Yazı Detayı
06 Mart 2018 - Salı 21:44
 
KELEBEK TAKİBİ ..
Tülay Sözeri
 
 

Yıllar önce evlenerek Ankara’ya yerleşmiş Boşnak bir arkadaşım var. Ülkesinde yaşanan etnik savaşı hala unutamadığından, ne zaman bir araya gelsek, konu dönüp dolaşıp yaşadığı kâbus dolu günlere geliyor.

Anıları çok fazla acılı. Bu anılar arasında, savaş sırasında kaybolmuş kardeşi, 50 Sırp askerinin tecavüzüne uğradıktan sonra aklını, ardından da hayatını yitiren bir arkadaşı, bir fırının önünde ekmek almak için beklerken, yanlarından ellerindeki oyuncaklarla sekerek geçen 9, 10 yaşlarındaki sapsarı kıvırcık saçlı, bembeyaz bir elbise giyinmiş küçük bir kızın, keskin Sırp nişancılarınca vurulduktan sonra , sağa sola dağılan kana bulanmış oyuncakları, bir gece radyo dinlerken, nerede olduğunu bilmediği arkadaşının radyo yayını sırasında doğum gününü kutlayan sesini duyduktan sonra kendini kaybedişi var.

***

Sırp zulmünden kaçabilmek için , bombalara hedef olacağı bildikleri evlerini , evleriyle beraber anılarını kaybedişleri, üniversite’de öğretim görevlisi olan babasının günlerce işkence gördükten sonra bir sokağa atılışını, toplu mezarların üzerinde yeşeren, eşi benzeri olmayan çiçekleri bulan kelebekleri takip ederek, mezarlara ulaşma çabalarını, bir ümitle bu mezarlarda kardeşinden bir iz ararken , benliğinden kaybettiği parçaları, aradan geçen yıllara rağmen hala tüm canlılığıyla yaşıyor.

Son zamanlarda yaşadığımız kaosa belki hepimizden daha fazla endişeleniyor, hepimizden daha fazla tepki gösteriyor. Bir ulus olmanın, bir vatan olmanın ne demek olduğunu ancak elindekileri kaybettikten sonra anlayan bu arkadaşım, okulunda her İstiklal Marşı okunduğunda gizli gizli ağladığını anlatırken, güzel yüzü tüm bu anlarda, şimdiye kadar görmediğim bir endişeyle kasılıyor.

Bu zamanlarda, evlerinin önünden geçen bir kelebeğin kanat çırpınışlarını, geçmişinden silinmeye çalışılan umutlarını, binbir hayallerle başladığı gençlik yıllarının elinden alınışını, iki katlı evlerinin bahçelerinde büyük bir mutlulukla karşıladığı akşamları, meyve ağaçlarının o emsalsiz kokularını, ilk gençlik aşkını, birer birer elden geçiriyor.

***

O anlarda ona dokunmak, ona ulaşmak imkânsızlaşıyor. Uzaklara çok uzaklara giden ruhu dokunduğu her şeyden bir parça alarak kendini tamire bile yeltenmiyor. Biliyor ki, kayıplarla dolu bir geçmişin ne telafisi var, ne de tekrarı. “Bir zamanlar” diye başlayan hikayelerine dokunurken, bir kelebeğin naif kanatlarının yarattığı rüzgar tüm anlarının altını üstüne getiriyor. Kısacık yaşamında, geçmişini, bilmediği tepelerde, bilmediği çiçekleri, umutları arayan naif bir kelebeği takip eden arayışları bir türlü sona ermiyor.

Şu an sahip olduğu, olağanmış gibi karşıladığı anlarının farkında olmayan, bunca savaşa rağmen günlük yaşamını sürdüren, tatil planları yapıp, konser salonlarını dolduran, her sabah sağlık ve sihhatle işine gelip giden, gerçeklikle uzaktan yakından alakası olmayan dizileri izleyip, kendine endişelenmek yerine hayali karakterler için endişelenen, tüm her şeye rağmen çocukları için güzel bir gelecek bekleyen bizlerin , yaşamlarının kelebek takibine dönmemesini temenni ediyorum.

 
Etiketler: KELEBEK, TAKİBİ, ..,
Yorumlar
Haber Yazılımı