Yazı Detayı
07 Ekim 2013 - Pazartesi 23:38
 
HAYIRSIZ DOST! GEREKSİZ POST!
Leyla Yargı Mantar
 
 

Ormanda bir boğa yılanı, bir ayının beline dolanmış ve onu boğuyordu. Ayı can havliyle bağırıyor, feryat-figan ediyor, ormanı inletiyor. Ama nafile… İşte tam o sırada ayının feryadını duyan yiğit bir adam olay yerine gelerek ayıyı kurtarmak için kılıcını çekip boğa yılanını öldürüyor. Yılanın ölmesi ile canını kurtaranayı rahat bir nefes alıyor. Kendisine iyilik yapan ve hayatını kurtaran adamın peşine Ashab-ı Keyf’in köpeği Kıtmir gibi takılıyor. Ve; “Sen benim hayatımı kurtardın. Seninle dost olmak ve hizmetine girmek istiyorum” diye yalvarıyor. Adam ilk etapta istemiyor ama biraz ayının ısrarı, biraz da nefis karşısında (pofpoflanmayı seviyorişte!) kabul ediyor ve onunla gelmesine izin veriyor. 
Gel zaman git zaman bizim ayı adamın kapısının eşiğinden hiç ayrılmıyor. Adama kul-köle. Adam ise, halinden çok memnun. Her Âdemoğlu gibi gururu okşanıyor, burnu havalarda geziyor el âleme karşı. Dostu ayı ya! Bu durum üzerine komşuları adamı uyarıyor; “Ey komşu ayıdan dost olmaz. Başına bir bela geleceğinden endişe ediyoruz. Kov gitsin bu ayıyı. Unutma ahmak dosttansa akıllı düşmanın olsun.” diyerek nasihatte bulunuyorlar.

Fakat adam artık ayının bağlılığını görüyor ve farklı düşünmeye başlıyor. Birazda nefis dedik ya…Bu yüzden, “beni kıskanıyorlar. Onun gibi güçlü bir yandaşım olduğu için çekemiyorlar” diye düşünerek hiçbir uyarıyı dikkate almıyor.Günlerden bir gün adam yanına bizim ayıyı da alarak birlikte ormana odun kesmeye gidiyor. Adam bir hayli çalışıp ağaçları kesip, odununu istifledikten sonra epeyce yoruluyor. Dinlenmek üzere bir ağacın gölgesinde uzanıyor ve uyuyor. Ayıda adamın yanı başına çöküyor. Sadık dost ya. Biraz sonra bir sinek gelip uyuyan adamın yüzüne konuyor. Ayı efendisine iyilik olsun diyerek sineği kovmaya çalışıyor. Sinek bu…Ayının her kovmasının ardından yeniden adamın yüzüne konuyor.  Bu durum ayıyı çileden çıkarıyor. Ve sineği öldürmekten başka çare olmadığını düşünen ayı, bulduğu iri yassı bir taşı kapıp tekrar sineğin konmasını sinirli bir şekilde bekliyor. Daha sinek adamın yüzüne konar konmaz bizim ayı taşı olanca gücüyle adamın yüzüne indiriyor. Adam oracıkta sinek ile beraber ölüyor.

Eeee …yapılacak bir şey yok. “Kediyle oynaşan tırmalanmayı göze alırmış”. Alırmış da, ayıyla dost olmanın diyetini canıyla ödüyor zavallı adam.Tabi ki ayıyla dost olduğunda böyle bir sonucu asla tahmin etmiyor. Hatta uyaranları da “fesat herifler” diye nitelendiriyor. Günümüzdeki pek çok insan gibi. Zannediyorlar ki, ayı sadece başkalarına ayı.Kendi yanında ise kuzu. Ayı bu ya!... Dostunun başındaki sineği taşla öldürmeye kalkıyor. Ayıdır ne yapsa yeridir. Amaaa biz toplum olarak seviyoruz ayılara “dayı” demeyi.Birilerinin “kıçını kaldırmakta” üstümüze yok vallahi. Millet olarak dayıcı olduk çıktık. Gün gelip de o ayı kendini dayı zannederek dayatmaya başladığında anlıyoruz işin ehemmiyetini.Dönüp arkamıza baktığımızda ise iş işten geçmiş oluyor. Ayıyla dostluk uğruna kaybedilen gerçek dostluklarımız köprünün diğer ucunda, ayıyla biz bu ucunda.

Ayılarla dost olanlara laf-söz kâr etmez ki. Ayının yanında gezen zavallı gururlanır, marullanır. Çünkü onun dostu ayıdır.Güçlü, kuvvetli…Kendisi ayı değil ya…Ayı olan sadece dostu. Oysaki “Adam ahbabından bellidir”.Dostlarınız sizin aynanızdır. Dostlarınız evrene sizi yansıtır. “Bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” sözü öylesine söylenmiş bir söz değildir.“Kişi, dostunun dini ve ahlakı üzeredir. Öyleyse herhangi biriniz dostluk edeceği kimseye baksın” demiştir sevgili Peygamberimiz (S.A.V). Çünkü, insanoğlu yaratılışı gereği başkalarına benzemeye meyillidir.Dostlarınızı kendi kişilik ve karakterinize yakın kişilerden seçin ki üzülmeyin. Dostlarınızı kendi cinsinizden seçin ki bir sinek uğruna suratınıza taş yemeyin.

Size tavsiyem; Yerde bulduğunuz kimseyi göklere çıkarmayın. Bırakın yerde kalsınlar. Her ne şekilde olursa olsun ayılara dayı demeyin. Bırakın ayı, ayı kalsın. “Abdal ata binince bey oldum sanırmış, şalgam aşa girince yağ oldum sanırmış.” Hak etmeyen kişileri tepelere çıkarırsanız aptalca davranmaya başlarlar. Bizim ayı misali. Ayrıca“Abdalın dostluğu da köyü görünceye kadarmış.” Benden söylemesi. İşi biten ayının (pardon dayının) köprüsü möprüsü olmaz. Köprüyü de yıkar, sizi de o köprüden aşağıya atar. Köprü yoktur artık. Köprünün karşısında kalan “gerçek dostlarınızda”. Köprü altı vardır. Köprü altında da siz ve sizin gibi “ayıya dayı diyen” “yalaka mağdurları”. Yani “köprü altı dostları”.

İnsanın içini ısıtan, insanı insana bağlayan, samimiyetin, özverinin, fedakârlığın timsali olmuştur dostluk. Azda olsa “dostum” dediklerimiz olmuştur mutlaka. Dost dost deyip, kazık yediklerimiz de, dostum deyip bağrımıza bastıklarımızda. Evet! Bazı dostlar vardır ki “Adam gibi dost” dersin. (Sayıları çok azdır) Bazı dostlar da vardır “Allah belasını versin” dersin. Hepinize gerçek dostlarınızın olduğu kocaman bir dünya diliyorum. Saygılarımla.

 
Etiketler: HAYIRSIZ, DOST, GEREKSİZ, POST
Yorumlar
Haber Yazılımı