Yazı Detayı
01 Ocak 2017 - Pazar 13:19
 
SARIKAMIŞ HAREKATI !
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

“Saadet, şan ve şeref ileride; alçaklık, sefalet ve ölüm geridedir.”  Enver Paşa( Taarruz Emri )
Sarıkamış Harekâtı Osmanlı ordusunun Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak amacıyla başlattığı, 90 bin askerin ölümüyle sonuçlanan büyük bir yenilgidir. 1. Dünya Savaşı’nın başlarında Osmanlı donanmasına bağlı Yavuz ve Midilli zırhlıları Rusya’nın Karadeniz limanlarını bombardıman edince Rusya Osmanlı Devletine Savaş ilan etti. Bir Rus kolordusu işgal altındaki Sarıkamış’tan Erzurum yönünde ilerlemeye başladı. Osmanlı birlikleri sayıca az olmalarına rağmen, Köprüköy’de beklenmedik bir başarı kazandılar ve Rus birliklerini gerilettiler. Ardından Erzurum’daki 3. ordu genel bir saldırı başlatarak Rus birliklerine ağır kayıplar verdirdiler. İşgal altında olan Artvin’de kurtarıldı. Bu gelişmenin ardından Enver Paşa, Kars, Batum, Ardahan ve Rusya’daki Türkleri kurtarmak amacıyla Sarıkamış’a yapılacak büyük bir saldırının hazırlıklarına başladı. Harekâtı Alman genelkurmayda destekliyordu. Doğu Cephesi komutanlığını alan Enver Paşa ve yardımcısı Alman Generali Bronzart, Aralık 1914’te Erzurum’a gittiler. Hazırlanan plana göre saldırı çok geniş bir cepheye yöneltiliyordu. Ana güçler Sarıkamış’a, bir kolordu Batum’a başka bir birlikte İran üzerinden geçerek cephenin güney kanadına saldıracaktı. 22 Aralık’ta harekete geçen 9. ve 10. kolordular Oltu ve Bardız yönünde ilerleyerek Ruslara büyük kayıplar verdirdiler. Bunun ardından Enver Paşa, 9. Kolordu’nun kendisine yetişmesini beklemeden, bu Kolordunun 29. tümeniyle birlikte hızla Sarıkamış’a yöneldi. Ama 4 gün sonra Sarıkamış önlerine geldiğinde (26 Aralık), gücünün yetersiz kalacağını düşünerek 9. ve 10. kolorduları beklemeye başladı. Bu bekleyiş savaşın gidişini değiştirdi. Ruslar Sarıkamış’a büyük bir yığınak yaptırdığı gibi, 9. ve 10. da Sarıkamış ve Allahuekber dağlarını aşarken ağır kış koşullarına uygun donanımları olmadığı için çok büyük kayıplar verdi. 28 Aralık’ta Sarıkamış önlerine geldiklerinde toplam asker sayıları 60 binden 10 bine inmişti. Bu askerlerin ise savaşa katılacak gücü kalmamıştı.

Gene de 29 Aralık’ta saldırı başladı; hatta küçük bir güç Sarıkamış’a girdi. Ama bu üstünlük iki saat sürdü. Rus, Türkistan Kolordusu komutanı Yudeniç’in karşı saldırısı sonucunda 9. kolordu çekilmeye bile fırsat bulamadan teslim oldu. Enver Paşa ise 10. ve 11. Kolordulardan artakalan güçlerle Bardız’a çekildi (5 Ocak 1915). Sarıkamış yenilgisi, Osmanlılar için bir dönüm noktası oldu.
Rus orduları 1915 başlarından sonra Doğu Anadolu’yu sürekli baskı altında tuttular ve Erzurum’u ardından da Erzincan’ı işgal ettiler. Rusların cephe gerisindeki Türklere de uyguladığı büyük baskı yüzünden binlerce kişi Batıya göç etti.


Enver Paşa bu harekâtı Sarıkamış ve Kars işgalini sona erdirmek için değil, bütün Kafkasları kurtarabilmek için göze almıştır. Harekât başarılı olsaydı, sadece Türk tarihinin değil, dünya tarihinin akışı değişmiş olacaktı. Tarihteki bütün büyük komutanlar, mutlaka riskler almışlardır. Mustafa Kemal, Samsun'a çıkarken bir risk almamış mıydı? Çanakkale zaferinde, Sakarya savaşında, Kurtuluş savaşında risk yok muydu? Mustafa Kemal bu riskleri göze aldı ve bütün olumsuz şartlara rağmen tarihin akışını değiştirdi.
     Kaybetmeyi göze alamayanların kazanacağı ve kazandıracağı hiç bir şey yoktur. Korkaklık bir erdem olamaz. Enver Paşa bir korkak da değildi. Yarbay Şerif Bey'in Enver Paşa ile hesaplaşma gayreti içerisinde 0lmasına rağmen, kitabının sonunda Enver Paşa ile ilgili şöyle bir tespitte bulunuyor; "Balkan Savaşı'ndan sonra bir kurtuluş yolu bulmaya gereksinim duyan herkes, Enver'i karşısında emre hazır görünce eteğine sarıldı. Aman bize acı ve rehberlik et denildi. Çünkü denize düşmüştük. Enver rehberlik etti. Kurtuluş yolunda koşan bu genç kılavuz yaratılışı gereği, iz boyunca yürümedi. Çünkü iz zahmetliydi,  uzuncaydı, ileri görüş, önlem ve sezgiye gerek gösterirdi. Enver, kestirme yoldan yürüyerek çabuk varmak gibi delice bir hevese kapıldı, uçuruma atıldı. Biz de birlikte!" Yarbay Şerif Beyin bir cümlesinin daha altını önemle çizmekte fayda görüyorum. Şöyle diyor; "Sizi inandırmak isterim ki, Enver'le Hafız Hakkı'nın amacı da hizmetti ve her ikisi her gün ateş içinde bulundukları için on kez yaralanabilirlerdi." Bu değerlendirmelerden de anlaşılacağı gibi Enver Paşa, ideallerinin gereği olan cesarete fazlasıyla sahiptir. Sarıkamış harekâtı sırasında askeriyle yürümüş, aç kalmış, savaşmış ve asla meydanı terk etmemiştir. Hatta komutan heyetinin Rus öncü birliklerinin saldırısına uğraması sırasında yanındaki askerin tüfeğini alarak karşısındaki birlik komutanını anlından vurmuş ve saldıranların bir anda dağılmasını sağlamıştır.


Gözümde gözyaşım buz olmuş akmaz
Binlerce askerim yarına çıkmaz
Kapandı gözlerim, bir daha bakmaz
Belki ondan verem oldun Eminem.
Donarak öldüler hep arkadaşlar
Kar erir, devrilir mezarda taşlar
Ziyaretçilerimiz kartallar, kuşlar
Belki ondan verem oldun Eminem


Bu toprakların hangi bedellerle vatan yapıldığını bilmek ve öğretmek şarttır.
O günlere şahit olan bir asker yaşananları şöyle anlatır: "En nihayet dağa çıktık. Bizi vahşi manzarasıyla karlı bir yayla karşıladı. Son derece yorulmuş ve bitkin düşmüştük. Keskin bir rüzgâr ve şiddetli bir tipi başladı. Bu andan itibaren göz gözü görmez oldu. Kimsenin kimseye sesini işittirmesi imkânı kalmadı. Asker dağıldı. Herkes kendi canının derdine düştü. Enginlerde, dere içlerinde, orman bucaklarında nerede bir kara nokta, duman çıkan bir ocak gördüyse oraya saldırdı. Kolordu uçsuz bucaksız yaylada dağıldı… Subaylar çok uğraştılar, fakat kimseye söz işittirmek gücü kalmamıştı. Yol kıyısında karların içine gömülmüş bir asker, bir yığın karı kollarıyla kucaklamış, titreyerek, feryat ederek dişleriyle kemiriyor, tırnaklarıyla kazıyordu… Zavallı çıldırmıştı… Bu zirvelerde 40 bin kişilik 10. Kolordu, bir günde karlara gömülmüştü.” Birçok neferler, elbiseleri parçalandığı için, kaputlarını entari ve mintan üzerine giyiyorlardı. Bu kadar acıklı şartlar altında, ancak bir Türk harp edebilirdi. Mehmetçikler bu meydan muharebelerinde tahammül ve feragatin en yüksek örneklerini gösterdiler. Burada da arazi, son derece sarptı, düşman mevzileri, mükemmel surette tahkim edilmişti. Tümenler ağır kayıplar veriyor, saflar arasında korkunç boşluklar oluşuyordu. Fakat sağ kalan Mehmetçik, kılı bile kıpırdamadan düşman üzerine atılmaktaydı.

Sonuç olarak Sarıkamış Harekâtı Türk tarihinin en dramatik, en can yakıcı olaylarından biridir. Kahraman bir milletin evlatlarıyız lakin unutulmaz zaferlerin yanında işte böyle unutulmayacak acılar da yaşamışız. Binlerce Anadolu evladı gömmüşüz karlara gecenin kör vaktinde mosmor bedenle. Ah Sarıkamış Ah! ..Şehitler yurdu, acılar yurdu. Ve sayısız savaşların adsız kahramanları toprağın bağrında uzanmış yatıyor. Yemen´nin kavurucu sıcağından, Sarıkamış´ın dondurucu soğuğuna yazlık elbiseyle çarıksız koşan körpe fidanların hikâyesi yakıyor içimizi. Mehmet Akif’in dediği gibi;

“Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda!”   

 
Sarıkamış (Ahmet ŞAFAK)
memed yetim memed âşık
potini var delik deşik
anası elinde beşik
memed yatar kar altında
SARIKAMIŞ kar altında
mehmedim karlar altında
yüreğinde sevdiceği: memleketi kor altında
anama demeyin sakın
tüfengi omzuma takın
bu yüreği benden sökün
yatamam toprak altında
son bir nefes memed dayan
zalım uyku gelde uyan
ölen beyaz bir kardelen
tahammülüm zor altında


ana sana bu mektubu Allahuekber dağında yazıyorum galiba veda vakti geldi hakkını helal et anam Elif kıza selamımı söyle o cepheden bu cepheye atıldık AŞK makamında bir türkümüz olmadı bu yüzden sevdamız gazi aşkımız şehittir bizim Elif kızın üstünden elim kalkmıştır gayrı hakkını helal etsin. Üzülme ana ağlama: Sarıhanlı nere Sarıkamış nere deme. Sarıkamış için ölmeyi bilmiyorsa bir adam Sarıhanlı için nasıl yaşar. Her seher vakti secde aydınlığındaki ak alnını öptüğümü bil ama beni öldü bilme. Ne diyor Yunus Baba 'Ölürse ten ölür canlar ölesi değil' ana.

 
Etiketler: SARIKAMIŞ, HAREKATI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı