Yazı Detayı
25 Mayıs 2019 - Cumartesi 16:43
 
HABİL ve KABİL KARDEŞLER
Tülay Sözeri
 
 

İnsanlık tarihinin ilk acısı , ilk kederi , ilk cinayeti Havva ve Adem’in oğulları Kabil’in kardeşi Habil’i öldürmesidir. Kardeşin kardeşi öldürmesi, cennetten insanın kovulması , böylelikle insanoğluna yeryüzündeki cehenneminin kapılarının başlaması tesadüfi bir kader değildir.

 

Her şey Tanrının Adem ve Havva’yı cennetten kovması ve onların iki çocuk yapmasıyla başlar. İlk doğan çocukları Kabil bir çiftçidir. Diğer kardeş ise bir çobandır. İki kardeş hallerine şükretmektedir. Kabil tarlalarıyla, Habil ise sürüsünden ilk doğan kuzuyla Tanrıya ulaşmaya çalışır. Ancak, Habil’in evlenmek istediği kıza Kabil’de talip olunca Tanrı Kabil’in adağını ret eder. Kabil’de kardeşi Habil’i kıskanarak onu öldürür. Kardeşini öldürdüğü için Tanrı tarafından lanetlenerek, sonsuza kadar evinden kovulur. Ve dünyada yalnız başına dolaşmaya mahkûm edilir. O günden sonra haksız yere öldürülen her insanın kanının günahından, Âdem oğlu Kabil hesabına bir pay ayrılır. Çünkü bu cinayeti sürdürenlerin önderi odur.

 

İlk atalarımızın hikâyesi bile savaş, intikam ve hırsla başlıyorsa, dünyada huzura kavuşmak iyi niyetli bir hayalden başka bir şey değildir. Âdemoğullarının yüzyıllardır sürdürdüğü savaşlar yaratılımıza kodlanmış, iyiliğin ve kötülüğün, kıyasıya mücadelesi bizi bugünlere getirmiştir. 15.000 yıllık İnsanlık tarihinde barışla geçen yıl sayısının yaklaşık 200 yıl olduğu göz önüne alınırsa, durumun iyiye gitmeyeceği çok açıktır.

 

21 yüzyılı devirdiğimiz, teknoloji devrimini gerçekleştirdiğimiz bugünlerde, ortaçağda kalması gereken değerlerin, hala baş tacı yapılıyor olması insanın temel içgüdülerindeki gelişmenin yerinde saydığının bir kanıtıdır. Güçlü olanın güçsüz olanı yok etmesi, hayatta kalma içgüdüsünün beraberinde getirdiği acımasızlık, ölümden kaçma arzusu doğamız gereğidir. Ama bu zaaflarla mücadele etmekte insan olmanın bir gerekliliğidir. Nasıl evren var olabilmek için, içindeki zıtlıklarla uyum içinde yaşamak zorundaysa, insanoğlu da içindeki karanlık yönlerini fark edip onunla mücadele etmek zorundadır. Yaratışımıza kodlanan Kabil ve Habil kardeşlerin savaşında çoğunlukla Kabil’in galibiyetini ilan etmesi, içimizdeki iyilik yolculuğunun zor ve zahmetli olduğunun bir kanıtıdır.

 

Kötülük kolay ve yanıltıcı, iyilik yorucu ve yalındır. Kötülük kendini saklar, sizinle bütünleşmenin yollarını arar, her adımınızı takip eder. İyilik ise kıymetli bir hazinedir, kapalı sandıklar içinde gizlenir, onu hak edip etmeyeceğinizi bilmek ister , onu hak ettiğiniz anda gelip sizi bulur. O sizi yanıltmaz, kandırmaz, kötülüğün her an ensenizde olduğunu bilir, ama bu zaafınızı hiç yadırgamaz, zira kötülük olmadan kendisinin de var olmayacağını bilir. İyilik ve kötülük aynı bedende yaşamaya mahkûm, birbirlerini kabullenmek zorunda kalan hilkat garibeleri gibidirler. Yaşamak için birbirlerini yaşatmak zorundadırlar.

 

Bu çelişkiyi anlamamak, yaşama dürtümüz için ortalığı yangın yerine çevirmek, yaşatma dürtümüzü yok saymak için ömürler harcarız, hayatlar heba ederiz, affetmeyiz, affedilmeyiz, evrende bir göz kırpması bile olmayan ömrü hayatımızı yanılgılar içinde sona erdiririz.

 

Aslında bir anlasak , Habil ve Kabil kardeşlerin düşmanlıkla başlayan yaşamlarının tesadüf olmadığını, doğamızın başımıza bela ettiği zaafların içimizdeki boşlukları derinleştirmek için değil, kendi yaşamlarımızı kurmak için bize hediye edildiğini, kolay olanın değil, zor olanın içimizdeki ölüm korkusunu yok ettiğini, çok olanın değil az olanın bizi daha insan yaptığını, yaratılışımızın her hücresinde mucizeler saklı olduğunu her şey ne kadar farklı olurdu değil mi?

 
Etiketler: HABİL, ve, KABİL, KARDEŞLER,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Haziran 2019
MUTSUZ İNSANLARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK !..
10 Haziran 2019
DÜŞÜYORUM, O HALDE VARIM!
18 Mayıs 2019
GÜNAYDIN ! NASILSINIZ ?
11 Mayıs 2019
GUERNİCA TABLOSU
04 Mayıs 2019
UMUDA YOLCULUK !..
25 Nisan 2019
SAKLAMBAÇ OYNAMAK...
18 Nisan 2019
DORİAN GRAY'İN PORTRESİ
22 Mayıs 2018
HARESE
28 Mart 2018
ÇÖL ÇOCUKLARI !
20 Mart 2018
UBUNTU FELSEFESİ
13 Mart 2018
İNSANLIĞA VEDA !
06 Mart 2018
KELEBEK TAKİBİ ..
21 Kasım 2017
YÜZLEŞMEK !..
14 Kasım 2017
İNSANIN KARANLIK YÜZÜ
07 Kasım 2017
ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
31 Ekim 2017
ADALETİN BU MU DÜNYA?
25 Ekim 2017
UNUTULMUŞ GENÇLİK !..
18 Ekim 2017
KUYRUKLU YILDIZ TANRILARI
12 Ekim 2017
ÖNYARGISIZ YAŞAMAK !..
13 Haziran 2017
FARKEDİLMEK !..
01 Haziran 2017
BİR DÜŞ GÖRDÜM
25 Mayıs 2017
DÖNÜŞÜM
04 Mayıs 2017
KUĞU OLMAK ..
24 Nisan 2017
GEMİSİNİ KURTARAMAYAN KAPTAN!
12 Nisan 2017
BİR FİL HİKAYESİ !
30 Mart 2017
DUYGULARIN ENERJİSİ
20 Mart 2017
İLETİŞİM BECERİSİ ..
15 Mart 2017
ÖLMEYE YATMAK !..
13 Mart 2017
MUTLU HALKLAR
09 Mart 2017
PANDORANIN KUTUSU
23 Şubat 2017
SİSAL BİTKİSİ
20 Şubat 2017
GUGUK KUŞU
16 Şubat 2017
HUZURLU OLMAK
02 Şubat 2017
TAMAMLANMAK !
31 Ocak 2017
SAKLI KENTLER !..
23 Ocak 2017
MUCİZELERLE TANIŞMAK
20 Ocak 2017
BEDENİM ve BEN !
16 Ocak 2017
GİTMEK !..
09 Ocak 2017
PORTAKAL KABUKLARI
03 Ocak 2017
MUTLU YILLAR !
30 Aralık 2016
KÜÇÜK BİR ARI
26 Aralık 2016
AVCINIZ KİM?
22 Aralık 2016
MİSAFİR ODALARI
19 Aralık 2016
FOTOĞRAFI OLMAYAN ÇOCUKLAR
14 Aralık 2016
MEKTUBUNUZ VAR !..
12 Aralık 2016
ATLANTİS ŞEHRİ !
07 Aralık 2016
AMİPLERİN DANSI !..
05 Aralık 2016
HIZLI YAŞAMLAR
Haber Yazılımı