Yazı Detayı
16 Şubat 2021 - Salı 17:32
 
CUMHURİYET SONRASI SİYASİ GELİŞMELER
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Güzel ülkemin güzel insanları bir çok kardeşimizin bilmediği yada unuttuğu birkaç husus hakkında bilgi paylaşmak isterim bu yazımda…Öncelikle şunu hepimiz çok iyi bilmeliyiz ki; bugünlere kolay gelmedik. Üç kıtaya hüküm sürmüş 623 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’ndan kala kala bir Anadolu kalmıştı. İstanbul başta olmak üzere Anadolu’nun bir uçundan diğer uçuna kadar işgal çoktan başlamıştı. Batıdan İngiliz ve Yunan , Güneyden Fransız ve İtalyan , Doğudan ve Kuzeyden Ermeniler ve Rumlar dört bir koldan Türk Milletini yok etmek için saldırıya geçmişlerdi.

 

Dönemin idarecilerinden bir kısmı  bu olaylar üzerine umudunu yitirmiş ve teslimiyete hazırlanırken Osmanlı İmparatorluğu’nun cesur yürekli yöneticileri ve Osmanlı Ordusu’nun komutanlarından Mustafa Kemal Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının başlatmış olduğu milli mücadele harekatı ile birlikte yeniden dirilen ve savaşan milletimiz tüm zorluk ve imkansızlıklara rağmen bugün üzerinde nefes aldığımız bu toprakları kazandılar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti işte bu çok zor şartlar altında kurulmuştu. Milletimiz  XIX. yüzyıl boyunca hep savaşmış, bir cepheden diğerine koşmuştu. XX. yüzyıl başlarında da Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda çarpışmıştı. Yokluk ve teknolojinin eksikliği nedeniyle bu savaşların büyük çoğunluğunu mağlubiyetle bitirmiş ve ağır yaralar almıştık. Bu savaşlar ülkenin hem maddî kaynaklarına hem de insan kaynağına epey zarar vermiştir.

 

Bunların neticesinde ülke harap ve perişan bir haldeydi. Yeni kurulan Cumhuriyet, ecdat Osmanlı’dan tarım, sanayi ve ticareti tamamen mahvolmuş, ekonomisi bitmiş, altyapı tesisleri çok fakir bir Anadolu devralmıştı. Halk eğitimsiz, fakir ve yorgun idi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarındaki imkânsızlıkları ve yokluklarına rağmen birçok alanda güzel ve başarılı projeler hayata geçirilmiştir. Çalkantılı geçen onca yılda bu vatanın bir çok evladı kanıyla, canıyla ve malıyla bedel ödedi. Osmanlı Devleti’ni parçalamaya çalışan güçler bu kargaşadan yararlanarak çeşitli yerlerde isyanlar çıkarıyorlar, yıllardır savaşmaktan bıkan bazı askerler de birliklerini terk ederek bu isyanlara katılıyor veya çeteler oluşturarak yağmacılık ve soygun faaliyetlerine girişiyorlardı. Bu yüzden ülke tam bir kaos ortamına sürüklenmiş bulunuyordu.[1]

 

İstiklal Mahkemeleri’nin bazı olaylarda adli hatalar yaptığı ve bir intikam aracı olarak kullanıldığına tarih şahitlik yapmıştır. Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda değişiklik yapıldı; din politikaya alet edilememesi ve bunun vatan hıyaneti suçu sayılması TBMM'nde kabul edildi.[2] Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası dini amaçlarını siyasete alet ettiği gerekçesi ile kapatıldı. Şeyh Said ile birlikte 46 kişi Diyarbakır'da ölüm cezasına çarptırıldı. "Şapka Kanunu" yayınlandı, dini kıyafetler giymek yasaklandı. Hilafetin kaldırılması ve Osman oğullarının Türkiye dışına çıkarılması. Tevhid-i Tedrisat Kanunu. Tekke ve zaviyeler ile türbelerin kapatılmasına ve türbedarlıklar ile bazı unvanların men ve ilgasına dair kanun. İsveç Medeni Hukuku'ndan uyarlanan Medeni Kanun kabul edildi. Kadın hakları genişletildi ve çok eşlilik kaldırıldı. İstiklâl Mahkemeleri kapatıldı. Anayasada mevcut olan “Devletin dini İslam’dır” hükmünün kaldırılması. Anayasa’da değişiklikler yapılarak Türkiye Cumhuriyeti’nin laik devlet karakterinin açıklığa kavuşturulması. 10 Kasım 1938’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatı ile “İkinci Adam” İsmet İnönü oybirliğiyle Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir. “Milli Şef” olarak anılmaya başlayan İsmet İnönü döneminde özellikle gayrimüslim ticaret erbabını hedefleyen “varlık vergisi” kanunu çıkartılmıştır.

 

Ödeme yapmayanlar çalışma kamplarına gönderilmiştir. Bu durum, CHP’nin büyük bir siyasi hatası olarak  tarihe geçmiştir. 15 yıl aradan sonra Milli Kalkınma Partisi kuruldu ve çok partili hayat tekrar başladı.Kısa bir süre sonra Celal Bayar ve Adnan Menderes gibi isimlerden oluşan bir grup  Demokrat Parti’yi kurdular. Türkiye’de ilk büyük devalüasyon 7 Eylül 1946 tarihinde yapılmıştır. 7 Eylül Kararları olarak adlandırılan ve Recep Peker Hükümeti’nin gerçekleştirdiği bu devalüasyonla yüzde 116 oranında bir artışla ABD dolarının fiyatı 2,83 liraya çıkarılmıştır. Demokrat Parti seçimleri kazanarak, 27 yıllık CHP’nin tek parti iktidarına seçimler yoluyla son vermiştir. “Yeter, söz milletindir!” söylemiyle yola çıkan Demokrat Parti 14 Mayıs’taki seçimlerde 53.3 oy oranı ile 416 milletvekili çıkartarak tek başına iktidar olmuştur.CHP  ise 39.9 oranında oy almasına rağmen ancak  69 milletvekili çıkarabildi.Yeni başlayan dönemin  Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan ise Adnan Menderes olmuştur. DP iktidarının ilk icraatlarından birisi, Türkçe okunan ezanın tekrar Arapça okunmasını sağlamak olmuştur.

 

Radyodan dini program yayın yasağı kaldırıldı. Atatürk’ü Koruma Kanunu çıkmıştır. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmekti. Bu kanun halen geçerliğini korumaktadır. Ayrıca devlet dairesine Atatürk’ün portresinin konması hakkında genelge yayımlandı. 20 Eylül 1951’de  Türkiye NATO’ya üye oldu. İlkokulların ders programlarına din dersi konuldu. Atatürk’ün naaşı Etnografya müzesinden alınarak Anıtkabir’e defnedilmiştir.  Ecdat Osmanlı’dan kalan borçların tamamı Demokrat Parti döneminde ödendi. 2 Mayıs 1954  Genel seçimler yapıldı. Oyların 57,6’sını alan Demokrat Parti 503 sandalye kazanırken, 35,4 oy alan CHP sadece 31 milletvekili çıkarabildi. Demokrat Parti’den ayrılan 19 milletvekili, Hürriyet Partisi’ni kurdular.

 

Bakanlar Kurulunca ortaokullarda din dersi okutulmasına karar verildi.Maliye, İstanbul’da hazineye ait 10 bin arsa ve 500 binayı satışa çıkardı. 27 Ekim 1957 Genel Seçimler yapıldı. Oyların 47,9’unu alan DP 424,  41,1’ini alan CHP: 178, 7,1’ini alan CMP (Cumhuriyetçi Millet Partisi)  4, 3,8’ini alan HP (Hürriyet Partisi)  2 ve  bağımsızlar 2 milletvekili çıkardı. Toplam 610 milletvekili seçildi. Seçim sonuçları tartışmalara neden olmuş. En vahim olaylar Gaziantep’te yaşanmış, seçimi ilkönce CHP’nin kazandığı ilan edilmiş, sonra bu karar değiştirilmiştir. Bu olayın yarattığı tepkiler iki gün sonra CHP’lilerin Cumhuriyet Bayramı kutlama alanına sokulmaması nedeniyle doruğa çıkmış, ayaklanmaya dönüşmüştür.

 

 Olayları yatıştırmak amacıyla askerî uçaklara kent üzerinde alçak uçuş yaptırmak dahil her yöntemi kullanmak gerekmiştir. Uluslararası Para Fonu (IMF) baskısıyla, İkinci devalüasyon Adnan Menderes Hükümetince Cumhuriyet tarihinin en yüksek orandaki devalüasyonu yapılarak 1 dolar 2,80 TL’den 9 TL’ye çıkarıldı. Devalüasyon oranı yüzde 221 oldu. Başbakan Adnan Menderes, “İdam sehpalarında can verenlerden ders alsalar ya…” söylemine , CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, “Sehpalar kurulursa nasıl işleyeceğini kimse bilemez” diyerek cevap verdi. 17 Şubat 1959 Adnan Menderes’in İngiltere’ye doğru giden uçağı Gatwick Kasabası yakınlarında düştü. Londra’ya giden SEV adlı Türk Hava Yolları uçağı paramparça olmuştur. Menderes bu kazayı hafif sıyrıklarla atlattı. 28 Nisan 1960’da İstanbul Üniversitesi öğrencileri, üniversite merkez binasında hükümet aleyhine gösteri yaptı. Güvenlik güçleri, gösterilere müdahale etti.

 

Güvenlik güçlerinin üniversiteden ayrılmasını isteyen rektör Sıddık Sami Onar, tartaklanarak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Polis çaresiz kaldı, ordu birlikleri çağrıldı. Gösterilerde, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz polis ateşi sonucu vurularak öldü, 40 kişi yaralandı. Üniversiteden çıkıp Sirkeci’ye kadar ilerleyen gençlerin karşı tarafa geçmemesi için köprüler açılarak geçiş kesildi. Ankara ve İstanbul’da sıkıyönetim ilan edildi. 21 Mayıs 1960 tarihinde Harp Okulu öğrencileri Ankara’da, hükümet aleyhinde sessiz bir yürüyüş yaptılar. Önlem olarak Harp Okulu öğrencileri tatile gönderildiler.27 Mayıs 1960 gelindiğinde ise tarihimize bir kara leke olarak gecen 27 Mayıs Darbesi yapıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu. Milli Birlik Komitesi adını alan cuntacılar, Ankara'da bulunan Cumhurbaşkanı Celal Bayar, TBMM Başkanı Refik Koraltan ve İçişleri Bakanı Namık Gedik ile DP milletvekillerini gözaltına alarak, darbeden birkaç gün önce Menderes aleyhinde sessiz gösteri yapan Harp Okulu'nun binasına götürdü. Geceyi Eskişehir'de geçiren Başbakan Adnan Menderes de Ege istikametine giderken Kütahya'da yakalanarak uçakla Ankara'ya getirildi. Orgeneral Cemal Gürsel Millî Birlik Komitesi'nin başına getirildi. Cuntacı komite ilk iş olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ve hükümeti feshetti ve her türlü siyasi faaliyeti yasakladı. 28 Mayıs 1960 ‘de Cumhurbaşkanı Celal Bayar istifa etti.1960 darbesi sonrası Cemal Gürsel önce başbakan oldu. 1 yıl sonra da cumhurbaşkanlığı görevine geldi.29 Mayıs 1960’da  İçişleri Bakanı Dr. Namık Gedik, tutuklu bulunduğu Harp Okulu’nda pencereden atlayarak intihar etti. Gözaltına alınmış olan 150 kişi Yassıada’ya getirildi. Bu adanın adı günümüzde Özgürlük ve Demokrasi adası olmuştur.

 

Yüksek Adalet Divanı'nca yargilanlardan 15 kişi idama, 31 kişi ömür boyu hapse, 418 kişi değişik hapis cezalarına çarptırılırken 123 kişi de aklandı. Milli Birlik Komitesi'nin onayıyla Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda idam edildi.Celal Bayar ve Refik Koraltan ile 11 kişinin idam cezası ömür boyu hapse çevrildi. Demokrat Parti 29 Eylül 1960'ta kapatıldı. 11 Şubat 1961'de Demokrat Parti'nin devamı olarak kurulan Adalet Partisi 15 Ekim 1961 seçimlerine girerek 34,8 oy aldı. Cumhuriyet Halk Partisi-Adalet Partisi Cumhuriyet tarihinin ilk koalisyonunu kurdu. Sağ-sol çatışmalarının, toplumsal sorunların arttığı bu süreçte, 16 Şubat 1969'da Türkiye siyasi tarihine "kanlı pazar" olarak geçen olay yaşandı. İstanbul'a demirleyen Amerikan 6. Filosunu protesto sırasında yaşanan olaylarda 2 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı. Süleyman Demirel'in liderliğindeki Adalet Partisi, 1969 genel seçimlerinde büyük başarı kazanarak tek başına iktidar oldu. Demirel'in başbakan olduğu bu seçimde, 143 milletvekili çıkaran CHP, ana muhalefette kalmaya devam etti. 15-16 Haziran 1970'te büyük işçi eylemlerine sahne olan Türkiye'de on binlerce işçi, "Sendikal örgütlenme ve grev hakkının kısıtlanacağı" gerekçesiyle başta İstanbul olmak üzere Türkiye genelinde eylem ve yürüyüşlere başladı.

 

Polisin müdahale ettiği eylemlerin büyümesi üzerine Bakanlar Kurulunca İstanbul ve Kocaeli’nde sıkıyönetim ilan edildi. Üniversitelerde karşıt görüşlü gruplar arasında çıkan ve emniyet güçlerince güçlükle bastırılan olaylarda, çok sayıda öğrenci yaralandı.Eski ABD Ankara Büyükelçisi Robert Komer'in arabasının ODTÜ'yü ziyareti sırasında yakılması, Ankara'da, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarınca 4 ABD askerinin kaçırılıp sonrasında serbest bırakılması da dönemin dikkat çeken olayları arasında yer aldı.Ekonomik sıkıntıların da yaşandığı Türkiye'de, halk yoksullaşmaya, sosyal sorunlar artmaya başladı. 12 Mart 1971'de saat 13.00'de, Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'un imzasını taşıyan muhtıra TRT Radyolarından okundu.Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a, Başbakan Demirel'e, TBMM'ye ve Cumhuriyet Senatosu'na yazılı olarak gönderilen 3 maddeli muhtırada, Demirel istifa etmez ve yerine askerlerin onaylayacağı bir hükümet kurulmazsa, ordunun idareyi doğrudan üzerine alacağı bildirildi. Başbakan Süleyman Demirel'in istifa etmek zorunda kaldığı bu süreçte Türkiye, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı "ara rejim" dönemine girdi.Muhtıra sonrasında başlanan operasyonlarda birçok kişi gözaltına alınıp hapse atıldı. Çok sayıda işkence ve kötü muamele iddialarının ortaya atıldığı, demokrasinin kaybedildiği bu süreçte, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972'de idam edildi.

 

Dönemin CHP Kocaeli Milletvekili Nihat Erim, partisinden istifa ederek 26 Mart 1971'de başbakan oldu ve yeni hükümeti kurdu. Çok uzun ömürlü olmayan yeni kabine, yerini 22 Mayıs 1972'de Ferit Melen hükümetine bıraktı. 20 Temmuz 1974’de  Kıbrıs Barış Harekatı. ( 14 Ağustos’ta Lefkoşe’ye girildi.) 12 Mart 1971 Muhtırası'nın ardından 12 Eylül 1980 darbesine giden süreçteki 9 yılda, 11 hükümet değişikliği oldu.Siyasi tartışmaları, toplumsal bunalımı daha da derinleştiren muhtıra sonrasında yaşanan gelişmeler, 12 Eylül 1980 darbesine giden yolun kilometre taşı oldu. Türk siyasi tarihine sivil siyasete ikinci müdahale olarak geçen 12 Mart 1971 Muhtırası ile 1980’de yapılan 12 Eylül Darbesi arasında geçen yıllarda ekonomik,siyasi,sosyal ve güvenlik sorunları dışında Türkiye’nin gelecek yüzyılda başına bela olacak iki kanlı terör örgütü olan PKK ve FETÖ’nun nifak tohumları attığı, kurulduğu,büyüdüğü ve güç kazandığı yıllar olmuştur. 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi 12 Eylül 1980 darbesidir. TRT Radyosunda, 12 Eylül sabahı İstiklal Marşı'nın ardından çalınan Harbiye Marşı ve dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzalı Milli Güvenlik Konseyi "bir numaralı" bildirisinin okunmasıyla demokrasiye darbe resmen ilan edildi. Bu müdahale ile Süleyman Demirel'in Başbakan'ı olduğu hükümet görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1960 Anayasası tamamen rafa kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir baskı dönemi başladı. Darbeciler Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi, bütün yetkileri ele aldı.

 

Anayasayı uygulamadan kaldıran darbeciler, ardından TBMM'yi lağvederek antidemokratik faaliyetlerine devam etti.Ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildikten sonra sivil toplum kuruluşlarını hedef alan darbeciler, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetlerini durdurdu.Siyasi partilerin kapısına kilit vuran darbeciler, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit'i Hamzakoy'a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş'i ise Uzunada'ya sürgüne göndererek, siyasi yasaklar getirdi. Ülkeye karanlık günler yaşatan darbeciler, acısı yıllarca hafızalardan silinmeyecek idam kararlarının da mimarı oldu.Darbeden sonra ilk idamlar, 9 Ekim 1980 tarihinde gerçekleşti. Sol görüşlü Necdet Adalı, ardından ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi.Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren, 19 Mart 1980'de idama mahkum edildi.

 

Darbeci Kenan Evren'in 17 yaşında astırdığı Erdal Eren için söylediği "Asmayalım da besleyelim mi?" sözü ise hafızalardaki yerini koruyor.Eren'in idam kararı, Yargıtay tarafından iki kez iptal edilmesine rağmen, Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan kararla ve yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980'de Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde infaz edildi.Kanlı uygulamaların yanı sıra demokrasinin askıya alındığı süreçte 650 bin kişi gözaltına alındı, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için de idam cezası istendi. 517 kişinin "ölüm cezasına" çarptırıldığı süreçte, 50 kişi idam edildi.Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından 14 bin kişinin çıkarıldığı bu dönemde, yaklaşık 100 bin kişi "örgüt üyesi olma" suçundan yargılandı, 30 bin kişi ise "sakıncalı" olduğu iddiasıyla işlerinden edildi.Kültür ve sanat hayatının da hedef alındığı bu dönemde, yaklaşık bin film yine sakıncalı bulunduğu için yasaklandı, 4 bine yakın öğretmen ve yüzlerce üniversite görevlisinin işine son verildi. Onlarca gazeteci için de binlerce yıla varan hapis cezaları istendi.[3]

 

20 Mayıs 1983’de  Turgut Özal tarafından Anavatan Partisi kuruldu. 6 Kasım 1983 seçimlerinde Anavatan Partisi 45.1 oyla birinci parti olmuştu. 15 Ağustos 1984’de akşam 21:30’da Eruh ve Şemdinli’de bebek katili PKK ilk büyük ölçekli silahlı eylemini gerçekleştirdi. 1974 yılından itibaren faaliyette olmasına rağmen kuruluş tarihi bu gün kabul edilir. Büyük çoğunluğu Kürt olmak üzere yıllar içerisinde 40 binin üzerinde insanın hayatını kaybetmesine sebep olacaktır.[4] 1987 yılında yapılan referandum ile siyasi yasaklar kalkmış ve Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş, Süleyman Demirel ile Necmettin Erbakan yeniden siyasi arenada yerlerini alabilmişlerdir. Ecevit Demokratik Sol Parti'nin, Türkeş Milliyetçi Çalışma Partisi'nin, Demirel Doğru Yol Partisi'nin, Erbakan ise Refah Partisi'nin genel başkanları oldular .9 Kasım 1987’de Turgut Özal Cumhurbaşkanı oldu. Bu süreçten itibaren koalisyon,azınlık hükümetleri vb isimlerle bir çok siyasi partinin katılımı ittifak hükümetleri kurulmuş ve çok kısa sürede ortaklar arasındaki fikir çatışmalarından dolayı bu ortaklıklar dağılmış yerine başka arayışlar başlamıştır.Siyasi istikrarsızlık hem ekonomik olarak hem de demokrasi hak ve özgürlükler alanında bir çok olumsuz hadisenin yaşanmasına sebep olmuştur. 20 Ekim 1991 seçimlerini DYP kazandı. Seçimlere Halkın Emek Partisi (HEP) ile SHP ile  birlikte katıldı. 17 Nisan 1993'te Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefat etmesi üzerine 16 Mayıs 1993'te Süleyman Demirel Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir. 26 Mart 1994 yerel seçimlerine ayrı ayrı giren SHP, DSP ve CHP'nin; solun toplam oy oranı 25 olabilmişti. 24 Aralık 1995'te yenilenen seçimlerin galibi ise Necmettin Erbakan'ın başında bulunduğu Refah Partisi olmuştu. 28 Şubat 1997 tarihinde MGK (Merkez Güvenlik Kurulu) bildirisi siyasi tarihimize 28 Şubat post modern darbesi olarak geçmiştir.

 

Askeri bir darbe olan 28 Şubat darbesinde asker, diğer darbelerden farklı olarak kamuoyu, sivil toplum örgütleri ve medyanın da desteğini almak istemiştir. 28 Şubat MGK bildirisi ile Refah-Yol Hükümetini oluşturan partiler itibarsızlaştırılmış, topluma irtica (gericilik, önceki duruma dönme) korkusu yayılarak demokrasiye müdahale edilmiştir.[5] 4 Mart’ta Başbakan Necmettin Erbakan, MGK kararları yumuşatılmazsa imzalamayacağını söyledi ve imzalamadı. 13 Mart’ta Erbakan tarafından imzalandığı iddia edilen bildirinin ise daha sonra imzalanmadığı ve imzaladığı haberlerinin ise yalan olduğu ortaya çıkmıştır. 18 Haziran’da Erbakan istifa etmiştir. Ertesi gün Demirel hükümeti kurma görevini ANAP Lideri Mesut Yılmaz’a verdi. 4 Nisan 1997’de  MHP lideri Alparslan Türkeş yaşamını yitirdi. 30 Haziran 1997’de Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve Hüsamettin Cindoruk’la ANASOL-D hükümetini CHP’nin de dışarıdan desteğiyle kurdu. (CHP, daha sonra Türk Bank ihalesindeki yolsuzluk nedeniyle desteğini geri çekecek, TBMM’ye verdiği gensoru önergesinin kabulüyle 55. hükümet düşecektir.) 1998 Kasım ayında eski RP'li İstanbul Büyükşehir belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığı düşürüldü.

 

17 Ocak 1999 Süleyman Demirel tarafından hükümeti kurmak için görevlendirilen Bülent Ecevit’in kurduğu azınlık hükümeti 17 Ocak’ta güvenoyu alarak 56. hükümeti kurumuştur. 18 Nisan 1999 seçimlerinden 22.1 oy alarak birinci parti olarak çıkan DSP, hükümet kuracak çoğunluğu olmadığı için MHP ve ANAP ile anlaşarak 57. hükümeti kurdular. Recep Tayyip Erdoğan’da bu dönemin en önemli isimlerinden birisidir. Erdoğan 1989 seçimlerinde Beyoğlu belediye başkanlığını az bir oy farkıyla kaybetmesi üzerine RP İstanbul il başkanı olarak görevini sürdürmüş ve 1994 mahalli seçimlerinde RP’den İstanbul Büyükşehir belediye başkanı seçilmesiyle kamuoyu tarafından iyice tanınmıştır.

 

 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Siirt’te okuduğu bir şiir yüzünden soruşturma açılmış ve 312. madde’den yargılanarak hapse mahkum olmuştur. Başkanlıktan ayrılmak durumunda kalan Erdoğan hapis cezasını tamamladıktan sonra 14 Ağustos 2001'de kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde büyük bir başarı elde ederek 34 oy ve 364 milletvekili ile tek başına iktidara gelmiştir.

 

[2] "25 Şubat 1925". tarihtebugun.org. 6 Ekim 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi.

[3] https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/kanli-12-eylul-darbesinin-uzerinden-39-yil-gecti/1578660

[4] https://mehmetkarasakal.com/turkiye-cumhuriyeti-tarihi-kronolojisi/

[5] https://tarihvakti.com/1990-sonrasi-turkiyedeki-ekonomik-ve-siyasi-gelismeler/#1990_Sonrasi_Turkiyede_Yasanan_Siyasi_Gelismeler

 

 
Etiketler: CUMHURİYET, SONRASI, SİYASİ, GELİŞMELER,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Nisan 2021
IRKÇILIK
15 Nisan 2021
SURİYE AŞİRETLERİ TÜRKİYE'NİN YANINDA
01 Nisan 2021
SAVAŞIN KADINLARI ..
01 Nisan 2021
DEVLET EBED MÜDDET!
01 Nisan 2021
BİR VATAN AŞIĞI ZİYA SÖZEN
27 Mart 2021
ÇANAKKALE ZAFERİ'NİN BİLİNMEYENLERİ
21 Mart 2021
ÖLÜMÜN ADI HALEPÇE !
15 Mart 2021
DEDEMİN DİLİNDEN ERMENİLER
15 Mart 2021
H-D-P !
03 Mart 2021
IRAK'IN KUZEYİ SONRASI HEDEF SURİYE'NİN KUZEYİ
23 Şubat 2021
GARA SONRASI..
03 Şubat 2021
UYGUR TÜRKLERİNE ÇİN ZULMÜ !..
03 Şubat 2021
SAVAŞ MAĞDURU ÇOCUKLAR !
28 Ocak 2021
AFRİN GÜNLÜĞÜ !..
08 Ocak 2021
SURİYE BARIŞI
06 Ocak 2021
TÜRKİYE - MISIR İLİŞKİLERİ
01 Ocak 2021
PINARBAŞI'NDA BİR GECE !..
16 Aralık 2020
ABD'NİN HAKSIZ YAPTIRIMLARI
11 Aralık 2020
ŞEHİT
30 Kasım 2020
İRAN'LI BİLİM İNSANLARI
25 Kasım 2020
ÖĞRETMEN ÖĞRETENDİR
08 Kasım 2020
SURİYE
28 Ekim 2020
YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDİYORUZ
16 Ekim 2020
FETÖ İle Mücadelenin Kilit İsmi: Mahmut Çorumlu
10 Ekim 2020
KOBANİ OLAYLARI
29 Eylül 2020
KARABAĞ AZERBAYCAN'DIR...
21 Eylül 2020
PKK KİM?
21 Eylül 2020
SURİYE KÜRTLERİ
01 Eylül 2020
DOĞU AKDENİZ'DE TÜRK RÜZGARI
22 Ağustos 2020
TSK'NIN BAŞARISI
15 Ağustos 2020
DOĞU AKDENİZ BEKAMIZDIR
03 Ağustos 2020
ABD VE PKK/YPG için DEAŞ
24 Temmuz 2020
LİBYA'DA BARIŞ !..
20 Temmuz 2020
ERMENİSTAN'IN HEDEFİ YENİ BİR DÜNYA SAVAŞI
09 Temmuz 2020
İDLİB İZLENİMLERİ !..
28 Haziran 2020
ERMENİLERİN KARABAĞ’DA KÜRT SOYKIRIMI
26 Haziran 2020
ENKS VE PKK/YPG İŞBİRLİĞİ
23 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU (2)
16 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU
14 Haziran 2020
LİBYA'da BARIŞ'ın ANAHTARI
07 Haziran 2020
RUSYA SAVAŞ İÇİN, TÜRKİYE BARIŞ İÇİN SURİYE'DE
05 Haziran 2020
DARBECİ HAFTER ve LİBYA
31 Mayıs 2020
KORONOVİRÜS BİYO-TERÖR OLABİLİR Mİ?
31 Mayıs 2020
ŞEHİDİM !..
28 Mayıs 2020
KARA LEKENİN 60. YILI
25 Mayıs 2020
ÇOCUKLAR ÖLMESİN !
17 Mayıs 2020
MİLLİ ve YERLİ TARIM DEVRİ
11 Mayıs 2020
İNCİ TANEM !..
09 Mayıs 2020
BABAMI ÖZLÜYORUM !..
01 Mayıs 2020
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ
23 Nisan 2020
ATAM'IN ARMAĞINA YÜZ YAŞINDA
21 Nisan 2020
NUSRA CEPHESİ !..
19 Nisan 2020
KORONAVİRÜS DENKLEMİ
14 Nisan 2020
SAVAŞIN ÇOCUKLARI !..
09 Nisan 2020
SURİYE SAVAŞI KORONAVİRÜS'ÜNE YENİK Mİ DÜŞECEK?
03 Nisan 2020
COVİD-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
31 Mart 2020
TERÖRİST BAŞI ÖCALAN'IN İSLAM DÜŞMANLIĞI
26 Mart 2020
TÜRKİYE'SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR
23 Mart 2020
KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?
17 Mart 2020
İSRAİL'İN TOPRAK KAZANIMI DEVAM EDİYOR
02 Şubat 2020
İDLİP DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER!
09 Ocak 2020
Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi
31 Aralık 2019
ASALA ve PKK'NIN İŞBİRLİĞİ
07 Aralık 2019
PKK, İSLAM DÜŞMANIDIR !..
18 Kasım 2019
Sahi Siz HİÇ ŞEHİT OLDUNUZ MU?
09 Kasım 2019
ENERJİ KİMLİK BELGELİ BİNA!
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
24 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI !..
09 Ekim 2019
EY FIRAT !..
24 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN "AKSAÇLI"
17 Eylül 2019
SURİYE'NİN BİRLİĞİ İÇİN ÜÇLÜ ZİRVE
10 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKTİR !..
05 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
25 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
15 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR..
12 Haziran 2019
KARDEŞLİK!
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
18 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
ORTADOĞU'DA OLMANIN BEDELİ
30 Mart 2019
KOD ADI: GOLAN
18 Mart 2019
Dünya Tarihini Değiştiren Savunmanın Adıdır ÇANAKKALE
08 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
15 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
01 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !..
28 Ocak 2019
TÜRKİYE - SURİYE İLİŞKİLERİ
17 Ocak 2019
ABD'nin Suriye Tutarsızlığı
29 Aralık 2018
Tarihin En Beyaz Günü SARIKAMIŞ !
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR !..
29 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
20 Ekim 2018
İNSANLIK DÜŞMANI PKK'NIN KATİL YÜZÜ !..
30 Eylül 2018
KADİM ŞEHİR CİZRE
21 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
14 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
29 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER?
20 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE..
04 Ağustos 2018
TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
25 Temmuz 2018
AYŞE TATİLDEN BİR DAHA DÖNMEDİ !..
25 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
11 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK'NIN BİRLİK TEMELİ
27 Haziran 2018
NEDEN DEVAM ?
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
17 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
14 Mart 2018
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
29 Ocak 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı