Yazı Detayı
10 Ekim 2020 - Cumartesi 15:34
 
KOBANİ OLAYLARI
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Arap Baharı ile başlayan hak, hukuk, özgürlük, demokrasi arayışı Libya, Mısır gibi ülkelerden kısa bir süre sonra Suriye’ye de ulaştı. Suriyelilerin normal bir hak arama direnişi için yaptığı protestolar, bir anda Esed rejiminin güvenlik güçleri tarafında kanla bastırıldı. Bir çok silahsız masum halk Esed güçlerinin mermileri ile can verdi. Bu olaylardan sonra ok yaydan çıktı ve 2011'de Suriye'de hiç bitmeyecek bir iç savaş başladı.

 

İç savaşın hemen ardından IŞİD'in başlattığı saldırılar sonrasında ülkenin kuzeyinde bulunan bölgede PKK/YPG/PYD terör örgütü bir çok kanton oluşturdu. 2014 yılının Eylül-Ekim aylarına gelindiğinde IŞİD terör örgütü PKK’nın kuşatması altındaki bölgelere  saldırıları yoğunlaştırdı. 27 Eylül 2014 ‘de  HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ve 4 Ekim 2014'de PYD’nin sözde lideri Salih Müslim, Türkiye toprakları üzerinden çeşitli silah araç ve gerecin  Kobani'ye aktarılması için koridor açmasını talep etti. Bu dönem AK Parti hükümetinin 'çözüm süreci' yürüttüğü bir zamana denk geldiği için olumlu yaklaşabileceği düşünülüyordu ancak bu olmadı.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bizim için IŞİD neyse PKK da odur", diyerek Türkiye'nin sınır ötesinde çatışmakta olan güçlere herhangi bir yardım yapmayı kati olarak reddediyordu. IŞİD'in Kobani’ye girmesi ve Türkiye'den beklenen adımların atılmaması üzerine HDP, 6 Ekim'de ülke çapında sokak eylemi çağrısı yaptı. Diğer bir ifade ile HDP Türkiye Cumhuriyeti Devletine adeta baş kaldırdı, halkı isyana ve suça teşvik etti. HDP’nin halkı adeta ateşin içine atarcasına başlatmış olduğu çağrı sonrası Türkiye'nin genelinde bir çok Büyükşehir, il ve ilçede eylemler  başladı.

 

Diyarbakır, Siirt, Mardin, Muş, Batman, Tunceli, İstanbul, Van, Adıyaman, Şırnak, Iğdır, Ankara, Kocaeli, İzmir, Hakkari, Mersin ve Ağrı'da yoğunlaşan eylemlerde göstericiler ile polis ve çeşitli siyasal gruplar arasında çatışmalar yaşandı. Olayların sonunda 37 kişi yaşamını yitirmiş, 326'sı güvenlik görevlisi 761 kişi de yaralanmıştı. Olaylarda yaşamını yitirenlerden biri de Diyarbakır'da vahşice katledilen 16 yaşındaki Yasin Börü'ydü.

 

 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na göre Kobani olayları 35 il ve 96 ilçeye yayılmıştı. Çıkan olaylarda 197 okul yakılmış, 269 kamu binası tahrip edilmiş, 1731 ev ve işyeri yağmalanmış, 1230 araç da zarar görmüştü. PKK ve siyasi uzantısı halkı ölüme ve öldürmeye teşvik ederken; Türkiye ise Kobani'de Suriye Kürtlerine desteğini IŞİD zulmünden  kaçan on binlerce Kürt kardeşimize kapılarını açarak veriyordu. Olayların seyri böyle iken Kobani olaylarını sadece 6-8 Ekim 2014 tarihinde yapılan olaylar, katliamlar, yıkımlar şeklinde sirayet eden olaylar silsilesi gibi görürsek bu meseleyi çok basite indirgemiş oluruz. Onun için bu meseleye kırk yıldır bu coğrafyada kardeş kanı akıtan bebek katili PKK terör örgütünü ve bu kanlı örgüt ile aynı tarihlerde ortaya çıkan FETÖ terör örgütünün gizli ve çarpık ilişkilerini, kime hizmet ettiklerini, kimlerden talimat aldıklarını, hangi olaylarda işbirliği yaptıklarını bu ve buna benzer bir çok sorunun cevaplarını bularak meseleye bakmak gerek.

