Yazı Detayı
19 Kasım 2013 - Salı 11:26
 
SÜRGÜNDEN KURTULUŞ
Narin Tenekeci
 
 

Aylardan Kasım, sonbahar mevsiminin son günlerini yaşıyoruz. Sonbaharı seven çok insan var, özellikle de Kasım ayını. Bu ayda yani sonbaharın bu güzel Kasım ayında işkence çekmiş, zulüm görmüş, masum insanlarda var.

 

Kimden mi bahsediyorum?... Baharın bu güzel günlerinde cehennemi yaşayan insanlardan, yüreği yaralı insanlardan, Ahıskalı Türklerden bahsediyorum. Evet aylardan Kasım, Ahıskalı vatandaşlarımızın sürgün edilişlerinin yıldönümü. Yüce Rabbim bir daha böyle sürgünler yaşatmasın diyor ve acılarını paylaşıyorum. Daha önce yazdığım ve yayımlanan bir yazımı tekrar paylaşmak istiyorum.

 

Mustafa HACIOĞLU, Ahıskalı;

 

Bir varmış, bir yokmuş, bir Mustafa amca varmış, diye başlamak isterdim bugünkü yazıma. Çok isterdim sizlere bir masal anlatmayı, ama maalesef anlatacaklarım masal değil, dramatik bir filmin senaryosu da değil, gerçek bir hayat hikâyesi.

 

TRT Haber ekranında bir amca, masmavi gözleriyle, bembeyaz teniyle, çok temiz suratı, masum ifadesiyle ve gözlerinden süzülen inci tanesi gözyaşlarıyla başlıyor ibretlik hayat hikâyesini anlatmaya. 4 yıl önce Türkiye’ ye gelmiş, bu yüzden ben 4 yaşındayım diyor ve ekran başındakileri duygu seline sürükleyecek 70 yıllık sürgün hayatının özeti başlıyor.

 

Mustafa Hacıoğlu’ nun tarihe ışık tutacak açıklamalarını merak ve üzüntüyle dinledim. Anlattıkları karşısında gözyaşlarımı tutamadım. 1937 Ahıska doğumlu adam II. Dünya Savaşı yıllarında Ahıska Türklerinin yaşadıkları zulmü anlatırken gözlerinden dökülen yaşlar çektiği acıları fazlasıyla gösteriyordu. Anlattığı olaylar birer belge niteliğindeydi.  

 

Türkiye’de Türk Milletinin, Türk Bayrağının kadrini kıymetini bilmeyenler var, onları görünce çok üzülüyorum diyen Mustafa amca Türkiye’ ye ve Türklere hayranlığını üstüne bastırarak tekrar tekrar anlatıyor. Benim gördüğüm zulümleri, çektiğim acıları burada yaşayanlar görseler Türk’ ün yani bu vatanın toprağı öpülür diye devam ediyor sözlerine.  

 

Ahıska Türklerini, Almanlarla savaşmak üzere silahaltına alıp cepheye gönderdiler. Geride kalan kadınlar ve yaşlılar da, Ahıska demiryolu inşaatında çalıştırıldılar. Bizi vatana hasret bırakacak ve sonunda kavuşturacak trenlerin yolunu kendi ellerimizle yaptık. Bir kış gecesi, binlerce Ahıska Türkü trenlerle Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a sürüldük. Hayvan ve yük taşınan vagonlarda binlerce insan çok acılar çektik. Yollarda soğuktan ve açlıktan çok insanımız öldü, yolculuk boyunca çok sıkıntılar çektik.

 

1990 yılında evlerimizi tek tek yıkmaya başladılar. Sığındığımız Özbekistan’ dan yine sürgüne gönderildik. 40 yıl içinde biriktirdiğim paramı bir gecede kaybettim. Türkiye’ ye gelmek istedim ama beş kuruşumuzu bırakmadılar, canımızı zor kurtardık, kaçarak zorla Azerbaycan’ a sığınabildik. Orada çiftçilik yaparak Türkiye’ ye gelmek için para biriktirdim ve şükürler olsun ki Türkiye’ ye gelebildim.

 

Türk Bayrağı altında Türk topraklarında yaşıyorum, ölsem bile gam yemem diyen Mustafa amca gözyaşlarını tutamıyordu. Yıllardır bu günleri bekliyordum, kimlikte 74 yaşındayım ama ben ömrümün 70 yılını sürgün, baskı, zulüm ve ölüm korkusu içinde geçirdim. Bu yüzden 74 yılımın 70 yılını saymıyorum, 4 yılını Türkiye’ de geçirdiğim için 4 yaşındayım diyorum. Ben insan olduğumu burada gördüm, herkes bu ülkenin bu bayrağın kıymetini bilsin. Türklerin ayağı öpülür diye devam ediyordu konuşmasına.

 

Mustafa Hacıoğlu, Ahıska’ dan  Özbekistan’a, Özbekistan’ dan Azerbaycan’ a, Azerbaycan’dan Türkiye’ ye uzanan hayat hikayesini, daha doğrusu çileli ve sürgün hayatını anlatırken, gözyaşları nelerle karşılaştığını fazlasıyla gösteriyordu. Mustafa amcayı izleyenler benim gibi çok üzülmüşlerdir.

 

Ben bu sevimli amcayı dinlerken ancak bu kadarını aklımda tutabildim. Ahıskalıların çektiği zulmü ve gördüğü işkenceleri yazmak istemiyorum, bu kadarı bile üzülmemiz için yeterlidir.

 

Türk olduğum için, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğum için her zaman şükretmişimdir. Ne Mutlu Türküm Diyene…..!

 
Etiketler: SÜRGÜNDEN, KURTULUŞ
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Ağustos 2017
HUZUR
29 Mayıs 2017
BENİ AFFET
01 Nisan 2017
ELVEDA KIŞ, MERHABA BAHAR
12 Şubat 2017
SEVGİ ve DOSTLUK GÜNÜ !..
14 Aralık 2016
HAYAT KUM SAATİ GİBİ ..
02 Kasım 2016
EV ALMA KOMŞU AL
21 Temmuz 2016
AYNADAKİ YANSIMA !
10 Haziran 2016
BABA CAN'DIR !
15 Mart 2016
MUTLULUĞUN RESMİ !..
03 Aralık 2015
Dr. Şüra BAYKAN’dan İnsanlık Dersi
19 Ekim 2015
SEVDA’NIN DİĞER YÜZÜ
05 Ağustos 2015
ADI YALNIZLIK
11 Haziran 2015
DEĞİŞEN BİZLER MİYİZ YOKSA HAYAT MI?
16 Nisan 2015
GELECEĞİN GÜVENCESİ ÇOCUKLAR !..
09 Şubat 2015
SEVGİLİLER GÜNÜ ..
08 Ocak 2015
AHISKALI TÜRKLERİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
06 Kasım 2014
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ!
25 Eylül 2014
KIRMIZI KARANFİL
23 Ağustos 2014
VEFA BORCU
24 Temmuz 2014
ESKİDEN MEKTUP VARDI!
09 Haziran 2014
YALNIZ BİR ADAMDI !..
23 Mayıs 2014
KURBAN OLAN KÖMÜR KOKAN ELLERE !
06 Mayıs 2014
ANNE KALBİ
20 Nisan 2014
23 NİSAN ONLARIN DA BAYRAMI
21 Mart 2014
TÜRK SOFRASI
04 Mart 2014
ÖZEL BİR KADIN
10 Şubat 2014
MUTLULUĞUN ALTIN ANAHTARI
17 Ocak 2014
KARA GÜL (Halfeti'nin Gülü)
07 Ocak 2014
DİBEK KAHVESİ
23 Aralık 2013
BİR YIL DAHA GEÇTİ
06 Aralık 2013
ADI KALBİMDE SAKLI
14 Kasım 2013
MUTLU YILLAR KARABİBER
29 Ekim 2013
ZAMAN EN DEĞERLİ HAZİNEDİR
22 Ekim 2013
BİR FİNCAN HATIR!
08 Ekim 2013
PENCEREYİ AÇIK TUTUN..
26 Eylül 2013
ÖMÜR DEDİĞİN!
13 Eylül 2013
MEVSİM ARTIK SONBAHAR!
04 Eylül 2013
HAYAT İNCE BİR ÇİZGİDİR
27 Ağustos 2013
BAŞKENTİN ÇOCUKLARI
14 Ağustos 2013
KÜÇÜK BİR ÇOCUĞUN HAYKIRIŞI!
31 Temmuz 2013
KAYBOLAN BAYRAMLAR!
20 Temmuz 2013
Gerçek Dost Kolay Bulunmaz
10 Temmuz 2013
ŞÜKÜR ETMEK HUZUR VERİR
17 Haziran 2013
YAZ GELDİ.. TATİLE ÇIKMA ZAMANI
11 Haziran 2013
ELVEDA KOCA ÇINAR
05 Haziran 2013
HATIRA DEFTERİ
27 Mayıs 2013
Bir Demet Mutluluk
27 Mayıs 2013
Bir Demet Mutluluk
08 Mayıs 2013
Annenin Çocuğuna Sevgisi
Haber Yazılımı