Yazı Detayı
09 Kasım 2019 - Cumartesi 11:48
 
DEĞERLERE VEDA !
Tülay Sözeri
 
 

Hani bazı günler vardır. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin , o anlara özgü hatıralar  hep aynı tazelik, aynı canlılıkla hafızanızın derin odalarında öylece sizi bekler. İşte  o günü ne zaman hatırlasam, veda anlarına özgü her türlü duygunun o ayrı rengini ve kokusunu yeniden yaşamaktan, kendimi alamıyorum.

Bir anfinin içinde bir elinde kepleri, diğer  elinde kırmızı kurdelerle sarılmış diploma süsü verilmiş rülo yapılmış kağıtları olan bir saat öncesinde yaşanan törenin coşkusundan eser kalmamış bakışlarıyla, ahşap sıralarda oturan 30 öğrencinin karşısında ayakta duran, endişeli bakışlarımızı gölgede bırakan  üzüntüsü, tedirginliği ve  sevecenliği çivi gibi mavi gözlerine sabitlenmiş bakışlarıyla her birimizin yüzüne ayrı ayrı bakmaktan kendini alamayan bir kadın geliyor gözlerimin önüne.

Bu kadın , ömrünün yarısını felsefeyi yaygınlaştırmaya adayan, uluslararası bir çok felsefe kurumuna   başkanlık yapmış, yoklukların içinde varolmaktan korkmayan, bu korkusuzluğa rağmen sakinliğini  her zaman aynı çizgide korumayı başarmış olan Hacette Üniversitesi Felsefe bölümü başkanı Ioanna Kuçuradiydi.

O anki endişesi bizi çok fazla ürküttüğünden olsa gerek, hiç birimiz sesimizi çıkarmadan, bu gergin, titreyen parmaklarının arasında tuttuğu sigarasından uzayan küllerinin havada uçuştuğunun farkında bile olmayan kadına gözlerimizi dikerek Nazi subaylarının dehşeti altında titreyen Yahudi esirleri gibi bekleşip duruyorduk.

Konuşmayı çok fazla sevmeyen ancak  konuştuğunda da balyoz etkisi yaratan yapısını da bildiğimizden, söyleyeceği şeylerin bundan sonraki hayatımızda hiç bir zaman peşimizden ayrılmayacağını, yavaşlatılmış bir film karesinin bıktırıcılığına benzer bir ısrarcılığı peşimize takacağını çok iyi biliyorduk.

Uzun bir sessizliğin ardından;

- “Çocuklar” dedi belli belirsiz. Bundan sonra olacak olanlar için özellikle bundan sonraki hayatınız için inanılmaz kaygılarım var. Bunu sizden saklamayacağım.Sizlere güvenim çok fazla olsa da günümüzün değişen değerlerinin sizi bir makinanın dişlisinde öğütür gibi öğütmesinden çok korkuyorum. Değerler her şeyimizdir. Bu 4 yıllık eğitim sürecinde bunları size aktarmaya çalıştık ama bazen size kötülük mü ettik? diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Evet tam anlamıyla endişem bu.! Acaba bu kaybolan değerler arasına sizler ne yapacaksınız? çok merak ediyorum, Fakat şartlar ne olursa olsun sizin buradan aldıklarınıza sahip çıkacağına inanıyorum. Yolunuz açık olsun. dedi ve titreyen ses tonuna hakim olamayacağını anlayınca kendini bir anda dışarı attı.

 İşte tam da ondan beklenilen güçte savrulan  balyozun sarsıcılığı anfinin tam orta yerine çöreklenmiş her birimizi bir köşeye atmıştı bile. Hep kaçındığımız, o ana kadar çok da önemli olacağını düşünmediğimiz bir gerçeklik çirkinliğiyle bütünleşen  bir hilkat garibesinin çaresizliğiyle karşımıza dikilivermişti.

O konuşmadan sonra bir anda  geçip giden 20 yılın ardından, Ioanna hanım’ın üstüne basarak ifade ettiği değerlerimizin, hayatımızı anlamlandıran insan olmamızın sorumluluğunu omuzlarımıza yükleyen , yüklerken sizi ezip geçmeyen aksine yaşamınıza sıkı sıkıya bağlanmanızı sağlayan normlarımız olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.

Her bir çizgisinin ayrı bir numarası olan ancak numaralar birleştiğinde ortaya çıkan resimlerdeki belirsizliği ortadan kaldıran, tek bir numarasının şaşması halinde resmin bütünlüğü bozulan bir daha ne yaparsanız yapın o bütünlüğe ulaşamadığımız değerlerimizin önemini hiç düşündünüz mü?

Nasıl ki  yıkık dökük bir binayı onarmaya çalışmak, binayı önce tümden yıkıp sonra yeniden yapmak ne kadar güçse, ağır hasar almış değerlerimizi yeniden onarmaya çalışmak hasarın ağırlığını arttırmaktan başka bir işe yaramaz. Bunu anlamak için , sorumsuzca bize sunulan içi boşaltılmış değerlerin içinde yön değiştirmiş yaşantılarımızdaki  hasarlara bakmanız yeterli olacaktır. Değerleriniz kayboldukça, , bir başkasının değerinin de sizin için bir anlamı olmayacak ve yozlaşma işte bu aşamada başlayacaktır.

Frederich Nietzsche’nin bu yoksayıcılığı en iyi şekilde anlatmak  için kullandığı “Tanrı öldü” deyişindeki önü alınmaz süreçle,  insanlığın varoluş karşısında  belli amaçlardan ve değerlerden yoksun kalarak boşluğa doğru sürüklendiği süreç aynı süreçtir.  “Tanrı öldü” gerçeğiyle aynı anlama gelen değerden yoksun kalan hayatlarınızdaki boşlukları lütfen küçümsemeyin! Tehlike işte tam bu aldırmama, küçümseme anlarında  başlar. Düşen tek bir domino taşının diğer domino taşlarınında yıkılmasına neden olduğunu, sonun başlangıcını çoktan aştığımızı  unutmamanız dileklerimle.

 

 
Etiketler: DEĞERLERE, VEDA, !,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Aralık 2019
BİLGİ ve BİLGELİK
18 Kasım 2019
LİMANDAKİ GEMİLER ..
24 Ekim 2019
SAVAŞ ve GENÇ KIZ !.
26 Eylül 2019
İNSAN SICAĞI !..
12 Eylül 2019
BİR AVUÇ GÖKYÜZÜ
05 Eylül 2019
EYMEN'İN KUL HAKKI
25 Ağustos 2019
ERKEK OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
05 Ağustos 2019
NERELERDESİN ?
29 Temmuz 2019
SUS RUHUM !..
22 Temmuz 2019
MAĞARA ALEGORİSİ !..
16 Temmuz 2019
BEYNİMİZDEKİ AKREPLER
10 Temmuz 2019
MÜKEMMEL DUYGULAR
01 Temmuz 2019
BİR NEFES BİR HAYAT
24 Haziran 2019
DİDEROT ETKİSİ!
17 Haziran 2019
MUTSUZ İNSANLARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK !..
10 Haziran 2019
DÜŞÜYORUM, O HALDE VARIM!
25 Mayıs 2019
HABİL ve KABİL KARDEŞLER
18 Mayıs 2019
GÜNAYDIN ! NASILSINIZ ?
11 Mayıs 2019
GUERNİCA TABLOSU
04 Mayıs 2019
UMUDA YOLCULUK !..
25 Nisan 2019
SAKLAMBAÇ OYNAMAK...
18 Nisan 2019
DORİAN GRAY'İN PORTRESİ
22 Mayıs 2018
HARESE
28 Mart 2018
ÇÖL ÇOCUKLARI !
20 Mart 2018
UBUNTU FELSEFESİ
13 Mart 2018
İNSANLIĞA VEDA !
06 Mart 2018
KELEBEK TAKİBİ ..
21 Kasım 2017
YÜZLEŞMEK !..
14 Kasım 2017
İNSANIN KARANLIK YÜZÜ
07 Kasım 2017
ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
31 Ekim 2017
ADALETİN BU MU DÜNYA?
25 Ekim 2017
UNUTULMUŞ GENÇLİK !..
18 Ekim 2017
KUYRUKLU YILDIZ TANRILARI
12 Ekim 2017
ÖNYARGISIZ YAŞAMAK !..
13 Haziran 2017
FARKEDİLMEK !..
01 Haziran 2017
BİR DÜŞ GÖRDÜM
25 Mayıs 2017
DÖNÜŞÜM
04 Mayıs 2017
KUĞU OLMAK ..
24 Nisan 2017
GEMİSİNİ KURTARAMAYAN KAPTAN!
12 Nisan 2017
BİR FİL HİKAYESİ !
30 Mart 2017
DUYGULARIN ENERJİSİ
20 Mart 2017
İLETİŞİM BECERİSİ ..
15 Mart 2017
ÖLMEYE YATMAK !..
13 Mart 2017
MUTLU HALKLAR
09 Mart 2017
PANDORANIN KUTUSU
23 Şubat 2017
SİSAL BİTKİSİ
20 Şubat 2017
GUGUK KUŞU
16 Şubat 2017
HUZURLU OLMAK
02 Şubat 2017
TAMAMLANMAK !
31 Ocak 2017
SAKLI KENTLER !..
23 Ocak 2017
MUCİZELERLE TANIŞMAK
20 Ocak 2017
BEDENİM ve BEN !
16 Ocak 2017
GİTMEK !..
09 Ocak 2017
PORTAKAL KABUKLARI
03 Ocak 2017
MUTLU YILLAR !
30 Aralık 2016
KÜÇÜK BİR ARI
26 Aralık 2016
AVCINIZ KİM?
22 Aralık 2016
MİSAFİR ODALARI
19 Aralık 2016
FOTOĞRAFI OLMAYAN ÇOCUKLAR
14 Aralık 2016
MEKTUBUNUZ VAR !..
12 Aralık 2016
ATLANTİS ŞEHRİ !
07 Aralık 2016
AMİPLERİN DANSI !..
05 Aralık 2016
HIZLI YAŞAMLAR
Haber Yazılımı