 

Yoksa eksik ve sakat bir anlatım olur. Kobani olayların zeminini oluşturan bir çok etkenden bir tanesi de “çözüm süreci” dir.1984 yılında ilk eyleminden itibaren, yaklaşık 40 yıldır süren çatışmalar neticesinde, 40.000'in üzerinde can kaybı ve milyar dolarlık ekonomik zarara neden olan bebek katili PKK terör örgütünü temelden çözmeyi amaçlayan AK Parti Hükümeti, siyasi bir çözüm arayışına girdi. AK Parti Hükümeti tarafından kardeş kanının durması için başlatılan bu süreçte barışçıl tüm yolların denendiği hatta bir çok tavizinde verildiği görünmektedir. Yaşadığımız Anadolu coğrafyasında bin yıllık tarihi, sosyal, kültürel ve İslam çatısı gerçeği ile Türklerle Kürtlerin geçen bin yılda her zaman bir kader ortaklığı ,bir din kardeşliği yaptığı gerçeği ışığında son kırk yılda yaşanan üzücü hadiselerin ortadan topyekun kaldırılması ve ülkemizin daha huzurlu ve müreffeh bir ülke olması için düğmeye basılmıştı. Kırk yıldır akan kanın durması hiç de uzak olmayan bir ihtimal olarak beliriyor, güzel ülkemin güzel insanının gözünde bir umut ışığı yanmaya başlıyordu.

 

Türkiye'de silâhların sustuğu, kanlı eylemlerin durduğu güzel yarınlar için hep birlikte yeni bir geleceğin inşa edilebileceği bir zemin yakalanmıştı. Bu kadar güzel umutlar yeşerirken çoğumuzun içinde bir tedirginlik, bir bilinmezlik vardı. Çünkü Türkiye ne zaman atağa geçse ya bir darbe ya bir isyan ile bu umutlar yok edilmiştir. Acaba yine bir yerden bir provokasyon, bir baltalama hamlesi gelir mi kuşkusu da bir çoğumuzun özellikle bu açılara tanıklık etmiş bizlerin içini kemiriyordu. Zira, yüz yıllık bir sorunu nihayet çözmekten bahsediyordu Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Şunu hepimiz biliyorduk ki ateşten gömlek giyerek alınan bu karar neticesinde sorunun çözümünde yürünecek her yol adeta mayın tarlası, tuzak ve aşılmaz engeller ile hazırlanmış yorucu bir yol olduğunu. Ama buna rağmen ve her şeye rağmen karar verilmişti

 

 Sürecin olmaması için hem içerde hem de dışarıda bir çok aktör, kuruluş hatta devletler; hep köstek ve engel oldular. PKK terör örgütünün sözde lideri bebek katili Abdullah Öcalan'ın 21 Mart 2013 tarihindeki 'Silâhlara Veda' çağrısının üzerinden henüz iki buçuk ay geçmişti ki, bir anda İstanbul'dan başlayarak bütün ülkeyi kasıp kavuran 'Gezi olayları' patlak verdi. Taksim'de başlayan olaylar İstanbul sınırlarını açtı bir anda  Türkiye’nin dört bir yanına yayılmaya, hükümete karşı yaygın protesto gösterilerine dönüşmeye başladı. Otuz'dan fazla şehirde protesto gösterileri başladı. Gezi olayları  çözüm sürecini aksatmış, hatta durdurmuştu. Aslında 2009'da sürecin resmen ilânından sonra da defalarca engellerle, provokasyonlarla karşılaşılmıştı. Süreç ilk kez kesintiye uğramamıştı. O kesintilerden sonra başlayan çatışmalarda çok sayıda insan da hayatını kaybetmişti.

 

Bu gelişmeler devam ederken Türkiye ve Suriye ilişkileri 2008 yılında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed, Türkiye’ye Suriye'nin kuzeyindeki 'Kürtlere' karşı ortak askeri harekât düzenleyelim diye teklifte bulunmuştu. Türkiye'nin bu süreçte halklardan yana bir tavır alması Beşar Esed'i Türkiye'ye düşman etti. Türkiye Suriye ilişkilerin mükemmel olduğu yıllarda PKK adeta Kandil’e hapis olmuş durumdaydı. Türkiye’nin resti ile Suriye 'Düşmanımın düşmanı dostumdur' düşüncesiyle Kandil ile yeniden irtibata geçti. PKK terör örgütü için bu bağlantı bir kurtuluş reçetesi oldu. Esed rejiminin ülke içindeki demokratik dönüşüme izin vermeyeceğinin ortaya çıkması, ardından İran ve Irak gibi bölge ülkelerinin de ona destek vermesiyle Türkiye'nin tek başına  bir çözüm sürecini yürütmesi bölgesel konjonktür itibariyle neredeyse imkânsız hale gelmişti. Beşar Esed rejimi Türkiye'nin artık kendisinin yanında olmadığını gördükten sonra PKK/PYD'ye sıcak mesajlar göndermeye başlamış, ülkenin kuzey bölgelerinde ayrı bir cephe açmak istemediği için bu grupla anlaşma, bazı bölgeleri onlara bırakma yoluna gitmişti. Suriye rejimi bu yolla hem kendisi için daha kritik olan bölgelere güç kaydırma imkânına kavuşuyor hem de isyanı destekleyen Türkiye'ye karşı da bir tehdit yaratmış oluyordu.

 

 Türkiye, 16 Kasım 2013 günü süreçle ilgili olarak sembolik değeri yüksek bir adım attı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin lideri Mesut Barzani'yle birlikte Diyarbakır'daydı. Yanlarına, bölgedeki Kürtlerin gözünde, gönlünde bir karşılığı olan sanatçılar Şivan Perver ve İbrahim Tatlıses'i de almışlardı. Diyarbakır'dan bütün bölgeye birlik ve barış mesajı veriliyordu. Çok güzel bir ahenk yakalanan bu süreç maalesef uzun sürmeyecek ve yeryüzünün en sinsi terör örgütü FETÖ sahneye çıkacaktı. Türkiye 17 Aralık sabahı soruşturmalarla uyandı. Ortalığı bir anda bazı bakanlara dair yolsuzluk iddiaları, telefon tapeleri, gözaltı kararları kapladı. FETÖ terör örgütü AK Parti Hükümetini hedef almış 25 Aralık’da terörist başı Gülen’in talimatı ile yeni soruşturmalarla baş başa kalmıştır. 17- 25 Aralık soruşturmaları hükümeti devirmeyi hedefleyen bir hamleydi. Birkaç ay önceki Gezi Parkı olaylarında da hükümet benzer bir tabloyla karşı karşıya kalmıştı. Gezi sürecinde sokaklar üzerinden devrilemeyen hükümet, şimdi polis-yargı hamlesi üzerinden hedef alınmıştı. FETÖ ile mücadele de yeni bir süreç girmişken bu kez de  6 Ekim 2014 günü HDP'den kamuoyuna şöyle bir çağrı yapıldı: "Şu anda toplantı halinde olan HDP MYK'dan halkımıza acil çağrıdır: Kobane'de durum son derece kritiktir. IŞİD saldırılarını ve AKP iktidarının Kobane'ye ambargo tutumunu protesto etmek üzere halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz." Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya yönelik bir Kandil hamlesiydi.

 

 

HDP'nin bu çağrısıyla FETÖ terör örgütünün de büyük desteği ile  PKK'nın Güneydoğu illerindeki bütün milisleri harekete geçti, şehirlerde ortalık yangın yerine döndü, evler, işyerleri, sokaklar, caddeler kamu binaları, okullar tahrip edildi, yakıldı ve yıkıldı. Bu olayların neticesinde, çözüm sürecinin en ayırıcı vasıflarından olan şiddetin artık geçmişte kaldığına ilişkin algı zedelendi, barışa ilişkin umutlar hezimete uğradı,  ve sürecin arkasındaki halk desteği ciddi zarar gördü. Bu olayları isteyerek bu seviyeye getiren ve bilerek süreci zayıflatmayı isteyen iki kesim vardı; biri FETÖ diğeri de PKK ve siyasi uzantısı olan HDP.  Bu çarpık  ilişkiyi en iyi anlatan Türk siyasi tarihinin temel taşlarından olan Sayın Mehdi Eker’in Kobani olayları ile ilgili bir sohbetinde birkaç önemli cümlesini paylaşmak isterim.

 

Sayın Eker: ‘‘Kobani olaylarını FETÖ'de bağımsız düşünürsek anlayamayız. Kobani olaylarını sorgularken dönemin polis ve askeri yetkililerini yani güvenlik bürokrasisini de incelemek gerekir. Sadece Kobani olayları değil, Uludere olaylarını, Sur olaylarını, hendek olaylarını değerlendirirken FETÖ ve PKK'yı birlikte değerlendirmezseniz sonuç alamazsınız. Mesela o günlerde vatandaşlardan "500 TL'ye kaleşnikof satılmaya başlandı" bilgisi geliyordu ama bunun cevabını alamıyorduk. İl emniyet müdürlüğünde oluşturulan kriz masasının 48 saat boyunca başındaydım. Orada üst düzey emniyet ve askeri personel de vardı. Kritik yol kavşaklarında araçlar terk ediliyordu. Çok kritik kavşaklara bir araç bırakıyorlardı. Diyarbakır, Batman, Siirt yolları kapanıyordu. Mesela çekici araç lazım yolu açmak için. Belediyeler işbirliği yapmıyordu. Emniyetten toplumsal olaylara müdahalede kullanılan TOMA araçlarını istiyorduk. Arızalı ya da yetersiz şeklinde açıklama yapılıyordu. Yolun açılması bir şekilde engelleniyordu. Bu tür şeylerle çok sık karşılaşıyorduk ve iyi niyetle yorumlamıyoruz.O isimlerin neredeyse tamamı FETÖ soruşturması geçirdi, görevden alındı ve birçoğu hala cezaevinde. Diyarbakır'daki güvenlik bürokrasisinde FETÖ çok güçlüydü.HDP, kanlı Kobani olaylarında yaptığı açıklamalar ve sosyal medya mesajları ile yangına körükle gittiler, vatandaşı tahrik ettiler ve kışkırttılar. Dahası meslek kuruluşlarına da baskı uyguladılar. Diyelim Kandil'den bir mesaj yayınlanıyor, yerel siyasi uzantılar da aynı mesajı yaygınlaştırıyorlar. Bakın tekrar söylüyorum. PKK, HDP ve FETÖ Kobani olaylarında birlikte hareket etti. Bunları yöneten bir akıl vardı. Orayı bir eylem sahnesi yaptılar. Sivil masum insanlar hayatını kaybetti. PKK/FETÖ ittifakının amacı Diyarbakır'daki eylemleri Türkiye'nin başka şehirlerine yaymaktı. Dünyanın gözünün Türkiye dönmesini sağlayarak ülkemizi dış müdahaleye açık hale getirmeyi planlıyorlardı. Biz Efkan Ala ve Numan Kurtulmuş ile sınıra gitmiştik. Türkiye'nin dört bir yanından sivil araçlar vardı. Bizi protesto ettiler. O organizasyonda FETÖ'nün olduğunu düşünüyorum.’’ Diye ifade etmişti.

 

Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan FETÖ çatı iddianamesinde, 6-7 Ekim 2014 Kobani olayları sırasında öldürülen Yasin Börü'nün cesedine ve olay yerine müdahalede kasten ihmalkar davranıldığı ve olayların büyümesinin beklendiği ifade ediliyor.Emniyetin içindeki FETÖ kadrolarının, 2014 yılından itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde PKK'nın isini kolaylaştıran işlemler gerçekleştirdiğine dikkat çekilen iddianamede, konuya ilişkin şu ifadelere yer verildi:

 

"- Hakkari'de polis aracından yola torpil atılıp patlaması sağlanarak halkın olaylara karışması amaçlanmıştır.

- Barış sürecini bitirmek için Cizre'de olaylar başlamıs, 2015 yılının Ocak ayının ikinci yarısında günlerce müdahale edilmeyip ölümlerin artması beklenerek örgüt icin fayda sağlanmaya çalışılmıştır.

- Diyarbakır'da 6-7 Ekim 2014 Kobani olayları sırasında bir apartmandan dövülüp atılarak öldürülen Yasin Börü'nun cesedine ve olay yerine müdahalede emniyet kasten ihmalkar ve geç davranarak olayların büyümesini beklemiştir."

 

Sürecin bu noktaya gelmesinde yaşanan hadiselerin, HDP’nin olayları yatıştırmak için hiçbir  uzlaşmaya yanaşmaması ve ayak diremesinin arka planında iş ortağı FETÖ’nun olduğu ortaya çıkmıştır. Tekrar ediyorum PKK ile FETÖ şu anda birlikte hareket ediyorlar ve aynı prizden elektirik alıyorlar. Türkiye üzerindeki oynanan oyunda PKK ve FETÖ'ye farklı kimlik ama aynı rol verilmiştir. Türkiye'deki tüm kanlı eylemlerinde sözde farklı yerlerde durmuş profili çizmiş olsalar da  birlikte hareket etmişlerdir. Kan ile beslenen bu terör örgütlerinin ve siyasi uzantılarının son kırıntılarının dahi kökü temizlenmedikçe huzur ortamı ırak kalmaktadır. Milletçe bu hainlere asla geçit vermeyeceğiz.

 
Etiketler: KOBANİ, OLAYLARI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Şubat 2021
GARA SONRASI..
16 Şubat 2021
CUMHURİYET SONRASI SİYASİ GELİŞMELER
03 Şubat 2021
UYGUR TÜRKLERİNE ÇİN ZULMÜ !..
03 Şubat 2021
SAVAŞ MAĞDURU ÇOCUKLAR !
28 Ocak 2021
AFRİN GÜNLÜĞÜ !..
08 Ocak 2021
SURİYE BARIŞI
06 Ocak 2021
TÜRKİYE - MISIR İLİŞKİLERİ
01 Ocak 2021
PINARBAŞI'NDA BİR GECE !..
16 Aralık 2020
ABD'NİN HAKSIZ YAPTIRIMLARI
11 Aralık 2020
ŞEHİT
30 Kasım 2020
İRAN'LI BİLİM İNSANLARI
25 Kasım 2020
ÖĞRETMEN ÖĞRETENDİR
08 Kasım 2020
SURİYE
28 Ekim 2020
YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDİYORUZ
16 Ekim 2020
FETÖ İle Mücadelenin Kilit İsmi: Mahmut Çorumlu
29 Eylül 2020
KARABAĞ AZERBAYCAN'DIR...
21 Eylül 2020
PKK KİM?
21 Eylül 2020
SURİYE KÜRTLERİ
01 Eylül 2020
DOĞU AKDENİZ'DE TÜRK RÜZGARI
22 Ağustos 2020
TSK'NIN BAŞARISI
15 Ağustos 2020
DOĞU AKDENİZ BEKAMIZDIR
03 Ağustos 2020
ABD VE PKK/YPG için DEAŞ
24 Temmuz 2020
LİBYA'DA BARIŞ !..
20 Temmuz 2020
ERMENİSTAN'IN HEDEFİ YENİ BİR DÜNYA SAVAŞI
09 Temmuz 2020
İDLİB İZLENİMLERİ !..
28 Haziran 2020
ERMENİLERİN KARABAĞ’DA KÜRT SOYKIRIMI
26 Haziran 2020
ENKS VE PKK/YPG İŞBİRLİĞİ
23 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU (2)
16 Haziran 2020
PENÇE - KARTAL OPERASYONU
14 Haziran 2020
LİBYA'da BARIŞ'ın ANAHTARI
07 Haziran 2020
RUSYA SAVAŞ İÇİN, TÜRKİYE BARIŞ İÇİN SURİYE'DE
05 Haziran 2020
DARBECİ HAFTER ve LİBYA
31 Mayıs 2020
KORONOVİRÜS BİYO-TERÖR OLABİLİR Mİ?
31 Mayıs 2020
ŞEHİDİM !..
28 Mayıs 2020
KARA LEKENİN 60. YILI
25 Mayıs 2020
ÇOCUKLAR ÖLMESİN !
17 Mayıs 2020
MİLLİ ve YERLİ TARIM DEVRİ
11 Mayıs 2020
İNCİ TANEM !..
09 Mayıs 2020
BABAMI ÖZLÜYORUM !..
01 Mayıs 2020
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ
23 Nisan 2020
ATAM'IN ARMAĞINA YÜZ YAŞINDA
21 Nisan 2020
NUSRA CEPHESİ !..
19 Nisan 2020
KORONAVİRÜS DENKLEMİ
14 Nisan 2020
SAVAŞIN ÇOCUKLARI !..
09 Nisan 2020
SURİYE SAVAŞI KORONAVİRÜS'ÜNE YENİK Mİ DÜŞECEK?
03 Nisan 2020
COVİD-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
31 Mart 2020
TERÖRİST BAŞI ÖCALAN'IN İSLAM DÜŞMANLIĞI
26 Mart 2020
TÜRKİYE'SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR
23 Mart 2020
KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?
17 Mart 2020
İSRAİL'İN TOPRAK KAZANIMI DEVAM EDİYOR
02 Şubat 2020
İDLİP DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER!
09 Ocak 2020
Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi
31 Aralık 2019
ASALA ve PKK'NIN İŞBİRLİĞİ
07 Aralık 2019
PKK, İSLAM DÜŞMANIDIR !..
18 Kasım 2019
Sahi Siz HİÇ ŞEHİT OLDUNUZ MU?
09 Kasım 2019
ENERJİ KİMLİK BELGELİ BİNA!
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
24 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI !..
09 Ekim 2019
EY FIRAT !..
24 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN "AKSAÇLI"
17 Eylül 2019
SURİYE'NİN BİRLİĞİ İÇİN ÜÇLÜ ZİRVE
10 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKTİR !..
05 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
25 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
15 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR..
12 Haziran 2019
KARDEŞLİK!
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
18 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
ORTADOĞU'DA OLMANIN BEDELİ
30 Mart 2019
KOD ADI: GOLAN
18 Mart 2019
Dünya Tarihini Değiştiren Savunmanın Adıdır ÇANAKKALE
08 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
15 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
01 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !..
28 Ocak 2019
TÜRKİYE - SURİYE İLİŞKİLERİ
17 Ocak 2019
ABD'nin Suriye Tutarsızlığı
29 Aralık 2018
Tarihin En Beyaz Günü SARIKAMIŞ !
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR !..
29 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
20 Ekim 2018
İNSANLIK DÜŞMANI PKK'NIN KATİL YÜZÜ !..
30 Eylül 2018
KADİM ŞEHİR CİZRE
21 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
14 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
29 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER?
20 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE..
04 Ağustos 2018
TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
25 Temmuz 2018
AYŞE TATİLDEN BİR DAHA DÖNMEDİ !..
25 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
11 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK'NIN BİRLİK TEMELİ
27 Haziran 2018
NEDEN DEVAM ?
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
17 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
14 Mart 2018
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
29 Ocak 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı