Yazı Detayı
11 Mayıs 2020 - Pazartesi 21:47
 
İNCİ TANEM !..
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Canım anam sana bu satırları yazarken, yirmi yaşlarında iki silah arkadaşım; bebek katili PKK terör örgütünün kahpe kurşunlarına hedef olmuş, şahadet şerbetini içerek ölümlerin en hayırlısı, en şereflisi olan Peygamberlikten sonra Allah katında en değerli rütbelerden olan şehitlik mertebesine ulaştılar.

 

Hayatlarının baharında bir bahar gecesi can verdiler, bu eşsiz Vatan için. Yüreğimiz yandı, yanıyor canım anam. Oysa çok erkendi ölüm onlar için. Kimi ana kuzusuydu, kiminin yareni beklerdi, kiminin ise bebesi daha beşikteydi. Binlerce yüreği yanık anne kervanına iki annemiz daha katıldı canım annem. Şimdi o çocukların anneleri, eşleri, evlatları feryat figan, kimi senin gibi evlat kokusuna hasret, kimi benim gibi baba’ya hasret, kimi de senin gibi tez zamanda kaybedilmiş bir hayat arkadaşına bir ömür boyu içleri yanarak hasret çekecek... İşte canım anam gördüğün gibi ne hayatlar var şu fani dünyada. Kimine hasret, kimine ölüm, kimine de yalnızlık payı düşüyor…

 

Beni hayatına kattığın andan itibaren ben uyumadan uyumayan, ben mutlu olmadan mutlu olmayan, ben gülmeden gülmeyen, mutluluğumla mutlu olan, üzüldüğümde benden çok üzülen, hayatı boyunca hep mutlu günlerimi gözleyen, tüm karanlıklarıma ışık saçan canım anam sözlerime nasıl başlasam bilemiyorum. Bana hem analık, hem babalık yapmış yüce insan sana olan sevgim ve hayranlığım o kadar çok ki anlatmaya kelimelerin yetmesi imkansız. Bu yaşa gelene kadar çokça emeğin, bir o kadar da hasretin/hasretim oldu anam. Yeri geldi yemedin yedirdin, içmedin içirdin, geceleri uykusuz kaldın ve beni bu günlere getirdin.

 

Çocuk yaşta anneni kaybettin, kardeşlerine annelik yaptın. Sonra 14 yaşında evlenip, 14 çocuk dünyaya getirdin ve bizlerin annesi oldun. Sen 38 yaşında iken gurbet diyarı Almanya yollarında dünyadaki en candan arkadaşın, dertlerini, mutluluğunu paylaştığın, her sıkıştığında yardımına koşan 42 yaşındaki ağabeyini kaybettin canım anam. Felek çarkının ölüm oku daha kardeş acısının üzerinde bir bahar geçmezken bu kez soğuk bir kış gecesinde 40 yaşında olan babamın ölüm haberi ile yine sana dönmüştü garip anam. Babamın ölümü seni hem öksüz, hem yetim hem de kimsesiz bırakmıştı. Babamın ölümü ile tutuşmuştu ciğerlerin, yanmıştı bedenin çünkü bir daha dönmemecesine gitmişti hayatındaki koca çınarın ve kalakalmıştın bir dünyada onca çocuk ve yoksulluk ile baş başa… Babam gidince herkesler de gitti bir anda. Önce amcalar sonra halalar, dayılar, konu ve komşular…. Yoksulluk ve fakirlik  terimlerin bile o anki halimize kifayetsiz kaldığı bir anda yapayalnız ve biçare kalmıştık. Düşmanımız hiç yoktu çok şükür ama dostumuz da, akrabamız da yokmuş onu da görmüş olduk.

 

Babamın ölümünden iki ay sonra, benden beş yaş büyük yani onbeş yaşında olan Yavuz abim  Kars Atatürk Ortaokulu  öğrencisi iken bu yoksulluğa bir çare bulmak için okulu bırakıp kaçmıştı .Annem üç gün sonra ağabeyimin kaybolduğuna ya da kaçtığına dair haberi ancak almıştı. Kar, boran zemheri günlerin en soğuk kışı. Köy yolları aylardır kapalı, elektrik ve telefon zaten hiç gelmemişti köyümüze. Anam kayıp haberi ile yıkıldı adeta çığ gibi, daha babamın ardından yakılan ağıtlar arşa kavuşmazken bu kez abim için yükseliyor ağıtlar soğuk ve ürkütücü bir karlı gecede. Dondurucu rüzgar, anamın ölen kardeşi ile başladığı, babam ile devam ettiği, abim ile nakarat hale getirdiği derin karanlıklarında besteler yaptığı ağıta, toprak damlı evimizin bacaları adeta ritim tutmuştu. Zemheri gecesinde, kara ve isli sobada yanan tezek alevlerinin loş aydınlığında iki elini dengbejler gibi kulağına götürerek, samimi ve içten söylediği ağıtlar kim bilir hangi özlemin, acının, hasretin nağmeleriydi? Anam, sesini geceye salmış, dudaklarında hüzün perdeli bir ağıtla cevap veriyordu zemheri gecelerine. Aynı zamanda semaya  ellerini açarak dua ediyor, yalvarıyordu Yüce Mevla’ya abim bulunsun diye.

 

Ben üşüyorum alev alev yanan sobanın dibinde. Ne odanın soğukluğundan ne de duvardan sızan soğuk yellerden değil, içimde çarpışan korku, ya abim bir daha gelmese nece olur halimiz, kime gider ne yaparız korku dolu duygulardan olsa gerek. Anamın ağlaması devam ederken ben de hayal kuruyorum; ayaklarım üşürken, bir dikene dokunuyorum, bir güle; bir tipiye düşüyor yolum, bir bahar yaza. Hayal ile rüya karışmış olsa gerek anam erkenden kaldırdı ve düştük yola. Dışarıda tipi var hava buz kesiyor adeta her bir yanımızı. Yaklaşık üç saat Ardahan Kars yolunda bekledikten sonra bir kamyon donacağımızı anlamış olmalı ki Hızır gibi yetişti bize. İlçe merkezinde indik. Karakola gideceğiz ama ikimiz de Türkçe bilmediğimiz için İlçe merkezinde bir akrabamızın evine gittik. Türkçe bilen akrabamız bir genç bize eşlik etti ve karakola giderek ağabeyimin bulunması için başvuru yapmıştık. O gece akrabamızda kalmıştık belki bir haber gelir diye. Ama annemin aklı hep köyde tek başına bıraktığımız dokuz yaşında olan ablam ve beşikteki kardeşimde idi. Sabah olur olmaz annemle saatlerce o soğukta karakolun önünde bekledik ama hiçbir ses seda yoktu. En son bir bekçi geldi Kürtçe beklemeyin boşuna ne zaman haber geleceği belli değil köyünüze dönün dedi. Annemle tekrar köye döndük. Günler geçiyor ama ağabeyimden bir haber gelmiyordu.

 

Kimi PKK kaçırdı diyor, kimi organ mafyası kimi… Umutların tükendiği bir anda İzmir’de bulunan ablam ilçeden bir akrabamıza ulaşıyor, Yavuz bulundu diye. O gün tüm aile yeniden doğmuştuk adeta, unutturmuştu o haber bütün acılarımızı… Sonradan öğrendik ki abim bize ekmek parası kazanmak için çıkmıştı çocuk yaşta zorlu gurbet yollarına.Ve ayakkabı boyacılığı ve pazarda su satma ile başlayan iş hayatı serüveni böylelikle başlamış oldu. Biz ise ağabeyimden  uzak kilometrelerce mesafede köyde annem ile baş başa yapa yalnız kalmıştık.

 

İşte böyle devam eder gider zorluklarla dolu hayat çizgimiz güzel annem.Bak görüyor musun hazan soldu, mevsim yine kışa döndü annem. Uzun zaman olmuş senle dertleşmeyeli. Bende hep Kasım’la başlar yaprak dökümü, çünkü evimizin direği babam Kasım ayında göçüp gitmişti aramızdan. İnci tanem herkes beni güçlü sanıyor. Oysa ne kadar güçsüz olduğumu bir tek sen bilirsin. Senin gözünde halâ küçük bir çocuğuyum hiç büyümüyorum, büyümek de istemiyorum aslında. Sanki kırküç değil onüç yaşındayım. Çünkü ben onüç yaşından itibaren sana hep hasret yaşadım, sende bana hasret... Hatırlar mısın cefakar anam oniki onüç yaşlarında iken rütbeli bir jandarma askeri bana tokat atmıştı köy meydanında ve burnum kanamıştı. Benim ağlamaklı feryadımı onca kalabalığın içinde uzakta olmana rağmen fark edip koşa koşa gelmiş, beni kanlar içinde öyle görünce önce sarılmış korkma, ağlama oğlum dedikten sonra Kürtçe etrafa sormuştun kim yaptı bunu oğluma… Ve bana tokat atan,burnumu kanatan askere elindeki dirgen ile öyle bir vurmuştun ki bir anda tüm namlular ikimize doğrulmuştu. Ama sen namlulara inat bana sıkı sıkı sarılıp korkma ben yanındayım oğlum demiştin. Oysa o dönemde Jandarma adını duyduğumuzda hiçbir suçumuz yok iken hepimiz korkudan köşe bucak kaçıp saklandığımız  dönemlerdi.

 

 Bu mesele ile artık her alanda kahramanım sen olmuştun canım anam. Sonrasında da o kadar çok anda ihtiyacım oldu ki sana canım anam yazsam şimdi her biri ayrı ayrı uzun metrajlı birer film olur. Ben onüç yaşında köyden ayrılıp İzmir’de teyzemlerde yaşadığım zamanlardan önce, hikayeler anlatırdın bana zaman zaman. İşin doğrusu anlatmazdın aslında, ben çok ısrar eder sonra anlatırdın. Bir de neyi anlatacaktın ki zaten; hayatı ezilmekle, yokluk, fakirlikle geçmiş, birinin hatırlanacak bir  anısı ya da günü mü olurdu ki!! Sen hikaye ile başlar sonra sözü yine de  beni ve kardeşlerime getirir bizi anlatırdın. Arada bir de iki gözüm, iki çeşme babamı anlatırdın bize. O kadar çok şey var ki annem, yazmakla asla tükenmeyecek kadar çok. Bu keşmekeş dünya hayatında oradan oraya savrulup giderken, dinlenebilmek için senin dizlerinde her şeyimi verirdim annem. Senden duymadıklarımla yanıyorum annem ve sana söyleyemediklerimle.

 

Keşke söyleyebilseydik; dünyanın en güzel bağıyla bağlılığımızı cümle aleme. Senin karnında ben büyüdüm. Sen ise benim kalbimde büyüyorsun her geçen gün. Canım annem ne yazsam, neyi anlatsam ya da senle hangi yaşanmamışlığı paylaşsam bilemedim. Ama bildiğim tek şey var annem o da hayatımdan çok şeyin çalındığı. Yarına dair umutlarımdan, hayallerime kadar bir çok şey  mesela... Ve seninle geçen daha  çok zamanımız olmalıymış. Oysa seni ne çok az görmüşüm ve ne çok az kalmışım koynunda senin. Ne çok az kalmış kokun bende. Ellerin ne çok az tutmuş ellerimi. Allah’a çok dua ediyorum, annemi başımdan eksik etme diye. Çünkü sen olmadan ben ne olurum bilmiyorum… Artık büyüdüm, beni kucağına alıp başımı okşamasan da beni içinden çok çok sevdiğini biliyorum.

 

Ve ben de SENİ ÇOK  AMA ÇOK SEVİYORUM… İNCİ TANEM…

Şehit ve gazilerimizin anneleri başta olmak üzere, İNCİ annem ile birlikte tüm annelerin "ANNELER GÜNÜ" kutlu olsun.

 
Etiketler: İNCİ, TANEM, !..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Ağustos 2020
ABD VE PKK/YPG için DEAŞ
24 Temmuz 2020
LİBYA'DA BARIŞ !..
20 Temmuz 2020
ERMENİSTAN'IN HEDEFİ YENİ BİR DÜNYA SAVAŞI
09 Temmuz 2020
İDLİB İZLENİMLERİ !..
28 Haziran 2020
ERMENİLERİN KARABAĞ’DA KÜRT SOYKIRIMI
26 Haziran 2020
ENKS VE PKK/YPG İŞBİRLİĞİ
23 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU (2)
16 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU
14 Haziran 2020
LİBYA'da BARIŞ'ın ANAHTARI
07 Haziran 2020
RUSYA SAVAŞ İÇİN, TÜRKİYE BARIŞ İÇİN SURİYE'DE
05 Haziran 2020
DARBECİ HAFTER ve LİBYA
31 Mayıs 2020
KORONOVİRÜS BİYO-TERÖR OLABİLİR Mİ?
31 Mayıs 2020
ŞEHİDİM !..
28 Mayıs 2020
KARA LEKENİN 60. YILI
25 Mayıs 2020
ÇOCUKLAR ÖLMESİN !
17 Mayıs 2020
MİLLİ ve YERLİ TARIM DEVRİ
09 Mayıs 2020
BABAMI ÖZLÜYORUM !..
01 Mayıs 2020
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ
23 Nisan 2020
ATAM'IN ARMAĞINA YÜZ YAŞINDA
21 Nisan 2020
NUSRA CEPHESİ !..
19 Nisan 2020
KORONAVİRÜS DENKLEMİ
14 Nisan 2020
SAVAŞIN ÇOCUKLARI !..
09 Nisan 2020
SURİYE SAVAŞI KORONAVİRÜS'ÜNE YENİK Mİ DÜŞECEK?
03 Nisan 2020
COVİD-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
31 Mart 2020
TERÖRİST BAŞI ÖCALAN'IN İSLAM DÜŞMANLIĞI
26 Mart 2020
TÜRKİYE'SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR
23 Mart 2020
KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?
17 Mart 2020
İSRAİL'İN TOPRAK KAZANIMI DEVAM EDİYOR
02 Şubat 2020
İDLİP DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER!
09 Ocak 2020
Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi
31 Aralık 2019
ASALA ve PKK'NIN İŞBİRLİĞİ
07 Aralık 2019
PKK, İSLAM DÜŞMANIDIR !..
18 Kasım 2019
Sahi Siz HİÇ ŞEHİT OLDUNUZ MU?
09 Kasım 2019
ENERJİ KİMLİK BELGELİ BİNA!
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
24 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI !..
09 Ekim 2019
EY FIRAT !..
24 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN "AKSAÇLI"
17 Eylül 2019
SURİYE'NİN BİRLİĞİ İÇİN ÜÇLÜ ZİRVE
10 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKTİR !..
05 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
25 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
15 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR..
12 Haziran 2019
KARDEŞLİK!
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
18 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
ORTADOĞU'DA OLMANIN BEDELİ
30 Mart 2019
KOD ADI: GOLAN
18 Mart 2019
Dünya Tarihini Değiştiren Savunmanın Adıdır ÇANAKKALE
08 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
15 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
01 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !..
28 Ocak 2019
TÜRKİYE - SURİYE İLİŞKİLERİ
17 Ocak 2019
ABD'nin Suriye Tutarsızlığı
29 Aralık 2018
Tarihin En Beyaz Günü SARIKAMIŞ !
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR !..
29 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
20 Ekim 2018
İNSANLIK DÜŞMANI PKK'NIN KATİL YÜZÜ !..
30 Eylül 2018
KADİM ŞEHİR CİZRE
21 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
14 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
29 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER?
20 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE..
04 Ağustos 2018
TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
25 Temmuz 2018
AYŞE TATİLDEN BİR DAHA DÖNMEDİ !..
25 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
11 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK'NIN BİRLİK TEMELİ
27 Haziran 2018
NEDEN DEVAM ?
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
17 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
14 Mart 2018
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
29 Ocak 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı