Yazı Detayı
26 Ekim 2016 - Çarşamba 00:47
 
FİİLİ DURUM !..
Güner Gümüşay
gunergumusay@mynet.com
 
 

Fiili durum; hukuken değil ama uygulamadaki mevcut durumu anlatan söz...
'Fiili Durum'  Kavramı kanuni tanımda yer almayan, hukuki değil, yani dayanağını yazılı hukuk sisteminin kanunlarından almayan anlamını taşımaktadır.
T.C Bir hukuk devletidir. “Hukuk devleti” ilkesinde, dayanağını, “kuvvetler ayrılığı” ve “normlar hiyerarşisi” ilkeleri gereğince kanunlardan almayan fiili durumlar kabul görmez. Kanunda tanımlanmayan yetki kullanılamaz ve genişletilemez.
"Fiili durum"  yani kanunlarda yer bulmayan, fakat bir kısım uygulamada meşrulaştırılmaya çalışılan usuller,  ciddi bir sorundur. Kanunun dışına çıkılıp fiili duruma dönüşen uygulamalar da hukukilik kazanmış meşru tasarruflar olarak değerlendirilemez.
“Türkiye 10 Ağustos 2014 tarihinde milletin doğrudan cumhurbaşkanını seçmesiyle yeni bir duruma girmiştir. Artık ülkede sembolik değil, fiili gücü olan bir cumhurbaşkanı var.” Denilerek yeni bir fiili durum yaratıldı.
Oluşan bu fiili duruma kim itiraz etti veya bu yanlışlığa kim "dur" dedi?
"Ben yaptım oldu" anlayışına kim karşı çıktı?
Yetkiyi elinde bulunduran çıktı mı? Yoksa göz yumdu mu?
Veya karşı çıkması gerekenler gerçekte karşı koydu mu?
Bu olmaz, kanuni değil, yasal dayanaktan yoksun dediler mi?
Yoksa üç maymunu mu oynadılar?
Ya da hukuki olmayan farklı gerekçelerle "de facto" uygulamaları meşrulaştırdılar mı?
Yapan olmadı göremedik şu ana kadar!
Ama keyfilik, kaos ve düzensizlik kapısının tehlikeli bir şekilde ardına kadar açıldığı unutulmamalıdır.
Bu kapı açıldığında da; "hukukun evrensel ilke ve esasları", "kuvvetler ayrılığı", "kanunlara bağlılık", "hukuk güvenliği hakkı" gibi kavramların varlıklarından bahsedilemeyeceği gibi, kalıcı biçimde kaybedilme riski de ortaya çıkacaktır.
Hukuk düzeninde geçerli olan hiyerarşiye ve kanunlara uygun hareket edilmesi esastır. "Fiili Durum" yaratmak, bir hukuk devletinin temel kaynağı ve uygulama biçimi olamaz.
Hiçbir olağan hukuk düzeni koşulunda, bir toplumsal mutabakat metni olan ve yazılı hukuk düzeninde normlar hiyerarşisinin tepesinde olan Anayasa devre dışı bırakılmaz ve etkisizleştirilemez.
Anayasa; kamu otoritesi dahil herkesin, tüm hak, hürriyet ve yetkilerinin güvencesidir.
Kimse, dayanağı Anayasada ve Anayasaya uygun çıkarılmış kanunlarda olmayan bir yetkiyi kullanamaz.
Sonuçta fiili durumlar bir kenara bırakılmalı ,  Anayasa ve kanunlar uygulanmalıdır.Hukuk  düzeninin bozulmasına asla izin verilmemelidir.

Buradan hareketle ;
“Türkiye 10 Ağustos 2014 tarihinde milletin doğrudan cumhurbaşkanını seçmesiyle yeni bir duruma girmiştir.
Artık ülkede sembolik değil, fiili gücü olan bir cumhurbaşkanı vardır.” diyerek o yönde icraatlarda bulunanlara
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Başkanlık sistemine geçme arzusu taşıyanlar bir fiili durum yaratmışlardır.Bu fiili durum, bu şekliyle devam ederse Türkiye, bir kriz ve kaos ortamına sürüklenebilir. TBMM'ye bir metnin getirilmesinde yarar vardır. Metin geldiği zaman   MHP’de metin üzerinde değerlendirme yapacak ve Anayasa değişikliği prosedürü çerçevesinde Meclis'teki çalışmalara katkı sağlayacak" demesindeki bilgelik,isabet ve kararlılık ülkemiz için bir şans değil midir ?  
Gönül isterdi ki yaşadığımız şu kaotik dönemlerde bunlarla uğraşmasak.Memleketin temel sorunlarına yönelsek ama.İşte ortada da bir « fiili durum » var.

Keşke bunu isteyip savunanlar ; Demokrasilerde, devlet başkanlarının halk tarafından  veya Meclis tarafından seçilmelerinin, onların yetkilerinin azalmasına veya çoğalmasına yol açan bir etken olmadığını kavrasalar. Bu  yetkilerin sınırını anayasada belirlendiği şekliyle kabul etseler.
Rahmetli Turgut Özal’da, cumhurbaşkanıyken yetkilerinin yeterli olmadığından şikâyet ederdi  hep. Fakat  yetkilerini geliştirmek için  ‘fiili durum’lar yaratmadı.
Bunun yerine ; Cumhurbaşkanlığı’ndan istifa edip, yeniden parti başkanı olarak amacına parlamenter demokratik sistemden ulaşmayı arzulamıştı.
Keşke Sayın Cumhurbaşkanı da böyle bir yol izleseydi.Şimdi tüm iyi niyetlerle bu fiili durum değiştirilerek anayasayla hukuki duruma  çevrilse bile çok büyük zaman ve güç kaybı yaşayacak ülke.Güçlü ihtimal referanduma gidilecek .
Düşünün Başkanlık sistemine geçmek demek yeni seçimler demek,yeni mevzuatlar ve uygulamalar demek. Toplumun herkesiminin konsensüsüyle hazırlanacak hızlı bir değişim süreci bile bu milletin en az üç yılına mal olacaktır. Bu süreçte yaşadığımız coğrafyadaki sıkıntılar, ekonomik ve sosyal reformlarımızın da başkanlık süreciyle askıya alınmasıyla ötelenecek,önümüze daha büyük sıkıntılar yumağıyla geri gelecektir.

Vatandaşın asıl meseleleriyle örneğin işsizlik ve ekonomik durağanlıkla uğraşılmayıp sistem değişikliğiyle uğraşmak vatandaşa ne kazandıracaktır ?

 
Etiketler: FİİLİ, DURUM,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mayıs 2017
EMEK
09 Mart 2017
BİR BAVULA SIĞDIRILAN HAYATLAR
07 Ocak 2017
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖZEL TOPLU TAŞIMA ARACI
01 Ocak 2017
MÜTEAHHİT'İN ÖLÜMÜ !..
14 Kasım 2016
ANKARA'NIN TAŞINA BAK!
01 Kasım 2016
LORENZ EĞRİSİ ve PASTA
25 Ağustos 2016
MUHALEFET GÖREVE !..
19 Ağustos 2016
BİTTİ Mİ ?
01 Temmuz 2016
ETİMESGUT'UN MARKALARI !
10 Nisan 2016
'MERKEZ' 2 MAYIS'TA MECLİSE GELECEK Mİ?
05 Nisan 2016
ETİMESGUZ TAZİYE ÇADIRLARI
12 Ocak 2016
KANKA'YA "KABUL", ETİMESGUTLUYA "RED"
24 Aralık 2015
"PAMFİLYA'LI" SEN DE KUCAKTASIN ARTIK!
10 Mayıs 2015
DEVLET'E İHTİYAÇ VAR !
27 Ekim 2014
29 EKİM: YAPRAKLAR DÖKÜLÜRKEN
11 Eylül 2014
FESTİVALİN ARDINDAN
29 Ağustos 2014
ETİMESGUT FESTİVALİ BAŞLIYOR
11 Ağustos 2014
NASİP MİŞ!..
08 Ağustos 2014
YA.. NÂSİP !..
30 Temmuz 2014
*FULLER FULLEDİ
18 Mayıs 2014
UMURSAMAYALIM MI ?
21 Mart 2014
CHP'DEN YORULAN SOSYAL DEMOKRATLAR
01 Şubat 2014
MEÇHUL DOSTLAR KİMDEN YANA?
07 Ocak 2014
SİZ NE YAPTINIZ?
28 Aralık 2013
ADAY ADAYLARI ELDE KALDI!
13 Aralık 2013
AKP İKTİDARININ İSTANBUL VURGUSU
29 Kasım 2013
PLASEBO ETKİSİ!
10 Kasım 2013
HANNOVER'DEN MARŞANDİZ'E..
27 Ekim 2013
ALGILADIKLARIMIZ ve MEDYA DENETİMİ
15 Eylül 2013
ÇÖP HASTANELER!
25 Ağustos 2013
DEĞERLİ YALNIZLIĞIM!
04 Ağustos 2013
İKİ SAVUNMA TEK VATAN!
28 Temmuz 2013
Hükümete Rağmen ATO Seçimleri
14 Temmuz 2013
Mücadele PKK İle Değil!
07 Temmuz 2013
BOP'DAN BOK'A ABD
02 Temmuz 2013
ODTÜ'de MEZUNİYET: GURUR ve ÜMİT
17 Haziran 2013
Tarihi Yeniden İhya Etmek
09 Haziran 2013
TOPLUMUN MUHALEFETİ
Haber Yazılımı