Yazı Detayı
12 Kasım 2021 - Cuma 10:30
 
TÜRK ve ATATÜRK ÜZERİNE..
Şafak Ahmet Deniz
safatahmetdeniz@hotmail.com
 
 
   Türk nedir ? Kime Türk denir ?
  Genel tanım, sadece ırk ya da soy temeline dayanarak yapılsa da, iki tür cevap var :
  Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşı olan, onun sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.
  Asya’da ve Doğu Avrupa’da yaşayan, Türkçenin çeşitli lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.
 
  Anayasamızın 66. Maddesi “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk’tür” demektedir. Yani Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olan, vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk olduğu gibi, vatandaş olan Türk ana ve Türk babanın çocuğu da Türk’tür. Burada ne ırk, ne soy bağı, ne de din ayrımı yapılmıştır. Ülkemizin tüm vatandaşlarına eşit hak veren, bu harika çözüm, elbette Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun silah ve demokrasi arkadaşlarının ülkemize en güzel armağanlarından biridir. Zaten 1924 Anayasası’ndaki madde, “Türkiye’de din ve ırk ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “Türk” denir.” Biçiminde idi.
 
  Bugün dünyamızda Türk soyundan gelen çok sayıda insan ve çok sayıda ülke bulunmaktadır. Türkiye bu ülkelerin içinde onlara yol gösteren, Türk soylu kardeşlerimizin gözbebeği gördükleri ve ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal ATATÜRK’ü saygı ve minnetle andıkları bir örnek cumhuriyet olarak, yol gösterici ve yön verici konumdadır.
 
  Mustafa Kemal ATATÜRK,  bir çok yönü ile dünyanın hayran kaldığı ve açık ara diğer liderler arasından yaptıkları ile ön planda olan dahi bir Devlet Adamıdır. Atatürk soyadı, bize yön gösterdiği, bize ATA’lık yaptığı için Türk Milleti tarafından kendisine verilmiştir.
  1923 yılından 1938 yılına kadar süren Devlet Kuruculuğu ve Devrimleri döneminde, bir çok ülkede uzun yıllar sonra verilebilen insan ve özellikle kadın haklarını halkına sunan, halkının daha zeki, daha çalışkan olması için sürekli halkını öven ve geliştirmeye  çalışan örnek bir lider olarak, henüz hayattayken mal varlığının çoğunu hazineye bırakmış, vasiyeti ile de kurmuş olduğu Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu’nu sürekli yaşayan kurumlar haline getirmiştir.
 
  Biz ne yaptık, ne kadar Mustafa Kemal ATATÜRK’ün izindeyiz, tartışılır, ama şu gerçek açıkça ortadadır ve öyle sağlam temeller üzerine kurulmuştur ki Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal ATATÜRK ve Cumhuriyet, halen  böylesine Türk halkı tarafından sevilmekte ve önemsenmektedir. Hiçbir şey Mustafa Kemal ATATÜRK’e duyulan sevgi ve saygıyı azaltmamakta, Türk halkı, kurucu liderine duyduğu samimi sevgi ve saygısını sürdürmektedir.
 
  Peki bundan sonra ne yapacağız ?
 
  Yapılacak şey basittir. Çağdaşlıktan, hukuktan, adaletten, eşitlikten, temel insan hakları ve değerlerinden, kuvvetler ayrılığından ayrılmadan, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün gösterdiği yolda yürüyeceğiz.  Çağdaş Uygarlık; her bakımdan içinde bulunduğumuz zamanın gereklerini benimseme, o gereklere uyma, o gerekleri yerine getirme demektir. İleri ülkeler, gösterdikleri siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerle içinde bulundukları çağın uygarlığını temsil etmek üzere belli bir düzey çizerler. İşte bu düzey “çağdaş uygarlık düzeyi”dir.
 
  Çağdaş uygarlıklar; “bilgiyle, kültür-sanatla” ve “bilgi toplumu” olmakla oluşur. Çağdaş medeniyete ulaşmak için,  “okullar, tiyatro sahneleri ve milli kütüphaneler” yapmak gerekir. Çağdaş Uygarlığa ulaşmak “Bilgi Toplumu” olmaktan geçer. Okullarımızda ve her türlü bilim yuvalarında; ülkesine, milletine gönülden bağlı, bilime, teknolojiye inanan öğrenciler yetiştirmek en büyük ‘Milli Amacımız’ olmalıdır. Ancak bu sayede Çağdaşlığı yakalayabiliriz.
 
  Atatürk’ün ‘Çağdaş Uygarlık’ görüşü çerçevesinde yapılacak her türlü eylem, bizleri istediğimiz çağdaş düzeye ulaştıracaktır. Bunun en etkin ve en kısa yolu Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerini tam anlamıyla benimsemek, yeni nesillere öğretmek ve uygulamaktır. Aklın yolu birdir.
 
  Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları olan Türk Halkı ve dünyanın her yerindeki Türk soylu insanların kurdukları ülkelerin halkları, çağdaş uygarlık düzeyinde birleşerek dünya tarihinde yeni bir rol almayı bekliyor. Türk ve Atatürk sözcükleri, artık çağdaş uygarlık sözcüğüyle birlikte, insanlık tarihinin bundan sonraki sayfalarında demokrasi ve dayanışma kültürü ile yeni yollar açmaya başlıyor. Gelecek çok aydınlık, yeter ki içimizdeki aydınlığı fark edebilelim ve gençlerimizin yolunu açabilelim.
 
  Selam olsun Mustafa Kemal ATATÜRK ile silah ve demokrasi yoldaşlarına ! 10 Kasım değil, son Kasıma kadar izindeyiz Atam.

  8 Kasım Azerbaycan’ın Ermenistan ile yaşadığı 44 günlük savaşta, zafer günü. Şuşa’nın ve Karabağ topraklarının Azerbaycan deyimi ile Azad edildiği gün. Azerbaycan Türk’ü kardeşlerimizin zafer gününü kutluyor, vatan topraklarını korumak için yaptıkları haklı davalarında her zaman yanlarında olduğumuzu haykırıyor, zaferlerinin 1. Yıldönümünü kutluyoruz.

 
Etiketler: TÜRK, ve, ATATÜRK, ÜZERİNE..,
Yorumlar
Haber Yazılımı