Yazı Detayı
11 Haziran 2013 - Salı 12:11
 
ELVEDA KOCA ÇINAR
Narin Tenekeci
 
 

Gecenin kör karanlığında sokaklarda yalnız başına gezerken, uçsuz bucaksız yolu takip etti yaşlı ve hasta adam. Perişan bir halde yürüdü bu boş sokakları. Saçlarına aklar düşmüş, yorgun ve bitkindi. Bu yaşlı adamın belli ki aradığı bir şeyler vardı bu sokaklarda. Yorgun ayaklarıyla zorla yürürken, derin düşüncelere daldı. Bu sokakta ne işi vardı, bulmaya çalışıyordu. Sararmış parmaklarının arasındaki tek dostu sigarasından bir nefes daha çekti.

 

Sokak lambalarının aydınlattığı bu yolları uzun uzun yürüdü, yorulmuştu, esen rüzgârın hızını kesercesine kaldırdı ceketinin yakalarını yukarıya kulaklarına doğru. Ayakları onun bu yorgun ve hasta bedenini taşıyamadı, duvarlar onu boğarcasına üstüne gelmeye başlamıştı, usulca bir kaldırımın kenarına oturdu. Yıllar içinden çok şeyi alıp götürmüştü. Baygın gözleriyle dalıp gitti uzaklara. Çok isterdi o anda aylar önce kaybettiği hayat arkadaşının da yanında olmasını.

 

Yıllar önce buralardan uzaklara çalışmak için gitmişti. Tek isteği iki çocuğuna iyi bir eğitim ve gelecek sağlamaktı. Yıllarca durmadan dinlenmeden çalıştı, amacına ulaştı. Çocuklarını okuttu ve evlendirdi. İş kurmaları için sermaye verdi. Baba yüreği onların üzülmesine dayanamıyordu. Onları her gün arıyor, zor durumlarında yardıma koşuyordu.

 

Uzun ve tempolu iş hayatının sonunda emekli olmuştu, yaşlı ve yorgun düşmüştü bu beden artık. Emekli maaşı sadece kendine ve ilaçlarına yetiyordu. Paranın kaynağı kesilince çocukları telefonlarına çıkmıyordu bu yaşlı adamın, ulaşamıyordu onlara, kısacası eskilerin değimiyle baba bir bağ bağışlamıştı onlara ama evlatları bırakın bir salkım üzümü bir üzüm tanesini bile çok görmüşlerdi babalarına.

Çocuklarından hiçbir beklentisi yoktu, sadece sevgi istiyordu, zor değildi, yalanda olsa bir ilgi bekliyordu. Yaşamı boyunca çocuklarına gösterdiği şefkatin minik bir kısmını istiyordu. Mutluluk az da olsa onun da hakkıydı. Belli ki çocukları bu adamı istemiyordu, yılların vermiş olduğu sahte mutluluklarla avunan bu koca çınar yalnızdı artık.

 

Mağrur ve gururluydu, onları daha fazla rahatsız etmek istemiyordu artık. Koca bir ağaçtı, yaprakları birer birer dökülüyordu, düşen her yaprak gibi umutları da tükeniyordu, savrulan yapraklarını toplamak için rüzgârı durduramıyordu. Üzüntüsü zehirli bir sarmaşık gibi gövdesini sarmıştı. Çatırdamaya başlayan dalları kırılmadan oralardan uzaklaşmak istedi.

 

Dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkânı misali, ayakları onu elli sene önce ayrıldığı sokaklara sürüklemişti. Bu sokaklarda aradığı şeyin ne olduğunu anlamıştı sonunda. Avazının çıktığı kadar bağırmak istedi ama yapamadı, sesi soluğu kesilmişti sanki sadece kısık bir sesle, alacaklı gibi, yalvarırcasına sokaklara sordu,  “Ne olur bana çocukluğumu ve gençliğimi geri verin” son isteğiydi bu eski sokağından. Geçmişinden kaçanların aksine eski günlerini arıyordu.

 

Bu yorgun, bitkin ve hasta adam, puslu, kasvetli ve boş sokaklarda aradığını bulamadı. Hayatının en güzel günlerini geçirdiği bu dar sokaklar cevap veremedi bu yaşlı adama, sessiz kaldılar. Ayaklandı yaşlı adam, kalkamadı kalbine yenik düştü, oracığa yığıldı kaldı, acımasız hayat ona son bir şans vermedi. Duvarlar ve kaldırımlar Elveda Koca Çınar der gibi sessiz kaldılar. Bu sessizliği gecenin sabahında acı bir siren sesi bozdu.

 

Anne ve babalar yaşlanınca Allah’ın bizlere emaneti olurlar. Bu emanetlere iyi bakmak, korumak bizim görevimiz. Bunu unutmayın.

 

Başta dünyalar iyisi, canım babam olmak üzere bütün babaların “Babalar Günü” kutlu olsun.

 

Yazıma son verirken, evlatlarını kaybeden şehit babalarının ve babalarını kaybeden bütün evlatların da babalar gününü kutluyorum.

 

narintenekeci@hotmail.com

 
Etiketler: ELVEDA, KOCA, ÇINAR
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Ağustos 2017
HUZUR
29 Mayıs 2017
BENİ AFFET
01 Nisan 2017
ELVEDA KIŞ, MERHABA BAHAR
12 Şubat 2017
SEVGİ ve DOSTLUK GÜNÜ !..
14 Aralık 2016
HAYAT KUM SAATİ GİBİ ..
02 Kasım 2016
EV ALMA KOMŞU AL
21 Temmuz 2016
AYNADAKİ YANSIMA !
10 Haziran 2016
BABA CAN'DIR !
15 Mart 2016
MUTLULUĞUN RESMİ !..
03 Aralık 2015
Dr. Şüra BAYKAN’dan İnsanlık Dersi
19 Ekim 2015
SEVDA’NIN DİĞER YÜZÜ
05 Ağustos 2015
ADI YALNIZLIK
11 Haziran 2015
DEĞİŞEN BİZLER MİYİZ YOKSA HAYAT MI?
16 Nisan 2015
GELECEĞİN GÜVENCESİ ÇOCUKLAR !..
09 Şubat 2015
SEVGİLİLER GÜNÜ ..
08 Ocak 2015
AHISKALI TÜRKLERİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
06 Kasım 2014
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ!
25 Eylül 2014
KIRMIZI KARANFİL
23 Ağustos 2014
VEFA BORCU
24 Temmuz 2014
ESKİDEN MEKTUP VARDI!
09 Haziran 2014
YALNIZ BİR ADAMDI !..
23 Mayıs 2014
KURBAN OLAN KÖMÜR KOKAN ELLERE !
06 Mayıs 2014
ANNE KALBİ
20 Nisan 2014
23 NİSAN ONLARIN DA BAYRAMI
21 Mart 2014
TÜRK SOFRASI
04 Mart 2014
ÖZEL BİR KADIN
10 Şubat 2014
MUTLULUĞUN ALTIN ANAHTARI
17 Ocak 2014
KARA GÜL (Halfeti'nin Gülü)
07 Ocak 2014
DİBEK KAHVESİ
23 Aralık 2013
BİR YIL DAHA GEÇTİ
06 Aralık 2013
ADI KALBİMDE SAKLI
19 Kasım 2013
SÜRGÜNDEN KURTULUŞ
14 Kasım 2013
MUTLU YILLAR KARABİBER
29 Ekim 2013
ZAMAN EN DEĞERLİ HAZİNEDİR
22 Ekim 2013
BİR FİNCAN HATIR!
08 Ekim 2013
PENCEREYİ AÇIK TUTUN..
26 Eylül 2013
ÖMÜR DEDİĞİN!
13 Eylül 2013
MEVSİM ARTIK SONBAHAR!
04 Eylül 2013
HAYAT İNCE BİR ÇİZGİDİR
27 Ağustos 2013
BAŞKENTİN ÇOCUKLARI
14 Ağustos 2013
KÜÇÜK BİR ÇOCUĞUN HAYKIRIŞI!
31 Temmuz 2013
KAYBOLAN BAYRAMLAR!
20 Temmuz 2013
Gerçek Dost Kolay Bulunmaz
10 Temmuz 2013
ŞÜKÜR ETMEK HUZUR VERİR
17 Haziran 2013
YAZ GELDİ.. TATİLE ÇIKMA ZAMANI
05 Haziran 2013
HATIRA DEFTERİ
27 Mayıs 2013
Bir Demet Mutluluk
27 Mayıs 2013
Bir Demet Mutluluk
08 Mayıs 2013
Annenin Çocuğuna Sevgisi
Haber Yazılımı