Yazı Detayı
25 Ağustos 2016 - Perşembe 21:04
 
MUHALEFET GÖREVE !..
Güner Gümüşay
gunergumusay@mynet.com
 
 

Küresel Sistemin 1990 yıllardan itibaren fiilen uygulamaya koyduğu “Yeni Dünya Düzeni” nin her planı aşama aşama günümüze kadar uygulana gelmiştir.Batı ve kapitalist küresel düzen kendilerine seçtikleri yerel işbirlikçiler ile  bu projelerini adım adım uygulamış;nihayet iş gelip

Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına dayanmıştır.

Bu süreçler yaşanırken “Büyük Ortadoğu Projesi”nde kendilerini eş başkan olarak adlandıranlar, ülkemizde siyasi irade olmuş memleketin son on dört yılına damga vurmuşlardır.Uygulan politikalar ile yaşananları , kayıpları tek tek anlatmaya gerek yok hep birlikte an be an yaşadık yaşamaya da devam ediyoruz.

Bu politikaya uygun olarak yeni Ortadoğu sınırları çizilmiş haritalara itiraz eden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Avrasyacı seçkin kurmay heyeti “Ergenekon,Balyoz,vs.” adlı operasyonlarla “Silivri” de esir edilmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yapılan bu operasyonlara destek verenler;sonraları 17/25 Aralık’ ta sıra kendilerine gelince uyanmış ve devlete sızmış, sızdırılmış, hatta kendi iktidarları döneminde sızdırılmasına göz yummuş oldukları Paralel Devlet Yapısıyla mücadeleye başlamışlardır.

Mücadele 15 Temmuz ‘da ki hain “Kalkışma” ile  zirveye ulaşmış;memleketimiz telafisi epey mesaiye mal olacak derin bir yara almıştır.Vatandaşın demokrasi aşkı ve Türk olmanın gereklerini yerine getirmesiyle bu hain darbe bastırılmıştır.

Ancak mevcut iktidar ve  Ak Parti kadroları bu darbeden de nemalanmak yoluna saparak; ülkede ki temel hak ve özgürlükler aleyhine suiistimal edebilme ihtimali yaratmışlardır.

Bu nedenle ülkede muhalefet partileri MHP ve CHP  “Gülen’in İadesi” yle ilgili olarak en az Ak Parti Hükümeti kadar mesai ortaya koymak durumundadır.Türkiye  her şeye rağmen çok güçlüdür ve kurulacak koordinasyon ile muhalefette bu hain darbenin etkilerinin kırılması için katkı koymak bu durumu sadece Ak Parti ve Cumhurbaşkanı’nın eline bırakmamak zorundadır.Ki Ak Parti kadrolarına sirayet etmiş olabilcek “FETÖ” cülüğün ileride vereceği hasarlarda böylece atlatılacakken;Dışarıya karşı da ileri demokrasi örneği verilerek Türkiye’nin gücü bir kez daha gösterilebilecektir.

Ayrıca Fetö’yle mücadele de görülüyor ki; İktidar telaşlı bir temizlik içerisinde bir birinden kopuk mücadele etmekte.Ayrıca operasyonlarda gözaltına alınanlardan Ak Parti üst yönetimine yakın olanlar en kısa zamanda ilişkileri sayesinde evlerine geri dönmekte;ortaya şaibeli durumlar çıkmaktadır.El konulmuş olan devasa kurumlar, okullar kapıları zincirli; devletin hangi kademesine teslim edildiği belli olmayan bir şekilde hiçbir bürokratik yapının sahip çıkmadığı heyulalara dönüşmektedir. Fetöyle mücadelede polis,istihbarat,yargı,asker arasında koordinasyon ve iletişim eksikliği her haliyle sırıtmakta;bu durumda Fetö lideri Gülen’in iadesi konusunda ABD eline kozlar verilmektedir.

Üstelik Ak Parti kadroları geçmişte öyle şeyler yaptılar ,Gülen ve AKP arasında öyle bir işbirliği oldu ki;Şimdilerde bir çok AKP li  17/24 öncesi içine çekildikleri bu durumdan nasıl çıkıp;sicillerini temize çıkaracağının derdine düşmüştür.

Bu da AKP iktidarının birlikte ve tek bir vucüt olarak isabetli şekilde kararlar almasını ve bir arada tutmasını çok zorlayacaktır.Yakında her AKP li  kendisine bir çizgi,yol çizecektir.

