<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>Sağlık</title>
                  <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/saglik</link>
                  <description>En güncel Sağlık Haberleri. Son dakika Sağlık haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>Kanser Hastaları Yenimahalle'de Haklarını Öğrendi</title>
                                <description><![CDATA[Yenimahalle Belediyesi, 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında 1000 Gönüllüden 1’i Sen Ol Derneği işbirliğinde “Kanserle Yaşayan Bireyler ve Hasta Hakları” konulu]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Kanser tedavisi gören hasta ve yakınlarının barınma sorununu ortadan kaldıran Yenimahalle Belediyesi Zübeyde Hanım Konuk Evi’nde düzenlenen programda, Prof. Dr. Gürkan Sert konukevi sakinlerini hasta ve refakatçi hakları konusunda bilgilendirdi.

Hastalar, tanı ve tedavisi konusunda aydınlatılmalı

Can Uğurgel moderatörlüğünde gerçekleşen seminerde, hasta ve yakınlarının soruları üzerinden programı gerçekleştiren Sert, hastalık tanısının konulması ile birlikte hastalığı yaşayan bireyin ve ailesinin yaşamında önemli değişiklikler olduğunu belirtti.

Sert, “Hastalıklarda tedavi süreci kadar süreç sonrasında da hastanın ve ailesinin yaşamında önemli değişiklikler olur. Bu tabi ki sadece kanser hastaları için değil tüm hastalar için geçerlidir. Bu kapsamda hem uluslararası hasta hakları belgeleri hem de iç mevzuatımızda tüm hastaların haklarını kapsayan bir yasa vardır. Hasta hakları, insan haklarının sağlık hizmetlerindeki bir yansımasıdır. Hasta hakları, insanların sağlık hizmetlerinden yararlanırken korunmasını amaçlar. Size bir tanı konulmuşsa burada sizlerin tanı konusunda bilgilendirilme hakkınız vardır. Kanunda ‘Doktor sizi hastalığınız konusunda ve tedavi süreci hakkında bilgilendirmelidir’ diyor. Aynı zamanda refakatçi bulundurma hakkınızda mevcuttur” dedi.

Hastaların uyması gereken kurallar nelerdir?

Seminerde hastanın uyması gereken kurallardan da bahseden Prof. Dr. Gürkan Sert, “Hasta, başvurduğu sağlık kurum ve kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranır. Teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğu bilinciyle hareket eder. Daha önce geçirdiği hastalıkları, gördüğü tedavileri ve tıbbi müdahaleleri, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve sağlığıyla ilgili bilgileri mümkün olduğunca eksiksiz ve doğru olarak verir. Hekim tarafından belirlenen sürelerde kontrole gider ve tedavisinin gidişatı hakkında geri bildirimlerde bulunur. Randevu tarih ve saatine uyar. Diğer hastaların ve personelin haklarına saygı gösterir. Personele sözlü ve fiziki saldırıya yönelik davranışlarda bulunmaz. Haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında hasta iletişim birimine başvurur” diye konuştu.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/05022305-1675594613.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/05022305-1675594613.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/05022305-1675594613.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/05022305-1675594613.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/kanser-hastalari-yenimahallede-haklarini-ogrendi-4390</link>
                                <pubDate>Sun, 05 Feb 2023 13:54:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Büyükşehirde Yaşayanlar Daha Kaygılı ve Öfkeli</title>
                                <description><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog Ece Reçber, büyük şehirde; kalabalık, trafik, ekonomik zorluklar gibi yaşam koşullarının birçok psikolojik hastalığı tetiklediğini söyledi]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Büyük şehirlerde yaşamak insana iş olanakları, sosyal çevre, eğitim, kültür, sanat, gibi konularda avantaj sağlarken, yoğun ve stresli hayat kent sakinlerinin ruh sağlığını olumsuz yönde etkiliyor.

Uzman Klinik Psikolog Ece Reçber, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerde yaşayan insanların tahammül seviyesinin giderek düştüğünü belirterek, “kalabalık şehirlerin psikolojik rahatsızlıkları besleyebilecek birçok yönü var. Hayat daha zor sürdürülüyor. Özellikle öfke kontrol bozukluğu, kaygı bozukluğu (anksiyete) ve depresyon toplumda giderek yaygınlaşıyor” dedi.

 

Ece Reçber şunları söyledi:

“Yeni Güne Başlayacak Motivasyonumuz Yok”

“ Büyük şehirde yaşayan insanlarda rutin bir düzen hakim. İşe gittiğimiz saat, kullandığımız yol, iş yerinde muhatap olduğumuz insanlar, eve döndüğümüz saat belli. Bir noktada yeni güne uyanmak için motivasyonumuz kalmayabiliyor. ‘Yaşamaktan keyif almıyorum, her şey çok aynı’ cümlelerini çok duyuyoruz.

Büyük şehirde insanlar çok daha çabuk sonuca ulaşmak istiyorlar.  Birbirlerine karşı sergiledikleri anlayışta da düşüş var. Bu öfkeyi tetikliyor. Kişilik yapısına bağlı olarak tahammül seviyesi farklı olsa da en ufak tartışma bile ölümle sonuçlanabilecek kavgalara dönebiliyor.  Eğer öfkelendiğinizde kendinizi kaybediyor, kendinize ya da bir başkasına zarar verecek noktaya geliyorsanız, bu konuda uzman yardımı almanız gerekiyor demektir.

“Öfkeyle Baş Etmeyi Öğrenmemiz Gerekiyor”                

Büyük bir kentte yaşamayı tercih etmiş olabiliriz veya burada yaşamak zorunda kalmış olabiliriz. Hepimiz toplu taşıma kullanmak, trafiğe dahil olmak zorundayız. Büyükşehrin koşullarını kabullenmeli ve bu koşullarda mutlu ve huzurlu olmanın yolunu aramalıyız. Bizim için kabul kelimesi çok önemli. Kendimize en huzurlu en konforlu alanı nasıl yaratırız bunun için çaba göstermemiz gerekiyor. Belki işe gidiş geliş saatimizi değiştiremeyiz ama, iş dışında kalan zamanlarında sosyal alanda ne yaptığımızı kontrol edebiliriz. Kendimize iyi gelen aktivitelerin yaparak o alanda kendimizi rahatlatabiliriz.

Değişimi çok büyük kanallardan bekliyoruz . Oysa çok daha ufak şeylerin birleşimiyle değişim mümkün olabiliyor. Güne başladığımız andan itibaren günlük rutinde ufak değişiklikler yaptığımızda, gün akışında, gün sonu tatminimizde de değişiklikler olduğunu fark edeceğiz. İşe gittiğimiz bir sokağı bile değiştirmek bile bize motivasyon kaynağı olabilir. Stabil tarzın dışında kıyafetler giymek iyi hissettirebilir. Uyandığımızda her gün ilk kahve içiyorsak o gün bir farklılık yapıp pencereyi açıp nefes almak iyi gelebilir.

Nefes Egzersizi ve Spor Kaygıyı Azaltıyor

Hepimiz alışkanlıklarımızı sürdürme eğilimindeyiz, bu nedenle yeni bir alışkanlık kazanmak zor. Ama bazen de o değişime ihtiyacımız var. Bunun için biraz çaba göstermemiz gerekiyor. Ufak nefes egzersizlerin de gün içerisinde rahatlamamızı sağlayabilir. Bunu çok stresli kaygılı olduğumuz zamanlarda değil normal zamanlarda da yapmalıyız, gün rutinine dahil etmeliyiz. Böylece kaygı ve stresimizi daha iyi yönetebiliriz.

Spor yapmak hem mental hem fiziksel olarak inanılmaz yarar sağlıyor. Efor sarf ettikten sonra rahatlıyor ve daha iyi hissediyoruz. Her türlü spor faydalı oluyor. Uğraşmayı sevdiğimiz başka şeyler de bulabiliriz. Bu zamana kadar vazgeçtiğimiz yarıda bıraktığımız hobiler, aktiviteler olabilir. Bize iyi geleni bulana kadar denemeye devam etmeliyiz.

Olumsuz Duygu ve Düşüncelerle Baş Edemiyorsanız Yardım Alın

Kişinin günlük hayatını sıkıntıya sokacak bir düşünce duygu yoğunluğu varsa, işlerini aksatmasına sebep oluyorsa, olumsuz duygu ve düşüncelerle baş edemiyorsa uzman desteği alması gerekiyor demektir. Kişi bize geldiğinde günlük hayatındaki işlev kaybına, kendisini neyin sıkıntıya ve strese soktuğuna bakarız. Mutlaka temelde yatan ve kişinin baş etmekte zorlandığı bir duygu, bir düşünce vardır. Tedavide amaç hem semptomları azaltmak hem de kişiye sorunlarıyla, olumsuz duygu ve düşünceleriyle baş etme becerisi kazandırmaktır. Biz o duygu düşünceyle baş etmeyi öğretiyoruz. Bu bakış açısıyla alakalı bir durum. Hepimizde soyut birer psikolojik gözlük var.  Bazen gözlük camımız kirlendiği için diğerlerinden daha farklı bir bakış açısına sahip olabiliyoruz. Bizim amacımız kirlenen gözlük camını temizlemek. Tedavi için bazen yalnız terapi yeterli olurken bazen terapi ile eş zamanlı olarak ilaç tedavisi de gerekebiliyor.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu)

Kişinin kendini huzursuz hissetmesi, endişeli kaygılı olma hali, konfor alanına kesinlikle sahip olamama ve içte bunalmışlık hissinin anksiyetenin mental belirtileri. Yoğun kaygı yaşanan zamanlarda; kalp çarpıntısı, titreme, terleme, sıcak basması, nefes almada güçlük çekme gibi fiziksel semptomlar da görülüyor. Bu nedenle anksiyete zaman zaman kalp krizi ile karıştırılıyor.

Agarofobi, özgül fobi, panik atak, toplumsal kaygı bozukluğu ve yaygın kaygı bozukluğu gibi çeşitleri var. Herkeste görülme biçimi,  görülme sıklığı ve yoğunluğu farklı. Hayat kalitesini ciddi derecede düşürebiliyor. Bazen gelen bir atakla birlikte günün tamamını iyi yönetememe ve ertesi güne kadar aksayacak şekilde kendini iyi hissetmeme hali devam edebiliyor. Bazen de evden çıkamamaya, sadece yatakta yatma isteğine dönebiliyor.

Depresyon

İnsanın hayatta hiçbir şeyden keyif almamasına ve sürekli üzüntü halinde olmasına sebep olan bir hastalık. Depresyonlu kişilerin evde ve işlerinde görevlerini yerine getirme yeteneği ve isteği azalıyor. Yorgun hissedebiliyor, iştah ve uyku problemleri yaşayabiliyorlar.  Bazen değersiz ve suçlu hissediyorlar. İki haftadan uzun süre bu tür bir duygu durumu yaşandığında depresyondan şüpheleniyoruz.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/06022303-1675676251.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/06022303-1675676251.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/06022303-1675676251.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/06022303-1675676251.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/buyuksehirde-yasayanlar-daha-kaygili-ve-ofkeli-4418</link>
                                <pubDate>Mon, 06 Feb 2023 12:35:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>LÖSEV Mutlu Et Paketleriyle Mutluluk Paylaştıkça Çoğalıyor</title>
                                <description><![CDATA[LÖSEV Kurban Bayramı’nda yapılan vekâleten kurban bağışlarını Türkiye genelinde 12 ay boyunca kayıtlı hastalarına et ve et ürünleri desteği olarak hız kesmeden ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), Kurban Bayramı’nda yapılan vekâleten kurban bağışları sayesinde 81 ilde, yıl boyunca hastalara ve onların ihtiyaç sahibi ailelerine et ve et ürünleri desteğini ara vermeden sürdürüyor. LÖSEV Et desteğinden her yıl on binlerce hasta ve ailesi faydalanıyor. Hastalar vakumlu ambalajlarda taze et olarak ya da LÖSEV Et Kart ile büyük marketlerden, hijyenik koşullarda, kaliteli et ve et ürünlerine ulaşıyor.

 

“Akrabadan da öte bir yakınlık”

LÖSEV Ankara’da bulunan Vakıf binasında, LÖSEV‘e kayıtlı hasta ve ailelerine et ve et ürünleri dağıtımı geçtiğimiz gün yapıldı. Burada konuşan Ayşe anneanne, torunun üç yıldan bu yana lösemi ile mücadele ettiğini, bu süreçte kendilerini yalnız bırakmayan LÖSEV’e ve bağışçılara duacı olduklarını söyleyerek, “Akrabadan da öte bir yakınlık, öyle bir dayanışma” dedi.

Bağışçısıydı hastası oldu

Eşinin lösemi tedavisi için Hatay’dan Ankara’ya taşındıklarını belirten Betül Hanım ise LÖSEV ile yollarının kesişmesini şu ifadelerle anlattı: “En büyük desteği LÖSEV’den aldık. LÖSEV gerçekten güvenilir bir kuruluş. Her ay arayıp eşimin durumunu soruyorlar, evde ve hastanede ziyaret ettiler. Gıda kolisi ve maddi yardımda bulundular. Neye ihtiyacımız olduysa biz LÖSEV’i aradık ve hiçbir zaman geri çevrilmedik. Benim eşim tanıyı almadan önce, Kurban Bayramı öncesiydi ve biz ilk defa bağışımızı LÖSEV’e yapmıştık. Eşim tanıyı aldıktan sonra LÖSEV’den teşekkür için telefonla aradılar bizi. O zaman eşim Lösemi tanısı aldığını söyledi. Öyle dramatik bir başlangıcımız oldu LÖSEV ile ama şimdi iyiyiz. Daha da iyi olacağız.”

 

“Evimin Ortasına Bomba gibi Düştü”

Mide kanseri tedavisi gören Emel Hanım, yemek yapmakta güçlük çektiğini ancak LÖSEV’in dağıttığı, et ve et ürünlerinde uğraş vermeden tüketime uygun içeriklerin olmasından mutluluk duyduğunu kaydetti ve ekledi: “Protein almamız, beslenmemize dikkat etmemiz gerekiyor. Et pahalı bir ürün. Bağışçılar, o kadar çok yüreğe dokunuyorlar ki tahmin bile edemezler. Böyle bir sürece gireceğimi ben bile tahmin edemezdim. Bir anda oluverdi ve evimin ortasına bomba gibi düştü. Allah kimseye vermesin ama herkesin başına gelebilir. O yüzden LÖSEV’den ve bağışçılardan Allah razı olsun.”

 

Yıl boyunca adak bağışı yapabilirsiniz

LÖSEV ’e kayıtlı hasta ailelerin yüzde 87’si asgari ücret ve altında gelire sahip, kırmızı et almakta zorlanan aileler.  Kanser hastası yetişkinlerde de ekonomik yoksunluğun çok kritik seviyede olduğunu tespit eden LÖSEV, Kurban Bayramı döneminde aldığı vekâleten kurban bağışları ve yıl içinde yapılan adak bağışlarını hem çocuk hem yetişkin tüm kayıtlı hastalarına ulaştırmaya kararlı. Siz de kanser hastalığının maddi girdabındaysanız www.losev.org.tr adresinden ya da 0312 447 06 60 arayarak LÖSEV ’e ulaşabilir ve tüm imkânlardan faydalanabilirsiniz. Siz de vekâleten kurban bağışınızı LÖSEV’e kolaylıkla yapabildiğiniz gibi yıl boyunca da adak bağışlarınızı gerçekleştirebilirsiniz. LÖSEV Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir, Antalya, Adana, Samsun, Kayseri irtibat ofislerinden, bankalardaki bağış ekranlarından ya da www.losev.org.tr üzerinden online olarak gerçekleştirebilirsiniz.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/06022304-1675676411.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/06022304-1675676411.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/06022304-1675676411.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/06022304-1675676411.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/losev-mutlu-et-paketleriyle-mutluluk-paylastikca-cogaliyor-4419</link>
                                <pubDate>Mon, 06 Feb 2023 12:37:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Sabah Sertleşmesi Neden Olmaz Ve Mutluluk Çubuğu Çözümü</title>
                                <description><![CDATA[Gündelik yaşamda pek çok erkek iktidarsızlık sorunu yaşaması ve sabah ereksiyonu olamama sebepleri ile ilgili olarak, bilgi almak adına sağlık kuruluşlarına baş]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Gündelik yaşamda pek çok erkek iktidarsızlık sorunu yaşaması ve sabah ereksiyonu olamama sebepleri ile ilgili olarak, bilgi almak adına sağlık kuruluşlarına başvuru yapmaktadırlar. Bu konuda birçok kişi de sabah ereksiyonu olamamanın nedeninin iktidarsızlık olduğuna dair bir düşünce vardır. Fakat sabah ereksiyonunun nasıl gerçekleştiğini bilmeden bu yargıya varmak doğru değildir. Ergenlik dönemine girmiş olan sağlıklı erkeklerde uyku esnasında 3 ila 5 kere sertleşme oluşmakta ve bu sertleşmeler de ortalama olarak, 25 ila 35 dakika sürmektedir.

Gündelik yaşamda pek çok erkek iktidarsızlık sorunu yaşaması ve sabah ereksiyonu olamama sebepleri ile ilgili olarak, bilgi almak adına sağlık kuruluşlarına başvuru yapmaktadırlar. Bu konuda birçok kişi de sabah ereksiyonu olamamanın nedeninin iktidarsızlık olduğuna dair bir düşünce vardır. Fakat sabah ereksiyonunun nasıl gerçekleştiğini bilmeden bu yargıya varmak doğru değildir. Ergenlik dönemine girmiş olan sağlıklı erkeklerde uyku esnasında 3 ila 5 kere sertleşme oluşmakta ve bu sertleşmeler de ortalama olarak, 25 ila 35 dakika sürmektedir.

Bu sertleşmeler uyku sırasında hızlı göz hareketlerinin sağlandığı REM evresinde meydana gelir. Uyku sırasında ortaya çıkan bu sertleşmeler herhangi bir cinsel uyaran olmadan gerçekleşir. Bu sertleşme döngüsünün de sabah uyanma saatine denk gelmesi sabah ereksiyonu şeklinde isimlendirilmektedir. Birçok kişi sabah ereksiyonu meydana gelmemesinin iktidarsızlık problemine bağlı olduğunu düşünür. Fakat cinsel işlev özellikleri düzgün çalışan her sağlıklı birey de sabah ereksiyonu görülmeyebilir. Peki, sabah sertleşmesi neden olmaz? Bunun nedeni ve tedavi yöntemleri nasıl belirlenir? 

Sabah Ereksiyonu Olamama Nedenleri ve Kesin Çözümü 
 
Gece ereksiyonları, genel olarak uyku sırasındaki REM döneminde; vücutta meydana gelen fizyolojik değişiklikler sebebi ile oluşur. Bu değişiklikler de bazı hormonlarda ve sinir sisteminde iletimi sağlayan haberci moleküller aracılığı ile gerçekleşir. Bu konuda testosteron seviyeleri gece meydana gelen ereksiyonlarla ilişkili olmaktadır. Testosteron hormonu sabah saatlerinde daha yüksek seviyelerde olmaktadır. Bu nedenle de erkeklerde sabah ereksiyonu olamamasının nedenleri arasında testosteron seviyesinde meydana gelen değişiklikler yer almaktadır.

Bunların dışında prolaktin hormonu ile birlikte norepinefrin ve de asetilkolin benzeri sinir sistemini etkileyen haberci şekildeki moleküller de sabah ereksiyonunu çok büyük oranda etkilemektedir. Bu gibi durumlarda erektil disfonksiyonda da sabah ereksiyonu görülme oranını çok büyük oranda azalır. Bu gibi durumlarda kullanım sağlanan mutluluk çubuğu operasyonları erektil disfonksiyon ve de sertleşme sorununa kalıcı ve kesin bir şekilde kolay bir operasyon ile çözüm sunmaktadır. 



Mutluluk Çubuğu Tedavisi 

Erkeklerde sabah ereksiyonu olamama sebepleri arasında yer alan erektil disfonksiyonun tedavi süreçlerinde kullanım sağlanan protez çeşidi üç parçalı olmaktadır. Bu protezlerde testise yerleştirilen pompa parçası kullanılarak, penis içerisinde protez parçalarının şişirilmesi mümkün olmaktadır. Üç parçalı penis protezi, doğal bir şekilde sertleşmeye benzer bir görünüm sağladığı ve sürekli sertlik hissi oluşturmadığından çok sık tercih edilen bir yöntem olmaktadır. Erkeklerde sabah ereksiyonu olamama gibi sorunların en kalıcı ve kesin çözümü mutluluk çubuğu olarak görülmektedir.   Detaylı bilgi için https://www.mutlulukcubugu.com sitesini ziyaret ediniz.




]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/sbhsert-1675759431.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/sbhsert-1675759431.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/sbhsert-1675759431.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/sbhsert-1675759431.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/sabah-sertlesmesi-neden-olmaz-ve-mutluluk-cubugu-cozumu-4449</link>
                                <pubDate>Tue, 07 Feb 2023 11:40:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Vitamin Eksikliği Belirtileri Nasıl Anlaşılır?</title>
                                <description><![CDATA[Vücudun tüm fonksiyonlarının yerine getirilmesinde vitaminlerin büyük görevi vardır.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Vücudun tüm fonksiyonlarının yerine getirilmesinde vitaminlerin büyük görevi vardır. Vitamin eksikliği belirtileri sonucu bağışıklık sistemi başta olmak üzere, kansızlık gibi çok farklı hastalıklar meydana gelebilir. Vitamin eksikliği oluşmaması için yapılması gerekenlerin başında dengeli ve yeterli beslenmek gelmektedir. Dengeli beslenme yolu ile yeterli miktarda alınamayan vitaminlerin ise, takviye edici vitamin ilaçları ile temin edilmesi gerekir.

Vitamin eksikliğinde oluşan belirtiler nelerdir?

Vücutta farklı işlevleri bulunan vitaminlerin, vücutta yeteri miktarda bulunması gerekir. Gerekli dozda temin edilmeyen vitamin eksikliği, vücut sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Vitamin eksikliği belirtileri kişiden kişiye farklı olabilmekle birlikte genel olarak görülen belirtiler şu şekildedir:

Vücutta yorgunluk hali

Beynin enerji üretimine katkı sunan B1 vitamini vücutta eksik olduğu takdirde, kişide sürekli yorgunluk hali oluşmaktadır. Uzun süre devam eden bu yorgunluk beraberinde halsizliği de getirmektedir.

Konsantre olamama

B12 vitamini eksik olan kişiler, zihinsel bir yorgunluk hali yaşamaktadır. Zihinsel becerilerin zayıf kalması, konsantre olamama ve unutma gibi şikayetleri bulunan kişilerin B12 vitamini eksikliğini gidermesi gerekir.

Kansızlık

Çeşitli sebeplere bağlı olarak oluşan kansızlığın en belirgin sebeplerinden biri de vitamin eksikliğidir. Kan hücresi üretimi sağlayan B9 vitamininin vücutta eksik olması sonucu anemi yani kansızlık oluşmaktadır.

Görme bozuklukları

Gözler ve görme için son derece önemli olan A vitamini, vücutta eksik olduğu takdirde görme bozuklukları yaşanabilir. A vitamini eksikliği sonucu, göz kuruması ve gece körlüğü gibi yaşamsal sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Vücutta morluklar

C vitamini eksik olan kişilerin vücut dokularını yenilemesi ve hasar gören hücrelerin kendini yenilemesi daha uzun zaman alır. Bu yüzden C vitamini eksikliği olan kişilerin vücudunda deri üzerinde kırmızı ve mavi renkte morluklar oluşur. Vitamin eksikliği belirtileri arasında yer alan bu şikayetleri taşıyan kişilerin C vitaminini kontrol ettirmesi ve takviye etmesi gerekmektedir.

Deri hastalıkları

B6 vitamini eksik olduğu takdirde deri hastalıkları daha fazla meydana gelir.  En belirgin deri hastalıkların başında da egzama, dudak ve dilde çatlama görülüyor.

Eklem ağrıları

Toplumun büyük kesiminde eklem ağrısı şikayeti yaşanmaktadır. Farklı sebepleri de bulunan eklem ağrılarının temel tetikleyicisi D vitamini eksikliğidir. Kemik gelişimi için faydalı olan D vitamini vücutta eksik olduğu zaman vücudun tamamında eklem ağrıları, halsizlik gibi belirtiler meydana gelir.

Saç dökülmesi

Saç dökülmesi, erkekler kadar kadınlarında en fazla şikayetçi oldukları konulardan biridir. Saç ve tırnaklarda görülen sorunlar genellikle B7 vitamini eksikliği ile oluşmaktadır. Vücudunda B7 vitamini eksik olan kişilerde saç dökülmesi, kepek oluşumu,  tırnaklarda kırılma ve tırnak üzerinde leke oluşumu gibi çeşitli rahatsızlıklar meydana gelmektedir.

Durmayan kanamalar

K vitamini eksikliğinin en belirgin sonuçlarından biri vücudun çeşitli yerlerinde nedensiz meydana gelen kanamalardır. K vitamini eksikliğinde idrardan kan gelmesi,  regl kanamalarının uzun sürmesi, sebepsiz şekilde burnun kanaması gibi sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Durdurulamayan kanamalar vücudun kansız kalmasına ve ciddi sorunlara da neden olmaktadır.

Kaslarda güçsüzlük

Kas zayıflığı yaşayan kişiler, günlük rutin işlerini yerine getirirken dahi zorluk çekerler. Kasların gücünü kaybetmesi sonucu ortaya çıkan bu durum E vitaminin yeteri miktarda vücutta bulunmamasının bir nedenidir. Tedavi edilmeyen E vitamini eksikliği sonucu denge kaybı da yaşanabilmekte ve kişiler düzgün bir şekilde yürümekte ve ayakta durmakta zorluk çekmektedir.

Vitaminler nasıl temin edilmeli?

Yukarıda da saydığımız gibi vücudun sağlıklı bir şekilde işlevlerini yerine getirebilmesi için çok fazla vitamine ihtiyacı vardır. Bu vitaminlerin bir çoğu doğru beslenme ile temin edilebilir. Bunun için tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve ihtiyacımız olan vitamin içerikli gıdaların tüketilmesi gerekir. Vitamin bakımından zengin olan süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemiş ve tahıl ürünleri, meyve, et ve balık gibi gıdaları tüketmek gerekir. Yine özellikle D vitamini eksikliğinden kurtulmanın en güzel yollarından biri de bol bol güneş ışığından yararlanmaktır.

Vitamin eksikliği olanlar ne yapmalı?

Vitamin eksikliği belirtileri yaşayan kişilerin öncelikli olarak bir sağlık kuruluşuna giderek doktora muayene olması gerekmektedir. Yapılacak tetkiklerin sonucu, gerekli tedavi sürecine başlanır. Bazı vitaminlerin eksikliklerinin giderilmemesi sonucu ortaya çıkan hastalıklar, ilerleyen zamanlarda tedavi edilmesi daha zor bir hale gelebilmektedir.

Vitamin eksikliğine bağlı rahatsızlık yaşayan kişilerin bunu tedavi ettirmek için harekete geçmesi, gıdalar yolu ile temin edilemeyen vitaminler için doktor gözetiminde takviye edici vitamin ilaçları kullanılması gerekmektedir. 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/vitaminn-1675760057.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/vitaminn-1675760057.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/vitaminn-1675760057.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/vitaminn-1675760057.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/vitamin-eksikligi-belirtileri-nasil-anlasilir-4450</link>
                                <pubDate>Tue, 07 Feb 2023 11:49:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Mobil Sağlık Destek Tırı Hatay'da</title>
                                <description><![CDATA[Bölgeden gelen talepler doğrultusunda eksikleri gidermeye ve ihtiyaçları karşılamaya devam eden Antalya Büyükşehir Belediyesi Hatay’a 11 sağlık personeli ile...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Bölgeden gelen talepler doğrultusunda eksikleri gidermeye ve ihtiyaçları karşılamaya devam eden Antalya Büyükşehir Belediyesi Hatay’a 11 sağlık personeli ile 3 ambulans, 20 yataklı sağlık tırı ve ilaç gönderdi.

HATAY (İGFA) - Tüm imkanlarını depremzedeler için seferber eden Antalya Büyükşehir Belediyesi, arama kurtarma, barınma, giysi, yiyecek ihtiyaçlarının yanı sıra şimdi de sağlık hizmetiyle depremzedelerin yanında olacak. Deprem bölgesinde giden ve orada eksikleri yerinde görme şansı bulan Başkan Muhittin Böcek, “İnsanlarımız gerçekten çok zor durumda. Koordinede bazı aksaklıklar var. Yüce Türk Milleti, Türk halkı yardım etmek istiyor. Bizler de elimizden geleni yapmaya gayret gösteriyoruz. Yaraları birlikte saracağız” dedi.

 

BAŞKAN BÖCEK DUALARLA UĞURLADI

Ölü ve yaralı sayısının her dakika arttığına dikkat çeken Başkan Muhittin Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı’na bağlı Evde Sağlık Biriminde görevli aralarında uzman acil tıp teknisyeni, paramedik, hemşirelerin de bulunduğu 11 sağlık personelinin 3 ambulans, 20 yataklı sağlık destek tırıyla Hatay’da görev yapacağını söyledi.

Başkan Böcek, Cam Piramit’te kurulan Antalya Büyükşehir Belediyesi Afet Yardım Merkezi’nden sağlık görevlilerini ve mobil sağlık destek tırını dualarla Hatay’a uğurladı.

SEYYAR HASTANE

Seyyar hastanenin Hatay Uğur Mumcu Meydanı’nda hizmet vereceği bildirildi. Ekipte görev alan ve gönüllü olarak Hatay’a giden Büyükşehir Belediyesi sağlık personeli gerekli ekipman ve ilaçlarla yola çıktıklarını belirterek, depremzedelerin bir nebze de olsa yaralarını sarmaya gayret göstereceklerini belirtti.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/mobil-saglik-destek-tiri-hatay-da-1675861840-908-x750.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/mobil-saglik-destek-tiri-hatay-da-1675861840-908-x750.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/mobil-saglik-destek-tiri-hatay-da-1675861840-908-x750.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/mobil-saglik-destek-tiri-hatay-da-1675861840-908-x750.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/mobil-saglik-destek-tiri-hatayda-4480</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Feb 2023 16:30:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Yeni Yerinde Hizmet Veriyor</title>
                                <description><![CDATA[Daha önce Gimat'ta Podium AVM'nin yanında bulunan yerinde hizmet veren Ankara İl Sağlık Müdürlüğü yeni hizmet binasına taşındı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ankara İl Sağlık Müdürlüğü'nün yeni adresi şu şekilde:

 

ETLİK ŞEHİR HASTANESİ KAMPÜSÜ

G 6 KAPISI 

AYVALI MAHALLESİ HALİL SEZAİ ERKUT CADDESİ NO: 5

 

KEÇİÖREN/ANKARA

 

İletişim Bilgileri şu şekilde: 0.312. 797 30 00
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/12022302-1676188409.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/12022302-1676188409.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/12022302-1676188409.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/12022302-1676188409.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/ankara-il-saglik-mudurlugu-yeni-yerinde-hizmet-veriyor-4556</link>
                                <pubDate>Sun, 12 Feb 2023 10:49:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Depremzedelere bu cümleleri kurmayın!</title>
                                <description><![CDATA[Dr. Mert Akcanbaş, depremi yaşayan insanlarla konuşurken bazı söylemlerden uzak durulması gerektiğine dikkat çekti.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Depremlerin travma oluşturma açısından çocukları, hamile kadınları, sevdiklerini kaybetmiş bireyleri ve ruhsal hastalıkları olan kişileri etkilediğini belirten Dr. Mert Akcanbaş, depremi yaşayan insanlarla konuşurken bazı söylemlerden uzak durulması gerektiğine dikkat çekti.

İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mert Akcanbaş, doğal afetler sonrası ortaya çıkan travmalarla ilgili dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Dr. Mert Akcanbaş, özellikle depremi yaşayan bireylerle konuşulurken kullanılmaması gereken ifadelere ve gösterilmesi gereken yaklaşımlara değindi.

 

Ölüm, ağır yaralanma ve cinsel saldırıyla doğrudan karşılaşma, buna tanık olma, sevdiklerinin başına geldiğini öğrenme veya meslek gereği bu tür olayların detaylarına maruz kalma sonrası ortaya çıkan durumun psikolojik travma olarak tanımlandığını belirten Dr. Mert Akcanbaş, “Travma herkesin başına gelebilir. Ancak bazı insanlar travma yaşadıkları halde Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) geliştirmezler. TSSB olasılığının kişilik yapısı ile olan bir bağlantısı olduğu bilinmiyor. Kişinin geliştirdiği TSSB belirtilerinin sıklıkları ve şiddetleri belirli testlerle ölçülebilir. Travmanın başlıca özelliği ansızın ve beklenmedik şekilde ortaya çıkmasıdır. Deprem riski olduğunu bilsek bile bunun zamanını bilemeyeceğimizden afet ansızın ortaya çıkacaktır.” dedi.

TUTULMAYACAK SÖZLER VERİLMEMELİ…

Dr. Mert Akcanbaş, depremi yaşayan insanlara söylenmemesi gereken cümleleri şöyle sıraladı:

    Eleştirel ve suçlayıcı şekilde konuşulmamalı,     Konuşmalarda teknik terim kullanmaktan kaçınılmalı,     Mağdurların nasıl hissettikleri ile ilgili söylemler kullanılmamalı,     Deprem kaderde varmış, takdiri ilahi gibi açıklamalardan uzak durulmalı,     ‘Zaman her şeyin ilacı’, ‘Allah insana kaldırmayacağı yükü vermez’, ‘Dua et sen hayattasın’, ‘Senden beter durumda olanları düşün’ şeklinde konuşmalardan kaçınılmalı,     Mağdurlara tutulamayacak sözler verilmemeli,     Mağdur insanlar konuşmaya zorlanmamalı,

ÖZEL YAŞAMLARININ GİZLİLİĞİ KORUNMALI

Dr. Mert Akcanbaş, depremzedelere gösterilmesi gereken yaklaşımlarla ilgili tavsiyelerini şöyle paylaştı:

    Mağdurlara saygıyla davranılmalı,     Her zaman ulaşılabilir olunmalı,     Yardımlar kaliteli ve hızlı şekilde yapılmalı,     Mağdurların gelenek ve kültürel değerlerine saygı gösterilmeli,     Mağdurların özel yaşamlarının gizliliği korunmalı,     Mağdurların gereksinimlerine odaklanılmalı,     Mağdurlar defalarca aynı soruyu sorsalar bile yanıtlanmalı,     Mağdurlara gelişim ve eğitim düzeylerine uygun yanıtlar verilmeli,     Mağdurların ailelerine, sevdiklerine ve onlara destek olabilecek sosyal çevrelerine ulaşabilmeleri için çaba gösterilmeli.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/depremzedelere-bu-cumleleri-kurmayin-1676620350-361-x750.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/depremzedelere-bu-cumleleri-kurmayin-1676620350-361-x750.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/depremzedelere-bu-cumleleri-kurmayin-1676620350-361-x750.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/depremzedelere-bu-cumleleri-kurmayin-1676620350-361-x750.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/depremzedelere-bu-cumleleri-kurmayin-4683</link>
                                <pubDate>Fri, 17 Feb 2023 10:42:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Ankara'nın Antibakteriyel İlaçlama Ekipleri Deprem Bölgesinde</title>
                                <description><![CDATA[ABB Başkanı Mansur Yavaş çalışmaları sosyal medya hesaplarından, “Kahramanmaraş ve ilçelerinde deprem sonrası salgın hastalık riskine karşı antibakteriyel ve koku giderici dezenfektanlar ile ilaçlama çalışmaları yapıyoruz” notuyla paylaştı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi deprem sonrası salgın riskine karşı deprem bölgesinde antibakteriyel ve koku giderici temizlik, dezenfeksiyon ve ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor.

 

25 ARAÇ 50 PERSONEL İLE ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

   BelPLAS AŞ’nin 25 araç ve 50 personeli bölgede yaşam alanları öncelikli olmak üzere, mezarlıklarda, morglarda, çadırların ve defin alanlarının bulunduğu yerlerde mikroorganizma koku giderici ve kemirgenlere karşı ilaçlama çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.

    Çalışmaların devam ettiğini belirten ABB Başkanı Mansur Yavaş sosyal medya hesaplarından, “Kahramanmaraş ve ilçelerinde deprem sonrası salgın hastalık riskine karşı antibakteriyel ve koku giderici dezenfektanlar ile ilaçlama çalışmaları yapıyoruz” notunu paylaştı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/18022313-1676745789.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/18022313-1676745789.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/18022313-1676745789.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/18022313-1676745789.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/ankaranin-antibakteriyel-ilaclama-ekipleri-deprem-bolgesinde-4719</link>
                                <pubDate>Sat, 18 Feb 2023 21:41:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Çene Estetiği Neden Önemlidir?</title>
                                <description><![CDATA[Çene estetiği neden önemlidir sorusunun cevabı, belki de pek çok kişi tarafından bilinmez. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Çene estetiği neden önemlidir sorusunun cevabı, belki de pek çok kişi tarafından bilinmez. Estetik operasyon talebinde bulunanlar genellikle yüz, göz ve burun bölgesine odaklanır. Bu durum yüzün tamamında uyumlu bir görüntü elde edilmesi açısından yeterli değildir. Çene estetiği neden önemlidir sorusu, özellikle tüm yüzünde aynı anda değişiklik yapmak isteyenler açısından ele alınmalıdır. Çene estetiği genellikle diğer yüz estetik ameliyatları ile beraber yapılır. Böylece istenilen görüntüye ulaşmak daha kolay olur.

Çene estetiği öncesinde hastanın görüşüne de başvurulur. Hekim, çeşitli alternatifleri ekranda gösterir. Hasta da beklentilerini hekime açık şekilde ifade etmelidir. Bu sayede ideal bir yüz yapısına kavuşmak mümkün olur.

 

Çene Estetiği Nasıl Yapılır?

Çene estetiğinin yapılış şekli çenenin pozisyonuna göre değişiklik gösterir. Yan profilden bakıldığında eğer çene burundan daha öndeyse törpüleme işlemi yapılabilir. Çenenin geride olması halinde dolgu malzemesi kullanılabilir. Bazı durumlarda daha ciddi müdahaleler yapılması gerekebilir. Kaza sonucu oluşan çene kırıkları gibi durumlar söz konusuysa çene cerrahı ile plastik cerrahın operasyonu birlikte gerçekleştirmesi gerekebilir.

Çene estetiği öncesinde hasta genel anesteziye hazır olmalıdır. Hastadan çeşitli kan tahlilleri istenir. Aynı zamanda dental görüntüleme teknikleri de kullanılabilir. Hasta, operasyon öncesinde kan sulandırıcı ilaçları kullanmayı bırakmalıdır. Bu süreçte kan sulandırıcı gıdalar da çok fazla tüketilmemelidir.

 

Kimler Çene Estetiği Yaptırabilir?

Çene estetiği yaptırabilecek olanlar, çene yapısından memnun olmayanlardır. Aynı zamanda kaza ya da darbe sonucu çenesinde hasar meydana gelenler de çeşitli estetik operasyonlar geçirmek zorunda kalır. Çene estetiği neden önemlidir sorusu da bu açılardan değerlendirilmelidir. Çene estetiği, burun estetiği ile bir arada yapılabilir. Bu sayede simetrik bir görüntü ortaya çıkar. Çene operasyonlarında diğer estetik operasyonlarda olduğu gibi 18 yaş sınırı vardır.

Çene estetiği sırasında törpüleme ya da dolgu işlemi yapılabilir. Burundan geride kalan çene yapısında, dolgu uygulaması gerçekleştirilir. Dolgu işlemi son derece kolaydır. Lokal anestezi yapılmadan da bu işlem yapılabilir. Çenenin ileride kaldığı durumlarda törpü yapılması gerekir. Törpüleme için hastaya genel anestezi yapılması gerekir. Törpüleme ağzın iç kısmından ya da dıştan yapılabilir. Törpüleme işlemi sonucu genelde iz kalmaz. Yaklaşık iki saat süren bu işlem sonunda, en az iki hafta istirahat şarttır.

 

Çene Estetiği Sonrası Nelerde Dikkat Edilmelidir?

Çene estetiği sonrası dikkat edilmesi gerekenlerin başında doktorun tavsiyelerine uymak gelir. Törpüleme işlemi sonrası belirli seviyede ağrı olması normaldir. Ağrının azalması ve geçmesi için doktorun tavsiye ettiği ilaçlar kullanılmalıdır.

Çene estetiği sonrası dinlenmek önemlidir. Estetik operasyon sonrası aşırı ağrı, şişlik gibi sorunlar ortaya çıkarsa hekime bilgi verilmelidir. Çene estetiği neden önemlidir sorusunun cevabını arayanlar, ilk başta güvenebilecekleri bir hekim seçmeye dikkat etmelidir. Bu sayede herhangi bir endişe taşımadan istediğiniz çene yapısına kavuşabilirsiniz. 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/ceneestetik-1676879900.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/ceneestetik-1676879900.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/ceneestetik-1676879900.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/ceneestetik-1676879900.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/cene-estetigi-neden-onemlidir-4733</link>
                                <pubDate>Mon, 20 Feb 2023 10:55:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Dünya Doktorlarından Deprem Bölgesine İlkyardım Desteği</title>
                                <description><![CDATA[6 Şubat'ta meydana gelen 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki iki büyük depremin ardından, Dünya Doktorları (DDD), depremin 12. gününde Hatay’da ve Suriye’de depremlerden etkilenen insanlara uzun vadeli ve sürdürülebilir insani yardım sağlamak için desteğini sürdürü]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Orta Güneydoğu Türkiye’de ve Suriye sınırına yakın yerde meydana gelen yıkıcı depremler binlerce kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı.  Dünya Doktorları, depremlerin yaşandığı bölgelerde ihtiyaçları belirlemek üzere hızlı bir şekilde harekete geçti ve depremin ilk anından bu yana çalışmalarına devam etti.  Merkezi Türkiye’nin Kahramanmaraş ili olan ve Kuzey Batı Suriye'nin özellikle Halep ve İdlib bölgelerini ağır bir şekilde etkileyen 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki iki depremden etkilenen insanlara ilk yardım ve tıbbi müdahale sağlayan Dünya Doktorları, bölge partnerlerinin desteğini gördü. Afet bölgesindeki çalışmalarına 24 saat içerisinde İnigo Pharma ilaç bağışında bulundu ve Project HOPE ve SAMU arama kurtarma ekipleri ile zamana karşı verilen yarışa destek verdi. 

 

Dünya Doktorları Başkanı Hakan Bilgin, “6 Şubat sabahı Türkiye ve Suriye’yi vuran yıkıcı depremlerden sonra Dünya Doktorları, sahra çadırları ile sahadaki faaliyetlerini sürdürüyor. Afetin ilk anından bu yana depremzedeler ve ekiplerimiz için güvenli alan olarak kullanılacak konteynerler Hatay'a ulaşmaya başladı. Sağlık çalışanlarımız aracılığıyla ilk yardım, ilaç, battaniye, kit dağıtımı yapılmaya da devam ediyor. Psikologlarımız, afet sonrası travma için psikolojik ilk yardım amacıyla bölgede çalışıyor. Ayrıca, İdlib'te bulunan 5 kliniğimiz aracılığıyla acil tıbbi müdahale yapıyoruz. Buna ek olarak, enkaz altından yaralı olarak kurtulan ve geride kalan insanlara hizmet veren hastanelerin çağrısına İdlib Sağlık Müdürlüğü'ne ilaç bağışında bulunarak yanıt verdik. Ülkede çok sayıda bina ve sığınak yıkılırken, halihazırda yetersiz olan sağlık tesisleri ve hastaneler kullanılamaz hale geldi ve sağlık personelinin birçoğu da aileleri ile birlikte afetzede durumunda. Dünya Doktorları olarak, depreme yönelik acil müdahale projesi kapsamında oluşan insan kaynağı açığını doldurmak üzere Suriye'nin Afrin bölgesi için işe alım yapacağız” dedi. 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/20022301-1676880019.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/20022301-1676880019.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/20022301-1676880019.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/20022301-1676880019.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/dunya-doktorlarindan-deprem-bolgesine-ilkyardim-destegi-4734</link>
                                <pubDate>Mon, 20 Feb 2023 10:58:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Kırık Sonrası Yapılması Gerekenler, Tedavi ve İyileşme Süreci</title>
                                <description><![CDATA[Yüzyılın felaketini yaşadığımız bugünlerde ülke olarak hepimiz büyük acılar içindeyiz. Deprem esnasında düşmeye bağlı ya da enkaz altından çıkarılan depremzedelerin büyük çoğunluğunda kemik kırıkları oluştu.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Yetişkin bir insan vücudunda toplam 206 adet kemik bulunuyor. Bu kemikler vücudumuzun iskeletini oluşturup, bulundukları bölgelere göre çeşitli görevler üstleniyor. Bazı kemiklerimiz ayakta dik durmamızı ve hareket etmemizi sağlarken, kafatası ve göğüs kafesi gibi bazı kemiklerimiz ise beyin, kalp ve akciğerler gibi hayati önem taşıyan organlarımızı korumakla görevlidir. Vücudumuzdaki kemikler uzun, kısa ve yassı kemikler olarak üç gruba ayrılıyor. Yapısal olarak birbirlerine benzemekle birlikte farklı oldukları yönleri de bulunuyor. Kırık dediğimizde, kemik dokunun bütünlüğünün bozulmasından bahsediyoruz. Bu bozulma, bulunduğu kemiğin yerine, şekline, hastanın yaşına, travmanın şekline ve büyüklüğüne bağlı olarak değişebilir.

Kemik kırıkları sonrasında yapılması gerekenler, tedavisi ve iyileşme süreci hakkında bilgiler aktaran Therapy Sport Center Fizik Tedavi Merkezinden Uzman Fizyoterapist Leyla Altıntaş, şunları anlattı.

 

Genel olarak kırıklar 4 ana grupta incelenebilir

 

Genel olarak kırıkların 4 ana grupta incelendiğini kaydeden Uzman Fizyoterapist Leyla Altıntaş, şunları söyledi:

 

1-Kısmi kemik kırıklarında, kemiğin bütünlüğü kısmen bozulmuş, ama kemik hala bütündür. Çatlak olarak bile tanımlanabilir.

2-Basit kemik kırıklarında, kemik bütünlüğü bozulmuş, kemik iki parçaya ayrılmış, fakat kırık uçları birbirine yakındır. Yumuşak dokuda minimal zarar vardır.

3-Açık kemik kırıkları, en tehlikeli gruba girmektedir. Kemiğin kırılan uçlarından biri ya da her ikisi çevre yumuşak dokuları yırtarak cilt yüzeyine çıkmıştır.

4-Parçalı kemik kırıklarında, kemik birden fazla yerden kırılmıştır.

 

Kırık sonrasında ilk yardım nasıl yapılır

 

Kemik kırığındaki belirtilere bakacak olursak, kırığın yerine ve şekline bağlı olarak farklılıklar gösterse de, genel olarak hareketle ve hareketsizken oluşan şiddetli ağrı, bölgesel şişlik, ödem, kanama, ısı artışı ve şekil bozukluğu gibi belirtilerdir. Kırığın tam teşhisinin konulabilmesi için röntgen ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden faydalanılabilir. Genellikle kırıklar, röntgen görüntüleriyle tespit edilebilirken, daha küçük kemiklerde bulunan bazı kırıklar sadece bilgisayarlı tomografide görüntülenebilmektedir.

Uzman Fizyoterapist Leyla Altıntaş, bir kaza esnasında kırık durumundan şüpheleniliyorsa, ilk yardım olarak yapılabileceklere dair şunları belirtti:

 

1-Öncelikle hastayı kıpırdatmamak gerekir, sonrasında eğer birkaç bölgede kırık olmasından şüpheleniyorsak, ilk olarak hayati tehlike oluşturabilecek kırığa müdahale etmek gerekir.

2-Açık kırık varsa, kan kaybını engellemek ve enfeksiyon riskini azaltmak için üzeri bir bezle kapatılmalıdır.

3-Uzun kemik kırıklarında, kemik doku alttan ve üstten tahta ya da sert karton gibi ortamda hangi materyal bulunabilirse onunla sabitlenerek sarılmalıdır.

4-El, kol, bacak gibi kırıklarda sabitleme yapılırken, parmaklar sargı dışında bırakılarak parmak ucundaki renk değişimleri ile dolaşımın durumu gözlenmelidir.

5-Hasta mümkün olan en kısa sürede, mümkünse ambulansla sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

 

Kırık tedavisi ve iyileşme süreçleri nasıl oluyor

Kırık tedavisi ve iyileşme süreci hakkında bilgiler veren Uzman Fizyoterapist Leyla Altıntaş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kırığın tedavisinde öncelikli olarak, kırığın olduğu kemiğin yeri, kırığın şekli ve büyüklüğü görüntüleme yöntemiyle tespit edilir. Kırık uçları ayrışmamışsa, basit alçılama yöntemiyle tedavi edilebilmektedir. Eğer, ayrışma var fakat kapalı olarak yerine oturtulabilecek seviyedeyse, kırık uçları birbirine temas ettirilerek yine alçılama yöntemi uygulanır. Açık kırıklar ve parçalı kırıklarda çoğunlukla cerrahi gerekmektedir. Bu durumda ameliyatlarla doku açılarak kırık uçları bir araya getirilir ve çivi ya da plakalar yardımıyla kemikler birbirine tutturulur tekrar dokular dikilerek kapatılır. Sonrasında ameliyat edilen kemik dokusu etrafında atelleme yapılır. Kırığın iyileşme süreçleri, kemiğin yapısına ve kırığın şekline bağlı olarak değişiklik göstermekle beraber ortalama 6 ile 8 hafta arasında değişmektedir. Bu süre kemiğin büyüklüğüne göre artıp azalabilir.” dedi.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/22022302-1677052126.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/22022302-1677052126.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/22022302-1677052126.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/22022302-1677052126.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/kirik-sonrasi-yapilmasi-gerekenler-tedavi-ve-iyilesme-sureci-4781</link>
                                <pubDate>Wed, 22 Feb 2023 10:46:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Verileri TÜİK açıkladı... Türkiye kalpten ölüyor!</title>
                                <description><![CDATA[ TÜİK, 2009 yılından bu yana MERNİS veritabınında yer alan ölüm verisinden Sağlık Bakanlığı Ölüm Bildirim Sistemi'nden elde edilen neden veriyi kullanarak yayımladığı "Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri"nin 2021 yılına ilişkin değerlerini açıkladı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[TÜİK, 2021 yılına ilişkin "Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerini" yayımladı. Kaba ölüm hızı en yüksek iller arasında Sinop ve Kastamonu olurken, dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu il Afyonkarahisar oldu. COVID-19 kaynaklı ölüm sayısı da 2020 yılında 22 bin 136 iken, 2021 yılında 65 bin 198 oldu.

ANKARA (İGFA) - TÜİK, 2009 yılından bu yana MERNİS veritabınında yer alan ölüm verisinden Sağlık Bakanlığı Ölüm Bildirim Sistemi'nden elde edilen neden veriyi kullanarak yayımladığı "Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri"nin 2021 yılına ilişkin değerlerini açıkladı.

2020 yılında 507 bin 938 olan ölüm sayısı, 2021 yılında yüzde 11,4 artarak 565 bin 594 oldu. Ölen kişilerin 2020 yılında yüzde 56'sını erkekler, yüzde 44'ünü kadınlar oluştururken 2021 yılında ölen kişilerin yüzde 54,6'sını erkekler, yüzde 45,4'ünü kadınlar oluşturdu.

KABA ÖLÜM HIZI BİNDE 6,7 OLDU

Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2020 yılında binde 6,1 iken 2021 yılında binde 6,7 oldu. Diğer bir ifade ile 2020 yılında bin kişi başına 6,1 ölüm düşerken 2021 yılında bin kişi başına 6,7 ölüm düştü. Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu iller, binde 12,7 ile Sinop ve Kastamonu oldu.

Kaba ölüm hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2021

 

ÖLÜM NEDENLERİ ARASINDA DOLAŞIM SİSTEMİ KAYNAKLI HASTALIKLAR İLK SIRADA YER ALDI

Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, 2021 yılında yüzde 33,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 14,0 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 13,4 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

Nedenlere göre ölüm oranı, 2020, 2021

 

Dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu il, Afyonkarahisar oldu. 

Dolaşım sistemi hastalıklarından ölenler illere göre incelendiğinde, 2021 yılında dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 43,4 ile Afyonkarahisar oldu. Bu ili yüzde 43,1 ile Aydın, yüzde 42,0 ile Çanakkale, yüzde 40,2 ile Balıkesir izledi.

Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il ise yüzde 26,1 ile Kayseri oldu. Bu ili yüzde 27,4 ile İstanbul, yüzde 27,6 ile Kocaeli, yüzde 28,3 ile Muş ve Eskişehir izledi.

TÜMÖRDEN KAYNAKLI ÖLÜMLERE EN ÇOK GIRTLAK VE SOLUK BORUSU/BRONŞ/AKCİĞER TÜMÖRÜ NEDEN OLDU
 
İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 29,7'sinin gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümöründen, yüzde 7,7'sinin lenfoid ve hematopoetik kötü huylu tümöründen, yüzde 7,6'sının midenin ve kolonun kötü huylu tümörlerinden öldüğü görüldü.

İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümlerin en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2021

 

COVID-19 KAYNAKLI ÖLÜM SAYISI 65 BİN 198 OLDU
 
COVID-19 kaynaklı ölüm sayısı 2020 yılında 22 bin 136 iken 2021 yılında 65 bin 198 oldu. COVID-19 nedeniyle 2021 yılında ölenlerin 35 bin 693'ünü erkekler, 29 bin 505'ini kadınlar oluşturdu. COVID-19 kaynaklı ölümler yaş grubuna göre incelendiğinde, COVID-19 kaynaklı ölümlerin 2020 yılında en fazla olduğu yaş grubunun 65-74, 2021 yılında ise 75-84 olduğu görüldü. COVID-19 nedeniyle 2021 yılında 75-84 yaş grubunda ölenlerin 9 bin 493'ünü erkekler, 8 bin 566'sını kadınlar oluşturdu.

Yaş grubu ve cinsiyete göre COVID-19 kaynaklı ölümler, 2020, 2021

 

BEBEK ÖLÜM HIZI BİNDE 9,2 OLDU
 
Bebek ölüm sayısı, 2020 yılında 9 bin 657 iken 2021 yılında 9 bin 938 oldu.

Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2020 yılında binde 8,7 iken 2021 yılında binde 9,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2021 yılında bin canlı doğum başına 9,2 bebek ölümü gerçekleşti.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/verileri-tuik-acikladi-turkiye-kalpten-oluyor-1677138116-202-x750.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/verileri-tuik-acikladi-turkiye-kalpten-oluyor-1677138116-202-x750.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/verileri-tuik-acikladi-turkiye-kalpten-oluyor-1677138116-202-x750.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/verileri-tuik-acikladi-turkiye-kalpten-oluyor-1677138116-202-x750.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/verileri-tuik-acikladi-turkiye-kalpten-oluyor-4805</link>
                                <pubDate>Thu, 23 Feb 2023 10:13:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Vitamin Eksikliği Belirtileri Nasıl Anlaşılır?</title>
                                <description><![CDATA[Vücudun tüm fonksiyonlarının yerine getirilmesinde vitaminlerin büyük görevi vardır. Vitamin eksikliği belirtileri sonucu bağışıklık sistemi başta olmak üzere, kansızlık gibi çok farklı hastalıklar meydana gelebilir.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Vücudun tüm fonksiyonlarının yerine getirilmesinde vitaminlerin büyük görevi vardır. Vitamin eksikliği belirtileri sonucu bağışıklık sistemi başta olmak üzere, kansızlık gibi çok farklı hastalıklar meydana gelebilir. Vitamin eksikliği oluşmaması için yapılması gerekenlerin başında dengeli ve yeterli beslenmek gelmektedir. Dengeli beslenme yolu ile yeterli miktarda alınamayan vitaminlerin ise, takviye edici vitamin ilaçları ile temin edilmesi gerekir.

Vitamin eksikliğinde oluşan belirtiler nelerdir?

Vücutta farklı işlevleri bulunan vitaminlerin, vücutta yeteri miktarda bulunması gerekir. Gerekli dozda temin edilmeyen vitamin eksikliği, vücut sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Vitamin eksikliği belirtileri kişiden kişiye farklı olabilmekle birlikte genel olarak görülen belirtiler şu şekildedir:

Vücutta yorgunluk hali

Beynin enerji üretimine katkı sunan B1 vitamini vücutta eksik olduğu takdirde, kişide sürekli yorgunluk hali oluşmaktadır. Uzun süre devam eden bu yorgunluk beraberinde halsizliği de getirmektedir.

Konsantre olamama

B12 vitamini eksik olan kişiler, zihinsel bir yorgunluk hali yaşamaktadır. Zihinsel becerilerin zayıf kalması, konsantre olamama ve unutma gibi şikayetleri bulunan kişilerin B12 vitamini eksikliğini gidermesi gerekir.

Kansızlık

Çeşitli sebeplere bağlı olarak oluşan kansızlığın en belirgin sebeplerinden biri de vitamin eksikliğidir. Kan hücresi üretimi sağlayan B9 vitamininin vücutta eksik olması sonucu anemi yani kansızlık oluşmaktadır.

Görme bozuklukları

Gözler ve görme için son derece önemli olan A vitamini, vücutta eksik olduğu takdirde görme bozuklukları yaşanabilir. A vitamini eksikliği sonucu, göz kuruması ve gece körlüğü gibi yaşamsal sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Vücutta morluklar

C vitamini eksik olan kişilerin vücut dokularını yenilemesi ve hasar gören hücrelerin kendini yenilemesi daha uzun zaman alır. Bu yüzden C vitamini eksikliği olan kişilerin vücudunda deri üzerinde kırmızı ve mavi renkte morluklar oluşur. Vitamin eksikliği belirtileri arasında yer alan bu şikayetleri taşıyan kişilerin C vitaminini kontrol ettirmesi ve takviye etmesi gerekmektedir.

Deri hastalıkları

B6 vitamini eksik olduğu takdirde deri hastalıkları daha fazla meydana gelir.  En belirgin deri hastalıkların başında da egzama, dudak ve dilde çatlama görülüyor.

Eklem ağrıları

Toplumun büyük kesiminde eklem ağrısı şikayeti yaşanmaktadır. Farklı sebepleri de bulunan eklem ağrılarının temel tetikleyicisi D vitamini eksikliğidir. Kemik gelişimi için faydalı olan D vitamini vücutta eksik olduğu zaman vücudun tamamında eklem ağrıları, halsizlik gibi belirtiler meydana gelir.

Saç dökülmesi

Saç dökülmesi, erkekler kadar kadınlarında en fazla şikayetçi oldukları konulardan biridir. Saç ve tırnaklarda görülen sorunlar genellikle B7 vitamini eksikliği ile oluşmaktadır. Vücudunda B7 vitamini eksik olan kişilerde saç dökülmesi, kepek oluşumu,  tırnaklarda kırılma ve tırnak üzerinde leke oluşumu gibi çeşitli rahatsızlıklar meydana gelmektedir.

Durmayan kanamalar

K vitamini eksikliğinin en belirgin sonuçlarından biri vücudun çeşitli yerlerinde nedensiz meydana gelen kanamalardır. K vitamini eksikliğinde idrardan kan gelmesi,  regl kanamalarının uzun sürmesi, sebepsiz şekilde burnun kanaması gibi sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Durdurulamayan kanamalar vücudun kansız kalmasına ve ciddi sorunlara da neden olmaktadır.

Kaslarda güçsüzlük

Kas zayıflığı yaşayan kişiler, günlük rutin işlerini yerine getirirken dahi zorluk çekerler. Kasların gücünü kaybetmesi sonucu ortaya çıkan bu durum E vitaminin yeteri miktarda vücutta bulunmamasının bir nedenidir. Tedavi edilmeyen E vitamini eksikliği sonucu denge kaybı da yaşanabilmekte ve kişiler düzgün bir şekilde yürümekte ve ayakta durmakta zorluk çekmektedir.

Vitaminler nasıl temin edilmeli?

Yukarıda da saydığımız gibi vücudun sağlıklı bir şekilde işlevlerini yerine getirebilmesi için çok fazla vitamine ihtiyacı vardır. Bu vitaminlerin bir çoğu doğru beslenme ile temin edilebilir. Bunun için tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve ihtiyacımız olan vitamin içerikli gıdaların tüketilmesi gerekir. Vitamin bakımından zengin olan süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemiş ve tahıl ürünleri, meyve, et ve balık gibi gıdaları tüketmek gerekir. Yine özellikle D vitamini eksikliğinden kurtulmanın en güzel yollarından biri de bol bol güneş ışığından yararlanmaktır.

Vitamin eksikliği olanlar ne yapmalı?

Vitamin eksikliği belirtileri yaşayan kişilerin öncelikli olarak bir sağlık kuruluşuna giderek doktora muayene olması gerekmektedir. Yapılacak tetkiklerin sonucu, gerekli tedavi sürecine başlanır. Bazı vitaminlerin eksikliklerinin giderilmemesi sonucu ortaya çıkan hastalıklar, ilerleyen zamanlarda tedavi edilmesi daha zor bir hale gelebilmektedir.

Vitamin eksikliğine bağlı rahatsızlık yaşayan kişilerin bunu tedavi ettirmek için harekete geçmesi, gıdalar yolu ile temin edilemeyen vitaminler için doktor gözetiminde takviye edici vitamin ilaçları kullanılması gerekmektedir. 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/vitamin-1677323617.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/vitamin-1677323617.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/vitamin-1677323617.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/vitamin-1677323617.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/vitamin-eksikligi-belirtileri-nasil-anlasilir-4820</link>
                                <pubDate>Sat, 25 Feb 2023 14:10:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Organ Nakli</title>
                                <description><![CDATA[Organ nakli, kişinin ihtiyacına göre canlıdan ya da bir kadavradan yapılan bir operasyon olarak tanımlanabilir. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Tedaviye cevap vermeyen ve tıbben müdahalesi mümkün olmayan hastalıklar sebebiyle görevini yerine getiremeyen ve hasar görmüş organların yerine canlı ya da ölü bireylerden alınan sağlam organla değiştirilmesi olarak bilinir. Karaciğer, böbrek pankreas, bağırsak ve kalp nakilleri kadavradan alınarak ihtiyacı olan kişiye nakledilebilir.

Organ nakli nedir?

Organ bağışçısı olan bir kişiden organ ya da dokunun alınarak ihtiyacı olan bir alıcıya yerleştirme işlemine organ nakli adı verilir. Alıcının organının işlevinin yerine getirememesi, hasar görmesi ve yaralanma sebebiyle çalışamadığı ve görevi yerine getiremediği durumlarda organ naklinden yararlanılır.

Kimler organ ve doku bağışlayabilir?

Organ bağışçısı olan kişiler öldükten sonra organlarını ihtiyacı olan kişilere nakledilebilir. Bunun yanında kişi hayattayken bir böbreğini ya da karaciğerinin bir kısmını bağışlayabilmektedir. Böbrek ve karaciğer nakilleri genellikle nakledilecek hastanın yakını ya da arkadaşı olabilmektedir.

Kadavra (donör) verici: Organ bağışçısının, trafik kazası gibi nedenler dolayı beyin ölümü gerçekleştiğinde organları bağışlanarak kadavra verici olarak tanımlanır.

Canlı donör: Organ nakli ihtiyacı bulunan hastanın çevresi ya da ailesi kan, doku gibi uyumluluklarda bağışta bulunabilmektedir.

Hangi organ ve dokular nakledilebilir?

Her yaş ve cinsten insanlar organ bağışçısı olabilmektedir. Organ bağışçısı olan kişi hayatını kaybettiğinde yaşına, donör uygunluğuna ve sağlık geçmişine bakılır. Buna göre bağış için uygunluğu tespit edilir. Nakil yapılacak organlar şu şekilde sıralanabilir:


	Karaciğer
	Pankreas
	Kalp
	Akciğer
	Bağırsak
	Kornea
	Deri
	Kemik ve kemik iliği
	Kalp kapakçığı
	Bağ dokusu


Organ bağışında bulunmak için nereye başvuru yapılır?

Organ bağışı için kişinin kamu ya da özel hastanelerde ‘Organ Nakil Koordinatörlüğü’ne başvuru yapması gerekir. Organ bağışı başvurusu yapıldıktan sonra kişinin sağlık bilgilerini içeren ‘Doku ve Organ Bağış Belgesi’ kartı hazırlanmalıdır. Bu kart kişinin her zaman yanında olmalıdır. Organ bağışçısının ailesi de bu konuda bilgilendirilmedir.

Organ nakli sonrası hayat

Organ nakli olan kişiler hayatlarının devamında düzenli muayene olması ve ilaç kullanması gerekebilir. Nakledilen organ vücuda girdiğinde vücut o organa yabancı gibi davranıp reddetme durumuna geçebilir. Bu reddetme durum ilaçlarla önlenebilmektedir. Nakledilen organın vücuda kendini kabul ettirebilmesi için sağlıklı bir yaşam tarzı benimsenerek bağışıklığı güçlendirmek gerekir. Yeterli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve sigara içmemek bağışıklığı güçlendirmeden etkili olmaktadır.

Organ naklinde kan ya da doku uyumu gerekir mi?

Organ nakli sırasında alıcı ve verici arasında kan uyumu gerekmektedir. AB Rh(+) genel alıcı, 0Rh(-) ise genel verici olarak tanımlanır. Örnek olarak A Rh(+) bir alıcı; 0 Rh(+), 0 Rh(-), A Rh(+), A Rh(-) vericilerden böbrek alabilmektedir. Bu noktada doku uyumu aranmaz. Fakat doku uyumu olduğu durumlarda naklin de başarı oranı artmaktadır. Karaciğer naklinde doku uyumu aranmamaktadır. Sadece kan uyumu yeterli olur.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/organ-1677323749.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/organ-1677323749.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/organ-1677323749.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/organ-1677323749.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/organ-nakli-4821</link>
                                <pubDate>Sat, 25 Feb 2023 14:13:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>İşitme Cihazı Ankara</title>
                                <description><![CDATA[İşitme cihazı Ankara ihtiyaçlarınız için hoş geldiniz. Bilindiği üzere işitme cihazları, farklı şekillerde giyilebilir.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İşitme cihazı Ankara ihtiyaçlarınız için hoş geldiniz. Bilindiği üzere işitme cihazları, farklı şekillerde giyilebilir. Bazıları kulak içi, bazıları arkasında veya kulak üstünde kullanılır. Daha farklı kullanıma sahip işitme cihazları bulunmaktadır. İşitme cihazları, birçok farklı teknolojik özellikle donatılmışlardır. İrili ufaklı pek çok farklı parçanın bir araya gelmesiyle oluşur. Farklı özellikleri bünyesinde barındırır. Bu özellikler, kullanıcıların farklı ortamlarda ve durumlarda daha iyi işitme deneyimi yaşamasına yardımcı olmaktadır.

İşitme Cihazı Ankara

Ankara’da işitme kaybı yaşayan, işitme cihazı arayan kişi sayısı oldukça fazladır. İşitme cihazları, birçok kişi için önemli bir araçtır. İşitme kaybı yaşayan insanlar, işitme cihazları sayesinde daha rahat bir yaşam sürdürebilirler. İşitme cihazları, işitme kaybının derecesine ve nedenine göre farklı seviyelerde işlevsellik sunar. İşitme cihazı kullanımı, sağlık profesyonelleri tarafından belirlenir ve cihazların kullanımı sırasında doğru şekilde bakım ve temizlik yapılması gerekir.

Sonuç olarak, işitme cihazları, işitme kaybı yaşayan insanlar için hayatlarını kolaylaştıran önemli bir araçtır. Bu cihazların doğru bir şekilde kullanımı ve bakımı, kullanıcılara daha iyi işitme deneyimi yaşatır. Yaşam kalitelerini artırır. Farklı nedenlerden dolayı işitme kaybı yaşayan kişiler için cihazların önemi büyüktür. 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/isitmecihazi-1677325642.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/isitmecihazi-1677325642.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/isitmecihazi-1677325642.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/isitmecihazi-1677325642.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/isitme-cihazi-ankara-4824</link>
                                <pubDate>Sat, 25 Feb 2023 14:45:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Kızılay Hijyen Malzemesi Dağıtımlarına Ağırlık Veriyor</title>
                                <description><![CDATA[Kızılay, battaniye, kışlık kıyafet, ısıtıcı, mama, çocuk bezi, gıda kolisi ve hijyen kolisi gibi malzemeleri dağıtımına devam ediyor. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[11 ili etkileyen depremin ardından Kızılay tüm afet bölgesinde günde üç öğün olarak verdiği beslenme desteğinin yanı sıra özellikle çadır kentlerde ve kırsal kesimlerde kalan afetzedelere diğer insani yardım malzemelerini de ulaştırıyor. Kızılay, battaniye, kışlık kıyafet, ısıtıcı, mama, çocuk bezi, gıda kolisi ve hijyen kolisi gibi malzemeleri dağıtımına devam ediyor. 

Kızılay, özellikle çadırkentlerde yaşayan afetzedelerin temizlik koşullarından olumsuz etkilenmemesi için de çaba sarf ediyor. Kızılay hem afetin yıkıma uğrattığı şehirlerde hem de köylerde battaniye, ısıtıcı, gıda kolisi, kuru gıdanın yanı sıra hijyen seti ve temizlik malzemesi dağıtımı gerçekleştiriyor. Vatandaşların afet bölgesinde Kızılay’a emanet ettiği yüzbinlerce parçadan oluşan giyim malzemeleri de afetzedelere ulaştırıldı. 

Deprem bölgesinde salgın hastalıkların yayılmaması için de büyük çaba sarf eden Kızılaycılar, yaklaşık 1 milyon kişinin ihtiyacını karşılayacak miktarda hijyen seti, temizlik malzemesi ve sağlık malzemesini bölgede ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Bebekler için bölgeye on binlerce mama ve bebek bezini de ulaştırılarak dağıtımları gerçekleştirildi.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/26022304-1677362603.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/26022304-1677362603.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/26022304-1677362603.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/26022304-1677362603.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/kizilay-hijyen-malzemesi-dagitimlarina-agirlik-veriyor-4835</link>
                                <pubDate>Sun, 26 Feb 2023 01:02:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Çankaya Belediyesi'nden Ücretsiz Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti</title>
                                <description><![CDATA[Çankaya Belediyesi, bünyesinde bulunan üç noktada ağız ve diş sağlığı hizmetini ücretsiz olarak veriyor. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Çankaya Belediyesinin Dikmen, Yıldız ve 100. Yıl’da bulunan ağız ve diş sağlığı poliklinikleri, ücretsiz sağlık hizmeti vermeye devam ediyor. Vatandaşların sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın sağlıkta eşitlik ilkesi ile verilen ücretsiz hizmette diş çekimi, dolgu, diş taşı temizliği yer alıyor.  

  

Çankaya Belediyesinin diş çekimi, dolgu, diş taşı temizliği işlemlerinden yararlanmak için randevu almak yeterli oluyor. Hizmetin verildiği ağız ve diş sağlığı polikliniklerinin adres ve telefonları ise şöyle:  


Hüseyin Kölemenoğlu Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği: Aydınlar Mah. Çelikkale Sok. No: 14 Dikmen Tel: 482 56 60

Prof. Dr. Nusret Fişek Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği: Sancak Mah. Turan Güneş Bulvarı 516. Sokak Yıldız Hizmet Binası içi Tel:  458 90 40 

100. Yıl Çankaya Evi Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği: İşçi Blokları Mahallesi 1534. Sokak ile 1524. Sokak Kesişimi Tel: 285 85 99 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/28022303-1677569172.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/28022303-1677569172.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/28022303-1677569172.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/02/28022303-1677569172.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/cankaya-belediyesinden-ucretsiz-agiz-ve-dis-sagligi-hizmeti-4874</link>
                                <pubDate>Tue, 28 Feb 2023 10:24:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Kulak temizlerken kulağınıza zarar vermeyin!</title>
                                <description><![CDATA[Bilinçsizce kullanılan kulak çubuklarının oldukça riskli olduğunu ifade eden Nev Esentepe Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Op. Dr. Serkan Çorakçı, bu konuda önemli bilgiler verdi.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[BURSA (İGFA) - Kulaklarımız hassas organlarımız arasında yer alıyor. Kulaklarda biriken kirlerin kötü görünümünü gidermek için sıklıkla kulak çubuğu kullanılıyor. Kulak çubuğunun kullanımı arttıkça kulakta biriken kirlerin miktarı da artıyor.

 

KULAĞIN SADECE DIŞ KISMI TEMİZLENMELİ

"Kulaklarınızı temizlemek için kullandığınız pamuklu çubuklarla, kulak kirini daha fazla itmiş oluyorsunuz” diyen Dr. Çorakçı, “Bu durum da kulaklarınıza daha fazla zarar veriyor. Kulak kiri, sadece kulağın dış kısmında birikmektedir. Kulak çubuğu ya da farklı materyallerle kulakların oynanması sonucunda da kulak kiri içeri doğru itilmekte ve bu durum ciddi sorunları beraberinde getirebilmektedir" dedi.

 

Kulak çubuğu kullanmanın kulağa verilebilecek en büyük zararlardan biri olduğunu aktaran Op. Dr. Çorakçı, “Kulak çubuğuyla ya da bu iş için kullanılan farklı materyaller ile kulağın temizlenmesi esnasında kulak zarına rahatlıkla zarar verilebiliyor. Öyle ki yanlış bir hareketle çubuk içeri dönük batabilir, bunun batması sırasında da hastada işitme tamamen gidebilir ve kulak zarı delinebilir. Hatta yüz felci de ortaya çıkabilir” diye konuştu.

Dr. Serkan Çorakçı, kulakların nasıl doğru temizlenebileceği hakkında da bilgiler verdi.

Çorakçı, “Temizlemek için en doğrusu, bir kulak burun boğaz hekimine gidip basit şekilde mikroskop altında veya başka bir cihazla kulak yolunun temiz hale getirilmesi ve sonrasında bazı damlalarla problemin çözülmesidir. Kulak temizleme çubuğu bilinenin aksine kulağın iç kısmı için değil, kulağın sadece kıvrımlı bölgelerini temizlemek için kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/03/kulak-temizlerken-kulaginiza-zarar-vermeyin-1677858658-118-x750.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/03/kulak-temizlerken-kulaginiza-zarar-vermeyin-1677858658-118-x750.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/03/kulak-temizlerken-kulaginiza-zarar-vermeyin-1677858658-118-x750.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/03/kulak-temizlerken-kulaginiza-zarar-vermeyin-1677858658-118-x750.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/kulak-temizlerken-kulaginiza-zarar-vermeyin-4933</link>
                                <pubDate>Fri, 03 Mar 2023 18:29:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Dışkapı Hastanesi İçin Yıkım Kararı Alındı</title>
                                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'na bağlı Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi için yıkım kararı alındı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Başkentteki tüm sağlık kuruluşlarının binalarını mercek altına alan komisyon, ilk olarak 1957’de 300 yataklı olarak temeli atılan ve 25 Haziran 1964’te hizmete açılan Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni inceledi.

 

İnceleme sonucu bazılarının duvarlarında çatlaklar ve yıpranmalar tespit edilen 6 bloktan oluşan hastane için yıkım kararı verildi. Zaman içinde yeni birimlerle yatak sayısı artırılan, uzun yıllar sağlık hizmeti sunan ve eski adı SSK Dışkapı Hastanesi olan hastanenin tahliye edilmesi istendi.

 


‘DEPREM TAHKİKİ VE YIKIM KARARI’

Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, kararla ilgili hastane yönetimine ‘deprem tahkiki ve yıkım kararı’ konulu yazı gönderdi. İl Sağlık Müdürü Destek Hizmetleri Başkanı Zübeyir Dedeoğlu imzasıyla gönderilen, 22 Şubat 2023 tarihli yazıda; Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün yazısı ile Sağlık Yapıları Yıkım Değerlendirme Komisyonu kurulduğu hatırlatıldı. Komisyonun kurulmasının ardından Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi blokları ve yerleşkedeki diğer binalar için (Mülga Ankara Çocuk Sağlığı, Hematoloji ve Onkoloji Hastanesi dahil) yıkım kararı alındığı belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:

“İlgili hastane binalarının ivedilikle boşaltılarak arazinin inşaata hazır hale getirilmesi için müdürlüğümüz talimatlandırılmıştır. Bu bağlamda bakanlığımızın ilgili yazılarına istinaden ilimiz Sağlık Yapıları Yıkım Komisyonu Değerlendirme Komisyonu oluşturulmuş olup, ilk toplantı gündeminde söz konusu hastane bulunmaktadır.

Bu doğrultuda Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği (yerleşkeyi kullanan diğer hastane başhekimlikleri dahil) ile koordinasyon sağlanarak ivedilikle gerekli tedbirler alınması hususunda bilgilerinizi ve gereğini önemle arz/rica ederim.” 

Kaynak: DHA





]]></content:encoded>
                                <image>https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/03/04032302-1677916137.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/03/04032302-1677916137.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/03/04032302-1677916137.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.flasgazetesi.com.tr/content/uploads/haberler/2023/03/04032302-1677916137.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.flasgazetesi.com.tr/diskapi-hastanesi-icin-yikim-karari-alindi-4938</link>
                                <pubDate>Sat, 04 Mar 2023 10:44:00 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>