Yazı Detayı
30 Ekim 2015 - Cuma 02:55
 
GELECEĞİMİZ İÇİN HAYDİ SANDIĞA !
 
 

2015 yılı siyasi tarihin sayfalarına şimdiden geçti. Haziran ayında yapılan seçim, birilerine göre çözüm olmamış olacak ki 1 Kasım’da yeniden sandık başına gidiyoruz.
Ancak bu seçimler önceki dönem seçimle-rine pek benzemiyor. Haziran ayında kararını veren seçmen, Kasım ayının ilk günü de bu kararını değiştirecek gibi değil. Çünkü halkımız artık seçim atmosferinden bıktı ve usandı. 2014 yılında başlayan seçim maratonu, Cumhurbaşkanlığı, ardından Genel Seçimler ve o da yetmez mi gibi şimdi de erken seçim.
Ülkemizde ekonomik durgunluk, piyasalarda yaprak kıpırdamaması, yarının ne olacağının bilinmemesi, siyasi belirsizlik, hükümetin kurulamaması ve tüm bunlara artan terör olaylarını, verdiğimiz onlarca,       yüzlerce canı düşündüğümüz de 2015 yılının ne kadar karanlık geçiyor olduğunun bir göstergesi.
                              ***
Tüm bunlara rağmen Türkiye için hala güçlü bir devlet diyebiliyorsak kendimizi kandırmış oluruz. İçeride ve dışarıda barışın sağlanamadığı bir Türkiye’nin güçlü olduğunu veya en azından bizi yöneten hükümetin güçlü olduğunu söylemek zor.
Terör olaylarının ardından verilen birlik ve beraberlik mesajları uygulamada maalesef görülmüyor. Siyasi partiler arasında barışı ve kardeşliği sağlayamıyoruz. A partisi B partisi hakkında ağzına geleni söylüyor. Bir diğeri ötekisini sert dillerle eleştiriyor.
Artık iş yapma, çalışma, üretme, kalkınma zamanı. Adalet terazisini dengede tutma, huzurlu ve geleceğe daha güvenle bakan bir Türkiye yaratma zamanı. Bunu kim yapacak? Elbette, 1 Kasım Pazar günü sandıklara koşarak bizler yapacağız. Vereceğimiz oyların rengiyle Türkiye’nin yarınki rengini belirleyeceğiz.
Herşey bizim elimizde.
                               ***
1 Kasım’da yapılacak olan seçimlere yoğun bir katılımın olabileceği tahmin edilmekte. Özellikle genç seçmenlerin sandığa gidip oylarını kullanacakları söyleniyor. Kamuoyu araştırma gruplarının son yaptıkları anketlerin sonunda da bunları görebiliyoruz. Dikkat edilecek olursa oy kullanma oranının artması, hür iradenin sandığa yansıtılması ve beklentilerin ortaya çıkması açısından önemseniyor.
Milletin bu seçimi son derece önemli bulduğunu biliyoruz. Özellikle genç seçmenlerin oy kullanma oranını artırabileceğini sanıyoruz.
Buradaki en hassas noktaya değinelim:
Bugün, eğer AK Parti iktidarından ve yönetiminden şikâyet ediyorsanız, bunu onarmanın tek yolu sandığa gitmek, oy kullanmak ve hür iradenizi yansıtmak olmalıdır. Sandığa gitmemenin, oy kullanmayarak protesto etmenin hiçbir faydası yok. Kaldı ki, sandığa gitmemek demek, istemediğiniz partinin yeniden iktidar olmasının yolunu açmak anlamına gelir. Öte yandan bir diğer hassas nokta ise, sandıklara sahip çıkmak ve oy sayım işlemini sıkı sıkıya takip etmek.
Bu tüm partiler için geçerli.
                              ***
Kimin hangi parti için oy kullanacağına karışmayız. Ancak, seçmen hangi partiyi tercih ediyorsa edebilir, oyunu kullanabilir. Sandığa mutlaka gidilsin. 1 Kasım seçimi bu nedenle çok daha büyük önem kazanmış olu-yor. Bugünkü iktidardan şikâyet edip, sandığa gitmeyip oy kullanmamak eğer bu yönetimi yeniden iş başına getirecekse o zaman oy kullanmayanların bundan şikâyet etmeye de hakları olmamalıdır. Hem şikâyet edeceksiniz, hem oy kullanmayarak şikâyet ettiğinizi yönetimin önüne açacaksınız böyle bir çelişki de olmamalıdır.
Pazar günü yapılacak seçimin sonuçlarının tüm ülkemize hayırlar getirmesini ve kazananın Türkiye olmasını diliyorum.

 
Etiketler: GELECEĞİMİZ, İÇİN, HAYDİ, SANDIĞA,
Yorumlar
Haber Yazılımı