Yazı Detayı
02 Şubat 2020 - Pazar 23:07
 
İDLİP DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER!
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

İdlib, bulunduğu jeopolitik konumu itibari ve bünyesinde barındırdığı silahlı örgütlerin çeşitliliği yönünden Suriye’nin en hassas ve kritik bölgesidir.  Jeopolitik olarak İdlib, Suriye'nin kuzeyinde ve Türkiye'nin Hatay ilinin karşısındaki Suriye topraklarında yer alan bir eyalettir. Türkiye ile 130 kilometrelik sınır komşuluğu olan İdlib'in doğusunda Halep, kuzeyinde Halep'in Afrin ilçesi,  güneyinde ise Suriye rejiminin kalelerinden Lazkiye ve Hama yer alıyor. Rejim için önem arz eden bir çok noktaya ve özellikle  Lazkiye eyaletine yönelik saldırıların bir çoğu İdlib üzerinden yapılmıştır.

 

Bununla birlikte Suriye rejimi iç savaşın ilk yıllarında sorunu çözmek yada uzaklaştırmak için muhalif silahlı örgütlerin silahları ve aileleri ile birlikte istedikleri bölgeye gidebilecekleri konusunda bir uzlaşma metni hazırladı. Bu çerçevede silahlı ve silahsız muhaliflerden milyonlarca kişi ile birlikte, binlerce terörist İdlib’e göç etti. Bu göç dalgasının her geçen gün artması ile  DEAŞ-YPG/PKK ve rejim askerleri  halka yapmış oldukları zulüm, işkence, tecavüzler neticesinde muhaliflerin kaçış ve sığınma eyaleti yine İdlib oldu.

 

Bu göçlerle şehrin nüfusu bir anda 4 milyonu aştı. İdlib eyaleti, radikal örgüt El Kaide'nin Suriye kolu olan Nusra Cephesi olarak bilinen Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) tarafından kontrol ediliyor. HTŞ dışında Ulusal Kurtuluş Cephesi, Hurras el Din (Dinin Muhafızları)  örgütü ve bunlarla birlikte birçok yabancı cihatçıda bölgede önemli bir varlık gösteriyor. İdlib iç savaşın başından itibaren lojistik, cephane ve insan kaynağı bakımından savaşı besleyen en kritik bölgelerden biri oldu. Türkiye, Rusya ve İran, çatışmaların biran önce bitmesi için, Kazakistan’ın başkenti Astana’da Mayıs 2017’de bir araya gelerek, İdlib ili ve çevresindeki batı Halep, kuzey Hama ve Lazkiye kırsalını da içine alan bölgeyi Gerginliği Azaltma Bölgesi ilan etmişti. 

 

Bu çerçevede Türkiye 12 adet, Rusya  13 adet gözlem noktasını kurdu. Onca mutabakat ve görüşmelere rağmen, Esed rejiminin İdlib’e operasyonları neredeyse hiç durmadı. Bu operasyonlara dair en büyük bahanesi ise  İdlib’teki El Kaide unsurları olan Heyet Tahrir Şam adlı örgütü terörist grup olarak görmesi. Rusya ve İran Astana Anlaşmalarını çoğu zaman hiçe sayarak, Esed rejimine destek vermektedir. Bu destekten güç alan rejim güçleri aralıksız İdlib’e saldırı gerçekleştiriyor. Esed rejiminin  ve Rus uçaklarının saldırıları sonrası İdlib'in bir çok bölgesi boşatıldı. Rusya'nın şiddetli hava saldırılarından güç alan Esed rejimi ordusu ve İran destekli gruplar, bölgede adeta zulüm yapıyor.

 

Bununla sınırlı kalmayan rejim elde ettikleri toprakları, İran denetiminde bulunan gruplara peşkeş çekmektedir. Suriye’nin geleceği Esed  ile yeniden devam etmesi üzerine kurulu Suriye Anayasa Komitesi'nin nihai hedeflerine ulaşması sonrası, Suriye’de yapılması planlanan referandumda Esed tekrar seçilmek için şimdiden her türlü yol ve yöntemi denemektedir. İdlib’de bulunan sivilleri kendi tarafına çekmesi en bariz örneklerinden sadece bir tanesi. Şöyle ki Esed  muhaliflerin son kalesi ve en sorunlu bölge olarak gördüğü İdlib’i ele geçirerek burada otoritesini yeniden tesis etmek istiyor. İdlib sınırında kontrolünü elinde tuttuğu bölgelere sivil halkın geçmesi için her türlü; propaganda, davet, vaat gibi faaliyetlerde bulunuyor.

 

Rejim tarafına geçen halk eğer sayıları milyona yakın bir oranda olsa tekrar tekrar anons, ilan, bildiri gibi kitlesel iletişim araçları ile davet etmeye devam edecek. Davette icap edilmeyenler terörist statüsüne alınacak. Kendi tarafına geçen halkı propaganda malzemesi olarak kullanacak. İdlib’i terk etmeyenlere terörist diyecek ve bombalayarak yok edecek. Bu katliamı yaparken de yandaşları uluslar arası arenada taraf toplayarak Esed’in kıyımlarını meşru zemine oturtacaklar. Durum böyle olunca canını kurtarmak için sadece son bir yıl içerisinde Türkiye sınırı yakınlarına 1 milyon’dan fazla sivil göç etmek zorunda kaldı. Rusya destekli bombardımanlarda, 2000'den fazla sivil can verdi. Ölümün her saniye kol gezdiği İdlib’de insani dram her gün derinleşiyor. Ve sadece Türkiye bu insani drama hem sahada askeri gücü ve çok sayıda yardım kuruluşu ile kaçan sivillerin yaralarını sarmaya çalışıyor hemde masada Suriye’nin toprak bütünlüğü, huzuru ve güvenliği için tüm diplomatik ilişkileri devreye sokuyor.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  İdlib'e ilişkin şu değerlendirmelerde bulunmuştu: "Rusya ile gerek Soçi gerek Astana'da bazı görüşmeler ve anlaşmalar oldu. Bu anlaşmalara Rusya'nın sadık kalması halinde, biz de aynı sadakatle yola devam ederiz. Şu an itibarıyla maalesef Rusya, Astana'ya da Soçi'ye de sadık değil. Arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşmeler yapıyor. Bu görüşmelerde de kendilerine, 'İdlib'de bu bombalamaları vesaire durdurdunuz durdurdunuz, durdurmadığınız takdirde bizim artık sabrımız tükeniyor. Bundan sonra ne gerekiyorsa biz de bunu yapacağız.' diye ifade ediliyor. En son Halep'ten bizim tarafa atışları var. Bunlara biz bir yere kadar sabrederiz, sabrettik ama ondan sonra da biz göbeğimizi keseriz."

 

İdlib meselesine Türkiye özelinde baktığımızda karşıma birden çok ve çözümü ağır yada imkansız sorunlar çıkmakta. İdlib Suriye Savaşı'nda son sahne olacağı kuvvetle muhtemel. Rejim ve ortaklarının yapmış olduğu sivil katliamlar ile yeni bir göç dalgası Türkiye’ye doğru olacaktır. İdlib’in düşmesi ile siviller ya Afrin'e geçecek ya da Türkiye'ye sığınacak. Örgütlerin saldırı ve savunma hatları önemli ölçüde sivil yerleşim alanlarında olması nedeniyle  çatışmalarda sivil kayıpların çok olacağı anlamına geliyor. İdlib düşerse Türkiye açısından 2016 yılından itibaren DEAŞ,PKK/YPG gibi terör örgütlerinden arındırılmış Fırat Kalkanı, Zeytindalı ve Barış Pınarı harekat alanlarındaki kazanımlar da tehlikeye girebilir. Çünkü Esed rejimi uzun süreden beri PKK/YPG terör örgütünü İdlib’e yapılacak kara harekatında kullanmak için  görüşmeler yapmaktadır. Türkiye’nin İdlib’te bulunan 12 gözetleme noktasındaki Mehmetçik ve Suriye güdümünde ki  PKK/YPG ile karşı karşıya gelmesi kaçınılmazdır. Çünkü terör örgütü PKK/YPG Esed rejimi, İran ve Rusya’nın da vereceği destek ile İdlib sonrası, Afrin’e saldırıya geçme planları yapacaktır. Afrin ile başlayan bu saldırılar yakın gelecekte Türkiye’nin desteklediği ÖSO elindeki diğer bölgelere de sıçrayacaktır. Bu sıçrama ile başta ABD olmak üzere Rusya, İran ve BM Türkiye’yi yalnız bırakacaktır. Esed rejim yanlıları muhaliflerle irtibat kurup propaganda faaliyetleri yapacaklar.

 

Esed rejiminin yeni Anayasa ile arındığını ve güzel bir gelecek Suriye’yi bekliyor yalanı ile muhaliflerin bir çoğunu kandıracaklar. Bazı muhaliflere nakdi yada ticari rant kapıları sunularak rejim tarafına geçmelerini sağlayacaklardır. Esed yeni Anayasa ve liderlik koltuğu için seçime gidecek. Sonuç şimdiden belli Esed rakipsiz (formaliteden birkaç aday olabilir) olarak seçimi kazanacak. Halk beni istiyor diyerek hem idamdan kurtulma planını devreye sokacak hem de Suriye bulunan tüm devletlerin Suriye’yi terk etmelerini isteyecek. İlk önce Türkiye aleyhtarı eylemler planlayarak, Türk Ordusu’nun Suriye topraklarında çıkmasını isteyecekler.

 

Eğer halk eylemleri yetersiz kalırsa uluslar arası güçleri devreye sokarak Türkiye’nin topraklarında çıkmasını sağlayacaktır. İdlib Esed rejimi karşıtlarının son kalesi konumunda. Bu son kalenin düşmesi ile devrim hareketi misyonu başarısız bir şekilde tamamlanmış olarak tarihin kanlı sayfalarında yerini alacaktır. Ama şunu da bütün dünya bilmelidir ki söz konusu Vatan, Millet ve Bayrak olunca 82 milyon Türkiye bir olur ve sınır hattında dün, bugün olduğu gibi yarında bir terör koridoru yada terör devletinin kuruluşuna müsaade etmeyecektir.

 
Etiketler: İDLİP, DÜŞERSE,, DEVRİM, HAREKETİ, DÜŞER!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Nisan 2020
COVİD-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
31 Mart 2020
TERÖRİST BAŞI ÖCALAN'IN İSLAM DÜŞMANLIĞI
26 Mart 2020
TÜRKİYE'SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR
23 Mart 2020
KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?
17 Mart 2020
İSRAİL'İN TOPRAK KAZANIMI DEVAM EDİYOR
09 Ocak 2020
Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi
31 Aralık 2019
ASALA ve PKK'NIN İŞBİRLİĞİ
07 Aralık 2019
PKK, İSLAM DÜŞMANIDIR !..
18 Kasım 2019
Sahi Siz HİÇ ŞEHİT OLDUNUZ MU?
09 Kasım 2019
ENERJİ KİMLİK BELGELİ BİNA!
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
24 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI !..
09 Ekim 2019
EY FIRAT !..
24 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN "AKSAÇLI"
17 Eylül 2019
SURİYE'NİN BİRLİĞİ İÇİN ÜÇLÜ ZİRVE
10 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKTİR !..
05 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
25 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
15 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR..
12 Haziran 2019
KARDEŞLİK!
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
18 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
ORTADOĞU'DA OLMANIN BEDELİ
30 Mart 2019
KOD ADI: GOLAN
18 Mart 2019
Dünya Tarihini Değiştiren Savunmanın Adıdır ÇANAKKALE
08 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
15 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
01 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !..
28 Ocak 2019
TÜRKİYE - SURİYE İLİŞKİLERİ
17 Ocak 2019
ABD'nin Suriye Tutarsızlığı
29 Aralık 2018
Tarihin En Beyaz Günü SARIKAMIŞ !
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR !..
29 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
20 Ekim 2018
İNSANLIK DÜŞMANI PKK'NIN KATİL YÜZÜ !..
30 Eylül 2018
KADİM ŞEHİR CİZRE
21 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
14 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
29 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER?
20 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE..
04 Ağustos 2018
TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
25 Temmuz 2018
AYŞE TATİLDEN BİR DAHA DÖNMEDİ !..
25 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
11 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK'NIN BİRLİK TEMELİ
27 Haziran 2018
NEDEN DEVAM ?
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
17 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
14 Mart 2018
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
29 Ocak 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı