Yazı Detayı
30 Mart 2017 - Perşembe 21:53
 
DUYGULARIN ENERJİSİ
Tülay Sözeri
 
 

Bir aydır ailemizin bir yeni bir üyesi var. Adı Paşa. Tam 7 aylık . Norveç Orman Kedisi ırkından geliyor. Havası, duruşu, uzun tüyleriyle çok ihtişamlı .Onu ilk bulduğumuzda bir hayvan barınağına bırakılmak üzereydi. 7 aylık yaşamı boyunca onu bizde dahil tam 6 aile sahiplenmiş. Ancak şanssızlık bu ya! Bize gelene kadar ona sonuna kadar sahip çıkacak bir yuva bulamamış.

Evimize ilk geldiğinde oldukça durgundu. Hayatım boyunca kedilerle haşır neşir olduğumdan, onun yaşındaki bir kediden beklemediğim tepkileri vardı. Oyun oynamayı bilmiyordu mesela. Başka bir kediyi deliye döndürülecek oyunlar ilgisini çekmiyordu. Dar alanlarda uyuyor, çekmece içlerinde ,dolap aralarında oturuyordu. Ev halkıyla iletişimi çok sınırlıydı , ilgisi çok çabuk dağılıyordu. Onunla iletişim kurmak için çok uğraştık.

Karşımızda bir insan var gibi konuştuk. Sevgimizi ve ilgimizi htirdik. Ona senin farkındayız mesajını verdik. 3 hafta içinde inanılmaz bir değişim gösterdi. Canlandı, hareketlendi, yaşına uygun psikolojik tepkiler vermeye başladı. Konuyu biraz araştırdığımda durgunluğunun altında yatan durumun tamamen güven duygusuyla, terk edilme korkusuyla alakalı olduğunu anladım.

Buradaki amacım klasik bir kedi muhabbeti değil elbette. Allahın tüm canlılara bağışladığı duyguların her durum için geçerli olduğunu görmek, etrafımızda yaşayan insan harici canlıların da çok derin duygu dünyaları olduğunun farkına varmak, bunun bizler için ne kadar büyük bir hazine olduğunu kendimce paylaşmak istedim.

Eksik, sorunlu, arızalı,yeri geldiğinde çok zayıfız. Bazen kendimizi bir nokta kadar önemsiz, bazen de dünyayı yerinden oynatacak kadar güçlü hissedebiliriz. Ama ne olursak olalım, ne hissedersek hissedelim, kendimizi hayattan ne kadar soyutlarsak soyutlayalım, bilmemiz gereken bir gerçek var o da hiçbir şekilde bu koca dünyada yalnız olmadığımız gerçeğidir.

Evet , üstüne basa basa söylüyorum ki, biz hiçbir şekilde YALNIZ DEĞİLİZ Tıpkı bizim gibi elle tutulamayan, gözle görülemeyen, birbirimize aktardığımız müthiş bir enerjiye sahip milyarlarca yaratılışın içindeyiz. Bizden onlara, onlardan bize akabilecek müthiş bir yaşam enerjisi var. Tüm bu enerjilerin hepsi bulunmayı, keşfedilmeyi bekliyor. Kocaman bir kütleyi ayakta tutan, yaşamın devamlılığını sağlayan dünyanın çekirdeğini görmesek bile nasıl onsuz yapamıyorsak, bu enerji olmadan yaşamamız da o kadar imkânsızdır. Yaşam enerjimizin kapısı her daim açıktır, biz istesekte, istemezsek de o kapı bize asla kapanmaz. Önemli olan bu yaşam enerjisine açık olmak ve onu içeriye almaktan korkmamaktır.

Etrafıma baktığımda, ölü bakışlı o kadar çok insan görüyorum , içindeki sevginin farkına varmadan, yaşam ateşiyle yanmadan, tutuşmadan koca bir ömrü heba eden o kadar çok insan tanıyorum ki, bu duruma inanamıyorum.

Sahip olduğumuz bir çok gereksiz şeye bu kadar değer verirken , kendimize, bize ihtiyacı olan yaratılışlara neden değer vermediğimizi bir türlü anlayamıyorum.

Bir ayda hem evin enerjisini , hem de kendi enerjisini değiştirebilen bir kediden bile öğrenilebilecek bunca şey varken, dar alanlarda neden hala döndüğümüzü bilemiyorum.

Yapacağımız tek şey biraz farkında olmak, biraz ,empati kurmak. Hepsi bu kadar.

 
Etiketler: DUYGULARIN, ENERJİSİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı