Yazı Detayı
27 Ekim 2013 - Pazar 01:01
 
HOŞGELDİN 29 EKİM
Leyla Yargı Mantar
 
 

Hikâye bu ya….Zamanın birinde çoluğu çocuğu olmayan bir padişah ölmüş. Halk yerine kim gelecek diye şaşırmış kalmış. Sonra halkın ileri gelenleri toplanıp, bir karara varmış. Karara göre tüm ahali meydanda toplanacak ve padişahın eğitimli güvercini salınacak. Güvercin kimin omuzuna konarsa padişah o olacak. Neyse, ahali toplanmış, herkes heyecanla güvercin omzuna konsun diye dualar edip, adaklar adaya dursun, şehre iki yabancı turist gelmiş. Tabii, onların da haberi olmuş durumdan... Şehrin meydanına doğru giderken, kendi aralarında konuşuyorlarmış. Yüzü güleç olan yabancı demiş ki; “Eğer güvercin benim omzuma konarsa, öyle adil olurum ki, toprakları zengin, insanları, kurdu, kuşu bile zengin ve mutlu olur. Duyan herkes bu şehirde yaşamaya can atar” demiş. Asık yüzlü olan adam ise; “Valla ben acımam arkadaş. İnsanların ne dirisine ne de ölüsüne acırım. Sırf eziyet olsun diye, ölülerini bile bacadan çıkarttırırım” demiş.

Olacak bu ya….. güvercin gelip zalim adamın omzuna konmuş.Neyse adam padişah olmuş. Arkadaşını da vezir yapmış. Sözünü tutmuş, o şehrin halkına öyle zulüm yapmış ki, halkı canından bezdirmiş. Günlerden bir gün, beş on kişi toplanıp saraya gelmişler. Gelip vezirin huzuruna durmuşlar. “Vezirim, ne olur padişaha söyle, her türlü zulmüne katlanıyoruz, neyse de, bari izin versin de, ölülerimizi kapıdan çıkaralım. Valla cenazeyi bacadan çekmek çok zor oluyor.” Vezir de, gidip durumu padişaha anlatmış. Padişah ise; “Arkadaşım, padişah olmak için o meydana giderken sen de, ben de nasıl bir padişah olacağımızı söyledik. Allah kalbimizi biliyordu, benim gibi birini hak etmeselerdi, güvercin senin omzuna konardı, sen padişah olurdun. Demek ki bu ahali beni hak etti ki, ben padişah oldum. Şikâyet etmeye hakları yok. Hak ettikleri şekilde yönetiliyorlar” demiş.

Tarih, 29 Ekim 1923 Pazartesi…..

Anadolu’nun milâdı.“Dediğim dedik, çaldığım düdük” zihniyetin, yerini “ Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir”zihniyetine bıraktığı gün. Veraset yöntemiyle yönetilen halkın bu yönetime isyan ederek, yönetime bizzat kendisinin de katıldığı gün. Yöneticilerin mutlak iradesinin, halkın iradesiyle sınırlandığı gün.“El etek öpmekten” ,“kula kulluk etmekten” kurtulan halkın, sadece Allah’a kulluk etmeye başladığı gün. “Biz varsak, sizde varsınız” diyenmonarşi yönetimine karşı, halkın;“Biz olmazsak sizde olmazsınız”diye haykırdığı gün.

Şöyle böyle,bir asrını kutlamaya on kala Cumhuriyetimiz tam 90 yaşında. Şükürler olsun ki, Yüce Rabbim bize Cumhuriyetle yönetilmeyi nasip etmiş. O zaman ki “milli irade”yani millet bu yönetimi hak etmiştir ki Yüce Rabbimde bize Mustafa Kemal gibi demokrasi aşığı bir dâhi göndermiştir. Sevgili Atamız “Ben onların rüyasıyım sadece. Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir.”derken kendisinin bir görevle gönderildiğini vurgular gibidir bence. Cumhuriyetle yönetilmeyi; Yüce Allah nasip etmiş, laik görmüş, bizde sonsuza dek yaşatacağız elbette. Hak’tan dileğim; Cumhuriyetle yönetilmeyi sonsuza dek nasip etsin bize.

“Yaşasın Cumhuriyet”. “Yaşasın Demokrasi”. Cumhuriyet Bayramın Kutlu Olsun Türkiye! Hoş Geldin 29 Ekim. Nice asırlara….

 
Etiketler: HOŞGELDİN, 29, EKİM
Yorumlar
Haber Yazılımı