Yazı Detayı
14 Mayıs 2015 - Perşembe 23:37
 
SEVİŞMEK !..
Sevda Aksoy
 
 

Bizim doğup büyüdüğümüz yerlerde bu cümle uzunca yıllar yasaklı kaldı.
Herkes bilir ama kimse söyleyemezdi. Hayvanlar da çiftleşmek dense de adına insanlarda suskunluktu.
İlk siyah, beyaz televizyondan yansıdı sevişmek bizim çocuk dünyamıza. Büyükler ise buğday tarlalarından alıp getirirlerdi sevişmenin masum yanını.
Yeni evlenenler uzunca sokağa çıkmaz,
 damat eskiyene kadar büyüklerle muhabbete girmezdi.Televizyonlar her akşam sinema tadında.
Herkeste yoktu televizyon, öyle olanların da havasından geçilmezdi.  Yinede her akşam toplanırdı çoluk, çocuk, büyük, küçük başına.
Al yazmalım selvi boylum,yol, sürü, eşkiya.Türk sinemasının en güzel yılları.Çoğu yasaklıydı filmlerinde. Kimini şehir sinemasında izleyenler anlatırdı, kimini yarım yamalak biz seyrederdik. İkramlık, kavurga, hedik konur, küçük kalaylı taslara.
Çıktımı bir sevişme sahnesi  kadınlar, başlarındaki yemeniyi yüzlerine çeker utangaç bir tebessümle yanındaki kadınla konuşmuş gibi yaparlardı.
Erkekler, bağdaş kurup oturdukları sedir üzerinden toplanır bir sağa bir sola dönerlerdi.
Çocuklar ellerinde ki hediklerle dışarı kaçarlar.
 Neneler, soyhaya galasıcalar diye ağızlarının içinden mırıldanır, eteklerini aşağıya doğru çekiştirirlerdi.

Genç kızlar mutfağa sığınır o sahne bitene kadar büyük odaya girmezlerdi. Sevişme sahnesini izlemek sadece duvarlara kalırdı.
Saman içinde sevişen, iki insan figüri şimdinin sineması gibi duvarlarda asılı kalırdı.
Böyle  geçti yıllar. Sonra erotizminden filmlerde payına düşeni aldı. Bir tecavüzcü Coşkun belirdi. Gizli adı sevişmek olan şeyin adı tecavüz gibi zorbaya dönüşen tuhaf bir şey oldu.Oysa bizimkiler hiç duymamışlardı zorla sevişmek denen şeyi.Onlarda hep gönüllülük esas olmuştu.
Sarı saçlı, çirkin bakışlı bir adam.Dudaktan göğüse inen masumluk, etek altından görünen bacaklara dönüştü.
Fermuar belki de ilk o' günlerde suç aleti olmaya başladı.Bizimkiler nereden bilsin aşk ve seks tanrıçası İştar'ın varlığını.Daha Venüs'ün adını duymamışlar. Oysa ta önceki zamanlarda varmış seks.

Bizimkilerin utana sıkıla tarla kenarında ki, mileğin içine çizdikleri kalp şekli, aslında İştar'ın dolgun kalçalarını simgelediğini.
Kırmızı rengin, İştar'In şehvetle yanan kasıklarına vuran ateşin kızılı olduğunu.Oysa sinema dünyası bunları çoktan öğrenmiş, kaç seks tanrıçası hazırlanmış bunun için.
Sevişmek sekse  dönüşünce önce şehirlerde ki sokak lambaları seyretti bu garip eğlenceyi. Gece karanlığı yine tez zamanda yerini gün
Işığına bıraktı.Ne zaman başımızı çevirsek bir yana bir seks çılgınlığı duydu kulaklarımız.Kısa zamanda paraya dönüştü seks. Daha sonra, sevişmek, saman  içınde ki, masumluğunu yitirmiş, kentin karmaşık karanlığında çırılçıplak kalmıştı.Herkes sevişir oldu.
Kadın, kadına, erkek, erkeğe. Devlet, devletle sevişti çıkar için. Patron, patronla. Sendikacı iş-verenle, işveren taşeron şirketlerle.
Dolar, lirayla, deli bile parayla sevişir oldu . Abartıp arabayla, katla, yatla seviştiler sonra. Hukuk, güçle horoz, itle sevişir oldu.

Vallahi en güzel bizimkiler sevişmiş. Yün yatak içinde. Yüreklerini döke, döke sevişmişler. Şimdilerde insan, sevişmeye korkuyor yarı robot insanlık aleminde..

 
Etiketler: SEVİŞMEK,
Yorumlar
Haber Yazılımı