Bütün bu karmaşa Gülen’le mücadeleye ;odaklanma sorunu yaratmaktadır.

Bunlar Gülen’in iadesiyle ilgili olarak muhalefete düşen dış odaklı görevlerdir.

Hükümetin Gülencilerle mücadelesine destek veren  muhalefete düşen diğer bir görevde uygulamaların mağdur ettiği insanları  koruma görevidir.Çünkü yaşanılanlara baktıkça görüyoruz ki;bu konu da muhalefet için  gittikçe artan bir önem arz etmektedir.

AKP eliyle ülkede büyük bir sermaye el değişimi yaşanan şu günlerde;ordunun yargının ve bürokrasinin  tasfiyesi ve yerine getirilenleri  muhalefet isim isim incelemelidir.Yoksa mazaallah AKP bir kez daha kandırılır,yanılır,aldatılırsa sonuç daha da vahim olacaktır.

 

Şu günlerde de birbirinden berbat iki seçenek arasında kalan ülkenin getirildiği durum uykularımızı kaçırmaktadır.

Uygulanan yanlış politikalar neticesinde 15 Temmuz’da hainliklere maruz kaldıktan sonra Rusya ile yeniden başlatılan flört  sonucu, Beşar Esat rejimiyle barışılacak.Ya da Amerikan destekli Kürtlerle;PYD-YPG ile işbirliği zeminleri yoklanacak.

Al birini vur ötekine.Ama son zamanlarda PKK nın arttırdığı eylem ve canilikler  terörist saldırılar nedeniyle PYD işbirliğine gidilmeyeceğinden;elde kala kala “Esed” kalmıştır.

Eli kanlı diktatör dediklerinize kardeşim Esat dediğinizde ne değişecek doğrusu çok merak etmekteyim.

Çünkü dış politikada başarısızlık içeride hain terör saldırıları ile canlarımızı yakmaktadır.Sizin kelimelerle değiştirdiğiniz cümleleriniz;masum vatandaşlarımızın hayatlarını kaybetmelerine; askerimizin polisimizin şehadete ermelerine,gazi olmalarına neden olmaktadır.

 

Nitekim  Gaziantep’te aralarında çocuklarında olduğu  54 yurttaşımızın,  can verdiği olaydan sonra ekranlara çıkıp bu millete :”Bizim için FETÖ, PKK, IŞİD aynı, bunlar Türkiye'ye savaş açtılar” demenin acaba bize ne getirisi olacaktır;ya da bu iktidar bu sorumluluklardan böylece kurtulabilecek midir?

İşte anlattığım gibi bütün bunlar; iktidarın da nihayet “yanlış” dediği Suriye politikası yüzünden olmakta. Ülkenin terör cennetine çevrilmesine bilerek ya da bilmeyerek, yetersizlikten ya da yanlış politikalardan ya da zafiyetten neden olanlar hiç boşuna  “timsah gözyaşları” dökmesinler.

Herkese kanan kandırılmışlar bu gözyaşlarıyla, aziz milleti kandıramazlar.

Bu iktidar bütün bunların hesabını vermelidir.

 

Gelelim İsrail tazminatına.

Bu uluslar arası bir ortak metinle İngilizce olarak kaleme alınmış bir anlaşma sonucu İsrail’in öldürdüğü vatandaşlarımıza ödeyeceği bir bedeldir.Ancak Anlaşmanın İngilizce metninde “tazminat” yerine “ex gratia” ifadesi kullanılmıştır.

Bir tarafın diğerine “kendi isteğiyle yapacağı iyilik”  anlamı taşır bu söz.

Bizim dilimizde tam karşılığı “lütuf” tur, “ihsan” dır.
Eee ne olmuş İsrail’den sonuçta kan parası alınmayacak mı diyenler?Hayır anlaşma metnine göre almadık.İsrail bize lütfetti ve AKP Hükümeti bu lütuf sayesinde uluslararası hukuk açısından;İsrail’i büyük bir sorumluluktan kendi imzasıyla kurtardı.Bilerek ya da bilmeyerek ama durum bu.

Demek ki neymiş Dış Politika sadece birilerinin kendi adamları tarafından kotarılabilecek bir mevzu değil;Büyük bir birikim gerektiren,devamlılık ve anlayış gerektiren bir kurummuş.İsrail ufak bir kelime oyunuyla;Mavi Marmara da sivilleri öldürmeyi suç olmaktan çıkartmış,Gazze’ye uyguladığı ambargonun yasal olduğunu hem Cumhurbaşkanı’na hem AKP Hükümetine kabul ettirmiştir.

Demek ki yandaş havuz medyasında anlatılanlar ile gerçek hayatta yaşananlar çok çok farklıymış?

 

DİP NOT:

*Yazının kaleme alınmasından sonra; MHP’nin hükümete verdiği görevden alınan ya da gözaltına alınan kamu çalışanlarıyla ilgili liste üzerinde hassas bir çalışma yapan Başbakan Binali YILDIRIM tahkikat sonucu Fetöcü olanların karşısına delil ve bağlantılarını yazarak diğerlerini de çıkarttıkları listeyi MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ’ye verdi.MHP Genel Merkezine yapılan teşekkürlerle de MHP ye baş vuran mağdurların işe dönüşlere başladığı anlaşıldı.

*BOP Projesi sınırımıza kadar geldi demişken;TSK “Fırat Kalkanı” operasyonuyla Suriye’ye girdi….

 
Etiketler: MUHALEFET, GÖREVE,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mayıs 2017
EMEK
09 Mart 2017
BİR BAVULA SIĞDIRILAN HAYATLAR
07 Ocak 2017
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖZEL TOPLU TAŞIMA ARACI
01 Ocak 2017
MÜTEAHHİT'İN ÖLÜMÜ !..
14 Kasım 2016
ANKARA'NIN TAŞINA BAK!
01 Kasım 2016
LORENZ EĞRİSİ ve PASTA
26 Ekim 2016
FİİLİ DURUM !..
19 Ağustos 2016
BİTTİ Mİ ?
01 Temmuz 2016
ETİMESGUT'UN MARKALARI !
10 Nisan 2016
'MERKEZ' 2 MAYIS'TA MECLİSE GELECEK Mİ?
05 Nisan 2016
ETİMESGUZ TAZİYE ÇADIRLARI
12 Ocak 2016
KANKA'YA "KABUL", ETİMESGUTLUYA "RED"
24 Aralık 2015
"PAMFİLYA'LI" SEN DE KUCAKTASIN ARTIK!
10 Mayıs 2015
DEVLET'E İHTİYAÇ VAR !
27 Ekim 2014
29 EKİM: YAPRAKLAR DÖKÜLÜRKEN
11 Eylül 2014
FESTİVALİN ARDINDAN
29 Ağustos 2014
ETİMESGUT FESTİVALİ BAŞLIYOR
11 Ağustos 2014
NASİP MİŞ!..
08 Ağustos 2014
YA.. NÂSİP !..
30 Temmuz 2014
*FULLER FULLEDİ
18 Mayıs 2014
UMURSAMAYALIM MI ?
21 Mart 2014
CHP'DEN YORULAN SOSYAL DEMOKRATLAR
01 Şubat 2014
MEÇHUL DOSTLAR KİMDEN YANA?
07 Ocak 2014
SİZ NE YAPTINIZ?
28 Aralık 2013
ADAY ADAYLARI ELDE KALDI!
13 Aralık 2013
AKP İKTİDARININ İSTANBUL VURGUSU
29 Kasım 2013
PLASEBO ETKİSİ!
10 Kasım 2013
HANNOVER'DEN MARŞANDİZ'E..
27 Ekim 2013
ALGILADIKLARIMIZ ve MEDYA DENETİMİ
15 Eylül 2013
ÇÖP HASTANELER!
25 Ağustos 2013
DEĞERLİ YALNIZLIĞIM!
04 Ağustos 2013
İKİ SAVUNMA TEK VATAN!
28 Temmuz 2013
Hükümete Rağmen ATO Seçimleri
14 Temmuz 2013
Mücadele PKK İle Değil!
07 Temmuz 2013
BOP'DAN BOK'A ABD
02 Temmuz 2013
ODTÜ'de MEZUNİYET: GURUR ve ÜMİT
17 Haziran 2013
Tarihi Yeniden İhya Etmek
09 Haziran 2013
TOPLUMUN MUHALEFETİ
Haber Yazılımı