Yazı Detayı
02 Ocak 2014 - Perşembe 01:51
 
NARIN DA! HOŞ NURUN DA !
Leyla Yargı Mantar
 
 

İnanma insanların samimiyetine,

Menfaat hissi ile gelirler vecde

Eğer vaat etmeseydi cenneti,

Allah'a bile etmezlerdi secde

Mehmet Akif ERSOY

 

Günümüzde sadece Allah için, Allah’a ibadet etmenin sınırlarının iyice daraldığını düşünüyorum.İnsanlık adına yapılan her iyiliğin altında bir çıkar olabileceğini zaten biliyoruz da, Allah’a yapılan ibadetlerimizde bile çıkarımız var. Eee! Ne yaparsın! İnsanoğlunun yaptığı her eylem bir amaca yönelik. Çünkü, hiçbir şeyin karşılıksız ve çıkarsız olmayacağına dair öğretilerimiz var. Beklentilerimiz var. İsteklerimiz var. Çıkarlarımız var. Hepsinden önemlisi nefsimiz var, hiç doyuramadığımız. Sırf “sevap biriktirmek” içinyaptığımız iyiliklerimiz, “cennete gitmek” için yaptığımız ibadetlerimiz var.  Çok acı, fakatinsanlık olarak iyiliği bile “sevap olur”  diye “sevap kazanmak” için, yapıyoruz. Daha çok sevap biriktirerek öbür tarafta daha rahat etmenin çabası içindeyiz. “İstisnalar kaideyi bozar, bozmaz” orasını bilemem, fakat benim sözüm istisnaların dışında kalanlara. Düşünsenize, çoğu insan ibadeti bile bir çıkar için yapıyor. Şöhret için yapıyor. Dindarların yanında itibar kazanmak için yapıyor. Onda bile çıkarımız var. Evet! Ödül için ibadet yapıyoruz. Niyetlerimiz ya cennete gitmek için, ya da toplumda itibar kazanmak için, ya da “bir taşla iki kuş vurmak”.

Vermezdi kimse kimseye ekmek,minnet olmasa
Hiçbir iş görülmez idi, rüşvet olmasa
Yok karşılıksız muamele ehli zamanede
Kimse ibadet etmez idi, cennet olmasa.

Nabi

Rabia…Bir kadın evliya.Bir kadın sufi. Basra sokaklarında bir elinde bir kova su, öbür elinde bir meşale ile dolaşırmış. Sormuşlar: “Nereye gidiyorsun ve ne yapmak istiyorsun?” diye, yanıtı: “Cehennem ve cenneti arıyorum” demiş. “Ateşi cennete atacağım, suyu cehenneme dökeceğim. Ta ki ikiside ortadan kalksın da asıl maksat belli olsun. Kullarda Allah’a ümitsiz ve korkusuz baksınlar. Bir mükâfat ummadan, bir cezadan korkmadan O’na ibadet etsinler. İlahi! Cehennemden korkarak sana ibadet ettimse beni cehennemde yak. Cennete tama ederek ibadet ettimse cennetini bana haram kıl! Yalnız sana ve senin için ibadet ettimse beni cemalini görmekten mahrum etme” demiş.

Sırf cennete gitmek için ibadet edenler, bir yetimin başını okşamak için bayramı beklerler. Biraz sadaka vermek için kandilleri, birilerinin karnını doyurmak için ise, Ramazanı. Cennete gitmeye niyet ederek tutulan oruçlar, kılınan namazlarla cenneti arkalarına aldığını zannedip, cehenneme daldıklarının farkında olmayan biz insanlar. “Bazı insanlar cennete gitmek için ibadet ederler, bu tacirlerin ibadetidir. Bazı insanlar cehennemden korktukları için ibadet ederler, bu kölelerin ibadetidir. Bazıları da Rab’lerini sevdikleri için ibadet ederler, bu da hürlerin ibadetidir ve işte efdal olan budur.” Hz. Hüseyin.

Bir namaz sonrası da, kendiniz için hiç bir şey istemeden sadece Allah’a yakın olmak için dua edin. Bir yetimin başını Allah rızası için okşayın. Sadece Allah için. Sadece Allah’a ibadet etmek için çabalamak.Çıkarsız.  İtibar amacı gütmeden. Gösterişten uzak bir şekilde. “Dostlar alışverişte görsün” diye değil. “Birileri için” değil. “Birilerine yaranmak için” değil. “Makam ve mevki için” değil. İçten, samimi bir şekilde. Sadece Allah rızası için. Beklentisiz. Karşılık beklemeden.Ne Cennet sevdası, ne Cehennem korkusu için. Sadece Allah için. Sadece Allah rızası için. “Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle, bir kaç huri. İsteyene ver onları, bana seni gerek seni...”(Yunus Emre). Saygılarımla.

 
Etiketler: NARIN, DA, HOŞ, NURUN, DA,
Yorumlar
Haber Yazılımı