Yazı Detayı
01 Kasım 2016 - Salı 23:38
 
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

Kürtler hakkında bilinen ilk kaynaklar Ortadoğu coğrafyasına bilhassa VII. ve VIII. yüzyıllar arasında hükmetmeye başlayan ve bölgeye yayılan İslam Devleti’nin vakanüvisleri ve seyyahları tarafından yazılmıştır. Bu hususta elimizdeki ilk temel kaynak Mesudi’nin yazmış olduğu seyahatnamedir. Mesudi 943 yılında yazmış olduğu seyahatnamesinde Kürtlerin kökeni ve mesneti hakkında “belirsiz” hükmünü verir; kavmin farklı aşiretler halinde yaşadığını da belirtir(Mesudi 37). Fakat net olarak bilinen gerçek şudur: XI. yüzyılda artık bu coğrafyayı neredeyse tamamiyle kontrol eden hakim güç erki olan Araplar da, onlardan önce bölgede güçlü devletler kurmayı başarmış Farsi ve Bizanslı unsurlar da Kürtler hakkında tutarlı referanslar bırakmamışlardır. Bu sebepten Kürtlerin etnik bir yapıdan ziyade aşiretler düzeyinde araştırılmaları daha faydalı görünmektedir.

Bilhassa XX. yüzyılda hararetlenen Kürt tartışması Kürtlerin Ortadoğu coğrafyasının vazgeçilmez bir parçası oldukları gerçeğini de su yüzüne çıkartmış oldu. 2016 yılı itibariyle sadece Türkiye’de 15 ile 20 milyon arasında bir nüfus gücüne sahip olan Kürtler aynı zamanda İran’da ve Irak bölgesinde de azımsanamayacak bir güç ifade etmektedir. Öte yandan yüzyıllardır bu bölgede Türkler ile ortak bir yaşam paydası bulabilen Kürtler gerek kültürleriyle ve gerekse de yaşam tarzlarıyla Sünni Türk nüfus ile bir noktada tekrar ayrılamayacak kadar birbirlerine karışmışlardır.

 

Kürtlerin neseb ve nesillerini net biçimde ortaya koyabilmek kaynakların mütemadi bir çelişki içinde olmaları sebebiyle pek mümkün görünmese de kaynakları tarama vasıtasıyla güvenilirliği daha yüksek olan bir eseri ön plana çıkartmak faydalı olacaktır kanaatindeyim. 1527 yılında Bitlis Emiri Şeref Han tarafından Farsça yazılan Şerefname Kürtler hakkında ilginç bilgiler içermektedir. Bu eserde Şeref Han, Kürtlerin soyu hakkında ilginç bir teoriden bahseder.(Şerafeddin Han 51) Teoriye göre Kürt nesli bir Oğuz boyu olan Büğdüzlere dayanmaktadır. Bu teori günümüze kadar ayakta kalan ve savunulan başlıca tezlerden birisidir. Eğer doğru kabul edecek olursak Zeylanlı, Cemadinli ve Kaskanlı gibi büyük ve önemli aşiretlerin bu boydan geldiklerini de söyleyebiliriz.

Fakat elbette Kaskanlı gibi sistemli ve kompleks aşiretlerin oluşumunda ön plana çıkan birtakım özellikler vardır. Evvela aşirette otoritesini sağlam temeller üzerine bina eden güçlü bir liderin bulunması şarttır. Ayrıca aşiretin kendi mülkü sayılan bir toprak parçası yahut parçalarına sahip olması da esastır. Ve son olarak şeyhler ve mollalardan oluşmak üzere aşiretin bir ruhban sınıfı da bulunmalıdır. Çünkü Kürtler İslam’a kolaylıkla adapte olmuşlar ve bu dini yaşamlarının merkezine yerleştirmişlerdir.

Kürt aşiretleri yalnızca bir aileler birliği yahut klanı değildi. Bu aşiretler ayrıca yerel yönetim birimleri olarak da apayrı teşekküllerdi. Mala Arfe, Mala Şewre ve Mala Şer’e adı verilen meclisler aşiret içerisindeki temel sorunları çözer, meşveret sistemiyle gerekli işlemleri yürütürlerdi. Bu bilgiler ışığında Kürt aşiretlerinin sistematik olarak kendi siyasi ve adli organlarını oluşturdukları söylenebilir. Ayrıca bazı Kürt aşiretleri ortaklaşa bir federasyon kurarak gelecek planlarını müşterek bir düzlemde gerçekleştirirlerdi. Bu federasyonlardan birisi Horasan bölgesinde etkin olan ve Kurmanci lehçesini konuşan, Sünni Kürtlerden oluşan Zafranli Konfederasyonudur. Bir diğeri ise Mazendaran bölgesinde hakim olan ve yine Sünni olan ve Kurmançi lehçesini konuşan Hecawend Konfederasyonudur. Öte yandan bir başka federasyon da İran’ın Horin ve Cizani bölgelerinde yaşayan ve Gorani lehçesini konuşan Bacarwan Konfederasyonudur. Görülebileceği üzere farklı lehçelerde konuşan ve farklı bölgelerde yaşayan oldukça kompleks bir aşiret(ler) yapılanması vardır.

Kürtler ve Kürt aşiretleri konusunda bir ilginç husus da  İdris-i Bitlisi faktörü ve onun amelleridir. Kürt asıllı Vladimir Minorsky’nin de belirtmiş olduğu üzere İdris-i Bitlisi Kürt aşiretlerinin, XVI. yüzyılda rahat bir nefes almalarını ve hatta hayatta kalabilmelerini sağlamıştır(Minorsky 143). Zira 1514 yılında Çaldıran Ovası’nda Safevi kuvvetlerini bozguna uğratan Sultan Selim Han’ın arkasında ciddi bir Kürt desteği vardı. Tarihsel açıdan Osmanlı-Safevi mücadelesinin bilhassa bu dönemde bir Sünni-Şii kavgası halini almaya başladığı da söylenebilir. Çünkü Anadolu’da yaşayan Kızılbaş Türkmen grubu Şia’ya mensubiyetleri ve yerleşik hayata karşı tutumları sebebiyle Osmanlı Devleti’ne karşı Safevi Devleti’ni destekliyorlardı. Aynı şekilde Safevi topraklarında yaşayan Sünni Kürt nüfus da Osmanlı otoritesine boyun eğmeyi Şii Safevilere boyun eğmeye yeğliyorlardı. Bu durumu iyi değerlendiren Sultan Selim Han, kendisi de bir Kürt olan İdris-i Bitlisi’yi Kürt aşiretlerini kendi saflarına çekmesi için görevlendirdi ve İdris-i Bitlisi Çaldıran Savaşı öncesinde 28 Kürt aşiret beyini saf değiştirmeye ikna etti. Kürt aşiretlerinin bu ricatı Şah İsmail’in yenilgisindeki esas sebeplerden birisidir. Görülebileceği üzere Osmanlı ile Kürtler arasında kurulan bu ittifak ilk meyvelerini vermiş ve Kürt aşiretlerinin de Osmanlı İmparatorluğu için ne kadar faydalı olduklarını ortaya çıkartmıştır.

Osmanlı-Safevi çatışması bölgedeki Türkmen nüfusun kırılmasına ve defalarca sürgün edilmesine neden olmuştur. Bölgeden tehcir ettirilen bu Türkmen grupların yerine Milan, Zilan, Celali, Karakeçeli ve Kaskanlı aşiretleri yerleştirilmiştir. Kaskanlı Aşireti’nin 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda ve daha sonra Milli Mücadele Dönemi’nde ciddi faydalar gösteren bir aşiret olduğunu eklemekte de fayda var. Zeylanlı, Cemadinli aşiretleriyle birlikte 2000-3000 kişilik bir nüfusa sahip olan Kaskanlı aşireti hem Rus Harbi esnasında Osmanlı ordusuna ciddi bir istihbarat desteği sağlamış hem de gerektiğinde sıcak çarpışmalara dahil olarak ciddi yararlar göstermiştir. Anlaşılabileceği üzere 1514 yılı Kürt-Osmanlı ilişkisinde ciddi bir dönemeç olmuş ve yüzyıllar sonra Hamidiye alaylarının kuruluşuna zemin hazırlamış, 1877-1878 Rus Harbi’ne ve en nihayetinde Mill Mücadele’ye  kadar uzanan bir işbirliğinin de başlangıcı olmuştur.

Kürtlerle ve Kürt aşiretleriyle alakalı bahsi geçen elementlerin ve bilgilerin hepsi göz önüne alındığında VII. yüzyıldan itibaren İslamlaşan ve XI. yüzyıldan itibaren de Türklerle ortak bir yaşam alanı oluşturan Kürtlerin bu coğrafyanın en kilit etnik unsurlarından birisi oldukları da aşikardır. Kürt aşiretlerinin ayrıntılı özellikleri ve bu aşiretlerin tarihsel süreç içerisinde bölgedeki aktiviteleri konusunda daha akademik ve objektif araştırmaların yapılması hem Kürtlerin hem Türklerin hem de coğrafyayı var eden tüm etnik unsurların sulh içerisinde yaşayabilmeleri için elzemdir.

 
Etiketler: TARİHSEL, SÜREÇTE, KÜRT, AŞİRETLERİ
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
28 Şubat 2017
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı