Yazı Detayı
01 Ocak 2017 - Pazar 13:16
 
MÜTEAHHİT'İN ÖLÜMÜ !..
Güner Gümüşay
gunergumusay@mynet.com
 
 

Bir toplumu oluşturan, yönlendiren topluluklar en başta sivil toplum kuruluşları, gruplar, ekipler ve bireyler ancak kendi nasırlarına basılmaya başlanınca feryat figân eder. Bunun haricinde hiçbir şeye tepki göstermezler ise; o toplumun ölüm ilanı verilebilir artık.
Bıçağın ucu kendi göğsümüze batmaya başlayınca tedirgin olmaya başlamak gibidir bu. Tepkiyi o zaman koyduğunuzda iş işten geçmiştir belkide.

Şimdi bizim inşaat sektörü ve müteahhitlik de bu durumda. Mevcut iktidarın körfezden gelen sıcak parayla coşturduğu inşaat sektöründe güzel güzel dans edilirken birden ayaktaki nasıra basılınca ciyaklamalar ayyuka çıkacaktır. Sonrasında da bıçak ucu böğrü delecek müteahhit ölecektir.
Belki  ölse de kurtulsa  daha evlâ ama zombi olma ihtimali de uzak değil. Sistem müteahhidi öldürmekten ziyade hortlağa da çevirmek üzere.Yani ölüyle diri arası, ölsen de kurtulsan o da mümkün değil.
Mevzuat ve ekonomi arasında iğdiş edilmiş müteahhitler perişan edilerek neredeyse ellerindekinden de olmak üzereler.

Aslında bu sektörün sorunlarını çözüme bağlamak çok kolay . Ama nedense bir türlü  çözüm bulunmak istenmiyor; böylesi sistemin işine geliyor gibi. Yoksa büyük bir dehâya gerek yok az çok aklı başında insanların ortalama bir çalışma ve gayretiyle sektördeki bütün sorunlar çözülebilir.
Çözümsüzlüğün en başat nedeni “müteahhitlerin örgütlenme şekli”.Sektörün ortaya koyduğu örgütler genelde yerel yönetim yapılarının yönlendirdiği kişiler.Ve  onların amatör  teşkilat yapılarıyla bir yerlere gidemiyor sektör. Sonra başlıyor Don Kişot’un  “Yeldeğirmenleriyle Savaşı.”

Tamam dernekler, federasyonlar, konfederasyonlar teşkil edilmiş, başlarına  ve yönetimlerine güzide kişiler getirilmiş. Bunların sektörün şerefini haysiyetini hakkını ve hukukunu koruyacaklarından zerre kadar şüphem yok. Ama diğer yandan bir bakıyorsunuz teşekkül ettirilmiş bu teşkilatlar kendilerinin mücadele etmesi gerekenlerle, içli dışlı. Üyelerinin çıkarlarını koruyup kollamak yerine otoritenin meslektaşlarını öğüttüğü çarkın bir dişlisi olmuşlar.
Ondan sonra yönetim kurulu toplantılarına, kurultaylarına katılım sağlayan müteahhit arkadaşlarının azlığından, onları temsil ederken yalnız bırakıldıklarından, kendi işleri ve güçlerini bırakıp müteahhitlerin dertlerini çözmeye çalıştıklarından ama onların hiç kendilerine katkı sağlamadıklarından  şikayet ediyorlar. Neredeyse boş salonlara yaptıkları hitaplarında.

Tamam kurumlar dernekler  müesseseler çok güzel teşkil edilmiş , güzel kopyalanmış ama işleyiş ve içerik sektörün sorunlarına, ihtiyaçlarına, gelişimine ve katkı sunmaya çok uzak. Bu nedenle de ekmeğini bu sektörden çıkaranların     kendilerini temsil etmek için kurulan bu derneklere ve eylemlerine katılımları çok düşük. Çoğunluğu mecburiyetten mevzuat gereği üye olmuşlar.
Ayrıca  mevzuat ve yerel imar uygulamalarıyla kuşatılmış bu sektörün önünü açmaya çalışanlar; meslekdaşlarından ziyade yine sıkıntıların kaynağı olanlarla hemhâller.
                                ***
Ülkenin ekonomisine katkı sağlayan istihdam sorununu büyük ölçüde çözen elindeki avucundakiyle yatırım yapıp ekmek yemeğe çalışanların, müteahhitlerin haklarını hukukunu savunacak örgüt yapıları, hemşehri  derneklerinin ve çalışanların kurdukları örgüt yapılanmalarıyla aynı  olamaz. Olursa bu sektör için bir yetersizlikten ziyade amatörlüktür. Dostlar alışverişte görsündür.

Suç hep müteahhitlere öncülük etmek isteyenlerde değil. Elbette başka etkenlerde var.

Öncelikle inşaat girdilerinin başlangıç aşamasında, yerel yönetimlerin verdiği hizmetler dolaylı ya da dolaysız tekelleştirilmiş ve bu hizmetlerden yararlanmak çok pahalı hale geti-rilmiştir.
Ayrıca memleketimizde  müteahhitlik istisnasız herkesin yapabildiği  bir meslek olduğundan, sektörün yasal mevzuat uygulayıcılarının da müteahhitlik yaptıkları örnekler çoktur. Tabii ki bu da sektörde yaratılan haksız rekabetin başlıcasını doğurmaktadır. Bir de buna uyanıklık yaparak ; yani kurallara ve mevzuaata uymayarak, uyanlar karşısında zamanla haksız kazançlar elde edebilen müteahhitleri de eklemek gerek.
Mevcut konut stoğumuzun yaklaşık üçte birisinin kentsel dönüşüme sokulmasına neden olan sektör aktörleri de var maalesef. Bu kapsamda,  sektörün de disiplinize edilmesi, gerekli vasıfları taşımayan kişilerin müteahhit olmasının engellenmesi, müteahhitlik mesleğinin tarifinin yapılması , müteahhitlik mesleğinin belli bir ehliyet ve akreditasyona bağlanması sağlanmalıdır.
Ayrıca Müteahhitlik mesleğini denetleyen hükümet ile ilgili bakanlıklarla sektör arasında koordinasyonu sağlayacak birimler oluşturulması faydalı olacaktır. Sektörü kontrol etmek üzerine kurulan statükocu kuruluşların, sektörü sömürmelerinin de önüne geçilmelidir.

Bütün bundan anlaşılıyor ki  bu zamana kadar elde edilmiş inşaat sektöründeki malzeme kalitesi, mühendislik kalitesi ve müteahhitlik noktasındaki ulusal ve uluslararası birikim yasal bir mevzuatla birbirine entegre edilmeli ve sektörel disiplin sağlanmalıdır.

Geçtiğimiz  günlerde “İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) “ tarafından sektörün sorunlarının tartışıldığı bir çalıştay düzenlendi.
Sektörün sorunlarının masaya yatırıldığı çalıştaydan şu sonuçlar alındı;
Müteahhitler, öncelikle sektörün disipline edilmesini talep ettiler.
İşi gerçekten yapabileceklerin tescillenmesi,  Kendi içinde bağımsız çalışan, disipline eden, cezalandıran  ve mesleğe giriş şartlarını orga-nize eden bir yapının oluşturulması dile getirildi.  
Piyasanın rekabete açılması gerektiği ve bunun kaliteyi ve  fiyatlar da ucuzluğu getireceği vurgulandı.
Müteahhitlerin bürokrasi ile uğraşan değil bürokrasiden destek alan bir noktaya gelmesinin önemine işaret edilerek kamunun, özel sektörün önünü açması gerektiği ifade edildi.
Sektörde 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren inşaat gruplarında çalışanlar için mesleki yeterlilik belgesi şartı aranacak.
Müteahhitler, İmar Kanununun bütüncül bir anlayışla ve imar adaletsizliğini engelleyecek şekilde yeniden düzenlenmesini talep ediyorlar.
SSK, vergi, tapu harcı, KDV iadesi  gibi sıkıntıların devam ettiği ve sektöre can verebilecek teşviklerin beklendiği hatırlatıldı.
Müteahhitlik Hizmet Kanununun bir an önce çıkması gerektiği vurgulanarak  "Müteahhitlik Hizmet Kanunu çıkarılmadan bu sektörün adam olması mümkün değildir. Bu kanun sektördeki çürükleri ayıklayarak kaliteli ve dinamik bir sektör oluşturur." değerlendirmesinde bulunuldu.

Müteahhit yoğun bakım ünitesine alındı ;Allah’tan ümit kesilmez.İnşaallah müteahhit ölmez yaşar.

 
Etiketler: MÜTEAHHİTİN, ÖLÜMÜ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mayıs 2017
EMEK
09 Mart 2017
BİR BAVULA SIĞDIRILAN HAYATLAR
07 Ocak 2017
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖZEL TOPLU TAŞIMA ARACI
14 Kasım 2016
ANKARA'NIN TAŞINA BAK!
01 Kasım 2016
LORENZ EĞRİSİ ve PASTA
26 Ekim 2016
FİİLİ DURUM !..
25 Ağustos 2016
MUHALEFET GÖREVE !..
19 Ağustos 2016
BİTTİ Mİ ?
01 Temmuz 2016
ETİMESGUT'UN MARKALARI !
10 Nisan 2016
'MERKEZ' 2 MAYIS'TA MECLİSE GELECEK Mİ?
05 Nisan 2016
ETİMESGUZ TAZİYE ÇADIRLARI
12 Ocak 2016
KANKA'YA "KABUL", ETİMESGUTLUYA "RED"
24 Aralık 2015
"PAMFİLYA'LI" SEN DE KUCAKTASIN ARTIK!
10 Mayıs 2015
DEVLET'E İHTİYAÇ VAR !
27 Ekim 2014
29 EKİM: YAPRAKLAR DÖKÜLÜRKEN
11 Eylül 2014
FESTİVALİN ARDINDAN
29 Ağustos 2014
ETİMESGUT FESTİVALİ BAŞLIYOR
11 Ağustos 2014
NASİP MİŞ!..
08 Ağustos 2014
YA.. NÂSİP !..
30 Temmuz 2014
*FULLER FULLEDİ
18 Mayıs 2014
UMURSAMAYALIM MI ?
21 Mart 2014
CHP'DEN YORULAN SOSYAL DEMOKRATLAR
01 Şubat 2014
MEÇHUL DOSTLAR KİMDEN YANA?
07 Ocak 2014
SİZ NE YAPTINIZ?
28 Aralık 2013
ADAY ADAYLARI ELDE KALDI!
13 Aralık 2013
AKP İKTİDARININ İSTANBUL VURGUSU
29 Kasım 2013
PLASEBO ETKİSİ!
10 Kasım 2013
HANNOVER'DEN MARŞANDİZ'E..
27 Ekim 2013
ALGILADIKLARIMIZ ve MEDYA DENETİMİ
15 Eylül 2013
ÇÖP HASTANELER!
25 Ağustos 2013
DEĞERLİ YALNIZLIĞIM!
04 Ağustos 2013
İKİ SAVUNMA TEK VATAN!
28 Temmuz 2013
Hükümete Rağmen ATO Seçimleri
14 Temmuz 2013
Mücadele PKK İle Değil!
07 Temmuz 2013
BOP'DAN BOK'A ABD
02 Temmuz 2013
ODTÜ'de MEZUNİYET: GURUR ve ÜMİT
17 Haziran 2013
Tarihi Yeniden İhya Etmek
09 Haziran 2013
TOPLUMUN MUHALEFETİ
Haber Yazılımı