Yazı Detayı
30 Mayıs 2014 - Cuma 01:19
 
GEZİ'NİN ŞAHLARI ve MATLARI !..
Sevda Aksoy
 
 

31 Mayıs 2013: Yer İstanbul Taksim Gezi Parkı

Kesilen ağaçlara bir grup genç tepki verir. Hükümet tarafı geri adım atmaz.

Olaylar büyür ve insanlık adına ileri ki günlerde çok üzüleceğimiz olayların ilk kıvılcımları böylece başlamış olur.Kısa sürede dalga dalga yayılır. Memleketin bütün sokaklarında gençler direnişe geçmiştir artık. Hem de bu örgütlü bir direniş değildir.

Ne liderleri vardır bağlı oldukları ne de bir siyasi partileri. Tamamen halk hareketidir bu. 80 darbesinden sonra hiç bu kadar büyük bir karışıklık yaşanmamıştı kentlerin meydanlarında ve ara sokaklarında. Artık, her yer toz dumandır. İnsanları geçtik tencereler tavalar bile ses verip direniyordu çığlık, çığlığa çok katlı evlerin balkonlarında.

Dünya basını sıcak haber diye geçerken ve geniş yer verirken haber ajanslarında. Yerli basın; penguen belgeseli yayınlıyor hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.B ir kaç TV ve gazete dışında hepsi ölü sessizliğine bürünmüştü.

Sokaklar ilk defa tanıklık ediyordu kol kola giren ülkücü ve solcu gençlere.Ve yine ilk defa ideolojileri yok sayan gençler, hep bir ağızdan Kürtçe ve Türkçe şarkılar söylüyordu. Tabular ilk kez yıkılıyordu karanlık kentlerin haziran gecelerinde. Üzerlerine yağan tazyikli su sanki kutuplaşmayı, ırkçılığı, siyasi farklılığı yok ediyor yıkıyor arıtıyor idi onları. Bu topraklar üzerinde o günlere kadar böyle bir birliktelik hiç görülmemişti. Gençler, aslında bütünleşme adına şimdiden koca bir devrim gerçekleştirmişti bile. Yalnız bu devrim sadece birgün sürecekti,

MHP lideri önce geziye destek verirken sonra tabanına çağrı da bulunacaktı evinize dönün diye. Kürt gençliği de buna benzer sebeplerden çekilecekti meydanlardan. Ve yine senin oğlan benim kız yürütecekti bu direnişi. Öylede oldu.

Alevi gençlerinin yoğunlukta olduğu aydın gençlik kaldı meydanlarda. Yine dünya basını doğacı gençler adını verirken direnişçilere. İç basında; koca koca manşetler atılıyordu. Direnişçiler, bir gün çapulcu bir gün terörist bir gün illegal oluyorlardı. Onlara ad bulmak öyle kolay değildi.oysa Haziran dan önce,ya' kindar' yada 'dindar' olma seçenekleri dışında başka şık yoktu onlara söylenecek. Bu direnişlerde onlarca insan gözünü kaybederken 8 genç ise hayatını kaybetmişti. Analar göz yaşı olup vicdanlara akıyor, hukuk adalet anlamını yitiriyordu. Ülke insanı mutsuzdu umutsuzdu.Siyasi partiler mat olmayı sürdürürken dünyanın gözünde siyasi ve insanı itibarını kaybediyordu hızla ülkemiz.

Ali İsmail Korkmaz heykel olup avuçlarında kuşlara su içirir iken aynı zamanda Fenerbahçe stadında yüz binler olup marşlar söylüyordu. Ethem insan hakları olup bütün ülkelere adını duyuruyordu. Daha 13'ünde Berkin, bırakıyordu misketlerini ve uçurtmasını evden ekmek almaya çıkıyor 269 gün sonra 1 milyon insanı peşine takıp sokakları dolaşıyordu. Gezi şehitleri altın palmiye olup dünya tarihine adlarını altın harflerle yazdırıyordu.

Sizce Gezinin şahları ve matları kim ?

 

PİR SULTAN ABDAL’ım dünya durulmaz

Gitti giden ömür,geri dönülmez

Gözlerim de Şah yolunda ayrılmaz

Ben de bu yayladan Şah’a giderim

 
Etiketler: GEZİNİN, ŞAHLARI, MATLARI,
Yorumlar
Haber Yazılımı