Yazı Detayı
17 Mayıs 2018 - Perşembe 00:42
 
NEKBE
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Allah’ın evi esaret altındayken, Selahaddin nasıl kendi evinde yatar?

Kudüs işgal altındayken ben nasıl gülebilirim ki? (Selahaddin Eyyûbî)

 

            Müslümanların ilk kıblesi ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) miraç yolculuğuna çıktığı yer olan Mescid-i Aksa ile Hristiyan ve Yahudilerin en kutsal mekanlarına ev sahipliği yapan Kudüs, 1917'de Osmanlı İmparatorluğu’nun  egemenliğinden çıktığından beri sıkıntılı ve sancılı günler yaşıyor.

            Siyonistlerin Filistin topraklarına yerleştirilmesi fikri asırlar öncesine dayanmaktadır.Şöyle ki Fransız General Napolyon Bonapart 1799 yılında Osmanlı idaresi altındaki Filistin'de bir terör çetesi kurulması fikrini gündeme getiriyor. Bonapart, tüm dünyadaki Yahudilere “Ayağa kalkın. Zaman geldi. Fransa, devletinizi kurmanız için ellerini uzatıyor.” çağrısı yapıyor. . Ardından dünyanın her yerinden Yahudilerin, Filistin'e göçü sağlandı.Daha sonra aynı şeyi İngiltere 1840 yılında talep etti. Ardından İngiltere'nin Filistin'i işgali gerçekleşti." Avrupalıların Filistin topraklarının işgal edilmesi fikrinden sonra Siyonistler, 1880'lerde “Siyon'u sevenler” hareketini kurdu ve 1897'de İsviçre'nin Bazel kentinde ilk Siyonist kongre Yahudiler için sözde bir devlet kurulması amacıyla toplandı ve bu konuda karar alındı.

            Sonraki süreçte dünyanın her yerinden Siyonistlerin gruplar halinde Filistin'e göç etmesi sağlandı. Hatta bazı devletlerin yöneticilerine, Filistin topraklarına göç etmelerini kolaylaştırmak için ülkelerinde bulunan Yahudilere baskı uygulamaları için rüşvet verildi, kendileriyle anlaşmalar yapıldı. Böylelikle Siyonistlerin Filistin topraklarına göç etmesi ve işgal girişiminde bulunması için zemin hazırlandı.Osmanlı devletinin tüm engel olma çabalarına rağmen Filistin'e Siyonist göçü hızla devam etti. İngiliz General Edmund Allenby, Aralık 1917'de Kudüs'ü işgal ederek, Filistin'in Birinci Dünya Savaşı'nda yenilgiye uğrayan Osmanlı Devleti'ne bağlılığını sonlandırdı ve Siyonistlere hareket alanı açtı.

            Filistin'e yerleşen İngiliz yönetimi, 1920 ile 1936 yılları arasında Filistin'e 400 bin Siyonistin göçüne resmen müsaade ederek işgalcilerin nüfusunun toplam nüfusun yüzde 31'ini oluşturacak güce gelmelerini sağladı.

            İngilizler, Filistin topraklarını 1918'de işgal etmelerinden sonra bu topraklara göç eden Siyonistlerin kurduğu ve İbranice “savunma” anlamına gelen ilk terör örgütü Haganah'ı da finanse etmeyi unutmadı. Filistin'deki İngiliz subayları, Haganah askerlerinin eğitiminde görev almaya başladı. Bölgenin hiçbir dış tehlikeye maruz kalmadığı bir dönemde bile savaşı bahane eden İngilizler, Siyonist militanları orduya aldı ve bunlar için özel gruplar kurarak eğitim verdi. İngiliz ordusunda dağınık bir şekilde hizmet eden 30 bin kadar Siyonist 1944 Eylülü'nde ayrı bir tugay haline getirildi.

            Haganah'ın Başkanı Yigael Yadin liderliğindeki Siyonistler, İngiltere'nin Filistin'den çekilmesi sırasında doğacak otorite boşluğundan, bir terör hareketi ile faydalanmayı amaçlıyordu. Haganah'ın stratejisi bu plana göre düzenlenmişti. Bu noktada Siyonistler kendilerine hem maddi hem de siyasi destek sağlayacak, 3 milyondan fazla Yahudi’nin yaşadığı ABD ile iş birliğinin yollarını aradı. Yahudiler, ABD yönetiminde etkili olan bazı isimleri kendi saflarına çekerek, kaynak olarak ABD'yi kullanmaya başladı.

            Siyonist terör çetesinin kurulması ve devletler arası hukuka göre tanınması için artık son bir adım kalmıştı. Bunu da Birleşmiş Milletler bünyesinde özel bir Filistin Komitesi kurulması talebiyle İngiltere başlattı. Komiteye, Avustralya, Kanada, Çekoslavakya, Guatemala, Peru, İsveç, Uruguay, Hindistan ve İran seçildi. Komite'nin öngördüğü rapor, Siyonistlerin planları doğrultusunda, Filistin'in bölünmesini ve bir Siyonist devletin kurulmasını içeriyordu. Raporun çizdiği sınırlara göre Filistinliler toprakların yüzde 42,88'ine, Siyonistler ise yüzde 56,47'sine hâkim olacaktı.

            Beyaz Saray, Filistin'in paylaşılmasına karşı çıkan ya da sadece kararsız kalan ülkeler üzerinde her türlü baskıya başvurdu. Birleşmiş Milletlerdeki bu tehdit ve baskı kampanyası, Siyonistlerin hedefe ulaşmasında çok önemli bir rol oynadı. BM Genel Kurulunun 29 Kasım 1947 günü saat 17.35'te yapılan oylamasında, çoğunluk planı, 13 ret, 10 çekimser oya karşılık 33 oyla kabul edildi.        Siyonist terör çetesinin kurulmasında ABD'nin açık desteğinin yanında, fanatik bir Yahudi aleyhtarı olan Stalin'in gizli desteği de büyük rol oynadı. Ülkesindeki Yahudilerden kurtulmak isteyen Stalin, taksim planını ABD ile birlikte destekledi. Amerika ile Sovyetlerin ortak hareketleri, etkileri altındaki pek çok ülkenin de aynı şekilde oy kullanmasına neden oldu.

            14 Mayıs 1948’de Ortadoğu’daki bütün huzuru bozan insanlığı hiçe sayan Siyonist devlet İsrail kuruldu. Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etti. Tabiki askeri bir galibiyetle kurulamayacağı bilinen bu devlet ayak oyunlarıyla kuruldu. ABD, bağımsızlık ilanından tam on bir dakika sonra, İsrail’i tanıdı. Terör çetesi, diğer ülkeler tarafından da kısa süre içinde tanındı.

            Bu, Filistinliler için onlarca yıldır devam eden felaketler silsilesinin başlangıcı oldu. 15 Mayıs Nekbe gününde, yüz binlerce Filistinli yurtlarından sürülerek bir günde "mülteci" konumuna düştü.Filistinli nüfusunun yüzde 67'si yani, 957 bin kişi yurtlarından zorla çıkarıldı. İsrail, sistematik katliamlarla binlerce Filistinliyi öldürdü, bir milyona yakınını vatanlarından sürdü, Filistinlilere ait toprakları Yahudileştirdi, 27 bin kilometrekarelik Filistin topraklarının da yüzde 85'ine el koydu. Filistinliler ise bu alanın sadece yüzde 15'ini kullanabiliyor.

            İsrail ayrıca 1967 yılında işgal ettiği doğu Kudüs ve Batı Şeria'da da yasa dışı Yahudi yerleşim birimi inşaatlarına devam ediyor.İsrail güçleri Nekbe'de Filistinlilere ait 675 köy ve kasabayı yok etti ve binlerce Filistinliyi öldürdü. Negev bölgesinde yaşayan bedevi kabileler yerlerinden edildi. Ayrıca yerleşim bölgelerinin isimleri değiştirilerek kültürel kimlik de hedef alındı.70 yıldır göç, yağma ve katliamların simgesi "Nekbe"yi yani "Büyük Felaket"i yaşıyor. Doğu Kudüs'ü 1967'de işgal eden İsrail, yarım asırdır burayı Yahudileştirmek için yoğun çaba sarf ediyor. Etrafı surlarla çevrili kadim şehir ile Mescid-i Aksa'nın yanı sıra Hristiyan ve            Yahudilerin en kutsal mekanları da Doğu Kudüs'te bulunuyor.Bu nedenle Doğu Kudüs, Filistin davasının kalbi niteliğinde. İsrail ise 1980'de aldığı bir kararla doğusuyla batısıyla Kudüs'ü "İsrail'in birleşik başkenti" ilan etti.

            Birleşmiş Milletler'in 194 sayılı kararına göre, Filistinli mültecilerin evlerine dönmeleri ve dönmeyenlere ise tazminat ödenmesi öngörülüyor. Ancak İsrail, tıpkı öncekiler gibi bu kararı da görmezden geliyor. Bugün, ülke içinde ve dışındaki 61 mülteci kampında, 5 milyonu aşkın Filistinli zor şartlar altında yaşıyor. O tarihten bu yana nüfus artışıyla birlikte Filistinli mültecilerin sayısı dünya genelinde yaklaşık 6 milyona ulaştı.

                        Şunu da belirtmek isterim ki Kudüs ve Filistin mücadelesi yalnızca Filistin halkının mücadelesi değildir. Bütün Müslümanların ortak davasıdır. Vicdan sahibi insanların davasıdır. 

 

            Yıkılasın İsrail! Enkazını göreyim!Sana ülke diyenin, yüzüne tüküreyim!(Necip Fazıl Kısakürek)

 
Etiketler: NEKBE,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Ağustos 2018
TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
25 Temmuz 2018
AYŞE TATİLDEN BİR DAHA DÖNMEDİ !..
25 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
11 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK'NIN BİRLİK TEMELİ
27 Haziran 2018
NEDEN DEVAM ?
16 Haziran 2018
KANDİL, TEK BİR DAĞ DEĞİLDİR !..
05 Haziran 2018
PKK'NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
29 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
DİRENECEĞİZ !..
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN, TÜRKİYE'NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR
30 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜ'DÜR
24 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
10 Nisan 2018
1000 YILLIK TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ
05 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI !..
31 Mart 2018
TÜRKİYE YANLIŞI BOZAR
19 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI..
14 Mart 2018
ABD'NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
01 Şubat 2018
MESKUN MAHAL !..
29 Ocak 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
23 Aralık 2017
BİR ACI KIŞ DESTANI: SARIKAMIŞ
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı