Yazı Detayı
25 Mayıs 2017 - Perşembe 01:45
 
DÖNÜŞÜM
Tülay Sözeri
 
 

Franz Kafka’nın “Dönüşüm” adlı romanı “Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu” cümlesiyle başlar. Bu cümle olağandışı bir değişimin habercisi gibidir. O ana kadar hiç kimsenin yaşamadığı, tasvirini bile yapamadığı bir değişimin içine düşen bu adamın ürkünç hayatı günün ilk saatlerinde başlamıştır.’

Günlük hayatın alışkanlıkları içinde uslu uslu yaşayan, ailesinin borçlarını ödeyebilmek için istemediği bir işte çalışan, sistemin dayatmaları karşısında umutsuzluğa kapılan Gregor’un başkaldırısı kuvvetli bir değişim isteğiyle başlar. Bir hamamböceğine dönüşürken, bedenine ve bilincine yabancılaşması ile içinde yaşadığı topluma ters düşme süreci aynı parelelikte gitmeye başlamıştır.

Değişimin beraberinde getirdiği yargılar ilkönce aile çevresinde başlar. Gregor’un bu değişimi karşısında dehşete düşen aile bireylerinin onun yeni yaşamına ortak olması öyle kolay olmayacaktır. Hepsi geçmişte kalan o silik adamın, bağımlı yaşantısını özlemeye ve değişimin sonunda tekrar o eski düzenine döneceği günleri beklemeye başlar.

Aile böcek olarak hayatına devam etmek zorunda olan oğullarının günlük yaşamını kolaylaştırmak fikrine yanaşmazlar. Onlara göre herşey yerli yerinde kalmalıdır. Bir gün bu değişim bittiğinde, adam sanki hiç bir şey olmamış gibi bir kâbustan uyanacak, her şey eskisi gibi olacaktır. Ancak bu umudun gerçekleşmesi artık mümkün değildir. Bu imkânsızlığı kabullenmeyen aile bireyleri onlara önerilen her fikri bilinçsiz olarak reddetmeye başlamıştır

Ve en sonunda kızkardeşi “Burada gitmeli tek çare bu baba. Artık onun Gregor olduğu düşüncesinden vazgeçmelisin. İşte bizim asıl felaketimiz o zaman başlar. O gerçekten Gregor olsaydı, böyle bir hayvanla yaşamanın imkânsız olduğunu anlar ve çoktan çeker giderdi” derken, değişimlere karşı hissedilen o korkuyu insana iliklerine kadar htirir.

Birey olmanın, sürüden ayrılmanın o keskin tadını az çok tahmin eden bu ailenin, yaşadığı değişimle duvarın öteki tarafına geçen Gregor’a mesafeli yaklaşımları düşündürücüdür. Zira günümüz insanının değişimlere karşı htiği korku o kadar derindir ki, yaşamlarını değiştirmemek için her şeyi göze alır. Değişim yalnızlıktır, toplumla araya giren uçurumlardır, uçurumların kenarındaki dar yollarda yürümektir.

Franz Kafka, Prag’da Almanca konuşan Çek bir Yahudi’ydi. Baskın bir Alman kültüründe, ne Çek ne de Alman olabilmeyi başaramayan, Yahudi kimliğini de bırakmak istemeyen yazarın, uzunca yıllar büyük bir kimlik karmaşası içerisinde yaşaması, hem karakterini hem de eserlerini derinden etkilemiştir. Kendine güveni azalmış, içe kapanık bir hayat sürdürmeyi tercih etmiştir.

Dönüşüm kitabı ise, uzun yıllar hayatı arka sıralarda yaşamak zorunda kalan bir insanın dışavurumudur. Sisteme, metalaşan insana, sıradanlığı teşvik eden yönetimlere, baskı altına alınan duygulara bir başkaldırıdır. Kendindeki eksikliğin varoluşsal bir olgu olduğunun farkına varabilen, yaşam cehenneminden bu farkındalıkla kurtulabilen insanoğlunun zaferidir.

 
Etiketler: DÖNÜŞÜM,
Yorumlar
Haber Yazılımı