Yazı Detayı
21 Kasım 2015 - Cumartesi 22:06
 
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

15-16 Kasım 2015 tarihlerinde dönem başkanı Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenen G-20 Zirvesi hakkında değerlendirmeye öncelikle programın organizasyon boyutunu ele alarak başlamak gerekir. Bütün yönleriyle değerlendirildiği zaman Antalya muhteşem bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Herhangi bir problemin yaşanmadığı organizasyonda en çok dikkat çeken detay, daha önceki G-20 zirvelerinin tersine ev sahipliği yapmış olduğumuz zirvede zemine bayrakların konulmaması, bunun yerine ülke isimlerinin yazılmasının tercih edilmesi oldu. Bu noktada, daha önce farklı ülkelerde gerçekleştirilen zirvelerde Türk bayrağını zeminden alarak cebine koyan Sayın Cumhurbaşkanımızın bayrak konusundaki hassasiyetinin ne derece etkili olduğu herkes tarafından görülmüş oldu.

G-20 Zirvesi Türkiye tarafından değerlendirildiğinde, her şeyden öte küresel çapta var olan siyasi ve ekonomik sorunlara yönelik çözüm önerilerini ekonomik ve siyasi açıdan dünyanın en büyük devletleri ile paylaşabileceği, tartışabileceği, kendi tezlerini işleyebileceği bir zemin olması açısından önem arz etmekteydi. Nitekim Türkiye de bu fırsatı gerektiği gibi değerlendirerek hem hızlı bir şekilde uluslararası arenaya yayılmakta olan terör sorunu konusunda, hem Avrupa’da patlak veren mülteci krizi konusunda, hem de ekonomik temelli sorunlar konusunda dünya devlerini kendi tezlerine ikna etme noktasında önemli bir mesafe kat etti. Bu açıdan değerlendirildiğinde,  ortaya konan tezlerin derin analizlere dayanan ve çok iyi şekilde çalışılmış tezler olduğu hususunun da altını çizmek gerekmektedir.

Gerek ABD, gerek Rusya, gerekse de diğer devletlere hem DEAŞ/terör sorunu ve bu bağlamda Suriye’nin geleceği, hem de mülteci krizinin çözümü konusunda Türkiye’den bağımsız, Türkiye görmezden gelinerek bir aşama kaydedilemeyeceği mesajının net ve güçlü bir şekilde verildiğini görmekteyiz. Zaten Türkiye’nin ortaya koymuş olduğu çözüm yolları dikkate alınmadan ulaşılabilecek tek noktanın çözümsüzlük olduğu da ortadadır.

Terör sorununa değinmişken, Türkiye’nin bütün görüşmeler esnasında üzerinde durduğu noktalardan birinin de PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD’ye bazı devletlerin açıktan vermiş olduğu destek ve bu desteğin doğurmuş olduğu sonuçlardı. DEAŞ terör örgütü ile mücadele kisvesi altında bir başka terör örgütünün desteklenip büyütülmesi herhangi bir siyasal akla ve mantığa sığmadığı gibi, Türkiye gibi bu sorunun çözümü noktasında mihenk taşı işlevini gören bir devletin sınırları içerisinde terörist faaliyetlerini açıkça yürütmekte olan PKK ve bu örgütün uzantılarını kamuoyu nezdinde sevimli/sempatik gösterme uğraşı da terör konusunda çifte standart uygulamak, “iyi terörist-kötü terörist” ayrımı yapmak demektir ki, bu politikaların çözümsüzlüğe hizmet eden politikalar olduğu ayan beyan ortadadır.

G-20 Zirvesi boyunca dikkat edilmesi gereken bir başka husus da Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen zirveye ev sahipliği yapan Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek hal ve hareketleriyle ortaya koyduğu ve diğer devlet liderleri arasında da ön plana çıkan liderlik profiliydi. Dünyanın ekonomik ve siyasal açıdan en güçlü devletlerinin liderlerinin bile gıptayla izlediği Cumhurbaşkanımız kendisiyle özdeşleşen “Dünya Lideri” sıfatının hakkını bir daha vermiş, söylemlerinde de bazı devlet liderlerinin olumsuz ve itici söylemlerinin aksine dünya barışına yapmış olduğu vurguyla, terörün her türlüsünü lanetlemesiyle hayranlık uyandırmıştır. Bunun yanı sıra, Sayın Cumhurbaşkanımız rahat, esprili, kendinden emin tavırlarıyla ev sahipliğinin vermiş olduğu sorumluluğun altından en iyi şekilde çıkmış, ülke menfaatlerini de mümkün olacak en başarılı şekilde savunmuştur. Zaten Türkiye Cumhuriyeti’ni bu güçlü konuma getiren başarılı politikaların hem üreticisi hem de uzun bir süre uygulayıcısı olan Sayın Cumhurbaşkanı’ndan daha düşük bir performans beklemek abesle iştigal olurdu.

G-20 Zirvesi’nde gerçekleştirilen görüşmelerin ve alınan kararların meyveleri yakın zamanda daha da olgunlaşacak ve böylece Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya sorunlarının çözümünde ne kadar etkili bir devlet olduğu da görülmüş olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerine düşen sorumluluğu her zaman olduğu gibi yine layıkınca kavramakta ve bu sorumluluğun doğurmuş olduğu yükümlülükleri yerine getirmek için bütün gücüyle çaba göstermektedir. Şairin de dediği gibi; “Tohum saç, bitmezse toprak utansın!”.

 
Etiketler: G20, DEĞERLENDİRMESİ
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı