Yazı Detayı
02 Temmuz 2014 - Çarşamba 22:42
 
ŞEYTANIN ATEŞİ!
Sevda Aksoy
 
 

Dünyanın ortasına, kocaman bir ateş yakmışlar.

Ecişler, bücüşler, inler, cinler, yüzleri yılan soğukluğunda olan garip yaratıklar..

Uzun sakalları, kirli dişleri ile, ölüm saçan çatal dilleri, Allah Allah diye bağıranlar. Şeytani cücelerin boyunda, kanlı uzun tırnakları ve acayip isimsiz mahlukatlara benzeyen tuhaf görünüşleri ile. Birikmişler ateşin başına, onlara benzemeyenleri, onlar gibi olmayanları, yakmak yok etmek cihatları. Ağızlarından salyalar akıtarak, yere düşen her salya, insanlığın aynasını küllere düşürmek için saçılır. Başlayacaktı..  İlk bu ateş Kerbela'ya düştü, Hz Ali'nin ocağına,, Şah'ı öldürmekle yetinmeyenler, küçük sevgilisi, gözünün nuru, Hüseyin'in başını Dımaşk'ta bir mızrağa taktılar, sonra indirip günlerce kesik başı ile alevden top yaptılar. Kirli ayakları ile vurdular da vurdular. Durmayacaklardı..

Kerbela’yı kana bulayanlar, onca mazlumu öldürenler, vampir misali, doymayacaklar idi okuyanı yazanı öldürmeye. İran Şahlarına atacaklardı ellerindeki kızgın alevi.  Ardından, ilimin anahtarını taşıyan Hallacı Mansur'a, Pir Sultan'a uzanacaktı bir başka çağda. Şeyh Bedrettin'e gelecekti sıra. Durmayacaklardı..

Dersim'in dört dağında yakacaklardı kanlı ateşi, Maraş'da, Çorum'da, ve Sivas'da. Ağzı zehirli mervanlar, sevgi kuşun kanadında diyen Hasret'i yakacaklardı, Barış güvercinimizi kızgın ateşte döndüreceklerdi. Gökteki turnaya gitme diyen, Akarsuyu alacaklardı bizden. Elma çiçeklerini seven Metinimizi, Orta çağın maskaraları 33 canımızı dünyanın basının,  gözü önünde, diri diri yakacaklardı aşkın narında. Durmayacaklardı..

Hoyrat ellerin yaktığı ateşin, bir parçasını, acı, acı esen yeller alıp; daha 15'inde olan Berkin’e, Ethem'e, Ali’ye,  Atakan'a Mehmet'e getirecekti. Cem evlerinin önünde görülecekti  yine bir gün. Bu zihniyetin uzantıları, Bitmeyecekti..

Ortadoğu’da da devam edecekti, bu kanlı alev, IŞİD denen yezitler, kelle alacaklardı ateşe atmak için. Cennete gitmek için şii kadınlarına tecavüz edeceklerdi. Ne yakmak için bahaneleri, nede kinleri nefretleri bitecekti. Neron'un yüksek balkonundan romanın yanışını ironi olarak gördüğü gibi, bazıları bu ateşin yanışından büyük keyif ve huzur duyuyorlar. İşte tarihten bu yana. O gün şeriat istiyoruz diyenlerin uzantıları bugün Suriye'de ve Musul'da yakmaya yıkmaya devam edenlerdir. Bunlar gökteki güneşi yakmak isteyenler, bunlar yıldızlara düşman olanlar. Bunlar mavi gökyüzünü kara çarşafla kapatmak isteyenler. Ellerindeki ateş yüreklerindeki korkuya cesaret vermek için. Onlarda biliyorlar aslında güneşi gökyüzünü yok edemeyeceklerini.

Cehaletleri yarasa misali, aydınlıktan kaçmak için kafalarını karanlığa gömüyorlar. Şeytanın ateşini taşımaları bundandır..

 
Etiketler: ŞEYTANIN, ATEŞİ
Yorumlar
Haber Yazılımı