Yazı Detayı
17 Eylül 2021 - Cuma 10:46
 
KARDEŞLİĞİN TÜRK YURDUNDA
Şafak Ahmet Deniz
safatahmetdeniz@hotmail.com
 
 

                Geçen yazımda söz ettiğim gibi, bu hafta, Azerbaycan topraklarında, Azerbaycan Türkü kardeşlerimizle beraberiz. Türkiye’den Coşkun KARABULUT ve Azerbaycan’dan Nazile GÜLTAÇ önderliğinde kurulan Gönül Köprüsü ile Azerbaycan Türk’ü kardeşlerimizle sanat, kültür ve Türklük, kardeşlik temelinde görüşmeler gerçekleştiriyor, çeşitli kentlerde etkinlikler yapıyoruz. Bu etkinlikleri sizlere anlatmayacağım. Bu etkinlikler sırasında yüreğimizi burkan görüntüler ve Türkiye’den çok açık göremediğimiz kahramanlık ve Ermenilerin sivil hedeflere saldırıları sonucu oluşan görüntülerden söz edeceğim.

                Önce Gence kentine gittik ve Ermenilerin sivil hedeflere saldırıları sonucunda hayata veda eden kardeşlerimizin yıkılan evlerini ve hayatını kaybeden çocukların oyuncakları ile oluşturulan açık hava anma mekanlarını gördük. Ermenilerin sivil hedefleri vurmaları sonucu oluşan yıkıntılar, görüntüler ve artık geride kalan oyuncakları hiçbir zaman oynayamayacak olan çocukların düşüncesi yürek yakıyor. İnsanın içi sızlıyor. Şehitlerimize rahmet okuduk ve ‘Zorunlu olmadıkça savaş cinayettir.’ Diyen, ‘Yurtta barış, dünyada barış! Diyerek tüm insanlığı barışa davet eden Türk’ün büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha andık ve bir kez daha hak verdik.

                Gence kenti, bizim edebiyat tarihinde Genceli Nizami diye tanıdığımız şairin memleketi. Ermenilerin sivil halka saldırılarının açık kanıtı olan görüntülerden sonra, 1209 yılında Gence kentinde hayata veda eden, ama yazdıkları ve söyledikleri ile günümüzde dahi bugünü aşan  çağdaş düşüncesi ile bizi aydınlatan Genceli Nizami’nin kabrini ziyaret ettik ve Mir Celal Paşayev adına  müzede şair ve yazarlarla şiir sohbeti yaptık.  

                En duygulandırıcı anlardan biri de, her Azerbaycan ziyaretimizde bizi dostlukla karşılayan Azerbaycan’ın ünlü ressam Nevai Metin’in Bakü’deki resim atölyesine yol arkadaşlarımızdan birinin aramasıyla gelen Azerbaycan’ın kahraman askerlerinden bordo bereli bir komutanın yanımıza gelmesi oldu. Güvenlik nedeniyle komutanımızın adını ve fotoğrafını paylaşmıyorum. Ama anlattıkları tüylerimizi diken diken etti. Yerleştikleri yere göre isim alırmış  Bordo  bereliler. Yaşma diye bir  yerde yerleşince bu adı almışlar ve düşman onları Yaşma diye tanımış. Rivayete göre, Ermeniler, “Biz bu Azerbaycan Türklerini yenerdik ama, bu Yaşma’lar olmasaydı. Bir bakarız önümüzde, bir bakarız arkamızdalar. Hiç kurtulamadık onlardan”, Derler, Yaşma’yı başka bir millet sanırlarmış. Eski dönemin Akıncıları, Delileri, en ön safta döğüşen kahramanları, 44 günlük galibiyetle sonuçlanan Karabağ savaşında Bordo bereliler olarak Yaşma adı altında görünmüşler her yanda. Bu kahraman Türk oğluna sarıldık ve onur duyduk onunla tanışmaktan. “Türkiye ve Atatürk bizim gözbebeğimizdir”, Diyordu.

                Bakü’de Azerkitab Kitab Merkezinde Gönül Yolcuları olarak Azerbaycan Türkü yazar ve şair dostlarla buluştuk, söyleştik.

                Milletvekili, halk yazıcısı Vatandaş Dayanışma Partisi Başkanı Sabir Rüstemhanlı brdi izim gelişimizin şerefıne bir yemek verdi ve söyleştik.

                Ümit Partisi başkanı İqbal Ağazade ile görüştük ve Türk dünyası üzerine sohbet ettik.

                 Sumqayıt Poeziya Evinde yazar ve şair dostlarla şiir ve Türklük hakkında söyleştik.

                15 Eylül Bakü’nün kurtuluşu günüdür. Nuri Paşa Kafkas İslam Ordusu ile  Bakü’yü azad etti, kurtardı.  Azerbaycan Türkleri, Nuri Paşa’yı hiç unutmadılar. Mustafa Kemal Paşa’ya  ve Türkiye’ye her zaman saygı ve sevgi duymaya devam ediyorlar.

                Bakü Uluslararası Caz Festivalinde Caz Konserine katıldık ve olağanüstü performanslarla kulağımızın pası silindi. Bakü çağdaş ve güzel bir kent. Pandemi sonrası yeniden canlanmaya çalışıyor.

                Azerbaycan  Radyosunun sevimli ve saygıdeğer sunucusu Günel NATİQ’in etkileyici ve hoş sunumuyla, Bakü Radyosunda şiir Sohbeti yaptık.

 

                Yukarıda yazdığım şiir etkinliklerinde Karabağ Savaşı sırasında yazmış olduğum şu şiiri okudum :

 

KARABAĞ YOLLARINDA GİDEN KATARLAR

Karabağ yollarında giden katarlar

Özgürlüğe doğru yol açın yeter

Karabağ üzerinde uçan turnalar

Türk’ün bayrağını uçurun yeter

 

Elbet varılacak o son noktaya

Şehitler gaziler çıksın ortaya

Kimi taşıtlarla kimisi yaya

Türk’ün askerini taşıyın yeter

 

Elbette sonu var bunca kıyımın

Azerbaycan Türk’üne kanlı zulümün

Yeter olsun artık bunca yalanın

Talanın defterini kapatın yeter

 

Nice genç insanın kanı aktı ya

Bütün dünya olanlara baktı ya

Yıkılsın zalimin tacı tahtı ya

Karabağ toprağını kurtarın yeter

 

Karabağ toprağının kurtulmasıyla büyük bir gurur ve birlik duygusu içinde Azerbaycan Türk’ü kardeşlerimiz. Biz de aynı birlik duygusuyla şunu söylüyoruz. Türk birlik içinde olursa tüm dünya dirlik içinde olur. Savaş değil, barıştır meramımız. Sevgiyle kalın.

 
Etiketler: KARDEŞLİĞİN, TÜRK, YURDUNDA,
Yorumlar
Haber Yazılımı