Yazı Detayı
25 Ağustos 2019 - Pazar 23:34
 
ERKEK OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
Tülay Sözeri
 
 

Tam 4 kardeşiz. 3 kız, bir erkek. En büyükleri benim. En küçük erkek kardeşimle aramda 8 yaş farkı var. Erkek kardeşim doğana kadar , annem ve babamın erkek çocuk doğurma konusunda maruz kaldığı yoğun baskıyı hala iliklerime kadar hissediyorum. Her doğum öncesi evde yaşanan o endişeyi, bu kez de doğacak olan çocuk kız olursa ne diyeceğiz korkusunu, aile büyüklerinin soyadın mı kurusun baskılarını, yaşanan o gerilimi o zamanlar çocuk aklımla çok fazla adlandıramasam da şimdi yaşadığımız o kargaşayı daha net bir şekilde anlıyor ve istemsizce ürperiyorum.

En sonunda ailemize katılan erkek kardeşimin varlığıyla, bu baskının yerini büyük rahatlamaya bıraktığını, evdeki şenlik havasını, sabah akşam kapımızı aşındıran erkek çocuk doğumu kutlamalarına eşlik eden komşularımızı, erkek çocuk doğurma başarısına nail olmuş annemin sonunda huzura erdiğini, kırk gün kırk gece süren kutlamaları, kesilen kurbanın kanının içine sokulan o minicik bebek elini, 2300 gram doğan erkek kardeşimin o ufacık varlığıyla evde bulunan onlarca kişiyi nasıl da ezip geçtiğini, kız çocuk olarak varlığımızın bir anda nasıl da değersizleştiğini hala bugün gibi hatırlıyorum. Yapılan iş büyüktür, emsalsizdir. Sonunda beklenen erkek çocuk bulunmuş, ataerkil toplumun azılı bireylerinin arasına acımasız bir kral daha bağışlanmıştır. Artık herkes huzurlu, herkes gururludur. Geceleri rahatça uyunabilir, çağlar ötesine taşınması planlanan soyadının devam edebileceği gerçeği kabuslarımızı dindirebilir, Tanrının bahşettiği bu ödül sayesinde eller ayaklar birbirine dolanabilirdi.Tanrı’ya ne kadar teşekkür edilse azdı, ne de olsa ailemizi unutmamış, bizi kız çocuk lanetine maruz bırakmamıştı. Kader çizgimizi değiştirmiş, varlığımız kutsanmıştı.

Tek tesellim sonraki hayatımızın bu havada, bu kutlamayla geçmediği, erkek çocuk sahibi olma sarhoşluğuna kapılmayan bir ordu mensubu olan babamın ve en büyük destekçimiz olan annemin erkek ve kız çocuğu ayırımı yapmadan bizleri yetiştirmesi, hepimizin aynı haklara sahip olduğu bir aile ortamında eğitim haklarımızın bize verilmesidir. Aile baskısından kurtulmak için girdiği bu yolda alnının hakkıyla çıkan ailem, erkek kardeşimin yanısıra , 3 kızını da okutmak için elinden gelen her türlü fedakarlığı yaparak hepimizi ayakları üzerinde duran güçlü kadınlar olmamızı sağlamıştır . Erkek kardeşim, hayata bir adım önde başlamasını sağlayan erkek çocuk ayrıcalığını hiç yaşamadığından, kadınlara saygılı, her daim yanında olan, iş ve özel hayatında bir mutlu bir kişi olmuştur.Eğer tam tersi olsaydı, yani erkek kimliği hep kutsansaydı, el üstünde tutulup her hatasında sırtı sıvazlansaydı, erkek adamsın her şeye hakkın var denseydi, eninde sonunda korkuları olan herkes gibi biri olduğu anlayışını reddetseydi, eminim o da Emine Bulut’u katleden vahşi gibi , saldırgan, korkularıyla baş edemeyen, kendini sorgulamayan, yok etmek istediğinin aslında kendi güçsüzlüğü ve acizliği olduğunu anlamayan birisi olacaktı.

Hayatı kararacak, hayatları karartacaktı. 21 yüzyıla gelsek de sadece ülkemizde değil , gelişmemiş toplumlarda baş tacı edilen erkek çocuk sahibi olma arzusu hala geçerliliğini korumaktadır. Çin Halk Cumhuriyetinde ve Hindistan’da daha anne karnında kız çocukları yok edilmekte, erkek çocuk bulana kadar bu kıyım devam etmektedir. Devletlerin de katledilmesine göz yumduğu kız çocuklarının ruhları , erkek şiddetiyle öldürülen kadınların ruhları huzur bulmayacak bizim de huzuru yakalamamıza engel olacaktır. Bu zihniyet devam ettiği sürece de toplumlar kadın erkek eşitliğinin sağladığı emsalsiz adalet duygusundan mahrum kalacaktır. Şapkalar önümüze konulup, bu sisteme verdiğimiz desteği sorgulamadığımız süre bu adaleti yakalamamız da zor görünüyor.

 
Etiketler: ERKEK, OLMANIN, DAYANILMAZ, HAFİFLİĞİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Eylül 2019
İNSAN SICAĞI !..
12 Eylül 2019
BİR AVUÇ GÖKYÜZÜ
05 Eylül 2019
EYMEN'İN KUL HAKKI
05 Ağustos 2019
NERELERDESİN ?
29 Temmuz 2019
SUS RUHUM !..
22 Temmuz 2019
MAĞARA ALEGORİSİ !..
16 Temmuz 2019
BEYNİMİZDEKİ AKREPLER
10 Temmuz 2019
MÜKEMMEL DUYGULAR
01 Temmuz 2019
BİR NEFES BİR HAYAT
24 Haziran 2019
DİDEROT ETKİSİ!
17 Haziran 2019
MUTSUZ İNSANLARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK !..
10 Haziran 2019
DÜŞÜYORUM, O HALDE VARIM!
25 Mayıs 2019
HABİL ve KABİL KARDEŞLER
18 Mayıs 2019
GÜNAYDIN ! NASILSINIZ ?
11 Mayıs 2019
GUERNİCA TABLOSU
04 Mayıs 2019
UMUDA YOLCULUK !..
25 Nisan 2019
SAKLAMBAÇ OYNAMAK...
18 Nisan 2019
DORİAN GRAY'İN PORTRESİ
22 Mayıs 2018
HARESE
28 Mart 2018
ÇÖL ÇOCUKLARI !
20 Mart 2018
UBUNTU FELSEFESİ
13 Mart 2018
İNSANLIĞA VEDA !
06 Mart 2018
KELEBEK TAKİBİ ..
21 Kasım 2017
YÜZLEŞMEK !..
14 Kasım 2017
İNSANIN KARANLIK YÜZÜ
07 Kasım 2017
ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
31 Ekim 2017
ADALETİN BU MU DÜNYA?
25 Ekim 2017
UNUTULMUŞ GENÇLİK !..
18 Ekim 2017
KUYRUKLU YILDIZ TANRILARI
12 Ekim 2017
ÖNYARGISIZ YAŞAMAK !..
13 Haziran 2017
FARKEDİLMEK !..
01 Haziran 2017
BİR DÜŞ GÖRDÜM
25 Mayıs 2017
DÖNÜŞÜM
04 Mayıs 2017
KUĞU OLMAK ..
24 Nisan 2017
GEMİSİNİ KURTARAMAYAN KAPTAN!
12 Nisan 2017
BİR FİL HİKAYESİ !
30 Mart 2017
DUYGULARIN ENERJİSİ
20 Mart 2017
İLETİŞİM BECERİSİ ..
15 Mart 2017
ÖLMEYE YATMAK !..
13 Mart 2017
MUTLU HALKLAR
09 Mart 2017
PANDORANIN KUTUSU
23 Şubat 2017
SİSAL BİTKİSİ
20 Şubat 2017
GUGUK KUŞU
16 Şubat 2017
HUZURLU OLMAK
02 Şubat 2017
TAMAMLANMAK !
31 Ocak 2017
SAKLI KENTLER !..
23 Ocak 2017
MUCİZELERLE TANIŞMAK
20 Ocak 2017
BEDENİM ve BEN !
16 Ocak 2017
GİTMEK !..
09 Ocak 2017
PORTAKAL KABUKLARI
03 Ocak 2017
MUTLU YILLAR !
30 Aralık 2016
KÜÇÜK BİR ARI
26 Aralık 2016
AVCINIZ KİM?
22 Aralık 2016
MİSAFİR ODALARI
19 Aralık 2016
FOTOĞRAFI OLMAYAN ÇOCUKLAR
14 Aralık 2016
MEKTUBUNUZ VAR !..
12 Aralık 2016
ATLANTİS ŞEHRİ !
07 Aralık 2016
AMİPLERİN DANSI !..
05 Aralık 2016
HIZLI YAŞAMLAR
Haber Yazılımı