Yazı Detayı
25 Ocak 2017 - Çarşamba 09:54
 
KARAR MİLLETİNDİR !
Ümit Cankurtaran
umit.cankurtaran@hotmail.com
 
 

Anayasa değişikliği sırasında tarihte ilk defa meclis kürsüsü kırılmıştır. 1920 yılından buyana yaşanan darbelerde hatta 15 Temmuz darbe girişiminde parlamento bombalanırken bile yıkılmayan kürsü Yeni Anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında yıkılmıştır. Parlamentoda yer alan ve milletin sesi olan kürsünün yıkılması ile milletinin sesi bir nevi kısılmak istenmiştir. 97 Yıllık meclis tarihinde ilk kez yaşanan bir olaydır meclis kürsüsünün yıkılması, Türk siyaseti açısından çok kötü ve kritik bir durumdur. Bir takım milletvekilleri tarafından kürsünün işgal edilmesi ve kol kola girerek kürsü önünde barikat kurması siyaseten söyleyecek sözümüz yok, o yüzdende kürsüyü işgal ediyoruz demektir. Bu bir siyasi parti açısından çok talihsiz bir tutumdur. Anayasa değişikliğinde 97 Yıllık meclis tarihinden yapılan işlemlerin aynısı yapılmıştır. Görüşmeler mecliste başlar ve bitene kadar devam eder. Bir parti ise bu görüşmelerin uzaması ve sarkması için elinden geleni yapar ve sonrasında ise yangından mal kaçırır gibi gece saat üçte maddeler geçirildi der! Aslında siyasi olarak elinden bir şey gelmeyenlerin başvurduğu yöntemlerden biridir bu yaşananlar. Görüşmelerin uzamasına neden ol, sonrada çıkıp milletten bazı şeyleri gizliyorlar de! Referandum sürecinde millet zaten geçen maddeleri ve içeriğini ezberleyecek, neden bu korkunuz ve endişeniz?

Hâlbuki Cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilmesi nedeniyle halka karşı siyasi sorumluluğunun bulunması ve geniş icra yetkileri nedeniyle gelecekte, yürütmenin diğer tarafı olan Başbakan ve Bakanlar Kurulu ile yaşanabilecek muhtemel devlet krizini ortadan kaldıran bir değişikliktir. Gerçekten Cumhurbaşkanlığı sisteminde yürütmenin başı konumunda olan Cumhurbaşkanı ve yasama organı genel seçimle belirlenmektedir. Yasama ve yürütme erkleri arasında oluşabilecek çekişmelerin çözümünün aracı da seçimdir. Bu sistemde beklentileri karşılayamamanın kılıfı yoktur. Yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanı, yardımcılarını ve bakanları ile üst düzey yöneticileri atama, geniş alanları kapsayacak şekilde kararname çıkarma yetkisi ve bütçe yaparak Meclis’e sunması gibi temel yetkiler; yürütmenin egemenliğinin sahibi Millete bahanesiz hesap vermek zorunluluğunu da göstermektedir.

Peki şu andaki Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık uyumunun sonsuza kadar devam edeceğini düşünebilir miyiz? Farklı bir siyasal tabloda çıkması muhtemel gerilimlerin anayasal mekanizmalar içinde çözümü çok zor olacaktır. Parlamenter sistemde bile 2001’de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit arasında çıkan gerilimin ülke ekonomisine nelere mâal olduğunu unutmamamız gerekir.

Karar Milletinindir…..!

 
Etiketler: KARAR, MİLLETİNDİR,
Yorumlar
Haber Yazılımı