR'İN HİKAYESİ !..
Sevda Aksoy
 
 

Bizim ülkemizdeki ALEVİLER tam da bir incir konumundadır..

İncir;  eski köy evleri yıkılıp terk edildiğinde,ocaklardan çıkar.. Bakıma gerek olmadan büyür, besleyici ve tatlıdır.. Halk arasında da ‘ocağıma incir ağacı dikme’ anlamında, uğursuz sayılır..

Biz alevilerde siyasetçiler için böyleyiz..

Terk edilen yerde direnen.. bakıma özene ihtiyaç duymadan.. olgunlaştığında yenecek, terk edilmiş ocağın incirl'eri :)))

Seçimlerin yaklaşması ile yine Alevilik; gerek devlet tarafından ( hakim aleviymiş ) gerekse halk arasında konuşulmaya başladı.. 

Şahsi düşüncem ise..

Aleviler birilerinin arka bahçesi olmaya artık baş kaldırıyor.. Yıllarca kimliklerini saklama konuşma yasağı çeken.. dışlanan ezilen temsil hakkı görmeyen görmezden gelinen politikalardan yorulmuş bıkmış usanmıştır.. Geçmiş tarihten beri bu ülkenin bütün acımasız etnik ayrımcılığına canlar vermiş.. Eylemlerin en önünde durmuş.. faşizme direnmiş.. ama bunların karşılığında sol yanından bile, vefasızlık görmüştür..

 

Dünya görüşü sevgi olan bu insanlar artık kandırılmak ve kimsenin incir zamanı dallarından incir yemesine müsaade etmemektedir.. Siyasette de hep alışılmış bir oyun günümüze kadar gelen.. Bir kaç asimile olmuş alevileri yanlarına alan siyasetçiler aleviler durumu fark etmesin diye baş kaldırıldığında onları örnek göstermiş..

Kardeşim bak alevilerde var burada demiştir.. Bu aleviler ise çok komiktir.. Onlarla beraber her Cuma günü cuma namazına gitmek dışında hiç bir işe yaramamışlardır..

Yine seçim arifesindeyiz.. ve görüyoruz ki alevilerin bağlı bulunduğu Pir Sultan Abdal gibi yerlerden bir kişi bile yok  listeye alınan.. Sivil toplum örgütleri yok..

Kim var?

Eş dost akraba.. ve bir kaç göstermelik asimile olmuş aleviler..

Yine etkin yerlerden Aleviler uzak tutulmuş.. Hatta yönetici vasfında olanlar bile uzaklaştırılmıştır.. Kirli siyaset en çirkin oyununu oynamıştır.. Bu ülke için can veren yiğitlerin yakınları bile bu ayrımcılıktan nasibini almıştır.. Bizlerin toplumsal zaafımızı iyi bildiklerinden her baş kaldırdığımızda.. Aman ülkenin şu durumunda konuşmayın bunları deyip, bizleri susturmayı başarmışlardır yıllarca.. Düşünün bu ülkede Dersim, Çorum, Maraş, Sivas.. eylemlerde ön saflarda ölen bizler olurken koltuklarda huzuru rahat içinde yaşayan onlar olmuştur..

Biz tarih boyunca acılar yaşarken bu ülke için can çekişirken, onları hiç bir alanda göremezken.. her nedense onların aklına ülke sadece seçim zamanında gelir.. Bizlere ülke elden gidiyor nutukları atıp bir 5 yılı daha koltuklarında bol para ve huzur içinde geçirirler.. Seçimden sonra ise yine işten atılanlar, yine dışlananlar bizler olur sızlanır dururuz..

 

Bu hep böyle olmuştur.. Pir Sultandan bu yana..

Aleviler artık örgütlenmeli, temsil haklarını almalı.. kimsenin incir zamanı uğradığı.. incir yediği.. sonrada unuttuğu arka bahçe olmamalıdır..

Bu ülkede artık kimse alevileri kandırmamalıdır..

Osmanlı döneminden yakın tarihe kadar sindirilen nesil artık korkmuyor..

Genlerinde olan baş kaldırışı bugün eyleme döküyor.. ve örgütleniyor.. Biz çok düşündük bu ülkeyi.. hatta öyle düşündük ki.. Dersim’de derelerde boğulacak kadar.. Maraş’ta kelleler verecek kadar.. Sivas’ta diri diri yakılacak kadar.. Çorum’da ekin tarlalarında sapların arasında kurşunlanacak kadar.. yine Sivas’ta dar ağacında pirimizi .. Bedrettin’in kellesini, Nesimi’nin derisini.. gezide umut gözlü çocuklarımızı kara toprağa gönüllü verecek kadar.. peki siz ne yaptınız ?????

Ben söyleyeyim; koltuklara oturup incir zamanı incir yediniz.. Aman ocağımıza incir ağacını dikmeyin dediniz...

 
Etiketler: BİR, İNCİRİN, HİKAYESİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı