Yazı Detayı
28 Şubat 2017 - Salı 23:56
 
VİYANA'DA OSMANLI'NIN AYAK SESLERİ
Dr. İmbat Muğlu
imbat.muglu@facebook.com
 
 

21 ŞUBAT 2017 tarihinde Badminton Milli Takımı ile Ecdadın kapısına dayandığı topraklar olan Viyana’ya hareket ettik. Hareket etmesine ettik de artık olağan bir hal alan Sabiha Gökçen Havalimanı rötarlı bir Ankara uçuşuna yine denk geldik. Yaklaşık üç saatlik rötar ile normalde indiğimizde kalkması gereken Viyana uçağımızda rötara takılmıştı. İlk defa bir uçak rötar yaptığı için sevinmiştim. 2 saat 25 dakika sonra Viyana Havaalanı Schwechat indik.

Milli Takım ile 13 Euro olan 2 kullanımlık biletlerimizi alarak otobüse bindik ve yarım saat sonra konaklayacağımız otele ulaştık. Yazımın başında da belirtiğim gibi ecdadın dirlik ve düzen için kapısına dayandığı Viyana’nın bizim için tarihi öneminden kısaca söz etmek gerekli. Bu topraklar ecdat tarafından iki defa kuşatıldı.

Birincisi 1529'da Kanuni Sultan Süleyman Han, ikincisi de 1683'te Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yapıldı. Birinci Viyana Kuşatması: Mohaç'ta Macaristan ordusunu tamamen imha edip, bölgeyi Osmanlı Devleti sınırları içine katan Kanuni Sultan Süleyman Han, savaştan sonra Budapeşte'ye gelip Macaristan'ın yeni statüsünü tespit etmişti.Kanuni Sultan Süleyman Han, 16 Ekim 1526'da Macaristan tacını Zapolya'ya veren tarihi fermanını imzaladı ve Budapeşte'de Macaristan tahtına geçirdi. Alman İmparatoru Şarlken'in tahriki ve desteğiyle Avusturya Arşidükü Ferdinand büyük bir ordunun başında olarak harekete geçti. Tokaj'da Zapolya'nın kuvvetlerini yenerek 20 Ağustos 1527'de Budin'e girdi. Lehistan kralına sığınmak zorunda kalan Zopolya tekrar Osmanlılardan yardım istemeye mecbur kaldı.

10 Mayıs 1529'da 200.000 kişilik bir ordu ile sefere çıkan Kanuni, 7 Eylül'de Budin'e girdi. Zopolya'yı Macar tahtına oturttu. Şehirde altı gün kadar kaldıktan sonra Ferdinand ile karşılaşmak niyetiyle Viyana'ya doğru yürüme kararı aldı. Avusturya-Macar sınırındaki Ovar kasabasını alan Osmanlı ordusu, Viyana önlerinde toplanmaya başladı. Bu arada Ferdinand ise kuvvet toplamak için Avusturya içlerine çekilmişti. Çok iyi tahkim edilmiş olan Viyana şehrinin muhasarası 27 Eylülde kesin olarak başladı. Fakat Osmanlı ordusu hazırlıksızdı ve muhasara için gerekli büyük toplarla malzeme getirilmemişti.14 Ekim 1529'da yapılan umumi hücum sırasında birçok gedik açıldı.

Avusturyalıların Ünlü komutanları yaralandı ve müdafilerin dayanma güçleri büyük ölçüde kırıldı. Ancak havanın bozulması üzerine Osmanlı ordusu tekrar bir hücumda bulunmayıp acele hareketle toplanarak Budin'e geri döndü (16 Ekim 1529). Bu seferle Macaristan'ın ve Almanya'nın kuvveti kırıldı. Osmanlı tarihinin en büyük akın hareketi gerçekleştirildi. Avusturya, Güney Almanya toprakları Türk akıncılarınca çiğnenerek, bütün Avrupa Osmanlıların azametini, şaşaasını gördü. İkinci Viyana Kuşatması Sultan Dördüncü Mehmed Han zamanında 1683'te yapıldı. Sultan Mehmed Han, Avusturyalıların kanlı hudut hadiselerine son vermek, devamlı çapulculuklarını ortadan kaldırmak ve Orta Macaristan Kralı tanınıp, himaye edilen Tökeli İmre'ye yardım etmek için 12 Ekim 1682'de Avusturya Seferine çıktı. Belgrat'a kadar geldi. Padişah buradan ileri geçmeyip, kumandayı Yanıkkale ve Komran kalelerinin fethi vazifesiyle, Merzifonlu Kara Mustafa Paşaya devretti. Kumandayı aldıktan bir müddet sonra, 27 Haziranda İstolni Belgrat'ta bir harp meclisi toplayan Mustafa Paşa, Viyana üzerine yürünmesi fikrini ortaya attı. Kırım Hanı Murad Giray ve Budin Beylerbeyi İbrahim Paşanın karşı olmalarına rağmen, diğer komutanların tasvibiyle Viyana üzerine yürünmesi fikri kabul edildi. Viyana düşürüldüğü takdirde Avusturya'nın payitahtı ele geçirilmiş olacağından bütün Avusturya itaat altına alınabilecek ve Orta Avrupa'da Türk hakimiyeti sağlam bir şekilde tesis edilmiş olacaktı. Kara Mustafa Paşa 14 Temmuz 1683'te Viyana önlerine varıp kaleyi kuşattı.Bu durum Almanya ve Avrupa'da büyük heyecan ve telaşa sebep oldu. İmparator Birinci Leopold, Viyana'da Von Starhemberg kumandasında yirmi-yirmi beş bin asker bırakıp saray halkı ile Linz'e çekildi. Lehistan ve Bavyera ile ittifaklar kurdu. Papa XI. Lnosan, Fransa Kralı XIV. Lui'yi Avusturya-Lehistan-Bavyera ittifakına sokmaya çalışırken, bütün Hıristiyan alemini de Osmanlılara karşı yardıma çağırıyordu.

Osmanlılar, Viyana'nın teslimi reddedilince muharebeyi başlattılar. Avusturya Seferi, Viyana'nın kuşatılması için çıkılmadığından orduda çok büyük toplar yoktu. Altmış bir gün devam eden muhasarada 40 lağım atıldı ve 18 hücum yapıldı. Buna karşılık müdafiler de sayısız lağım atarak huruc hareketinde bulundular. Türk ordusu çok şiddetli bir müdafaa ile karşılaştı. Buna rağmen Viyana'nın dış tahkimatının çoğu zaptedildi. Osmanlı ordusu ve Akıncı kuvvetleri pekçok ganimet ve esir aldı. Viyana bozgununun yegane müsebbibinin sadrazam olduğuna padişahı inandırdılar ve belki de hezimetin kayıplarını telafi edebilecek olan bu muktedir devlet adamının idamına sebep oldular.

 İkinci Viyana Kuşatmasında da, hıyanet, ağır topların getirilmemesi, mevsimsizlik sebebiyle muvaffak olunamadı. İkinci Viyana Kuşatması, itaatsizliğin en kuvvetli orduları bile nasıl perişan edebileceğinin ibret verici bir numunesi olarak değerlendirilir. Viyanalılar bu kuşatmaları hiç unutmadı. Her sene şehirlerinin Türklerden kurtuluşunu kutlamaktadırlar. Üstelik şehrin her yanında, o devirden kalma hatıralar vardır. Asırlarca Osmanlı hâkimiyetinde kalmış Balkan şehirlerinde bile bu kadar Türk izine rastlamak mümkün değildir. İşte bu kısa tarihten sonra gezime Viyana'nın ana tren istasyonu Westbahnhof'dan başladım.

Tren garının hemen karşısında canlı bir cadde olan Mariahilfer var. Bu caddede çeşitli alışveriş mağazaları, restoranlar, müzeler var. En önemli Viyana yapıları bu cadde de yer almaktadır. Volkstheatre, Volksgarden, parlamento binası, belediye bu bölgenin görülmesi gereken binaları. Graben Caddesi üzerindeki Veba Anıtı Viyana simgelerinden biri. Veba şehri terkedince adak olarak dikilmiş bu heykel. Ayrıca belirtmek lazım Viyana’da 300 bin civarında Türk nüfusu var. Ünlü caddelerde gezdiğinizde her iki kişiden biri Türk herhalde diyorsunuz. Türkiye’de olduğunuz hissine kapılıyorsunuz. Çünkü her sokakta da cadde de birçok Türk markası yiyecek içecek ve alışveriş noktası bulabilirsiniz.

Viyana saraylarıyla ünlü bir şehir. En ünlü üç sarayı ise Hofburg Sarayı, Belvedere Sarayı ve Schönbrunn Sarayı. Viyana Schönbrunn Sarayı. Avusturya İmparatorlarının yazlık sarayıdır. 1867’de Viyana’yı ziyaret eden Sultan Aziz burada misafir edilmişti Belvedere Sarayı:Prens Eugen'e Osmanlı'nın Viyana kuşatmasında gösterdiği üstün performanstan dolayı hediye edilen saray burası. Hofburg Sarayı; imparatorluk hanedanının kışlık sarayı olarak kullanılırmış.

TÜRKENRİTTHOF  (TÜRK GEZİNTİSİ AVLUSU): Kuşatmadan sonra her yıl burada Osmanlılardan kurtulmanın şerefine 24 Ağustos’tan (Aziz Bartelemi Yortusu) sonraki Pazar günü bir festival tertiplenir. “TÜRKLER GELİYOR” ÇANI! Osmanlılardan kalma 200 kadar top ve diğer metal silahlar eritilip 1711'de Pummerin adı verilen büyük bir bronz çan yapılarak Stefan Katedrali'ne asıldı. Yaklaşan Osmanlı tehlikesi kiliselerde çalınan çanlarla haber verilirdi. Papa III. Calixtus'un emriyle 1456 tarihli Belgrad Kuşatması'ndan beri Avrupa'da Türk çanı adıyla bütün kiliselerde muayyen zamanlarda çan çalınmakta; muayyen dualar okunmaktadır. St. Stefan Katedrali'nin dışında kuzey duvarında bulunan Capistrankanzel adı verilen heykelde,  Türklerin gazabı hakkında vaazlar veren Johannes von Capistrano'nun ayakları altında ezilen bir yeniçeri tasvir edilmiştir. Fransisken rahipleri yaptırmıştır.

TÜRKENSCHANZPARK (TÜRK TABYASI PARKI) Kuşatma sırasında Osmanlı tabyasının bulunduğu yerde, İmparator Franz Joseph’in emriyle 1888’de güzel ve büyük bir park yaptırılmıştır. Girişte ay-yıldızlı süslemeler vardır. 1991 senesinde bu parkta Osmanlı üslubunda bir çeşme inşa edilmiştir.Kahlenberg Tepesi Viyananın şehir manzarasını görebileceğimiz ve bizim içinde tarihi açıdan önemli bir yerdir. 2. Viyana Kuşatmasında Osmanlının bu tepeye gelerek şehri buradan seyrettiği ve konumlandığı yer olması. Fakat Osmanlı burada Polonya Kralı Jan Sobieski tarafından yenilerek topraklara girememiştir. Bu Kral şerefine de tepeye geldiğinizde göreceğiniz St.Josehp kilisesi inşa edilmiştir. Viyana'nın hemen her semtinde çok fazla sayıda Türk lokantası mevcut. Özellikle otelimize çok yakın mesafede bulunan Merkez Cami yönetimine ait Tuna Lokantası bunlardan bir tanesi. Aynı binanın içinde hem cami hem de yurt ve lokantası olan bir kompleks. Müzik ve sanatın merkezi, aristokrat ve nezih bir şehir olan Viyana'nın her bölgesinde bir ecdat yadigarı ve ayak izleri mevcuttur.

Dr. İmbat MUĞLU

 
Etiketler: VİYANA'DA, OSMANLI'NIN, AYAK, SESLERİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Aralık 2017
KÜRDİSTAN BAHANESİ İLE BÜYÜK İSRAİL KURULUYOR
24 Kasım 2017
DÜNDEN BUGÜNE GÜVENLİK KORUCULUĞU SİSTEMİ
14 Kasım 2017
AHMET RECEP TEKCAN'I TANIMAK İÇİN ANLAMAK LAZIM!
13 Kasım 2017
SAAT 09:05
31 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİ YERYÜZÜNÜN EN SİNSİ EKİBİDİR..
09 Ekim 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ORTADOĞU AJANI !
28 Eylül 2017
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN YENİ PİYONU: BARZANİ
20 Ağustos 2017
AK PARTİ'DE Kİ REVİZYON!
16 Temmuz 2017
PENSİLVANYA ŞEYTANIN ÇOCUKLARI
09 Temmuz 2017
TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İŞBİRLİĞİ
01 Haziran 2017
DARBE GİRİŞİMİ SAVUNMALARI..
29 Mayıs 2017
DARBEYİ ÜÇ HARFLİLER Mİ YAPTI ?
15 Mayıs 2017
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ALİ CENGİZ OYUNU
02 Mayıs 2017
21 MAYIS KORKUSU SARDI !
25 Mart 2017
DÜN-BUGÜN ÇANAKKALE RUHU
05 Mart 2017
FETÖ+PKK Terör Örgütlerinin Avusturya'daki Faaliyetleri
13 Şubat 2017
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
27 Ocak 2017
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ve GENEL FAYDALARI
01 Ocak 2017
SARIKAMIŞ HAREKATI !
23 Aralık 2016
BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR !..
15 Aralık 2016
CESUR ŞEHİDİM !..
01 Kasım 2016
TARİHSEL SÜREÇTE KÜRT AŞİRETLERİ
29 Ağustos 2016
PYD/YPG=PKK’NIN SON KAMUFLAJI SDG Mİ?
11 Ağustos 2016
BİR İHANET HİKAYESİ.. BİR KAHRAMANLIK DESTANI!
06 Haziran 2016
SURİYELİ ÇOCUK
13 Mart 2016
Egemenlik versus TERÖRİZM
13 Ocak 2016
SARIKAMIŞ'TAN MEKTUP !
29 Aralık 2015
ALGI YÖNETİMİ VE GERÇEKLER: GÜNEYDOĞU’DA SON DURUM
21 Kasım 2015
G-20 DEĞERLENDİRMESİ
03 Haziran 2015
MİLLETİ KUCAKLAYACAK EN ÖNEMLİ ANAHTAR!
26 Mayıs 2015
MUTLAK İKTİDAR !..
13 Aralık 2014
KENDİNİ YENİLEMEZSEN, SİLİNİRSİN !..
24 Kasım 2014
EĞİTİMCİLER, DARBE İLE DEĞER BULDU
18 Kasım 2014
KADINA ŞİDDETE HAYIR !..
16 Mayıs 2014
SOMA KAN AĞLIYOR ! GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR..
08 Mart 2014
EHL-İ SÜNNET Mİ, EHL-İ KÜFR MÜ?
10 Şubat 2014
MEVZUU CEMAAT DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI?
28 Kasım 2013
TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM
02 Kasım 2013
AB'ye Elveda! ABD'ye Merhaba!
26 Ekim 2013
AĞAÇ SEVENLER Mİ? AĞAÇ'KAKAN'LAR MI?
10 Ekim 2013
'DARBEDENLER'den Olmak Ya da Olmamak!
30 Eylül 2013
Günümüz Osmanlı İmparatorluğu: ABD
06 Eylül 2013
Savaş Zorunlu Olmadıkça CİNAYETTİR..
30 Ağustos 2013
PAŞA, PAŞA! DEVLETİ KURTARABİLİRSİNİZ!..
21 Ağustos 2013
AYNI ÇATI ALTINDA İKİ MİLLETİN BARIŞI..
10 Ağustos 2013
'BARIŞ'LA GELEN BAYRAM
19 Temmuz 2013
Sahnede ABD, Mısır ve Ortadoğu
27 Haziran 2013
Yara Gezi Parkı'nda, Derman Devlette
18 Haziran 2013
ÇINARIMM, BABAM!..
10 Haziran 2013
GEZİ PARKI'NA KUŞBAKIŞI..
05 Haziran 2013
Post-Modern Polis Darbesi!
25 Mayıs 2013
'Büyük Ortadoğu' İçin GÜÇLER BİRLİĞİ
09 Mayıs 2013
Asli Değerimiz Ummetçilik!
30 Nisan 2013
Türkiye Cumhuriyeti
Haber Yazılımı